Blog.KumSalChat.CoM

KumSalChat PaylaŞım Platformuna Hoş Geldiniz..

Ağustos 2009 iin arsiv

Son maiL. Yureğim Seni Cok sevdi.

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 25th, 2009 | Kategori:: Aşk

Aslı ve Murat İTÜ işletmede bölümünde okumalarıyla tanışan iki arkadaş.

Muratın Aslıya yazdığı şu şiirle arkadaşlıkları boyut deiştirir…

Seni düşünmek güzel şey ümitli şey
Dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek deil
Şarkı söylemek istiyorum….

Muratın ailesi beraberliklerini onaylamadıkları için iki genç çok sıkıntılı dönemler geçirir… Özellikle Murat ailesi ve Aslı sı arasında kalmıştır ama ne olursa olsun Aslısından vazgeçmemeye kararlıdır… Murat Bursa da oturmaktadır… Aslı ne olursa olsun Bursa ya istenmeyen gelin olarak gitmemekte kararlıdır… Okul bitiminin ardından Aslı nın eline Amerikada mastır yapma fırsatı geçer… Aslı içinde bulunduğu bu durum sonrası bu Muratın tüm itirazına rağmen mastırı yapmaya karar verir ve amerikaya gider… Oradaki yaşantısı sonrasında; kariyeri için ve de daha önemlisi Muratın özgür karar verebilmesi için mastır sonrasında 1 yıllık iş arama durumunu kullanır… Orada işe girer ve profesör robinle tanışır… Robin Aslı evlenme teklifi eder ve Aslı evet kararını verir…

Evlenmeden bir gün önce Murat’a attığı ve olayları kısaca özetleyen mail şöyledir…

Yarın evleniyorum Murat!
Bir başkasının kadını olmadan önceki son gecem bu…
Biraz dertleşelim mi?
Biliyorum, çok kızdın bana.
Veda bile etmeden çekip gitmekte haklıydın.
Son sözlerinle, Bursa ya gelin gdeceğime Amerika da evlenip oraya yerleşmeyi göze almamı yadırgamıştın.
Bunu senin için yaptığımı söylesem inanırmısın bana?
Unutma,sende kabul etmiştin;imkansız aşktı bizim ki.
Asla biraraya gelemeyecektik!
İçindeki son umut kırıntılarını yoketmedenbenden vazgeçip kendi düzenini kuramayacaktın.
O kırıntıları söküp atmalıydım ki, yollarımız bir daha kesişmemek üzere ayrılabilsin…
İşte bunu yaptım ben Murat!
Başka türlü kurtulamayacaktın sevdamdan.
İndireceğim ağır darbenin şiddetini hafifletecek bir yol aradım.
Buldum da: Gözlerden uzak bir yerde, bir yabancıyla evlenmek!
Kabul etmelisin ki, burnunun dibinde bir başka Türkle evlenmeme dayanamazdın.
Söylemiştim sana, ölesiye bir aşk yok aramızda.
Onun yüreği senin kadar sevmiyor beni.
Benim yüreğimse çoktan vazgeçti kendinden…
Sen ne düşünürsen düşün, aşkımıza ihanet ettiğime inanmıyorum ben.
Sessiz sedasız hayatından çıkıyorum yalnızca…

Hoşçakal MURAT!
Özgürsün Artık…

Bu mailden sonra Aslı Robinle Muratsa ailesi istediği için deil artık Aslısızda olsa hayatına yön vermesi gerektiği için ailesinin bulduğu bir kızla evleniyor.Aslı Amerika da hiç boş vakit bırakmayacak şekilde günlerini dolduruyor ki geçmişi yaptıklarını düşünmeye zamanı kalmasın istiyor… Ancak Türk olan arkadaşlarının birbir Türkiye ye geri dönmesi sonucunda kendini büyük bir yalnızlık içinde buluyor.Robininse hiç bir şekilde Türkiyeye kendisiyle beraber gitmemiş olması Aslıyı çok fazla üzüyor. Amerikada yaşadığı bu tür olaylar sonucunda Robinden ayrılarak Türkiyeye geri dönüyor…Bursa da Muratında bulunduğu bir seminere davet ediliyor.Gitmek ve gitmemek arasında bocalayan Aslı Murat ta ki fiziksel ve ruhsal değişimleri merak ettiği için seminere katılmaya karar veriyor. Seminer sonrasında ikisi beraber Çamlı Kahveye gidiyorlar. Burada hem çaylarını içiyorlar hem de geçmişe yönelik sohbet ediyorlar. ve muraTın telefonu Çalior.. arayan kızı.

“Kızım! Nasılsın bitanem? Nasılsın Aslım?”

Gerisini duymuyorum bile…

ASLIM!!!

Şu ana kadar ki tüm sözlerin toplamından kat be kat etkili bu sözcük, depremler salıyor yüreğime…Soluklarım damarlarımdaki kanın hızlı dolamına yenik düşmüş.. Bedenim amansız bir titreme nöbetinin pençesinde…

Kızının adı Aslım! Benim adımı koymuş ona. Bu gerçeği beynimin hiçbir köşesine yerleştiremiyorum. İnanamıyorum bunu yapabildiğine..

Telefonu kapatıp bana döndüğünde, gün ışığına çıkardığı örselenmiş duygularıyla benden kalır yanı yok.

“Evet” diyor. “Aslım, dedim ona! Her solukta özgürce Aslım, diye haykırabilmek için… Son nefesimi verirken de dudaklarımda adının olacağından eminsin artık, değil mi”

……..

bir adın kalmalı geriye

bir de o kahreden gurbet

beni affet                                            KAYBETMEK İÇİN ERKEN, SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ…


iLk kıyamam deyişiniz..

