Mehmet Ali Erbil hastaneye kaldırıldı

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, dün akşam evindeki banyoda düşerek yaralandı. Erbil, yardımcısının haber vermesi üzerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaburgasında kırıklar olduğu tespit edilen Mehmet Ali Erbil ameliyata alındı.

Gazetecilere açıklama yapan kızı Sezin Erbil Yazgan, ‘Evde yardımcısı vardı. Ambulansı ve bizi çağırdı. 10 dakika sonra evdeydim ve hastaneye getirdik’ dedi. Erbil’in doktoru Jan-Klod Kayuka ise “Banyoda ayağı kaymış düşmüş ve sağ tarafını lavaboya vurmuş. Bu yüzden bir kaç kaburgası kırılmış. Kırılan kaburgalar da akciğer zarına battığı ve normalde de kan sulandırıcı kullandığı için kanama oluşmuş” bilgisini verdi.

‘OPERASYON BAŞARILI’

Ameliyat sonrası açıklama yapan Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu da “Kaburgalarında çoklu kırıklar ve bunun sonucunda gelişen göğüs boşluğunda kanama ve hava birikmesi sebebiyle acil operasyona alınmıştır. Operasyon başarıyla sonuçlanmıştır. Hastamız yoğun bakımda takibe alınmıştır, genel durumu şu an iyi” dedi. Erbil’in sağlık durumunu öğrenmek isteyen yakınları hastaneye koştu. Ağabeyi Mustafa Erbil ameliyatın başarılı geçtiğini belirterek, “Hayatı tehlikesi yok. Sağlık durumu gayet iyi” diye konuştu. Hastaneye gelen şarkıcı Sinan Özen de “Bana kalp krizi diye bilgi geldi. Kaburgaları kırılmış. Ziyaret edip bilgi alacağım” dedi.Mehmet Ali Erbil, 8 Şubat 1957, İstanbul doğumlu Türk oyuncu, sunucu, yapımcı, komedyen, şovmen ve seslendirme sanatçısıdır. Ankara Devlet Konservatuvarı mezunudur. 30’dan fazla filmde, 10’dan fazla dizide ve tiyatro oyununda oynamış, 5’ten fazla televizyon programının sunuculuğunu yapmıştır.Tiyatro ve sinema sanatçısı Saadettin Erbil’in oğludur. 1835 yılında Erbil’de doğmuş ve sonradan İstanbul’a göç etmiş dedesi Kürt Şeyh Es’edê Erbîlî’nin Menemen olaylarına karıştığı için idam edildiğine dair araştırma konusunu yeni öğrendiğini söyleyen Mehmet Ali, Yani Kürt kökenlisiniz sorusuna Evet. Ama kimlik olarak alt mıyım yoksa üst müyüm doğrusu bilmiyorum. diye yanıtladı. İlk ve orta öğrenimini İstanbul, Ankara ve Balıkesir’de yaptı. 