Blog.KumSalChat.CoM

KumSalChat PaylaŞım Platformuna Hoş Geldiniz..

Şubat 2009 iin arsiv

Türkiye’deki hastalık tablosu değişti .

Yazan: YakaMozZ Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: SağLık
Türkiye’deki hastalık tablosu değişti  

ANKARA (ANKA) – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, hastalık ve ölüm tabloları incelendiğinde Türkiye’deki hastalık tablosunun tamamen değiştiğini söyleyerek “Geçmişte Türkiye’de salgın korkusunun adı; kızamık, boğmaca, sıtma, tüberküloz, iken, günümüzdeki salgın korkumuzun adı tamamen değişti ve tabloya AIDS, Hepatit, Kuş Gribi ve Kırım Kongo Ateşi hakim oldu” dedi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, ANKA’ya yaptığı açıklamada, Türkiye’de son elli yılın hastalık tabloları incelendiğinde, bundan otuz yıl öncesine kadar zatürre, sıtma, tüberküloz, kızamık ve ishalle seyreden hastalıklar ilk on sıraya giren hastalıklar içinde sayılırken günümüzde ilk on sıraya giren hastalıklar içinde bu bulaşıcı hastalıkların adı bile geçmiyor” dedi. Prof. Dr. Akdur, günümüzde hastalıkların ilk on sırasında ise; kalp-damar hastalıkları, özellikle hipertansiyon ve damar setliği, kanser, metabolik sendrom, obezite yaşlılık sorunları ve kazalar gibi sorunların ön plana çıktığını; gerek hastalıklar gerekse ölümler açısından tabloya bu görüntünün hakim olduğunu söyledi. Prof. Dr. Akdur şunları söyledi:
“Bundan kırk elli yıl önce bulaşıcı hastalıkları denildiğinde Türkiye’de; difteri, boğmaca , tetanos, kızamık, kolera, dizanteri gibi hastalıklar akla gelmekte ve tabloya bu hastalıklar hakim olmakta idi. Çoğu aşı ile korunabilen bu hastalıkların artık adı bile anılmıyor ve neredeyse sahneden tamamen silindi. Günümüzde bulaşıcı hastalıkları denildiğinde AIDS, Kırım Kongo Ateşi, Sars, kuş gribi gibi yeni enfeksiyon hastalıkları akla gelmekte ve tabloya tamamen bu hastalıklar hakim oldu.”

-50 YIL ÖNCE BEBEK ÖLÜMLERİ VARDI, ŞİMDİ YAŞLI ÖLÜMLERİ VAR-

Prof. Dr. Akdur, 50 yıl öncesine göre ölüm tablosunda da değişiklikler yaşandığına işaret ederek “Bundan elli yıl önce ölümler içinde genç yaş ölümleri özellikle de bebek ölümleri tabloya hakim iken artık günümüzde yaşlı ölümleri tabloya hakim oldu” dedi. Geçmişte bebek ölümleri içinde zatürree ve ishal ölümlerinin önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akdur, “Artık günümüzde bu nedenlerle ölümler azaldı. Yerini yeni doğan ve doğumdan gelen anomalilere bağlı ölümlere bıraktı” dedi. Erişkin ölümlerinde ise eskiden tüberküloz, zatürree gibi hastalıkların önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akdur, “Günümüzde ise erişkin ölümlerinin en önemli nedeni kap-damar hastalıkları, kanser ve kazalardır. Ölüm nedenleri içinde enfeksiyon ölümleri sahneden çekilirken, tabloya kalp damar hastalıkları ve kanser hakim olmaya başladı” diye konuştu. Prof. Dr. Akdur şöyle devam etti:

“Türkiye’de bundan elli yıl öncesine göre ölüm oranları çok daha düşük. Azalma ise daha çok genç nesil ölümlerinde kendini gösteriyor. Özellikle beş yaş altı, yani çocuk ve bebek ölümlerinin önlenmesine bağlı. Buna karşılık yaşlı ölümleri, bir başka söylemle 65 yaş üstü ölümlerinin tüm ölümler içindeki payı hızla artıyor. Ölüm tablolarındaki temel değişikliklerden biri de ölüm nedenlerinde meydana gelmektedir. Geçmişte enfeksiyon hastalıkları ve benzeri önlenebilir nedenlerle meydana gelen ölümler tüm ölümler içinde önemli bir paya sahip iken, bu pay hızla azalmıştır. Buna karşılık kalp damar hastalıları, nsere ve kazaları gibi nedenlerle ölümlerin tüm ölümler içindeki payı hızla artmaktadır.”