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 25th, 2009 | Kategori:: Aşk

Şöyle bir düşünün şimdi.. aman korkmayın.. kimse size düşünce suçu işletmek istemıyor ..Korkmayın Allah aşkına bu bir komplo değil.. düşünce suçundan sizi hapse atacak kimseler yok burada..
ilklerinizi düşünün..
İlk teselli ettiğiniz dost kimdi? İlk dövüştüğünüz arkadaşınız? Ya ilk barıştığınız? İlk kime yalan söylediniz? küplere ilk ne zaman bindiniz..?karanlıkta ilk yalnız kalışınız ne zamandı? İlk ne zaman barıştınız hayatla?kendinizden bildiğiniz bir dostla ne zaman ayrıldınız? İlk iftarınızı kiminle yaptınız? ya ilk orucunuz..İlk yüreğinize vurdugunuz pranga ne zamandı?Merhabanın tadına yeni varmışken,elveda demenin hüznünü yüreğinizde ilk nezaman hissettiniz? ilk kiminle bayramlaştınız? en önemlisi ilk öptügünüz el? ilk oynadığınız oyun..ilk bayram sevinciniz ne zamandı? ilk umutlarınız ve mutluluklarınız..ilk huzuru ne zaman buldunuz?ilk hayallerinizin yıkılışını, ilk bayram şekeri toplamaya çıktığınız günü hatırlıyormusunuz?İlk gün ışıgı ile ne zaman uyandınız? ya ilk çimlere uzanışınız, ilk kuşlara yem atısınız, ilk gökkuşağı görüşünüz, peki ya ilk mektuplarınız..İlk ne zaman üzerinde dumanı tuten bir kahvenın bile mutluluk kaynagı olabilecegini düşündünüz..Umutlarınızı ilk kime çaldırdınız? ilk işittiğiniz ezanı kim okuyordu? ilk kime saygıyla baktınız?
İlk kime sarılıp ağladınız? inanmanın büyüklüğünü ilk ne zaman hissettiniz? Kendi yuvanıza ilk yabancı kalışınız ne zamandı? İlk kiminle kısa cümleler kurup derin diyolaglar kurdunuz?Sabır en cok onu kaybetmeye en yakın oldugumuz an gereklidir’ düsturuyla ilk sabrınız ne zamandı? hayatın gerçekleri ile ilk ne zaman tanıştınız? Mutlu oldugunda mutluluğu,mutsuz oldugunda mutsuzlugunu paylaştıgın ilk dost kimdi? ilk umuda yolculuga ne zaman cıktınız?İlk size verilen çiçegi kime hedıye ettınız? İlk okuldan kacısınız ne zamandı..kiminle nereye gitmiştiniz..kimlerle tanısmıstınız..ilk ne zaman zamana yenık düşmüştünüz..ilk ne zaman çaresizlik içinde kaldınız..ilk ne zaman ailenize yalan söylediniz..günün içinde ilk ne zaman sıkısıp kaldınız..?hayatın güzelliklerini ilk kiminle paylaştınız? İnsanı ayakta tutan bütün değerleri ilk kimde gördünüz..?
ilk ne zaman İstanbuldan ziyade ISTANBULU özlediniz?
İlk hoşça kal diyişiniz
İlk tebessüm edişiniz İlk üşüyüşünüz
İlk sevişiniz
Peki ya ilk KIYAMAM DİYİŞİNİZ..


Ramazan’a özel diyet önerileri

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: SağLık, Yaşam

imperiaflex_0_0_0Beslenme tipi
ile saatlerinin değişmesi
ve hareketin azalması
nedeniyle Ramazan
ayında kilo almak
kaçınılmaz hale geliyor.
Ancak uzmanların
önerdiği dengeli
beslenme yöntemiyle
şişmanlamak bir yana,
kilo bile verilebiliyor.

 

Ramazan ayının gelişiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme şekli birdenbire değişiverir. Genelde 3 öğünden ibaret olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı ve börek tüketimi artar. Buna karşılık meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa ki ister 3 öğün, isterseniz 2 öğün yiyin; günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral oranları hep aynı olmalıdır.
Dengeli beslenerek ‘Ramazan ayında hiç diyet olur mu?’ diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan’da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: ‘İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.’
Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş’a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.

 

Ramazan’da nelere dikkat etmelisiniz?

Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.

* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.

* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.

* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.

* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.

* Ramazan’da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.

* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.

* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.

* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.

* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.

* Ramazan’da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.

 

Oruç ne zaman sakıncalı?

Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140′ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan’da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.

 

Ramazan için diyet önerileri

 

 

Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay’ın Ramazan özel diyeti

 

 

Sahur önerileri

* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
* 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 5-6 zeytin, söğüş salata, 4 dilim ekmek.
Veya:
* 7-8 çorba kaşığı makarna, 1 porsiyon beyaz veya kırmızı et, komposto. Veya:
* 3 yumurtalı menemen, 4 dilim ekmek, çay ya da kahve.

 

İftar önerileri

* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Veya:
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, yarım su bardağı yoğurt, 5-6 çorba kaşığı pilav veya makarna, 1 kâse komposto.

 

Diyetisyen Aşkın Yüksel’in Ramazan özel diyeti

 

 

Sahur önerileri

* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
* 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir, 5-6 zeytin, 2 dilim kepek ekmeği, 1-2 mevsim meyvesi.
Veya:
* 1 kâse yoğurt, 2 dilim tepsi böreği (4-5 kibrit kutusu kadar), 1-2 mevsim meyvesi. Tatlandırıcı ile hazırlanmış kuru kayısı veya erik kompostosu.

 

Sahur önerileri

Çalışanlar için:
* Hurma, zeytin veya su ile orucu açın. 1 kâse sebze veya mercimek çorbası, 1-2 dilim kepek ekmeği, 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir.
* Yağsız peynirli tost, söğüş salata, 1 elma veya mandalina.
Evde oruç açanlar için:
* 1 porsiyon ızgara balık, 4-5 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği , 2 dilim kepek ekmeği
Saat 21:00′de: 2-3 meyve, Komposto, Hafif sütlü bir tatlı