1970 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümü’ne yatılı olarak girdi ve bu dönemde hocası Cüneyt Gökçerdi. Devlet Tiyatrosu’nda konuk oyuncu olarak baş rolde En İyi Tiyatrocu Ödülü’nü kazandı. Buradan mezun olduktan sonra, Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başlayan sanatçı, Başta ‘Küheylan’ olmak üzere birçok oyunda oynadı ve daha sonra tek kanallı yayın döneminde TRT’de ‘Metronom’ adlı eğlence programında Derya Baykal’la, 1984 yılında da Çiğdem Tunç’la bir ikili oluşturdular. Özel kanalların açılmasıyla birlikte Erbil, TRT’den Kanal 6’ya geçiş yaptı. Daha sonra InterStar ve ATV’de dizi, Show TV’de de program yaptı. 1985’te İlyas Salman ile birlikte oynadığı Uyanıklar Dünyası adlı filmle büyük beğeni topladı. ATV’de canlı yayınlanan Ya Şundadır Ya Bunda adlı programı sunarken yaptığı RTÜK yasasına uygun olmayan hareketinin ardından televizyon programlarına ara vermiştir. Daha önce Emel Sayın’la birlikte Aşkım Aşkım adlı dizide oynamıştır. Kanal D’de yayınlanan yarışma programı Çarkıfelek ve ATV’de uzun bir süre yayınlanan Tatlı Kaçıklar dizisiyle zirveye çıkan başarılı şovmen, Harakiri ve Hababam Sınıfı Güle Güle adlı filmlerle tekrar beyazperdeye geçti.Mehmet Ali Erbil, Kanal D’de Çarkıfelek dışında çeşitli yarışma programları da yaptı. Bir dönem TGRT’de Çarkıfelek yarışmasını sundu. TNT (Türkiye) kanalında Açıl Susam Açıl adıyla şov tarzında yeni bir yarışma sundu. Daha sonra aynı kanalda kısa bir süre Çarkıfelek programı yaptı. Bu programdan da ayrıldı ve Petek Dinçöz sunuculuğa getirildi. 2012’den itibaren tv8’e geçerek Aşka Gel adlı programında sunuculuk yapmıştır. Mehmet Ali Erbil, 2015 yılında Star TV’de yayınlanan Çarkıfelek’in sunuculuğunu yapmıştır. Son dönemlerde, Sinan Çetin’in Bay E, Gani Müjde’nin Kahpe Bizans, Ömer Uğur’un yönettiği Hemşo adlı filmlerde rol aldı. Uzun bir hastalık döneminden sonra tekrar izleyiciler karşısına geçen Erbil, TRT’de yayınlanan Bir Başka Gece adlı programın sunuculuğunu yaptı. Kanal 1’de yayınlanan Çarkıfelek adlı programı sundu. Ramazan geldikten sonra Fox’a Ece ve Çarkıfelek ile birlikte geçmiştir. Kanal 1’de Aşkım Aşkım dizisinin tekrar çekimlerinde yer aldı fakat kanal değişikliği yüzünden dizi sona erdi. Fox TV’de Ece sona erdi, fakat Çarkıfelek ile birlikte 50 Sarışın programı başladı. 50 Sarışın cuma akşamları 19.15’te yayınlandı. Pazartesi’den Perşembe’ye Tuba Ünsal’la Çarkıfelek’i sundu. Şu anda Show TV’de yayınlanan Çarkıfelek’in sunuculuğunu yapmaktadır. Dünyada sadece 100 kişide görülen Kaçış Sendromu hastası olan Erbil, bekar ve 3 çocuk babasıdır. Stelyo Pipis yıllardır menajerliğini yapmaktadır.