benim için ağlar mısın ey yar…

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Önce
Mukaddimesinde kendini kaybetti hikâye
Dil bilmez
Ne anlayan var ne anlatan
Kendine nihan
Bir damla kan
Güle ayan

Dönüş kapılarını sürgüle / aç rüzgârları doyur
Ruhunu uçur yorma
Soğuk taş duvarlar anlamaz halden
’Mahremiyeti ihlal hamlesi varlığın’

Aşka giden yol ikimize dar
Benim için ağlar mısın ey yâr?



Şahtım
Padişahtım
Yalnızlık sihrini kaybetmeden önce
Ve
Her insanı vurduğu yerden vurdu hüzün
Baktım
Gülmez gül yüzün

Sözün hükmü düştü
Sustum…
Lakin ihbar değil
Gözümde göz,
Özümde köz

Gönlüme düşen sen / senle müsâvî değil
Ve peçesini kaldırdı sadakat
Vuslat

Aşk kendi gemileriyle seyrediyor
Terk-i diyar

Ben aşkın düşünü gördüm
İhanetin gülüşünü
Ve senden öğrenmiştim deli çocuk
Çekip gitmeleri

Aşka giden yol ikimize dar
Benim için ağlar mısın ey yâr?


BEN BİR KERE KAYBETTİM

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Ben bir kere kaybettim,
Bakışlarının sıcaklığını aldın önce,
Sevdaları ateşe verip acımasızca,
Ayrılıklara kucak açtın,
Sonra masum maskeni takıp,
Melekler gibi bana baktın,
Hüzün çöktü gözlerime,
Çektin gözlerini gözlerimden,
Mavimsi bir gece geldi durdu,
Aydınlık gebeydi karanlığa,
Tüm renkler bir bir soldu,
Görüntüsünde hayat birden,
Alıp gölgesini yok oldu.
Ben o gözlerinde yoktum,
Ezelden beri olmamışım zaten,
Kör oldum.

Ben bir kere kaybettim.
Ellerin ellerimde ne mesuttuk,
Geceler kıskanıyordu bizi,
Yıldızlar yarışıyordu,
Sırma saçlarına taç olmak için,
Ben üşümüyordum hiçbir zaman,
Şimdiki gibi titremiyordum,
Çalmıyordu dişlerim keman,
Hiç böyle hasretle üşümemiştim,
Ellerini ellerimden aldığın an,
Buz tuttu ellerim,
Sonra düştü kırık bileklerim,
Yansımamı aynada gördüm,
Sen gülüyorken şuh kahkahalarla,
Üşüdüm.

Ben bir kere kaybettim.
Senin için atıyordu saat gibi kalbim,
Yelkovanla akrep kavgalıydı gene,
Odamda yokluğun vardı.
Kendime gelememiştim bir süre,
Gözlerimden yaşlar aktı,
Yazık olmuştu sevgimize,
Yalan olmuştu o sevda,
Ben yalandım, gözlerin yalancı,
Senin ihanet kokan bakışlarında,
Gök kubbe düştü üstüme,
Nefessiz kaldım,
Bir an ellerimi attım sol yanıma,
Artık atmıyordu,
Korktum bir an için,
Sonsuza dek sensiz kalırım diye,
Sonradan aklıma geldi senin aldığın,
Giderken atmıştın kalbimi çöpe,
Sen gitmiştin,
Yoktun, yoktum, yoktu.
Kalbim.

Ben bir kere kaybettim,
Senin kızıl dudaklarında aşkı,
Bakışlarında siluetsiz yaşamı,
Saçlarında asi rüzgârı,
Ahımı yangın gecelerde,
Sevişmelerindeki çığlıklarını,
Duyarken düşlerimin derinliklerinde,
Her gün yokluğundayken,
Yastığım Islak uyandım,
Sen ayrılıklarda sev beni derken,
Öldürsen daha iyiydi gülüm,
Bir kere kaybettim ben,
Ayrılık gibi bizim içindi ölüm,
Kaç kez kaybettin sevgilim sen,
Aynalara bakarsan anlarsın,
Bir kez kaybettim seni ben,
Kaçıncı kaybındasın şimdi sen.



anlatamam ki

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

“Anlat” diyorsun bana,
Anlatamam ki…
Aşınırken tüm sözcükler,
Gücenirken hercai menekşeler,
Anlatamam ki…

Desem ki;
Sevdayı hiç tanımamışım
Daha önce incinmemiş,
Hiç kırılmamışım…
Sanki hiç düşmemiş,
Acımamışım…
Sanki gözyaşımı kurutmamışım…

Desem ki;
Hep seni beklemiş sol yanım
Senmişsin kolum, kanadım
En uzağım, en yakınım
Ak güvercinim, zeytin dalım…

Turnalar havalanır viran yüreğimde sen gelince
Şelalesinde yıkanır ruhum, tebessümünün
Tomurcuksuz çiçekler açarım,
Seninle nefes alırım…

Yokluğunda bir türkü söylerim;
“Her türlüsünü tattım acıların, ayrılıkların
Her şeye biraz alıştım,
Bir seni beklerken kendimi yenemedim…”

Çünkü ben seni;
Ana gibi, baba gibi,
Evlat gibi, yar gibi,
Cennette diyar gibi,
Dört mevsim bahar gibi,
Kutsala tapar gibi sevdim…

Çünkü ben seni;
Yüreğimin devriminde,
Elvedasız tümcelerde,
Kapanmayan parantezlerde
Nakaratsız türkülerde sevdim…

Çünkü ben seni;
Yaktığım gemilerin alazlarında,
Suskunluğa dönüşen avazlarımda,
En büyük kayıpların düellosunda
Beklediğim son durakta sevdim…

Bir düş ki; kuramadığım
Bir yol ki; varamadığım,
Sen aydınlık yanım,
İnce sızım,
Sen imkansızım…

Firariyken her söz sonsuza
Ve ben dokunamazken sana!
“Anlat” diyorsun bana…
Anlatamam ki…


sen- ben

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Ben: Olsam senin için bir bal arısı
Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı
Ben: Konuversem kalbinin üzerine
Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı.


diyor de..

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Dostum
Sevdiğimi görürsen eğer
Hastayım
Bahara çıkmam
Diyor de
Korkarım gözlerim açık gidecek
Yoksa Azraili takmam
Diyor de

Yorgundum
Yokuşa vurdu yolumu
Susuz koydu yaprağımı dalımı
Kırdı zalim kanadımı kolumu
Ben boşa boynumu bükmem
Diyor de

Kale bende bayrak bende burç bende
Saray bende devlet bende taç bende
Kanun bende ceza bende suç bende
Yoksa bu mihneti çekmem
Diyor de
Acı haber can evinden vurmalı
Saçlarını tabutuma sermeli
O da abdest alıp omuz vermeli
Yoksa taş olurum
Kakmam
Diyor de

Meğer bu dünyada kalmamış yerim
Gariptir
Doğuştan yetimdir derim
Gönlüne bırakır
Öyle girerim
Sevdamı mezara sokmam
Diyor de

Cehennemde o da yoksa üşürüm
Yandığım ateşe odun taşırım
Cennette gözlerim kör dolaşırım
Ondan başkasına bakmam
Diyor de


DELİ SEVD@M

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

DELİ SEVD@M

Ellerimle tutsam gökyüzündeki yıldızları
Lalelerle taç yapsam
saçlarının teline
İnlesem aşkının nağmeleriyle
Farketmez be gülüm sen sevmesende

Ezilmiş yüreğimle aşkına tutulmuşum
Lnetler inmiş gökyüzünden sevdamın üzerine
İllede seni sevmişim faydası yok ayrı kalmanın
Farketmez be gülüm sen beni sevmesende

Eller duysakıskanır sana olan sevdamı
Lüleli saçların sana olan aşkımı İzlesede bir kara sevdayolu
Farketmez be gülüm sen beni sevmesende

Eksik kaldım yanında sen olmayınca

Lanetler üzerime sevdam kalbime doldu
İledim aşkınla feryat ederek
Farketmez be gülüm sen beni sevmesende

Ellerimle ellerimş tutup söylesem seni sevdiğimi
Lalelerle süslesem saçının her telini
İtiraz etsen de sen beni hiç sevmeyeceğini
Farketmez be gülüm sen beni sevmesende

Eller karışmayacak artık sevdama
Lüleli saçlarına bakamayacağım artık
İllede gideceğim bu şehirden
Farketmez be gülüm sen beni sevmesende

 


gel artık

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Bazen usulca akardı gözümden yaşlar,
Hani çocuksu bağlılık vardı ya sevgiliye,
Hani bir gün gelecekti ya,
O yüzden usulca akıyordu, gözyaşlarım.
Kimse duymasın diye sıkıyordum, kendimi.
Avazı çıktığı kadar bağırıyordu, yüreğim.
Yinede sus diyordum.
Kimse bilmesin çaresizliğini
Çünkü ben herkesin bildiği,
Ne olursa olsun yıkılmayan,
Kocaman olmuş güçlü bir kızdım, onların gözünde.
Ben babamın kızıydım.
Tabi dimdik ayakta durmalıydım.
Bu yüzden içime akıtıyordum gözyaşlarımı.
Damla damla oluyor,
Ve her gecen gün
Yüreğime sığmıyor, taşıyordu.
Bedenimi sızlatıyordu, adeta.
Ama yinede susuyordum.
Gelecekti, ya sevgili!!
Buda geçer diyordum.
Gözlerim ufukta, tren yolu bekliyordum.
Ama yıllar ardı ardına kovalarken birbirini,
Gelen tren yerine,
Giden benden oluyordu.
Ömrün tükeniyor,
Sabrım bitiyordu..
Yinede yılmıyor ve diyordum ki;
Hani bir gün geleceksin ya sevgili
Gel artık yeter..


Canım

Yazan: iZmiRLi Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

YEMİNİM SEN OLDUN

YEMİNİME HER GECEN GUN SUSADIM

USANMADIM BIKMADIM

SANA TUTUNDUM

YÜREGİMİ SANA

AKLIMI SANA

CANIMI SANA ADADIM

YERİ GELDİ GÜLDÜM

YERİ GELDİ AGLADIM

BAZEN KÜSTÜM

BAZEN SUSTUM

AMA YORULMADIM

HEP SANA, SANA SUSADIM

BIKMISTIM HAYATTAN

YAŞAMAKTAN SIKILMIŞTIM

NE ZAMANIN TADI

NEDE YAŞADIĞIMIN BİR ADI VARDI

BUNCA ZAMAN TUTUNAMADIM

AMA YIKILMADIM DA

R BAKIŞIN BİLE BİR HARİKA OLDU HEP

ELLERİM SICAKLIGINI ARADI

PEKİ YA NEYDİ SENSİZLİKTEKİ SEBEP

DUVARLARIN BANA BAKTIKÇA

SEN AŞIKSIN DEMESİ

SEMAYA BAŞIMI KALDIRIP

YÜREĞİMİN SENİ DİLEMESİMİ

RUHUMUN AŞKA FERYADI OLDUN

SENİ GÖNLÜME YAZDIM

YA SENSİZLİK İŞTE ONDA KAHROLDUM

R SELAM DEMEN

GÖNLÜMDEKİ ZİNCİRLERİ NASILDA KIRAR

CANIM DEDİĞİNDE UCACAK OLUR YÜREK YERİNDEN

RUHUM DİYE AŞKINA SUSAR

HERŞEYİMSİN ANLIYORMUSUN

CANIMSIN

RUHUMUN EDASI

HAYATIMDAKİ TEK VAZGEÇİLMEZİMSİN

GÜLLER DİYARINDAN SENİ SEÇTİM BEN

GÖNLÜMDE SENİ CAN DİYE HİSSETTİM

BAKIŞIM OLDUN

GÜLÜŞÜM OLDUN

GÖNLÜMDEKİ BİTMEYEN HEVES

KULAGIMDAKİ SES

ÖZLEMİM DİYE ALDIĞIM NEFESİM OLDUN

BU NASIL BİR HİS DEDİM HEP KENDİME

BU NASIL BİR SEVMEKMİŞ

BU NASIL BİR  AMANSIZ SEVDAYMIŞ

BAZENDE SANA KIZDIM TABİ

HELE BAZI ZAMANLAR OLDUKİ

CILDIRMAMAK ELDE DEĞİLDİ

ZAMANA VUR DEDİM KALBİME

GEREKİRSE SUS

AMA

R GİDİŞİN VARDI

BAKTIM YİNE O SEMAYA AGLADIM

BANA AŞIKSIN DİYEN DUVAR BİLE

YÜZÜNÜ ASMIŞTI

YIKILMAK BUYDU SANIRIM

Ç BİR ŞEY GELMİYORDU ELLERİMDEN

SADECE O YÜZÜ ASIK DUVARI

SAATLERCE KENDİME İSYAN EDERCESİNE

YUMRUKLADIM.

AMA O YUMRUKLAR DUVARA DEĞİL

KALBİME HANCER OLDU BATTI

O AN GÖZLERİM

BELKİDE EN ÇARESİZ GÖZ YAŞLARINI AKITTI

AMA SUSMADI GÖNLÜME İSYANIM

FERYAD ETTİM KENDİME

KAHRETTİM

HANİ OLUR YA

İNSANIN ACIR BİR YERİ BELKİ CARESİ BULUNUR

AMA YERİNİ BİR SEY İLLAKİ AVUTUR

SENİN YOKLUGUNUN NE BİR AVUNTUSU

NEDE FERYADIMDA NASIL YÜREK SAHİPSİZ AVUNUR.

HEP DEDİM DÖNSE ARTIK.

R DÖNSEE

NE AGLADIM SUSMADI YÜREĞİM

HADİ BİRDEN CIK DEDİM RÜYALARIMDA SENİ SENLE SÜSLEDİM

SENİN BİR GÜLÜSÜNÜ

BAGIRIP SESSİLİĞE BURUNUSUNU BİLE ÖZLEDİM

SEN YOKTUN

DELİYE DÖNMÜŞTÜ YÜREĞİM

AMA YOK CARE YOK DEDİM

BAGIRDIM

VE YİNE AĞLADIM

RABBİME YALVARDIM

OLDU VE SEN GELDİNN

BU NASIL BİR SEVİNCTİ

NASIL BİR HUDAYDI BU

HERSEY OLDU BİR GULİZAR

YÜREĞİM NEFES ALDI

SENİ ARAYAN GÖZLERİM SENLE SEVİNÇTEN AĞLADI

CANIMDA CAN OLAN CANANIM

TEK HASRETİM

VAZ GECİLMEZİM GELDİ

NASIL VAZ GECİLİRDİKİ

NASIL VAZGECİLİRDİ

ÖLÜP DİRİLMEK DERLER YA

DEMEKKİ BELKİDE BUYDU BENİM Kİ

 

 RuhSuZ(Caner)


…AŞK…

Yazan: ZaMaN Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Aşk

En kısa kelime,
En uzun hikaye,
En çok yazılan,
En çok söylenen,
En çok bilinen,
Uzunca da aşk….
Kısaca da aşk…
Sadece tek kelime…………

Aşk…Bir İçim Su
Aşk…Kocaman Bir Deniz
Aşk…Sağanak yağmur
Aşk…Zemheride Tipi (Fırtına)
Aşk..Baharda Açan Kır Çiçeği
Aşk…Bazen Ağustos Güneşi
Aşk…Bazen Roman
Aşk.. Bazen de Şiir’dir………..

Aşk; hayattır.
Aşk; insandır,
Aşk; ibadettir,
Aşk; candır,
Aşk; heyecandır.
Aşk; Ömürdür,
bütün aşıktlar hürdür…………

Aşk hastalık
İç kurutan
Kalp dağlatan
Göz çağlatan
Kan tükürten
Dil köpürten
Of çektiren bela
Aman uzak dursun
Aşksız hayat