RAMAZAN MESAJLARI

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri
 RAHMET ortasi MERHAMET sonu ise CEHENNEM’den AZAD olan Mübarek 
Ramazan ayinin hayrlara vesile olmasini dilerim….
  Yagmur yüklü bulutlar gibi gelerek bizleri Bereketiyle donatan Ramazan ayiniz Mübarek olsun…
  Cenab-i Hakk’in kapisina ulastirmayacak yollara sapmaktan korumaya vesile olan mübarek Ramazan ayini tebrik   ederim.
  ”Baslangiclar sonuclarin tecelli yeridir”… Rahmet ile baslayan Ramazan ayinin Kurtulus ile Tecelli bulmasi   temennilerimle…
  Ramazan ayi sana bir mustu, kalbine teselli, ruhunu karanlik ruhlarin baskisindan kurtarmaya vesile olsun…
  Ramazan ayi ; kalbini O’nun yoluna koymaya… Ellerini O’nun dergahina acmaya… Ruhunu doyurmaya… Kalbinin   gercek vuslati bulmasina vesile olsun…
  ”Ahh özlemim O’na ki; O beni görür ama ben O’nu göremem” arzusu ile O’na yaklastiran Mübarek Ramazan ayiniz   hayirlara vesile olsun…
  ”Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün..” Tahrim/8 Tevbelerin geri cevrilmedigi Rahmet ve Magfiret yüklü   Ramazan ayinizi tebrik eder hayirlara vesile olmasini dilerim….
  Bembeyaz yagan bir karin, ne yasanmissa yasansin, gecmisin tüm hatalarini örtügü gibi Ramazan ayinin da senin tüm   hatalarini örterek hayirli yeni bir gelecek umud dolu yeni bir baslangica vesile olmasini dilerim ….
  Gün batar usul usul…Kararir Gece… Yeniden dogar hersey….” Her sey bitti” dedigin bir anda Mübarek Ramazan ayinin   Gönlünde Huzur kokulu bir Gül kök salmasina vesile olmasi temennilerimle….
  Dostluklarin sevgi ile beslendigi bu Mübarek Ramazan ayinda gönlünün sevgi ile dolup tasmasini dilerim…
  Mübarek Ramazan Ayi Kalbini O’nun yoluna koymayi Ellerini daim O’nun dergahina acmaya vesile olsun..
  Mübarek Ramazan Ayi Kalbine önce bulut olsun yagmak icin… Sonra yagmur olsun ilahi sevgiyi yesertmek icin…
  Mübarek Ramazan Ayi “O vermek istemeseydi ISTEMEK vermezdi” gercegi dogrultusunda Ruhunda olusan hayr Dua   isteginin kabulune vesile olsun….
  Mübarek Ramazan Ayi ; sana Vücudunun sihhat ve selameti olan “az yemege”…. Ruhunun sihhat ve selameti olan   ”günahsiz olmaya”….. dininin sihhat ve selameti olan “Peygamber Efendimizin güzel ahlakina sahip olmaya” vesile   olsun….
  Mübarek Ramazan Ayina has RAHMET BEREKET VE MAGFIRET ile hemhal olman dileklerimle….

BIR BAYRAM GULUSU SAVUR GOKLERE, ESKI ZAMANLARA GULUCUKLER GETIRSIN OYLE ICTEN SAMIMI, GOZYASLARINI BILE TEBESSUME CEVIRSIN. IYI BAYRAMLAR.


KARDESLIGIN DOGDUGU, SEVGILERIN BIRLESTIGI, BELKI DURGUN, BELKI YORGUN, YINE DE MUTLU, YINE DE UMUTLU, YINE DE SEVGI DOLU NICE BAYRAMLARA…


BIN DAMLA SERILSIN YUREGINE, BIN MUTLULUK DOLSUN GONLUNE, BUTUN HAYALLERIN GERCEK OLSUN, DUALARIN KABUL OLSUN BU BAYRAMDA… RAMAZAN BAYRAMIN MUBAREK OLSUN!


RAMAZAN BAYRAMINI DOYA DOYA YASAYALIM. HAYIRLI BAYRAMLAR! HER SEYE KADIR OLAN YUCE ALLAH, BIZLERI, DOGRU YOLDAN VE SEVDIKLERIMIZDEN AYIRMASIN! HAYIRLI VE BEREKETLI RAMAZAN BAYRAMLARI DILEGIYLE.


KAINATIN YARATICISI VE ALEMLERIN RABBI YUCE ALLAH’A SONSUZ SUKURLER OLSUN! RAMAZAN BAYRAMI BEREKETIYLE, BOLLUGUYLA GELSIN, TUM INSANLIK ICIN HAYIRLARA VESILE OLSUN.


GUZELLIK, BIRLIK, BERABERLIK DOLU, HER ZAMAN BIR ONCEKINDEN DAHA GUZEL VE MUTLU BIR RAMAZAN BAYRAMI DILIYORUZ. BUYUKLERIMIZIN ELLERINDEN KUCUKLERIMIZIN GOZLERINDEN OPUYORUZ.


HEYECAN VE OZLEMLE BEKLENEN KUTSAL RAMAZAN BAYRAMI GELDI, HOSGELDIN. MUBAREK BAYRAM ULUSUMUZA SAGLIK, HUZUR, MUTLULUK, BOLLUK VE BEREKET GETIRSIN. HAYIRLI BAYRAMLAR DILEGIYLE.


MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI TEBRIK EDER HAYIRLARA VESILE OLMASINI DILERIZ. BUHAYIRLI GUNDE DUALARINIZ KABUL OLSUN. DUALARINIZI EKSIK ETMEYIN…


BAYRAMLAR, INSANLAR ARASINDAKI KARSILIKLI SEVGI VE SAYGININ PERCINLENDIGI GUNLERDIR. BAYRAMLAR, INSANLARIN BIRBIRLERIYLE OLAN DARGINLIKLARINI UNUTTUKLARI, BARISTIKLARI, KARDESCE KUCAKLASTIKLARI GUNLERDIR.


MUBAREK RAMAZAN BAYRAMI TUM ULUSUMUZA KUTLU OLSUN. ALLAH TUM INANANLARA NICE HUZURLU, BEREKETLI BAYRAMLAR NASIP ETSIN.


BUGUN ELLERINIZI HER ZAMANKINDEN DAHA COK ACIN. AVUCUNUZA MELEKLER GUL KOYSUN, YUREGINIZ COSSUN. RAMAZAN BAYRAMINIZ HAYIRLARA VESILE OLSUN.

BUGUN SEVINC GUNU, KEDERLERI BIR YANA BIRAKIP MUTLU OLALIM. RAMAZAN BAYRAMINI DOYA DOYA YASAYALIM. HAYIRLI BAYRAMLAR! HER SEYE KADIR OLAN YUCE ALLAH, BIZLERI, DOGRU YOLDAN VE SEVDIKLERIMIZDEN AYIRMASIN! HAYIRLI VE BEREKETLI RAMAZAN BAYRAMLARI DILEGIYLE.


HEP BIR ARADA, SEVGI DOLU VE HUZURLU NICE BAYRAMLAR GECIRMEK DILEGIYLE, RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN! MUBAREK RAMAZAN BAYRAMI TUM ULUSUMUZA KUTLU OLSUN. ALLAH TUM INANANLARA NICE HUZURLU, BEREKETLI BAYRAMLAR NASIP ETSIN.


RAMAZAN BAYRAMINIZIN DA BOYLE BIR NESEYLE GELMESI VE TUM AILENIZI SEVINCE BOGUP EVINIZE BEREKET GETIRMESI DILEGIMIZLE. IYI BAYRAMLAR!


RAMAZAN BAYRAMI.NIN ULUSUMUZUN DIRILIGINE, MAZLUMLARIN KURTULUSUNA, INSANLIGIN HUZUR, BARIS VE HIDAYETINE VESILE OLMASINI DILERIZ.


YINE BAYRAM SABAHI, KIMI AILELERIYLE, KIMI SEVDIKLERIYLE BERABER. YINE YALNIZLIGA SELAM SAATI. UZAKLASMIS SEVGILER, CARESIZ HUZUNLERLE BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN.


YALNIZLIK NE UCSUZ BUCAKSIZ MAVI DENIZDE OLMAK NEDE BIR COL ORTASINDA TEK BASINA OLMAKTIR. YALNIZLIK SEVDIKLERINDEN UZAK BAYRAMLARDA YALNIZ KALMAKTIR. BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.


RAMAZAN BAYRAMINIZIN BUYUK BIR NESEYLE GELMESI VE TUM AILENIZI SEVINCE BOGUP EVINIZE BEREKET GETIRMESI DILEGIYLE IYI BAYRAMLAR.


KURANI KERIME INANCIN SON BULMASIN, KALBIN NUR ILE DOLSUN, ALLAH DAIMA YARDIMCIN OLSUN, SENINDE RAMAZAN BAYRAMIN MUBAREK OLSUN.


Çocuklar ve Ramazan

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: islam
Çocuklara Ramazan’ın farkını hissettirin,Teravihe çocuğunuzla gidin,Çocukları camiden kovmayın,Çocukların dinî eğitiminde bu ay bir fırsattır.
Çocuklara Ramazan”ın farkını hissettirin

İftar vaktinin erken olması sebebi ile çoğu insan orucunu işyerinde açacak. Hiç olmazsa ilk günde imkanlarınızı zorlayıp orucunuzu evinizde ailenizle birlikte açmaya çalışın! Çocuklar Ramazan’ın farkını hissetsin!

Teravihe çocuğunuzla gidin

Elinden tuttuğunuz çocuğunuzla birlikte teravih namazına gidin. Namazdan sonra, önce çocuğunuza küçük; ama onun hoşuna gidecek bir hediye verin. Sonra yanınıza aldığınız çikolata ya da şekerleri teravihe gelen diğer çocuklara dağıtarak onlara Ramazan”ın rahmet yüzünü bir kere daha gösterin.

Ekonomik durumunuz iyiyse bunu sık sık yaparak camiye gelen çocukları sevindirin.

Çocukları camiden kovmayın

Teravihtesiniz, huşu ile namazınızı kılıyorsunuz. Çevrenizde yüzlerindeki rahmetten izlerle muzipçe dolaşan hatta safların arasında koşuşan çocuklar var. Halden anlamayan bazı nadanların onların koşuşturmasından rahatsız oldukları belli.

Çocuklara kızarak sert sert bakışları ile onları azarlayanların aksine, siz nazarınıza rahmeti yerleştirin ve kendilerinden hoşnut olduğunuzu izhar edin. Namazdan sonra da karşılaştığınız çocuğun başını okşayıp onu tebrik ederek “Allah ibadetinizi kabul etsin” deyin.

Çocukların dinî eğitiminde bu ay bir fırsattır

Eğitim, büyüklerin kendilerini takip eden nesli her yönden geliştirmek, çelişki ve tutarsızlıklardan kurtarmak, ahenkli davranış ve olgunlaşmış şahsiyete ulaştırmak için gösterdiği çabalar bütünüdür. Eğitim için müsait ortamın, heyecanın, motivasyonun ve uygulama yapma imkânının bulunması şarttır. Çocuklara İslâmi eğitimin kazandırılmasının en müsait ortamlarından biri de Ramazan ayıdır.

Heyecan, eğitimi hem kolaylaştıran hem de zorlaştıran bir husustur. Bu itibarla heyecanın eğitime verdiği olumlu ve olumsuz olmak üzere iki yönlü etkisi vardır. Öğrenilecek şeyle aynı yönde olan heyecanlar eğitimi kolaylaştırır; fakat öğrenilecek şeyle zıt yönde olan heyecanlar eğitimi zorlaştırır. Meselâ Ramazan ayının heyecanı, İslâmi terbiyeyi kolaylaştırarak İslâm eğitimine olumlu bir katkıda bulunur. Bunun yanında İslâm örf, âdet ve ahlakıyla uzaktan yakından hiç alâkası olmayan bazı bayramların heyecanı ise çocukların İslâmi terbiyeyi kazanmalarına engel olur. Heyecanın en büyük neticesi motivasyonu ortaya çıkarmasıdır. Kısaca motivasyon, öğrenilecek şeye karşı iradeli olarak ilgi ve merak duymaktır. Herhangi bir şeye ilgi ve merak duymadan onu öğrenmek mümkün değildir. Bu sebeple ilgisizlik ve dikkatsizlik, öğrenme ve anlamaya engel olan kalbe çekilmiş bir perdedir. Artık bugün çocuğa motivasyon kazandırılmadan eğitim ve öğretim yapılamayacağı bütün dünya eğitimcileri ve pedagogları tarafından kabul edilmiş bir husustur. Bunun yanında halkımız arasında “Merak ilmin hocasıdır” sözü yıllardır kullanılmış ve adeta atasözü haline gelmiştir.

En büyük muallim ve terbiye edici olan Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimiz (sas) de, bir şeyler anlatmak istediğinde ashabının ilgi ve merakını uyandırarak motivasyonunu artırırdı. Bütün bunlardan da anlaşılıyor ki, Müslüman anne–babanın yapacağı ilk iş, çocukta harekete geçirici güç olan ilgi ve merakı temin etmektir. Bu sebeple dikkati toplamak için mübarek Ramazan ayı, oruç, teravih namazı, imsak ve sahur gibi çeşitli motiflerden faydalanmak lazımdır.

Çocuklar sizi namaz kılarken görsün
Bugün bir başlangıç yapın. 1,5-2 yaşından büyük çocuğunuz varsa onların bulunduğu bir ortamda namaz kılın. Onlar sizlerin önlerinize gelsin, sırtınıza çıksın. Onlara müdahale etmeyin. Peygamberimiz de bu şekilde davranmıştı.

Çocuklarınız sizi namaz kılarken görsün. Bu onun zihnine yerleşecek ve ileride evde sizin yaptıklarınız adına çok önemli bir hatıra olarak kalacaktır. Mümkünse namazlarınızı evde eşlerinizle birlikte cemaat yaparak kılın. Böylece namazınızın yirmi yedi kat daha fazla sevap getireceğini Efendimiz (sas) haber veriyor.

Kaynak: Zaman Gazetesi


‘Eğer kalbin oruç tutmuyorsa…’

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: islam

Bu ramazanın gelişi, alayı vala ile önden duyurulmadı.
Bin parçaya bölünmüş gündem, açılımların ağırlığı altında ezilirken…
Çat kapı, çıkageldi.
Haber vermeye de, ramazana hazırlık yapmaya da kimsenin fırsatı olmamış gibi.
Belki böylesi çok daha iyi oldu.
Dün gördüğüm üç ramazan haberi, bu yüzden çok anlamlı geldi bana.
İlki, Büyükada’dandı…
Ada sakinleri, ‘Saygı ve sevgiyle yaşıyoruz’ mesajı veren pankartlar asmış.
Gayrimüslim vatandaşlar, Müslüman komşularının ramazanını böyle kutluyor.
Soranlara da ‘En güzel açılım budur’ diyorlar.
İkincisi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘Paylaşmak güzeldir’ temalı kampanyası.
Afişlerin birindeki fotoğraf, başka söze gerek bırakmıyor.
Üzerinde, heavy metal grubu ‘Iron Maiden’ yazılı siyah tişört giyen uzun saçlı bir genç, yaşlı bir adama sarılıyor.
Gencin yüzünde şefkatli bir gülümseme var, yaşlı adamın başında da takkesi…
Üçüncüsü, Yeni Aktüel’in bu haftaki kapak dosyasıydı.
Dergi, ‘Dinler ve Oruç’ başlıklı  bir dosyayla çıktı, dün.
İçeride kullandıklarıysa, bugüne kadar okuduğum en güzel ramazan başlıklarından biriydi;
‘Eğer kalbin oruç tutmuyorsa…’
Bunu, kapak fotoğrafıyla birlikte düşünmelisiniz.
Gözleri kadrajın dışında kalmış hoş bir kadın yüzü…
Zarif bir burun, kiraza benzer bir meyveyi ısıran hafif rujlu dudaklar…
Yeme, içme ve cinsel hazzı birarada anlatan sade bir görüntü.
Spotta, şöyle diyor:
‘Oruç, Müslümanlara mahsus bir ibadet olmadığı gibi; salt yeme, içme  ve cinsel ilişkiden sakınmaktan da ibaret ***
H H H
Bir ağustos ramazanında daha beraberiz.
Sonuncusu, bundan 33 yıl evveldi.
Ramazan, önümüzdeki 8 yıl boyunca yaz aylarında kalmaya devam edecek.
Bir dahaki yaz turunu görmeye ömür yeter mi, bilinmez.
Malum, yaşadığımız yaz mevsimleri sayılı.
Ortalama yaşam süremize vurduğunuzda, toplam 60, 70 yazımız var.
Bunların ikisinden, bilemediniz en fazla üçünden gelip, geçiyor ramazan.
Yazın sıcak ve uzun günlerinde oruç tutmak, gerçek bir deneyimdir.
Açlık ve susuzlukla değil, aslında sabırla imtihan edilirsiniz.
Sınırlarınızın zorlandığını, iliklerinize kadar hissedersiniz.
Uzun bekleyiş, ertelenmiş bir haz gibi, iftar sofrasının lezzetini artırır.
***
İlk yaz ramazanım, çocukluktan ergenliğe geçiş çağıma denk gelmişti.
Dakikaların uzayıp saatler olduğu günbatımlarında, saniyeleri sayarak beklerdim sofra başlarında.
Top atışları, minarelerden yükselen ezan sesleri, mahyaların parıltılı yazıları, ışıklarla süslenmiş şerefelerin huzurlu görüntüsü, o hatıraların ayrılmaz bir parçasıdır.
Ne zaman görsem, o sonu gelmez bekleyişlerimi hatırlarım.
Son 10-15 yıl, ramazan  hatıralarıma yeni ve karışık duygular da ekledi.
Her ramazanla birlikte ‘irtica mevsimi’ de getirildi, mesela.
Oruç tutanlarla tutmayanları ayrıştıran haberler, başkalarının tercihlerine müdahale eden yayınlar…
Gergin geçti, son yılların ramazanları.
Merak ediyorum, acaba bu yıl ramazan nasıl geçecek?
Yine, yaşam biçimi tartışmaları olacak mı?
***
Çocukça bir heves var içimde.
Bu yaz ramazanı, huzurlu geçse…
Bedenen tutup tutmamak, herkesin kendi bileceği iştir.
Ama kalplerimiz, birlikte oruç tutsa, diyorum.
‘Ramazan dolayısıyla kapalıyız’ yazıları, asılmasa kapılarımıza.
Tutan tutmayana, tutmayan da tutana kem gözle bakmasa…
En azından tadını kaçırmasak, bu ramazanın.
‘Ramazan geldi, hoş geldi’ demeyen haberlere fırsat vermesek, hiçbirimiz.
Fena başlamadık.
Merakla bekliyorum.
Bakalım, arkası nasıl gelecek?


Ramazan’da beslenme önerileri

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: SağLık

yemek

Beslenme tipi ile saatlerinin
değişmesi ve
hareketin azalması nedeniyle kilo
almanın kaçınılmaz
hale geldiği
Ramazan ayında, dengeli
beslenme
yöntemiyle kilo verilebileceği
bildirildi.

Beslenme uzmanları, Ramazan ayında oruç tutan vatandaşların sağlık sorunları ile karşılaşmamaları için aldıkları gıdalara dikkat etmeleri uyarısında bulundu. Bu dönemde uzun bir süre aç kalınacağını hatırlatan uzmanlar, ilk hafta içinde vücudun bu açlığa ve yemek yeme saatlerine kendini adapte edeceğini, daha sonra harcanan günlük enerjiyi düşürerek metabolizmanın yavaşlamaya başlayacağını belirtti. Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Seyran Seçil Kural, vatandaşların Ramazan ayında yediklerini azaltıp,

içeriğinde bulunan yağ, karbonhidrat, protein, vitamin ve minarelerle dikkat ederek daha dinç, daha fit ve daha sağlıklı bir şekilde bayramı karşılayabileceklerini söyledi. Şeker hastası veya ameliyattan yeni çıkmış olan, ilaç tedavisi gören hasta kişilerin de beslenme düzenlerine çok dikkat etmesi ve yetersiz beslenmemesi gerektiğinin altını çizen Kural, “Ramazan ayı sahur-iftar yemeklerinde, sofraların zenginleşmesi, porsiyonların artması ve hareketsizlik ile kilo alan kişiler bayramda çok daha

dikkat etmeliler. Vücut ağırlığınızı dengede tutmak için doğru beslenme ve düzenli egzersiz ömür boyu uygulayacağınız bir tedavidir” dedi.

Kural, Ramazan’da sağlıklı beslenerek bayramı daha dinç ve fit karşılayabilmek için şu önerilerde bulundu:

“- Sahur yemeklerinde seçilen besinler yüksek enerji içeren ve kolay hazmedilecek besinler olmalıdır.

- Özellikle kızartmalardan, mayalı besinlerden (hamur işlerinden), aşırı şeker ve yağ içeren besinlerden uzak durmanız, gece oluşabilecek hazımsızlıklardan, mide yanmalarından, reflüden, ayrıca kilo alma problemlerinden sizi koruyacaktır.

- Gün içinde susuz kalacağınız için de sıvı ihtiyacınızı çok iyi karşılamalısınız. Özellikle su tüketiminiz önemlidir. Suyu ortalama 2-2,5 litre içmeye, bununla birlikte enerji verebilecek ama sizin için faydalı olacak sıvılarla da sıvı ihtiyacınızı karşılamaya dikkat etmelisiniz.

- Sahur ve iftar arasında nerdeyse 12-14 saatlik bir zaman dilimi ve bağlantılı olarak da açlık olduğu için orucunuzu açtıktan ortalama yarım saat sonra ana yemeğinizi yemeğe özen gösteriniz. Orucunuzu açarken özellikle enerji verecek, kan şekerinizi düzenleyecek ve sıvı ihtiyacınızı karşılayabilecek besinler seçmek daha doğru olacaktır.

- İftar sofralarında özellikle büyüklerimizin hazırladığı Türk mutfak kültüründe yer alan son derece renkli, zengin yemeklerle donatılan masalarda, birdenbire birçok yemeği yemek midemizin dengesini bozacaktır. O yüzden kendimize bir sınır koymak ve yemekleri yavaş yavaş tüketmek hem iftar sofralarında keyifli saatler geçirmemizi hem de yavaş yenen yemeklerin mideyi rahatsız etmemesini sağlayacaktır.

- Seçilen ana yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, fırında veya haşlama yapılan yemeklerin tercih edilmesi ileriki saatlerde mide kramplarına, hazımsızlığa ve mide yanmalarına karşı sizi koruyacaktır.

- Ramazan ayında beslenme sıklığı 4 öğün olmalıdır; sahur, iftar açılışı, iftar yemeği, Gece yatmadan önce bir ara öğün olmalıdır ve ayrıca gerekli olan sıvı ihtiyacı da karşılanmalıdır.

- İftar yemeğinden sonra mide sindirimine, özellikle de metabolizmanıza yardımcı olması için egzersiz (yürüyüş) yapabilirsiniz. Özetle yemeği yer yemez hemen TV veya bilgisayar karşısına uzanmak, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek daha iyi olacaktır.

- Ve unutmayın ki, oruç tuttuğunuz günde harcadığınız ile normal günde harcadığınız enerji farklıdır. Bu yüzden dengeli bir beslenme programınızın olması özellikle vücuttaki yağ miktarının artmasına engel olacaktır.

- Karbonhidratlardan korkmayın ama rafinelenmiş şeker, şekerli gıdalar yerine daima kompleks olan kepekli ürünler, meyve, tahıllar, bakliyatlar tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Ilımlı karbonhidrat alımı şişmanlığı önler.

- Günlük yaşantımızda ne yazık ki spor ve fiziksel aktivite kavramları bize hala uzak, daha doğrusu hayatımızda sık sık yer almıyor. Özellikle Ramazan ayında metabolizmanın düşmesi ile hareketlerimizi daha da azaltarak tembel bir vücuda sahip duruma gelebiliyoruz. Bu sebeple akşam yemeklerinden sonra ailece yürüyüşler yapın.

- Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyve tatlısı tercih edilebilir.

- Nasıl ki her saniye nefes almamız gerekiyorsa dengeli ve sağlıklı beslenmek de vücudumuzun ihtiyacıdır, hakkıdır. Çünkü bir sonraki güne bizi hazırlayan, bizi ayakta tutmaya çalışan yine odur. Sağlıklı olmak sağlıklı bir vücuda sahip olmakla başlar. Dolayısı ile vücudunuza iyi bakmak sadece belirli dönemleri değil, her gün her saati kapsamalıdır.”


Hoşgeldin Ramazan..

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 21st, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

ramazan  

ONBİR ayın sultanı Ramazan’ın ilk teravih namazı Perşembe akşamı kılındı.

Malatya’da ilk iftar 21 Ağustos Cuma günü 19:22′de açılacak.. Her yıl, geçen yıla göre 10 gün öne gelen ramazan ayı önümüzdeki 8 yıl boyunca da yaz aylarına rastlayacak. Bu yıl günde ortalama 15 saat oruç tutulacak.

Ramazan süresince hiçbir cami görevlisine izin verilmeyecek. İmamı olmayan cami kalmaması için de çaba harcanacak. Ramazan’a özel vaaz ve irşat programları hazırlanacak. Camilerde elektrik, ısıtma ile ses cihazları, cemaati rahatsız etmeyecek şekilde çalıştırılacak. İlahiyat fakültesi öğretim üyeleri, imam-hatip ile din kültürü öğretmenleri, emekli müftü, vaiz ve liyakat sahibi imam hatiplerin kendi camilerinde vaaz etmelerine katkı sağlanacak. Vaazlar, zamanında başlayıp ezanla bitirilecek.

Camilerde Ramazan hazırlıkları sürerken imamlar teravih namazını hızlı kıldırmamaları konusunda uyarıldı. Bursa Müftüsü Mahmut Gündüz, “Teravih için ilçe müftülerine orta yol takip edilmesi gerektiğini ilettik. Ne çok yavaş ne çok hızlı kılınmaması için duyarlı olunmasını istedik. Ayrıca teravih namazlarında 4 rekatta bir selam verilecek. Sadece Ulucami’de 2 rekatta bir selam geçerli olacak. Ulucami’de bu bir gelenek. Bunu bozmak istemiyoruz.” diye konuştu.

MÜFTÜNÜN AÇIKLAMASI..
Malatya Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Ramazan ayı dolayısıyla şu mesajı yayınladı:

“Bizleri bir ramazan ayına daha kavuşturan Rabbime hamd ediyorum. İnşallah 20 Ağustos Perşembe akşamı ilk teravih namazını kılarak Ramazan ayını idrak edeceğiz.

Ramazan Ayı, bir çok güzellikleri bağrında bulunduran bir aydır. Ramazan ayı bir cihetle Kuran ayı, bir cihetle insanın melekutiyet alemine namzet olması için arınma ayı, bir cihetle nefsin terbiyesi için oruç ayıdır. Bu ayı kendi imkanları ölçüsünde değerlendirmeye çalışan herkes mutlaka bir şeyle kazanır, eli boş dönmez.

Bu ayda Allah Kelamı olan Kur’an-ı Kerimi çok okumalı ve onun evrensel mesajını anlamak için de gayret göstermeli ve hayatımıza tatbik etmeliyiz.

Ramazan, Allah Resulü’nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır” müjdesinin verildiği ümit ve mağfiret ayıdır.

Ramazan, kişinin içinde bulunduğu nimetlerin, lütufların farkına varması için en uygun bir zaman dilimidir. Böylece insan elinde bulunan nimetlerden dolayı şükreder ve imkanı olmayan kardeşleriyle paylaşmayı öğrenir.

Ramazan ayı kardeşliğin en güzel şekilde tesis edileceği aydır. İftar sofralarında komşularımızı, yoksulları, yolda kalmışları, yetimleri, öğrencileri, dost ve akrabalarımızı soframıza davet ederek onlarla samimiyetimizi artırmış oluruz.

Bilhassa günümüzde dinimizde, kültürümüzde, medeniyetimizde var olan bir çok güzelliğin yozlaştığı, güzelliklerin yerini nahoş şeylerin aldığı, sabrın, erdemin, faziletin yerini acelecilik, açgözlülük, bencillik gibi virüslerin alabildiğine yaygınlaştığı bir zamanda Ramazan bizlere asli değerlerimize dönmek için adeta bir çağrıdır.

Ramazan ayı kaybettiğimiz bu değerleri yeniden kazanmak, özümüzde var olan iyilik ve insani duyguları fiiliyata geçirmek için önemli bir fırsattır. Çünkü baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar; ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih; hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur; bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi; akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dini duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler; toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler ve toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile Ramazan ayı, dindarlığın, sosyal dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına, arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olan değerli bir zaman dilimidir.
Manevi arınma, yücelme, kendimizi sorgulama ve her an Rabbimizle olduğumuzu daha yakından hissettiğimiz Ramazan, bilgi dağarcığı ve gönül dünyamızı zenginleştirdiğimiz, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz bir aydır.
Din ile olan sarsılmaz bağını asırlardır sürdüren milletimizin fertleri, onun kuşatıcı mesajları ile manevi dünyalarını inşa etmiş, dayanışma, paylaşma ve kaynaşma ile pekişen kardeşliği derinlemesine yaşamış ve yaşatmış, aynı zamanda sosyal ve kültürel hayatları bakımından canlı bir dönem haline getirmişlerdir. Fert ve toplum olarak birbirimizi anlamaya, birbirimize karşı dürüst olmaya, sevgi ve saygı göstermeye; elimizdeki malı, gönlümüzdeki sevgiyi, zihnimizdeki bilgiyi ve duamızı paylaşmaya; kişisel zaaflarımızdan kaynaklanan eksikleri ve hatalarımızı gidermeye gerçekten ihtiyacımız vardır.

Rahmet, bereket ve mağfiretle dolu ve ibadetlerin mükafatlarının sınırsız olarak verildiği bu manevi mevsimi çok iyi değerlendirelim. Çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek hep birlikte cemaate iştirak ederek camilerimizi şenlendirelim. Zengin fakir iftar sofralarında, ekmeğimizi, aşımızı, çorbamızı, yüreğimizdeki sevgiyi, selam ve umudu paylaşalım. Allah’ın rızasını kazanabilmek için iyi ve güzel davranışları artırarak, geçici ve kötü şeyleri de terk ederek üzerimizdeki manevi kirlerden arınmaya çalışalım. Orucumuzu kimin için ve niçin tuttuğumuzu düşünerek zenginleştirelim. Bu ibadeti zihnimizle, duygu ve düşüncemizle, kalbimizle, gönül dünyamızla da ifa ederek koruyucu bir kalkan kılalım.
Ramazan ayının şahsımız, ailemiz, milletimiz, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar, huzur ve barış getirmesini, Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.”

MİLLETVEKİLİNİN MESAJI..
AKP Milletvekili Fuat Ölmeztoprak, Ramazan dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Bu ayda insanlarımızın iyilik yapma hususunda birbiri ile yarıştıklarını görüyoruz. Bu yarış belki de dünyanın hiçbir yerinde görülmüyor. Gelişmiş batılı ülkeler bile en üst düzeydeki sosyal politikaları ile bu yardımlaşmayı sağlayamıyor. Bizler bu güzel hasletlerimizin uçup gitmesini engellemeliyiz. Göç eden güzel değerlerimizi tekrar hayatımıza katmalıyız. Ramazan ayı bunun için bir şanstır.Küreselleşmenin getirdiği birçok olumsuzluklar sonucunda, aile hayatımız yara almış, toplumsal bağlarımız zayıflamıştır. Bugünlerde tekrar bir iç hesaplaşma yaparak kendimizi yenilemeliyiz. Hayatımızı güzelliklerle dinamikleştirmeliyiz. Ramazan ayı dostluk ayıdır, rahmet ayıdır, yardımlaşma ayıdır. Bu müthiş kültür ikliminden hepimiz payımızı almalıyız” dedi.

BELEDİYE BAŞKANININ MESAJI..
Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın mesajı da şöyle:

“İnsanları birbirine yaklaştıran, aynı düşünce ve duygularda buluşturan, sosyal yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin en güzel örneklerinin sergilendiği Ramazan Ayını milletçe idrak edeceğiz.

Birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, Ramazan Ayını fırsat bilerek günlük hayatımızda yaşadığımız hataları düzeltmeye çalışmalı, yakın akraba ve komşulardan başlayarak imkanlarımız doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle Malatyalı hemşehrilerimin mübarek Ramazan Ayını tebrik ediyor, insanlığın barışına, huzuruna, kardeşliğine ve mutluluğuna vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”

DEKANDAN MESAJ..
İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Cem Zorlu, yayınladığı mesajda “Allah’ın rahmet ve mağfiretinin her zamankinden daha fazla yeryüzüne tecelli ettiği bir Ramazan ayına daha kavuşmuş bulunmaktayız.Bu aynı zamanda Kur’an’ın yeryüzüne indirilişinin 1443. yılını idrak etmek anlamına gelmektedir.Aslında Ramazana farklı ve üstün bir değer katan husus, Kur’an’ın indirildiği gece olan bir ömre bedel kadir gecesinin bu ayda bulunmasıdır. Genel anlamda Allah katından yer yüzüne indirilen, kağıt ve yazısına saygı gösterilirken muhtevası ve verdiği mesajı gereği gibi önemsenmeyen, bu yönüyle hayata tam anlamıyla indiril(e)meyen ve hala ayetlerinin indirilmesini bekleyen bir Kitab’ın muhatapları olarak bu Ramazan ayının, Kur’an’ı sadece okuyup hatim yaparak sevap kazanma aracı haline getirmek yerine, yeniden O’nu anlama, üzerinde tefekkür, tezekkür ve tedebbür ederek amel etmemize; diğer taraftan oruç tutmanın sadece belirli saatler arasında aç kalmaktan ibaret olmayıp bütün varlığımız ve duygularımızla Allah’ın yasaklarını çiğnemeden Ramazan ayını geçirmek demek olduğu, başka bir ifadeyle oruç tutmanın aç kalmaktan farklı olduğu bilincinin gelişmesine vesile olmasının diliyor; Ramazan ayının bütün Malatyalı hemşerilerimizin affına ve kurtuluşuna sebep olmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.”dedi.


…aŞk&Sevgi..

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 11th, 2009 | Kategori:: Aşk

AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.


:)komik..(:

Yazan: ZaMaN Tarih: Ağu 11th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Gülmekten ağlayacaksınız :P

1-Netten 50 MB’lik bir dosya indirirken, bitmesine iki dakika kala elektrikler kesile de mosmor ol inşallah!
2-Chat yaparken kapı zilin çala!
3-Maus’unu kedi yesin!
4-İçtiğin çay klavyeye dökülsün!
5-Arama motorlarına giremeyesin! 6- Hitin düşsün, liste sonu ol!
7-Posta kutuna iki ay mail gelmesin!
8-Üç vakte kadar bağlantın kopsun inşallah!
9-Klavyenin sesli harf tuşları basamaz olsun da, sevgiline mektup yazamayasın!
10-Windowsun çöksün, ıcq’un kopsun da ele güne muhtaç ol innnnşallah!
11-Kafana harddiskler kadar taş düşsün!
12-Kodlarını yanlış yazasın da web sayfası yapamayasın ya rabbim!
13-Askerliğini uzun dönem yapasın da, 18 ay nete bağlanamayasın!
14-2 senedir yazmaya çalıştığın 500 sayfalık roman dosyana virüs girsin de, edebi hayatın bitsin!
15-Bütün beddualarım tutsun da iflah olamayasın inşallah Sizce ne kadar benziyorlar.. =)SEÇME FIKRALAR

HOCANIN KARISI
Nasreddin Hoca’ ya dert yaniyorlar:
-Yahu Hoca senin kari çok geziyor.
Hoca :
-Olur mu canim? O kadar gezse arada bir bizim eve de ugrar.

KARISTIRMADIN KI
Iki deli havuzun basinda oturuyorlarmis.Biri kalkip havuza seker atmis.Havuzdan bir
yudum almis ve tükürmüs.Arkadasina:
-Havuza seker attim ama tatli olmadi..
Arkadasi:
-Karistirmadinki salak!

PROVA
Iki deli birgün deliler hastanesinden kaçmislar.Kimse bu delileri bulamamislar.Doktorlar
ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmis.Doktorlar hayretle niye geldiniz demis:
Deliler”Yarin kaçacagizda, onun provasini yaptik.

ARITMETIK DELI
Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak “13, 13, 13….”
diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak
” ne yapi….” diyemeden deli onu birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis
“14, 14, 14……”

DUYMAMIS
Delinin teki timarhanenin bahçesinde yürürken bakmis baska bir deli agacin altinda oturmus
kahkahalr atiyor…hemen yanina kosmus..ve sormus “hey sen neye gülüyorsum öyle?”, öbür
deli “hiç ben hep kendi kendime fikra anlatirim ama bu seferki ni duymamistim”