18 Ekim 2018 Saat : 10:38
Okunma
denizay
devamını oku

Ordu’da palamut bolluğu fiyatları düşürdü

KARADENİZ’de geçen sezon umduğunu bulamayan ve rotasını Atlas Okyanusu’na çeviren balıkçılar, umutla başladıkları yeni sezonda palamut bolluğu yaşıyor. Karadeniz’de her gün bol miktarda palamut avlanırken tezgahlardaki fiyatlar da 4 liraya kadar düştü. Ordulu balıkçılar, palamudun bu sezon bol olduğunu belirterek aynı bolluğun hamsi de olmasını beklediklerini söyledi.
Karadeniz’de yeni sezona ‘Vira Bismillah’ diyerek, 1 Eylül’de başlayan balıkçılar, yeni sezondaki palamut avından hayli memnun. Geçen sezonu verimli bulmayan, avlanmadaki sorunlar nedeniyle rotalarını Atlas Okyanusu’na çeviren Karadenizli balıkçılar, bu sezon bol miktarda palamut avlıyor. Ordu’da balıkçı tezgahlarında geçen hafta 10 liradan satılan palamudun tanesi 4 liraya kadar düştüğü gözlendi. Balık fiyatlarının değişken olduğunu, tezgahta bu sezon fiyatların sabit kalmadığını belirten balıkçılar, tezgahlarındada 10 liraya satılan hamsinin de Marmara hamsisi olduğunu, yerli hamsinin ise henüz çıkmadığını söyledi.HAMSİ İÇİN KASIM AYI BEKLENİYOR
Perşembe ilçesinde balıkçılık yapan Erdal Çamaş, geçen sezona oranla bu yılın daha verimli geçtiğini kaydetti. Çamaş, “Çocukluğumdan beri balıkçılık yapıyorum. Palamut 5 liraya düştü, geçen seneye göre bu sene bolluk var. Mezgit 15 lira, çinekop 20 lira, palamudun inceleri kilogramı 10 lira. Hamside palamudun bol olduğu zaman umudumuz yok ama Allah’tan umut kesilmez. Palamudun bol olduğu sene hamside düşüş oluyor. Hamsi Kasım’da avlanmaya başlayacak” dedi.
‘HAMSİ 1 AY SONRA BELLİ OLUR’
Balıkçı Filiz Yazgan da, Karadeniz’de hamsinin az olduğuna dikkat çekerek, “Palamut bu sene biraz bol çıktı fiyatlar uygun. Diğer balık çeşitlerinde az var. Çinekop yeni yeni çoğalmaya başladı. Hamsinin olup olmayacağı bir ay sonra belli olur, şu anda yok gibi gözüküyor. Sinop tarafından gelirse fiyat biraz yüksek, eğer Marmara tarafından gelirse uygun oluyor. Yerli hamsi henüz çıkmadı” diye konuştu.
Balıkçı Cafer Çamaş ise, balıkta fiyatların günlük değiştiğini ve sabit olmadığını, yiyecek ürünleri içinde en ucuzunun ise balık olduğunu ifade etti.

15 Ekim 2018 Saat : 6:14
Okunma
denizay
devamını oku

Orhan Gencebay hakareti affetmedi!

Orhan Gencebay, dün Sevim Emre ve Sevim Emre’nin kuzeni avukat Berrin Ayata ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelerek sosyal medyadan kendisine ağır hakaretlerde bulunulduğu iddiasıyla 17 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Yaklaşık 2 saat adliyede kalan Gencebay, çıkışta “Bu hakaretler sosyal medyada, gerçekten üzücü ve bu defa bayağı şiddetli. Benim üzüntüm şu ki hakaret hiç iyi bir şey değil. Hakaret sahibini buluyor aslında. Kötü söz sahibinindir. Ben insanları hiç kırmamaya özen gösterdim. Ama bazı insanlarımız üzüyor insanı” dedi.

Avukat Ayata, “Orhan Gencebay üzerinden Cumhurbaşkanlığına varana kadar hakaretler olunca üzüntüden aşırı bir yüklenme oldu. Bu saldırılar 4-5 yıldır vardı. Saldırıların çoğu gizli hesaptan yapılıyordu. Emniyet o kişileri tespit etti. Yapanlar cezalarını alacak” dedi.

13 Ekim 2018 Saat : 8:54
Okunma
denizay
devamını oku

Muhterem Nur: Keşke onu hastaneye götürmeseydim…

Müslüm Gürses’in hayat arkadaşı, sahnenin ve sinemanın eski yıldızlarından Muhterem Nur, usta sanatçının mezarı başında Posta’dan Oya Çınar ile buluştu. Nur içini döktü, samimi açıklamalar yaptı. İşte o açıklamalardan satır başları:

  • Kendimi yarım hissediyorum. Onun gibi muhteşem bir insanla rüyalarımda bile göremeyeceğim kadar mutlu bir hayat sürdüm ama şimdi burada, bu çukurun içinde yatıyor. Onu çok seviyorum. Müslüm bedenen öldü ama benim içimde hâlâ yaşıyor. Kocaları öldükten sonra evlenen kadınları hiç anlayamıyorum. Nasıl yapıyorlar? Bazen diyorum ki; Allahım, keşke onu tamamen alacağına başka bir kadını sevip ona gitseydi, içim bu kadar yanmazdıKİMSENİN ULAŞAMADIĞI ADAMIN KARISI OLDUM
    • Hiç değilse hayatta olurdu. Onu görebilirdim. Bu kadar acı çekmezdim belki. Çünkü Müslüm en güzel zamanlarımızda gitti. Tam bütün zorlukları aştık, artık hayatın sefasını süreceğiz derken gitti. Evimizden gülerek çıktı, hastaneye gülerek girdik ve dört ay içinde kayboldu, buharlaştı gitti. Tek tesellim herkesin hayran olduğu o adamla yıllarımı geçirmiş olmam. Kimsenin ulaşamadığı adamın karısı oldum. Ve ölünce yanına gömüleceğim.
      • Müslüm’süz bir hayat daha korkutucu. Ben ölümden korkmam. Düşünmedim de değil. Günahtan korkmasam intihar ederim. Burada, şu gördüğünüz çiçeklerin altında onunla uyurum. Yalnızlığım, onsuzluğum daha kötü. O benim en değerli varlığımdı…

      KEŞKE ONU HASTANEYE GÖTÜRMESEYDİM

      • Keşke onu hastaneye götürmeseydim de evde, yanımda ölseydi. Mezarına gelince, “Madem gidecektin, beni neden yanına almadın?” diyorum her seferinde. Sanki beni duyuyor, görüyor gibi… Yanına gelirken muhakkak süsleniyorum. “Bizi ancak ölüm ayırır” diyorduk. Öyle de oldu. Ama hep kalbimde. Evim yine onun evi. Her an kapıyı açıp içeri girecek gibi. Ruhumu onunla aldatıyorum. Bazen rüyalarımda görüyorum, fotoğraflarıyla konuşuyorum. Sonra takdiriilahi deyip kavuşacağımız günü bekliyorum. Ne yapayım…
      • Müslüm ayık kafayla beni hiç üzmedi. Tanışmamız da film gibi. Bir turne için Malatya’daydık. Şarkılarını severek dinliyordum ama yüzünü görmemiştim. Kısa boylu zannederdim. Karşımda uzun boylu, esmer, gencecik birini görünce bayıldım. Kendim sarışın olduğum için hasta olurdum esmerlere. O gün yemekte benimle çok ilgilendi. Ama ben tedbirliydim. “Ay bu şimdi bana yapışırsa ne yaparım?” dedim. Çünkü aleyhinde çok sözler duymuştumYÜZÜME BİR TOKAT İNDİRDİ
        • Sahne aldığımız gün ben ‘Bir Garip Yolcuyum Hayat Yolunda’ şarkısını okudum. Meğer kadrodan başka bir hanımefendi o şarkıyı çok seviyormuş. Gitmiş Müslüm’e “Bir daha bu şarkıyı okumasın, ben okuyacağım” demiş. Müslüm de geldi bana “Bu şarkıyı bir daha okuma” dedi. “Seni ne alakadar eder? dedim. “Okumayacaksın diyorum lan!” deyip yüzüme bir tokat indirdi. Ama nasıl bir tokat, tedavi görmeme rağmen hala sol kulağım ağır duyar. Onurum kırılmıştı. Özür dilemesini istedim ama herkes, “Muhterem Hanım, o kimseden özür dilemez” diyordu.

        Ertesi gün odama çıkarken onun odasının kapısının açık olduğunu gördüm. Bağlamayla ‘Urfa’nın Etrafı Dumanlı Dağlar’ türküsünü okuyordu. Açık kapıya vurdum. Kafasını kaldırmadan “Gir içeri” dedi. Girdim ama bir yandan da korkuyorum. Kapıyı kapatmadım ki yine bağırırsa kaçarım diye. Türküsünü bitirdi, bağlamasını bıraktı. “Dün akşam sizi kırdım, özür dilerim” dedi. Şaşırdım, hiç beklemiyordum. Koşarak aşağı indim, “Özür diledi” diye bağırıyorum… Herkes hayretler içinde. Meğer zaten çocukluktan bana zaafı varmış.

13 Ekim 2018 Saat : 8:43
Okunma
denizay
devamını oku
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad