Blog.KumSalChat.CoM

KumSalChat PaylaŞım Platformuna Hoş Geldiniz..

Eylül 2009 için arsiv

Terör sadece silâhla mı?

Yazan: denizay Tarih: Eyl 30th, 2009 | Kategori:: YaÅŸam

 Terör de bir çeÅŸit zulümdür. Çünkü hiçbir kuralı tanımaz. Gayr-ı meÅŸru bir mücadele tarzıdır. Terör ruhuna sahip olanlar, kendi içindeki insanlara bile acımasızdır. O yüzden İslâm terbiyesi alanlar, terörü meÅŸru bir mücadele tarzı olarak görmezler. SavaÅŸ sırasında esir düşenlere bile “YediÄŸinizden yedirin” ve “Düşmanınızı öldürürken bile zulmetmeyin” diye emreden bir yüce Peygamberin (as) yol göstericiliÄŸi, müslümanları terörden uzak tutmuÅŸtur. GeçmiÅŸte de günümüzde de, ben müslümanım dediÄŸi halde masum insanların da zarar görmesine sebep olacak tarzda İslâm düşmanları ile mücadeleye kalkışanlar İslâm’ın ruhuna zarar vermiÅŸlerdir.

Terörün en önemli özelliklerinden biri de kuralsızlıktır. Terörist, amacını gerçekleştirme uğruna hiçbir kuralı tanımaz. Tabiî ki bu da zulmü, haksızlığı, anarşiyi doğurur.

Günümüzde terör, her sahada yaÅŸanmaktadır aslında. İhaleler, dürüst ve kuralına göre verilmeyip bir sürü gayri meÅŸru iliÅŸkiler ve ÅŸartlar çerçevesinde verilmekte ise bu da bir çeÅŸit terördür. Senelerdir uygulanan din kültürü derslerinin kaldırılmasını istemek, anayasada yapılan düzenlemeyle “hiç kimsenin kıyafetinden dolayı okuma hakkı engellenemez” denildiÄŸi halde yönetmeliÄŸi veya baÅŸka bir yasayı bahane ederek anayasa hükmünü yok saymak da tam bir hukuk terörüdür. Halkın oyları ile seçilmiÅŸ temsilcilerinin ve Meclis iradesinin , anayasa ve yasalara uygun ÅŸekilde kurduÄŸu hükümetin önüne, zorlama yorum ve ithamlarla çıkarak, cumhuriyeti ve laikliÄŸi koruduÄŸunu zannedenler en azından art niyetlidir. Üstelik bunu yapanlar “Yüce Türk Milleti Adına” karar verdiÄŸini iddia etmektedirler. Yüce Türk Milleti bu yetkiyi nasıl verdi? LaikliÄŸi, müslümanın inancına ve dinini yaÅŸamasına engel olmak ÅŸeklinde yorumlama ve uygulama yetkisini Türk Milleti’ne sorarak mı uyguladılar yıllardır? Türkiye’de anayasaları hazırlayanlar hep atanmış insanlar olmuÅŸtur. Anayasalar, ihtilâl yapan ve onlarla birlikte hareket edenlerin isteklerine göre hazırlanmıştır. 82 anayasasına son ÅŸeklini beÅŸ generalden meydana gelen konsey vermedi mi? Halk oyuna hangi ÅŸartlarda sunulduÄŸu hatırlardadır. Ret oyu vermek üzere yazmak, eleÅŸtirmek, propaganda yapmak yasaktı…

Milletine ve değerlerine, halkının tercihlerine ve seçilmişlere, inançlara ve hukuka saygısı olmayanlar terörün tetikçisi, aleti, davetçisi, destekçisi olurlar


Senin Hazinen

Yazan: ZaMaN Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: YaÅŸam

Aldatılıyorsun çocuk,
Farkında mısın bilmem.
Sahip oldukların
Ya da sahip olmak istediklerin sahte…

Gerçek olan bizzat sensindir.
Senin alabildiÄŸin nefestir,
Ciğerlerine kadar çektiğin.
Görebildiğin kuştur,
Usulca gökyüzünde salınan.
Dokunabildiğin yapraktır.
Koşabildiğin sokaktır.
Kuru ekmekten alabildiğin tattır.
Sıcak havada terlemek,
Soğukta üşümektir gerçek olan.
Basabildiğin topraktır.
Nerede diye sorayım deme,
Hissedebiliyorsan eğer toprağın
Sana verdiği hazzı,
Ne fark eder
Ha senin vatanın ha onun vatanı?
Yeryüzündeki her yer senindir çocuk.
AlabildiÄŸine senindir
Bu kurak topraklar,bu karlı yollar.
Sen çocuksun daha…
Senin saçlarını okşayan ılık esintidir gerçek olan.
Balkondaki sarmaşıklara değip uysallaşan,
Sonra sana selam veren hafif rüzgardır…
Sadece bunu bile kaç kişi
Özlemle hayal eder bilir misin çocuk?

Gerçek olan,
Pencereden içeri sızıp,
Şımarık çocuk sıcaklığıyla sana gülümseyen güneştir.
DuyabildiÄŸin sestir:
Bazen annenin, bazen kardeÅŸinin sesi.
Bazen sevdiğin bir şarkı gelir kulaklarına,
Bazen koca bir gürültü…
Ama önemli olan seslerin güzellikleri değil,
Senin duyabiliyor olmandır.
Önemli olan kime, nasıl koştuğun değil,
Koşabiliyor olmandır.
Gerçek olan güzel giysilerin değil,
Onların altındaki bedenindir.
Hatta on küçük bedeninin içindeki,
Kocaman yüreğindir gerçek olan…

İşte bunlardır senden saklanan gerçekler,
Aradığın gizli hazine aslında seninle yatıyor her akşam,
Her sabah seninle kalkıyor yataktan…

Bunları bil ve üzülme çocuk.
Hissediyorsan hayatın acısını, tatlısını
Damarlarına dek,
Korkma sakın!
Yaşıyorsun demektir…

Bunların bir kaçından mahrumsan,
Ama yine de
Yüreğinde ufacık bir kıpırdanma varsa,
Gene yaşıyorsun demektir,
Hem de eskisinden daha cesaretli,
Daha güçlü…

Ve bir kez daha söylüyorum sana!
Üzülme çocuk!

Yaşıyorsan hala,
Mutlaka bir çaresi vardır
YokuÅŸları aşıp düzlüğe çıkmanın…


Sarı saçlım,Mavi gözlüm!!

Yazan: ZaMaN Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Sana hasret,sana vurgun gönlümüz
Neredesin mavi gözlüm,nerde?
Bu gemi,bu Karadeniz..
Sarı saçlım,mavi gözlüm.
Nerde,nerde,nerdesin dost?

Kurban olam yürüdüğün yollara!
Kara peçe yakışmıyor kullara.
Uyan bak bizim hallara !!
Sarı saçlım,mavi gözlüm.
Nerde,nerde,nerdesin dost?

Bulutlar teninden,daÄŸlar kokundan..
ÅžarhoÅŸtur sevdiÄŸim Mahsuni bundan
Bir daha gel,gel Samsun’dan..
Sarı saçlım,mavi gözlüm.
Nerde,nerde,nerdesin dostGüzel Dostluk Resimleri,Güzel, Dostluk, Resimleri, güzel, arkadaş, resimlri, arkadaşlık, resimleri, sevgi, dost, kardeşlik, resimleri, resim, galerisi, resim, sitesi,


HAYATIMIN ADAMLARI VE KADINLARI

Yazan: admin Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Benim hayatımda anlam veremediÄŸim adamlar ve kadınlar var. çoÄŸunu belki günde 1-2 saniye bile zor görüyorum. çok düşünmeden yanlarından öylece geçip gidiyorum. İşte o adam ve kadınlardan bazıları…

 

saçı sakalı dağılmış deli adam: çoÄŸu zaman deÄŸiÅŸik semtlerde ve zamanlarda görürüm ben bu adamı. …ama adam hep aynıdır. kirlidir, saçı sakalı birbirine girmiÅŸtir, konuÅŸmaz hep yürür. yanımdan öyle geçer. bazen ayağı çıplaktır. deli iÅŸte diye düşünürüm. ama bazen insan gibi düşünürüm. o da doÄŸmuÅŸ, annesi varmış, onu sevmiÅŸ, büyütmüş derim, kim bilir neler yaÅŸadı diye geçiririm aklımdan, sonra üzülürüm ve yoluma devam ederim…

 

alkış baÅŸlatma meraklısı kadın: tiyatroya, konsere vs. gittiÄŸimde hep karşıma çıkar bu kadın. bu kadın farklıdır çünkü yüzünü hiç göremem. oyun baÅŸlarken veya aralarda hep önce bu kadın iki elini birbirine vurur. bunu gurur meselesi yapmıştır. hatta bazen öyle abartır ki herkesten önce 5-6 saniye tek başına alkışlamak zorunda kalır. bazen yakınıma oturur ama dönüp bakamam. ben utanırım bakamam ama o kendi başına alkışlar…helal…

 

trafikte burnunu karıştıran adam: sıkışık trafikte çok rastlarım ben bu adama. bir eli direksiyonda diÄŸer eli burnunda etrafında kimse yokmuÅŸcasına maden arar.  bazen takım elbise giyer hatta bmw bile kullanır bu adam…

 

greyderi izleyen adam: sokakta bir yerler kazılırken bu adam hemmen ortaya çıkar. elini cebine sokup sigarasını tüttürürken film izler gibi iÅŸ makinasını izler. bıkmaz bundan, kaptırır kendini, hatta etrafındakilerle kritik yapar yanlış kazıyor falan diye…

 

ben kış sabahı okula qiderken   kaldırımda sortla koÅŸan adam: takdir ettiÄŸim biraz da acıdığım adamdır bu. yaşını başını almıştır.kısacık ÅŸort ve başında ÅŸapkayla arabamın yanından geçer gider. bakarım öyle arkasından…

 

oturacak yer olduÄŸu halde metroda ayakta duran adam: dik duran, etrafa pas vermeyen, dinç görünen adamdır bu. etrafta bir sürü boÅŸ yer olduÄŸu halde inatla ayakta durur.hiç konuÅŸmaz, göz göze gelmez, konsantre olmuÅŸ ayakta durmaktadır.bazen oturanlara acırmış gibi bakar, ani frenlerde armut gibi düşer…

 

ortama bayan girdiÄŸinde kibarlaÅŸan adam: “abi dün nası gömdük zıtırspor’a”, “uff bea, abi ÅŸu kıza bi bak saat 5 yönünde” gibi cümleler kurarken birden yanına bir bayan arkadaşının gelmesiyle 180 derece dönen adam. ses tonunu deÄŸiÅŸtiren, edebiyattan bahseden adam…pis adam…

 

kıyıda köşede fısıldaÅŸan kadın: sokakta, bakkalda, otobüste, destroyerde…her yerde. yanına baÅŸka bir kadını almış birÅŸeyler anlatan, arada gülen sonra ses tonunu hemen ayarlayan kadındır bu.  çok nadir gözleri yaÅŸlıdır, genelde mutludur. birilerini çekiÅŸtirmek için doÄŸmuÅŸtur, hazzın doruklarındadır fısırdarken….göz göze gelmek tehlikelidir, hemen uzaklaÅŸmalıdır…

 

arabada bangır bandır müzik dinleyen adam: ışıkta yanınıza yanaÅŸan dubtıscı adamdır. genelde yanında kendine benzer birkaç adam daha bulunur. hiç önüne bakmaz, hep etrafa bakar, kız arar. aynı zamanda bu kadar çileye raÄŸmen yanında hiç bayan görmediÄŸim adamdır. bazıları ezanda sesi kısar…

 

sinemadaki reklamlara gülen adam: film baÅŸlamadan önce verilen reklamlara televizyonda hiç görmemiÅŸ gibi gülen adamdır.”ben çelik arçelik, ya sen kimsin” e bile kahkaha atar ama evde görse gülmez. bazen beni bile güldüren adamdır bu…ÅŸiÅŸkodur genelde…

 

maÄŸaza önündeki sepetlere dalan kadın: özellikle tekstil maÄŸazalarının “süper indirim, %80 tanzimat” kartonlarıyla kapılarının önüne koydukları, içinde elbise vs. olduÄŸunu tahmin ettiÄŸim zira başına üşüşen kadınlar yüzünden tam olarak içinde ne var bilemediÄŸim sepetleri didik didik eden, eline geçirdiÄŸini koltuk altına, orasına burasına sıkıştıran, “bak hele bak hele kız” diye yanındakine veren gözü dönmüş kadındır bu. transa geçmiÅŸ kadındır ayrıca…


Sensizlik…

Yazan: admin Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: AÅŸk
uykuya dalmış bir şarkıyı
defalarca dinlerdik
kulaklarımda asılı kalmış gülüşmelerin
senin yanındayken sadece gülmek ağlatırdı beni
şimdi sensizlik ağlatır oldu

seni benden alan iştahlı zaman

ve her zaman dinlediÄŸimiz
karanlık bir pikabın saldığı terk edilmiş ses dalgaları
o günleri hatırlattı bana
bulanık bir görüntünün usul usul netleşmesi gibi
yavaş yavaş beliriyorsun düşlerimde
gözlerindeki bir avuç ışık
paramparça ediyordu küflenmiş karanlığı

bir roman gibi seni okuyorum her gece

tek sayfanı bile çeviremeden içinde kayboluyorum
beni artık sevmiyorsun biliyorum
ama her gece uzak bir telefonun çığlığıyla uyanıyorum
soluk gecemin yıldızı

belki yeniden hayallerimin elinden tutmak ister diye

ama her geçen gün
senden bir şeyler alıp götürmeye devam ediyor
hani hep derdin ya
yalnızlık keyfini cıkaranlar için cennettir
buzlu bir kadehle dertleÅŸmek gibisi yoktur
kadeh boşaldıkça içine gözler dolarmış

dertler mavi bir duman gibi uçar gidermiş

inan yalnızlığın bile sensiz tadı cıkmıyor
her gece saatimi sana kuruyorum
belki sabah seninle uyanırım diye
ama kederle yıkanmış bir yalnızlığın delik deşik ettiği
ürpertici bir sessizliğin içinde buluyorum kendimi
sana yazdığım şiirleri okurken yakalıyorum kendimi

bütün mektuplarımın adresi ısrarla sensin biliyorsun

sensiz yapabildiğim tek şey yalnızlığın resmini çekebilmekken
belki bir sabah yeniden birlikte uyanırız
güneş kristal bir gözyaşı gibi üzerimize damlarken..


NEDEN AÄžLARIZ

Yazan: admin Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

İnsanların çoÄŸu,genel olarak üzüldüğümüz veya acı duyduÄŸumuz zaman aÄŸladığımıza inanır. Oysa bir insan hayatı boyunca yaklaşık olarak 250. 000, 000 kez aÄŸlamaktadır. Bunun nasıl olduÄŸunu mu merak ediyorsunuz? Gözkapakları, kaslar sayesinde inip kalkan deri katlarıdır. Bunların bir tiyatro perdesi gibi inip kalkmaları, kasların kontrolüyle olur. Gözkapaklarının inip kalkması o kadar çabuk olur ki,görüşümüz bozulmaz. Hatta devamlı ÅŸekilde tekrarlanan bu olgunun farkına bile varmayız. Gerçekte,gözkapakları,uykuda olduÄŸumuz zamanlar hariç,insanın hayatı boyunca her altı saniyede bir otomatikman açılıp kapanır. Her gözde,gözün dış köşesinin üzerinde yer almış bir göz yaşı bezi vardır. Ayrıca,gözyaşını üst gözkapağına taşıyan salgı kanalları ve gözümüzün ön tarafından dışarı veren baÅŸka kanallar mevcuttur. Gözümüzü her kırpışımızda, gözyaşı salgı kanallarının açılışına bir miktar sıvı pompalanır. Bundan amaç,gözün saydam tabakasını uyarmak ve onu kuru kalmaktan korumaktır. Bu mekanik nitelikteki iÅŸlem,aslında aÄŸlamaktan farksızdır. BaÅŸka türlü söylemek gerekirse .aÄŸladığımız zaman da aynı ÅŸey olur. İnsanın çok güldüğü zaman gözlerinden yaÅŸ geldiÄŸini görmüşsünüzdür. Bunun nedeni, aşırı ölçüde güldüğümüz zaman kasların gözyaşı bezlerini sıkıştırmasıdır. Nitekim,üzüntüyle,acı duymakla ilgisiz bir ÅŸey de soÄŸan soyarken gözün yaÅŸarmasıdır. Soyulan soÄŸandan gazımsı yapıda zerrecikler yayılır. Bu zerrecikler gözümüze ulaÅŸtığında, onların tedirgin edici etkisinden gözyaşı dökerek korunuruz. Dökülen gözyaşı, tedirgin edici zerrecikleri “yıkayıp” götürür. YoÄŸun duman karşısında da aynı ÅŸey olur.Otomatikman “aÄŸlar”,böylelikle gözlerimizi dumandan korumuÅŸ ve temizlemiÅŸ oluruz. Üzüntü ve acı karşısında aÄŸlamaya gelince, bu insanın psikolojik yapısıyla ilgili bir ÅŸeydir. İnsan,bütün canlılar içinde duygularını aÄŸlayarak ifade eden tek yaratıktır. Ancak düşünen, duygusal yönden duyarlı kimseler aÄŸlar. Bebekler sadece bağırır, sızlanırlar. Düşünebilecek, belirli duygulara sahip olacak çaÄŸa eriÅŸmeden aÄŸlamazlar. Üzüntü ve acıyla aÄŸlamak, bu duyguların kelimelerle ifade sınırlarını aşıp,gözyaşının akmasını saÄŸlayan bir mekanizmaya yönelmesi,bu yoldan ifadesidir. BaÅŸka türlü söylemek gerekirse,kendimize raÄŸmen,elimizde olmaksızın meydana gelen bir refleks harekettir. Yeterli sebep varsa, biz istemesek de, o sebep böylece ifade edilecek, dışa vurulacaktır.


ETKİ ALTINDA KALIRMISINIZ?

Yazan: admin Tarih: Eyl 29th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Etki altında kalır mısınız? – diye sorulsa bunu hemen kabul edecek kaç kiÅŸi olur diye düşündüm. Bence pek fazla olmasa gerek. Hadi ama, kendimize karşı dürüst olalım, etkileniyoruz, Tamam, belki sık olmaz, yine de etki altında kalmayı her birimiz az çok tecrübe etmiÅŸtir. ÇocukluÄŸumda okuduÄŸum kitaplar misal. Önce Jules Verne’nin “Deniz altında 20 bin fersah” kitabı geldi aklıma. Kitabı okuduÄŸum yıl yaz kampına gittiÄŸimde acayip ÅŸekilde dalmaya merak saldım. Dalmak derken, öyle derinlere deÄŸil, kıyıya yakın bir yerde eÄŸitmenin gözetiminde, ÅŸnorkel ve gözlük yardımı ile saçlarım yosun ve kum taneleriyle dolana kadar dibe inip çıkmaktı yaptığım. Dipteki midye kabukları, yengeçler, küçük balıklar, deniz kestaneleri arasında Kaptan Nemo ve Natilius’a ait izler bulabileceÄŸime inanmış olmalıydım. Bu durum beni bir elektrik balığı çarpana kadar sürdü. Jules Verne kitaplarını okumayı bırakmadım tabi ki, sadece kıyıdan fazla uzaklaÅŸmadım. Sonra Daniel Defoe’nun kahramanı Robinson Crusoe yüzünden bahçedeki ceviz aÄŸacına “tünemek” dönemi geldi. O da geçti. Kısaca, çocukluÄŸumda okuduÄŸum her kitaptan etkilenmiÅŸimdir. Okul döneminde, fizik, kimya, biyoloji derslerinde öğretilenler karşısında kim bir buluÅŸ sahibi olmayı düşünmemiÅŸtir ki? Sonra, herÅŸeyin kendisinden önce keÅŸfedildiÄŸi gerçeÄŸi ile yüz yüze kalmıştır. Etrafta gördüklerime ne demeli? Televizyonda gösterilen sihir temalı dizilerden etkilenen yeÄŸeniniz, çocuÄŸunuzdur belki. Büyümenin çeÅŸitli dönemlerde, ruhi hallerin deÄŸiÅŸimiyle etkilenme odakları deÄŸiÅŸiyor tabi ki. Benim içinde bulunduÄŸum bir tek odak kütüphane olmuÅŸtu. Åžimdi yalnızlık hakkında olan bir önceki yazıma sebep iÅŸte bu oldu. Yalnızlığın en güzel yönleriyle buluÅŸmak bütün etkilere raÄŸmen kendinde kalabilmektir. Bu cümlenin sadece kitap okumakla alakalı olduÄŸu sonucu çıkarılması yanlış olur. Etkilenip o kitaplardaki kahramanı ve hayatı tasvir eden yazarın fikirlerini, düşüncelerini benimsemek yerine kendi fikir ve düşüncelerimiz ile okunmalı. Mantığımızı çalıştırdığımız sürece kitapların, filmlerin okunduÄŸu, seyredildiÄŸi an’daki heyecan hazza dönüşür ve final!-gerçek hayat. Fikirsiz yaÅŸamak bir tür yoksulluk bana göre. Yeni fikirlerden bahsetmiyorum. Belki dünyanın en eski, en denenmiÅŸ, en bilinen fikridir, fakat bana ait, “benimce” bir fikrim olmalı. Farklı oluruz o zaman, kendim olmanın farkı ile. Sayısız televizyon kanalında sayısız ve ne yazık ki birbirine benzer senaryoları olan diziler yayınlanır her gün. Aralarındaki farklar, isim, yer, zaman, oyuncu, yönetmen, kanal, produksiyon gibi unsurlar. DiÄŸer bir gerçek ise televizyonculuÄŸun da bir çeÅŸit endüstri olduÄŸu. Ticaret. Satan memnun, alan memnun ise reytingler tavan yapar. Bu dizilerdeki karakterler yaÅŸamıyor, canlandırılıyor sadece. Acaba bunu kaç kiÅŸi gerçekten ama gerçekten idrak edebiliyor? “Bana ne, etkilenmesin” diyebiliyor yapımcılar, yazarlar v.s. Etkilenmesin, tamam da, evden kaçan kaçmış, canına kıyan kıymış, cana kıyan da kıymış olur… Bir de: neden kötüyü alıp etkilenir, iyiyi de gösteriyoruz, diyenler var. Sessizlik… İnsan nekadar mükemmel yaratılmış!.. Bir anlayabilse bunu, ya da daha doÄŸrusu anladığını sandığını gerçekten anlayabilse…


Biz Satmayiz Dostumuzu,,

Yazan: ZaMaN Tarih: Eyl 28th, 2009 | Kategori:: Kumsalchat Yöneticileri

Genç adamın biri,

Dermiş babasına her gün;

‘Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi’

Baba, itiraz eder,

Olmaz öyle çok dost, hakikisi

Belki bir, belki iki,

Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki…

Devam eder durur konuÅŸma…

Aralarında başlar bir tartışma,

Karar verirler bir sınava,

Dostun hakikisini anlamaya…

Bir akÅŸam bir koyun keserler,

Ve koyarlar çuvala.

Baba der ki oÄŸluna,

‘Hadi al bu çuvalı, ÅŸimdi götür dostuna’.

Çuvaldan kanlar damlamakta,

Sanki öldürmüşler de bir adamı,

Koymuşlar çuvala,

Dıştan böyle sanılmakta.

Delikanlı sırtlar çuvalı,

Gider en iyi bildiÄŸi dostuna,

çalar kapıyı.

O dost, bakar ki bir çuvala

hem de kanlı,

Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,

Almaz içeri arkadaşını,

Böylece tek tek dolaşır delikanlı,

Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.

Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.

evlat geriye döner.

Ama içten yıkılır…

Babasına dönerek; haklıymışsın baba ‘ der.

Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.

Baba ‘hayır Evlat ‘der, benim bir dostum var bildiÄŸim.

Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.

Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.

Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar…

Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.

O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.

Geçerler arka bahçeye.

Bir çukur kazarlar birlikte,

Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,

Üzerine de serpiştirirler toprak.

Belli olmasın diye

dikerler sarımsak…

Genç adam gelir babasına;

‘Baba, iÅŸte dost buymuÅŸ’ diye konuÅŸunca,

Babası; ‘daha erken, o belli olmaz daha.

Sen yarın git O’na, çıkart bir kavga,

Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,

işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.

Sonra gel olanları anlat bana…’

Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,

Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,

babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!

Der ki tokadı yiyen DOST;

‘Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını
böyle iki tokada’!

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni
Sevmeli…

Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana
Sarılmalı…

Dayanılmaz olduÄŸun zamanlarda bile Sana Dayanmalı…

Dost dediÄŸin;

fanatik olmalı;

Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.

Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,

Ve aÄŸladığında, seninle aÄŸlamalı…

Ama hepsinden daha çok;

İşi bitince seni bir tarafa atmamalı…


Hayati terstEn yaÅžamak..)

Yazan: ZaMaN Tarih: Eyl 28th, 2009 | Kategori:: YaÅŸam

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir..
Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak daha güzel,
Hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mi ?
Cami’de uyanıyorsunuz. Bir tahta
sandık içersinde, Herkes karsınızda
saf durmuÅŸ, iyiliÄŸinize dua ediyor
ve tüm haklar helal edilmiş
vaziyette.tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı,
Olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda, büyük bir
İtibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi
Hazır.arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
DoÄŸar doÄŸmaz devlet size
maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı
alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaÅŸ, hazır ev….
Altmışlı yaslara kadar hersek garanti, huzur
içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor,
kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün
çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün
size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın
kol saati veriyor patronunuz.. Ve genel müdürlük
veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir
insan olarak ise başlıyorsunuz. Herkes karsınızda
el pençe divan…vücudunuzda da bazı hoÅŸa giden hareketler
de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.
Diğer hormonal aktiviteler artıyor,
fevkalade…..aman ne güzel günler baÅŸlıyor…
Derken bir gün patron size artık üniversiteye
gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada babanız ortaya
çıkmış, “fazla çalıştın” diyor “artık eve dön, isi
bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun…” keyfe
bakar misiniz ?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden,
su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler,
kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve babanız sizi
götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok
artık….
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, “evde otur,
keyfine bak, oyuncaklarınla oyna” Diyorlar..
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı
bile Temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor
ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme
kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde
hazır. Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama
giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya
dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,
sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir
ortamda yasıyorsunuz.
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir
hücre halini alıyorsunuz.
Ve günün birinde müthiş bir
Olayla hayatiniz bitiyor… ; )


HANGİ BURÇLAR DAHA CİMRİDİR

Yazan: admin Tarih: Eyl 28th, 2009 | Kategori:: astrologi

Koç – Para
21 Mart – 19 Nisan

Koç kendi ve hayatı üstüne kumar oynayacak kadar riski sever.Girişimci bir ruhu olduğu için yeni yatırımlar yapmak, riskli yollardan para kazanmak, ruhsal olarak tatmin olmasına ve özgüvenini geliştirmesine yardım eder.Ufak da olsa, kendi işinin başında olmak, patron konumunda bulunmak, özgürlüğünü korumasına ve hareket etmek ihtiyacını tatmin edebilmesine izin verdiği için, iş yaşamında motivasyon unsurudur.Birikim yapmak bir Koç için oldukça zordur.Sürekli yenilik arayışında olması, yeni fikirlere açıklığı, harcamaların çeşitlenmesine ve büyümesine neden olur.

Koç’un erken yaÅŸlardan itibaren, geleceÄŸini kontrol ve güvenlik altına alabileceÄŸi bir yatırım planını uygulamaya sokması temel gereksinimidir.Koç’un enerji fazlası, giriÅŸimlerinde, baÅŸlangıçlarında kimi zaman negatif etkiler de yaratır.Süregelen arayış, daha iyisine duyulan özlem, projelerin yarım kalmasına, bitirmeden ve bir yenisinin baÅŸlamasına neden olur.Bu da finansal anlamda kayıpların yaÅŸanmasında önemli bir etkendir.Koç dürtüsel davranmadığı zaman, boÅŸ yere para harcamaz.Ancak kimi zaman gözünün karalığı finansal konularda da kendini gösterir.Mesela kırmızı bir spor araba, dayanılmaz bir para harcama nedeni olabilir.Finansal zorlamalar ne derecede olursa olsun, Koç eÄŸer kendi patronu olmak konusunda kararlıysa bu planını muhakkak uygulamaya sokmak için elinden geleni yapacaktır.Materyalistik bir yapısı olmayan Koç, amaçlarına ulaÅŸmak doÄŸrultusunda gereken ödünleri vermekte ve fedakarlıkları yapmakta kararlı davranmaya eÄŸilimlidir.BaÅŸarı her zaman ilk denemede yakalanmasa da Koç, motivasyonunu yenileyerek, tekrardan yola koyulmakta gecikmez.Ancak ben-merkezcil bir yapısı olduÄŸu için, zaman zaman hedefe kilitlenmeleri, diÄŸer sorumluluklarını, mali yükümlülüklerini gözardı edebilmesine, dolayısıyla birlikte yaÅŸadığı insanları da zor durumlarda bırakmasına neden olabilir.Gözükaralığı, ailenin ve sorumluluÄŸunda olan diÄŸer insanların güvenliÄŸini de tehlikeye atmasına neden olabilir.Rekabete yatkın doÄŸası, baÅŸarı yolundaki engelleri kolaylıkla savuÅŸturmasına ve enerjisini baÅŸtan sona koruyabilmesine yardımcıdır.

BoÄŸa – Para
20 Nisan – 20 Mayıs

Zodyak’ta banker arketipiyle tanınan BoÄŸa, finansal konularda oldukça tedbirli, sabırlı ve planlıdır.Tüm burçların içinde bireyin yaÅŸamına devam etmek için, gerekli kaynakları saptaması ve saÄŸlamasındaki baÅŸarısıyla tanınır.Bir Toprak burcu olarak, üretime yatkın olduÄŸu için, para kazanmak ve yaÅŸamını devam ettirme özelliÄŸi geliÅŸkindir.

Birikimi olmayan Boğa kendini güvensiz hissedeceği için, önce ruhsal, sonra da fiziksel olarak sağlık problemleri yaşayabilir.Borç almaktan hoşlanmayan Boğa, kendisinden borç istenmesinden de rahatsız olur.Kimseye muhtaç olmadan ayakta durabilmek için, farklı kaynakları yaratır ve kullanıma sokar.Boğa ne kadar çok para kazanırsa kazansın kendi maddi kaynaklarıyla özdeşleştirir ama gösteriş yapmayı sevmez.Boğa yatırım yapmadan önce muhakkak araştırır, kendisi için önce güvenli sonra da karlı olacak en uygun sistemi bulur.Finansal anlamda gelecek kaygısını hayatında hiç bir zaman hissetmek istemez.

Yatırımları sadece paraya yönelik deÄŸildir. Sanatı ve güzellikleri sembolize eden Venüs’ün etkisi altında, antikalar, deÄŸerli sanat eserleri de yatırım araçları arasındadır.Emlak ve arazi de BoÄŸa’nın uygun gördüğü, yatırım yapmaktan çekinmediÄŸi araçlardandır.Borsa, bünyesinde risk taşıdığı için, BoÄŸa’nın uzak durmak istediÄŸi bir alandır.BoÄŸa kendini, sorumluluÄŸunda olan insanları ve geleceÄŸini güvence altına aldıktan sonra para harcamaya baÅŸlayabilir.Güzelliklere düşkün olduÄŸu için, iyi kıyafetler, emniyetli bir araba, lüks ve güzel döşenmiÅŸ bir ev BoÄŸa için en önemli harcama unsurlarıdır.YiyeceÄŸe ve lükse olan tutkusu, pahalı restaurantlarda iyi yemekler için bütçe ayırmasına da nedendir.Konforuna ve güzelliÄŸine düşkün olan BoÄŸa, güzellik ve bakım merkezlerinde de para harcamaktan çekinmez.Genellikle elisıkı olarak tanınmasına raÄŸmen, aslında sevdikleri için para harcamak BoÄŸa’nın tatmin araçlarından birisidir.Ayrıca kendi kaynaklarını yüzde yüz paylaÅŸmaktan hoÅŸlanmasa bile, etrafındaki insanların maddi kaynak yaratmalarında düşünsel ve fiziksel boyutta yardım etmekten kaçınmaz.

İkizler – Para
21 Mayıs – 21 Haziran

İkizler, hayatın diÄŸer alanlarında olduÄŸu gibi para konusunda da uzun uzun düşünmekten plan yapmaktan hoÅŸlanmaz.Ancak adaptasyon yeteneÄŸi ve toleransı çok yüksek olduÄŸu için, deÄŸiÅŸen finansal durumlara da kolayca uyum saÄŸlama yeteneÄŸi avantajıdır.Yani finansal yapabilirliklerindeki deÄŸiÅŸimler, İkizler’in çok ciddi etkilenmesine neden olmaz.Aslında rakamlarla arası iyi olan İkizler isterse bütçesini son derece iyi kontrol edebilir.Paranın hayatında hangi anlama sahip olduÄŸunu düşünüp, saptadıktan sonra parayla olan iliÅŸkisini düzenlemek İkizler için daha iyi sonuçlar yaratacaktır.

Sürekli deÄŸiÅŸen düşünceleri gibi, İkizler’in parayla iliÅŸkileri de zamanla deÄŸiÅŸir.Kimi zaman bir güç aracı olarak gördüğü para, kimi zaman hayatında bir emniyet aracı halini de alabilir.DeÄŸiÅŸken ihtiyaçlarını tatmin edebilmek için, ani haracamalara gözü kapalı girebilen İkizler’in bütçesinde dalgalanmalar yoÄŸundur.Ancak özellikle tutumlu zamanlardan sonraki harcamaları, aşırı uçlarda gezinmesindeki en büyük etkendir.Hayati öneme sahip, gerçekten önemine inandığı bir hedef saptamak, İkizler’in yatırım ve birikim yapabilmesinde önemli ve faydalı rol oynayacaktır.İkizler’i para biriktirmeye, yatırım yapmaya motive eden diÄŸer bir unsur da yeniliklere olan merakıdır.

Yaşamında süregelen bir değişim ihtiyacı hisseden İkizler, bu değişimleri gerçekleştirebilmek için para gereksinimin farkına vardığında, birikim yapmaya ve daha çok para kazanmak için çabalamaya başlar.Ticarete doğuştan yeteneği olan İkizler, özellikle bu alanda iyi paralar kazanabilir.Yeni trendleri çok iyi takip edebildiği için, İkizler ileriye dönük ticari planlamaları ve bu doğrultudaki ticari stratejileri ile başarılı olurlar.Ticari zekasını kullanarak yaptığı alım-satımlardan hayatını devam ettirebilecek, hatta birikim yapabilecek kazançlar elde etmek İkizler için oldukça basit bir yoldur. Deneysel bir yanı da olan İkizler, farklı yatırım araçlarını kullanmaktan çekinmez.Yeniliklere ve çeşitliliğe olan merakı nedeniyle, finansal alanda da her türlü değişimi takip etme ve uygulayabilme yeteneğindedir.

Yengeç – Para
22 Haziran – 22 Temmuz

Su elementi bir burç olan Yengeç’in sezgileri ve içgüdüleri çok yoÄŸun olduÄŸu için, ekonomik trendlerdeki deÄŸiÅŸimleri önceden hissetme potansiyeline sahiptir.Genellikle desteÄŸe ihtiyacı varmış gibi algılanmasına raÄŸmen, güvenliÄŸine çok düşkün olan Yengeç, finansal konularda da oldukça dikkatlidir.Hayatının mali alanındaki planlama ve uygulamalarda her zaman baÅŸarılı olur.

Bireysel amaçlarla deÄŸil, ailesinin günlük geçimini ve geleceÄŸini garanti altına almaya çalıştığı için aslında kendini ağır sorumluluklar altında hisseder.Yengeç’in en tipik yatırım aracı emlaktır.Araziye ve binalara kendi duyduÄŸu ihtiyaç yüzünden çok önem verir.Öncelikle kendi oturacağı, güvenliÄŸi, konforu tam, tüm ailenin rahatlıkla sığabileceÄŸi bir ev edindikten sonra, gelir elde etmek ve saÄŸlam yatırımlar yapmak amacıyla emlak almaya devam eder.Ayrıca koleksiyonculuÄŸu nedeniyle, topladığı antikalar, sanat eserleri de yatırım aracı olarak kullandığı diÄŸer alanlardır.Genel olarak toplayıcı, biriktirici bir yapısı olduÄŸu için, bir kenara para koymak Yengeç için çok zor deÄŸildir.Yiyecek, Yengeç’in hayatında çok önemli olmasına raÄŸmen, giyim masraflarını minimumda tutmayı tercih eder.

Kendine para harcamayı sevmeyen Yengeç, özellikle ailesi için son derece eli açık davranır.Sadakati seven Yengeç’in finansal konudaki en büyük dezavantajı, eski alışkanlıklarından vazgeçememesidir.Gerçekten verimli olmayan, belki de risk taşıyan bankasından ve yatırım yöntemlerinden Yengeç’in vazgeçmesi epey vakit alır.Empati mekanizması çok geliÅŸkin olan Yengeç, muhtaç olanlara yardım ederek, kendini manevi anlamda güven altında hisseder ve tatmin olur.Besleme dürtüsünün yoÄŸunluÄŸu, hiç tanımadığı insanlara yemek vererek yardımcı olmasının temel nedenidir.BoÄŸa gibi Yengeç de ne borç almayı ne de borç vermeyi sever.En zor ÅŸartlarda bile aldığı borcu muhakak geri veren Yengeç, kuvvetli hafızasıyla verdiklerini de asla unutmaz.Zor zamanlar geçirdiÄŸinde harcamalarını minimize ederken hemen hiç ÅŸikayet etmez ve zorlanmaz.

Aslan – Para
23 Temmuz – 22 AÄŸustos

Bonkör, lüksü seven, gösteriÅŸten hoÅŸlanan Aslan için para biriktirmek neredeyse imkansız gibidir.Ancak gücü çok seven Aslan, parayı da bir güç aracı olarak algıladığı için, mümkün olduÄŸunca standardını korumaya gayret eder.Tüm ihtiyacı olanlara ayrım yapmadan yardım etmesine raÄŸmen, kendi muhtaç durumda olmaktan nefret eder.Bu durumdaki Aslan’ın en yakınlarından bile yardım istemesi neredeyse hayatını kaybetmekle eÅŸdeÄŸerdir.Onurunu ve gücünü her ÅŸeyin önünde tutan Aslan, risk almayı da sever ve doÄŸal görür.Dolayısıyla kumar ya da talih oyunları finansal pozisyonunu sarsan en büyük dezavantajları olarak sıralanabilir.Çocuklarına karşı çok dayanıksız olan Aslan, maddi olarak da elinde ne varsa kullanarak, onların istediÄŸini yapmaya çalışır.Kendisiyle birlikte olan insanların, her zaman ve ÅŸartta en iyiye layık olduÄŸunu düşündüğü için, bu ÅŸekilde hareket eder.Bu maddi olanakların bulunmadığı zamanlarda bile, durumu karşısındakilere hissettirmemekle baÅŸlayan bir özelliktir.Dolayısıyla Aslan’ın ailesi kötü durumları en son öğrenir ve büyük ÅŸoklar yaÅŸar.ArkadaÅŸlarıyla birlikteyken, kimsenin elini cebine sokmasına izin vermeyen Aslan, zaman zaman finansal olarak da suistimal edildiÄŸinin farkına geç varabilir.

Saygı görmek ve takdir edilmek ihtiyacı yoÄŸun olduÄŸu için, parasızken kendini zavallı ve güçsüz hissederek, toplumsal paylaşımlara girmekten sakınacaktır.DoÄŸal bir risk sever olan Aslan borsada ve diÄŸer spekülatif alanlarda baÅŸarılıdır. Ancak, özellikle baÅŸarılı adımlardan sonra aşırı riskleri almaktan hiç çekinmemesi, kenara çekilmeyi bilmemesi, uçurumun kenarını görmesine de neden olur. Emlak borsası, altın borsası da Aslan’ın baÅŸarılı olabileceÄŸi alanlardır.Bunun dışında deÄŸerli taÅŸlar ve madenlerle yatırım yapmak da Aslan için uygun bir seçim olacaktır.

BaÅŸak – Para
23 AÄŸustos – 22 Eylül

Aslan’ın aksine BaÅŸak risk almaktan, somut olmayan hiç bir ÅŸeye adım atmaktan hoÅŸlanmaz.Toprak elementinden olan BaÅŸak’ın maddeyle iliÅŸkileri oldukça dengeli ve istikrarlıdır.Çalışmayı ve üretmeyi hayatın amacı olarak gören BaÅŸak, detayları görerek hareket ettiÄŸi için, saÄŸlam adımlar atmakta yanılmaz.Sürekli hesap yapan BaÅŸak, dünü, bugünü ve yarını düşünerek hareket eder.Genelde endiÅŸeli bir yapısı ve negativiteye eÄŸilimi olduÄŸu için, kötü günlerin yakında olduÄŸunu düşünerek, para biriktirir ve kendini güvende tutmaya çalışır.Çok ince hesaplar yaparak, en iyi kazancı saÄŸlayan yatırım sistemini baÅŸarıyla uygular.

Analitik yeteneÄŸinin yardımıyla, yatırımlarında gayet planlı, stratejik ve hesaplı davranır.BaÅŸak’ın en eÄŸilimli olduÄŸu yatırım yöntemi, bankada para biriktirerek, faiz almaktır.Genel olarak israfa karşı olduÄŸu için, tüketimde de hesaplı ve minimize eden bir tarzı vardır.Parasını çok çalışarak kazanan BaÅŸak, lüks tüketim mallarına, marka giyeceklere ya da isim yapmış yerlere meraklı deÄŸildir.KiÅŸiliÄŸi gibi sade bir yaÅŸamı olan BaÅŸak, baÅŸkalarına hizmet etmeyi sevdiÄŸi gibi, finansal anlamda yardım etmekten de sakınmaz.SaÄŸlığına ve temizliÄŸe çok önem veren BaÅŸak’ın en büyük harcamaları bu alandadır.Sık sık gittiÄŸi doktor kontrollerini finansal olarak dengeleyebilmesi için, saÄŸlık sigortası BaÅŸak’ın hayatında temel bir gereksinimdir.

Ev yaşamında da en çabuk tükenen malzeme temizlik ve hijyen için olanlardır.Paraya karşı realistik bir yaklaşımı olan Başak, gerçekten ihtiyacı varsa harcamaktan sakınmaz.Aslında iyi şeyleri sevmesine rağmen, hayatındaki öncelikleri sıralayabilme yeteneği, kötü günlerinde bile kendi kendine yetmesinin ve ayakta kalabilmesinin temel nedenidir.

Terazi – Para
23 Eylül – 22 Ekim

Denge unsuru olan Terazi finansal olarak da hayatında stabilizasyona ihtiyaç duyar.Pazarlık etmeden hiç bir şey satın almak istemeyen Terazi, aslında bunu bir prensip olarak yapmaktadır.Sanat ve güzellikler gezegeni Venüs tarafından yönetilen Terazi, değerli taşlara, madenlere, sanat eserlerine ve antikalara yatırım yapmayı tercih eder.Estetik değer yargıları oldukça kuvvetli olduğu için, genellikle aldığı eserlerin sonradan ciddi prim yaptığı görülür.

Ortaklığı sembolize eden Terazi, ortak yatırımlardan da kazanç saÄŸlar. Aslında son derece bonkör ve lüks yaÅŸamayı sever, birlikte olduÄŸu insan için parasını son kuruÅŸuna kadar gözünü kırpmadan harcayabilir.Özellikle aşık olduÄŸu zaman, finansal konulardaki kontrolünü tamamen yitirmesi olasılığı her zaman vardır.Sosyal yaÅŸama da çok düşkün olduÄŸu için, hem sosyal harcamaları hem de kılık kıyafet harcamaları yüksek seviyelerde dolaşır.Kimi zaman aidiyet ihtiyacından vazgeçemediÄŸi için, sosyal hayata ayak uydurma çabası, bütçesinde büyük deliklerin oluÅŸmasına neden olabilir.Güzellik ve kiÅŸisel bakım merkezlerinde harcadığı para da diÄŸer bir ciddi gider kalemidir.Terazi’nin hayatında para sadece güzelliklere ulaÅŸmak için kullanılan bir araçtır.Hiç bir zaman parayı bir amaç haline getirmeyen Terazi, isteyene istediÄŸi kadar yardım eder.Nezaketi ve zerafeti yüzünden verdiÄŸi borçları geri isteyemediÄŸi için, pek çok zaman etrafındaki insanlar tarafından da suistimal edilir.Paylaşım temel gereksinimlerinden olduÄŸu için, muhakkak maddi kaynaklarını da ortak kullanıma sokar.

Akrep – Para
23 Ekim – 21 Kasım

Kararlı ve dayanıklı bir burç olan Akrep, amacına kilitlendiÄŸi zaman asla geri dönmez.Zodyak’ta finans konularıyla alakalı burçlardan birisidir.Akrep özellikle geniÅŸ ölçekli maddi konularda, analitik yeteneÄŸi ve sezgileri yardımıyla olumlu adımlar atar ve baÅŸarılı olur.

Kendine hiç acımayan, zorluklara göğüs germeyi bir meziyet olarak kabul eden Akrep’in hiç bir ÅŸeyde olmadığı gibi maddi konularda da hayatın kolaylıklarını beklemek gibi bir lüksü yoktur.Amacına ulaşıncaya kadar sıkıntılara dayanmaktan korkmayan ve çekinmeyen Akrep, aslında güzel ÅŸeyleri sever.İyi bir eve, saÄŸlam ve emniyetli bir arabaya sahip olmak, güzel giyinmek onun da hayati amaçlarını arasındadır.Ancak Akrep hiç bir zaman gösteriÅŸ yapmak adına, ya da sadece moda diye alış-veriÅŸ yapmaz ya da bir yere gitmez.ÖdediÄŸi paranın ne olursa olsun karşılığını almak ister.Aldığı bir ÅŸeye çok para ödeyebilir ama, sadece aldığı ÅŸeyin kalitesine inandığı içindir.Dolayısıyla akıllı para harcayan Akrep, istikrarlı bir mali portre çizer.Yatırımlarında analitik yeteneklerinin ve stratejilerin arkasını görebilme kabiliyetinin yansımaları görülür.

Hiç bir zaman tek bir yatırım aracına güvenmeyen Akrep farklı araçları kullanarak parasını çoÄŸaltmak böylece tedbiri elden bırakmamak alışkanlığındadır.Zodyak’ta ortak finansal kaynakları da sembolize eden Akrep burcunun üyeleri, yaÅŸamlarında maddi kaynakları birlikte oldukları insanınkiyle birleÅŸtirerek çoÄŸaltmayı da uygun bulurlar.Buradaki temel amaç, ortak yaÅŸama, ortak kaynaklarla devam etmek ve Terazi’de baÅŸlayan paylaşımı sürdürmektir.

Yay – Para
22 Kasım – 21 Aralık

Ağustos böceğine benzeyen Yay, mali alanda da oldukça iyimserdir. Varsa harcar, yoksa oturur.Aslında şans ve zenginlik gezegeni Jüpiter tarafından yönetilen Yay burcu insanları, hep maddi sınırlarını aşmanın peşindedir.Her şeyi büyük boyutlarda düşünen Yay burcu, büyük yatırımlar yapmayı, geniş ölçekli meblağlarla oynamayı sever.Dolayısıyla riskleri de büyür.Tehlike son aşamasına gelip, kapıya dayanıncaya kadar ne iyimserliğinden, ne de umudundan bir nebze kaybetmeyen Yay, gerçekle yüzyüze geldiğinde şok olur.

‘İnsanın yaptığı en iyi yatırım kendine olanıdır’ felsefesine çok yatkın olan Yay, kendini ilerletmek, donanımını geliÅŸtirmek için hiç bir harcamadan kaçınmaz.İleri yaÅŸlar da bile, fırsatını yakalarsa, para kazanmayı bir yana bırakarak, eÄŸitime baÅŸlayabilir.Macerayı sevmesi, uzun yolculuklarla kiÅŸiliÄŸini entegre etmeyi amaçlaması nedeniyle, uzun seyahatlere büyük paralar harcamaktan hiç çekinmez.Yay’ın birlikte olduÄŸu insanlara karşı sorumluluk duygusu çok yoÄŸun olmadığı için, aile üyeleri mali anlamda ciddi problemler yaÅŸayabilir.Parayı hayatı tanımak, kendini geliÅŸtirmek, eÄŸlenmek için bir araç olarak gören Yay, gerek biriktirmekte gerekse, zor günler için yatırım yapmakta çok zorlanır.Aslında her ÅŸartta hayata adapte olabildiÄŸi ve mutluluÄŸu elde etmekte diÄŸer burçlara göre daha becerikli ve ÅŸanslı olduÄŸu için, para Yay’ın hayatında öncelikli bir gereksinim deÄŸildir.Minimum ÅŸartlarda bile keyif yapacak, zevk alacak imkanları yaratmak, Yay için sıradan bir iÅŸtir.

OÄŸlak – Para
22 Aralık – 19 Ocak

Toprak elementi OÄŸlak, Zodyak’ın maddeye hakim olmayı seven üyelerinden birisidir.İhtiyat, tedbir özellikleri risklerin OÄŸlak’ın yanından sıyrılıp gitmesindeki en önemli etkendir.Planlama, organizasyon ve yönetme yetenekleri finansal alanda da kendini gösterir.OÄŸlak hayatının maddi hedeflerini saptar ve uzun yıllara ait stratejiler geliÅŸtirerek, sabırla, :-) :-):-):-)netle, yılmadan bu hedefe ulaÅŸmak için durmaksızın çalışmaya baÅŸlar.Yatırım yaparken, kazançtan çok emniyet öncelik taşır. Dolayısıyla geleneksel yöntemler, minimum risk tipik OÄŸlak tarzıdır.OÄŸlak, büyük organizasyonların içinde olmayı tercih ederek, kendi bireysel riskini daraltma eÄŸilimindedir.Çalışırken verdiÄŸi emeÄŸin karşılığını, riskini minimize ederek almayı tercih eder.

Pratik ve çabuk çözüm üreten yapısıyla, finansal tıkanıkların giderilmesinde liderlik rolünü üstlenmeye eğilimlidir.Özellikle organizasyonların finans kısmında çalışan Oğlaklar, zaman içinde şirketin temel taşı haline gelirler.Ekonomi yapmak, bütçe oluşturmak, kaynak temin etmek Oğlak için en doğal fonksiyonlardır.Üretime yatkın doğası, kolay organize olabilmesi, stratejiler yaratırken geleceğe dair ürettiği fikirler, önünü görmesine yardımcı olur.Zaman zaman eli sıkı hatta cimri olarak nitelendirilen Oğlak, aynı Yengeç gibi parayı bir emniyet aracı olarak görür.Kendisinin ve sorumluluğunda olan insanların geleceğini ve ihtiyaçlarını bir an bile aklından çıkararak, gevşeyemez.

Kova – Para
20 Ocak – 18 Åžubat

Maddeyle, parayla hiç baÄŸlantısı olmayan burçlardan birisi de Kova’dır.Para ancak teknolojiye sahip olmak istediÄŸinde ya da hümaniter amaçla, insanlara yardım etmek istediÄŸinde Kova’nın aklına gelir.Demokrasiye ve eÅŸit ÅŸartlara çok önem verdiÄŸi için, hayatı boyunca asla bireysel kalkınma, kiÅŸisel servet edinme amacına da sahip olmaz.Beklenmeyenlerin gezegeni Uranüs tarafından yönetilen Kova, çok deÄŸiÅŸken, zaman içinde bir aşırı uçtan diÄŸer aşırı uca kayan bir harcama ve biriktirme alışkanlığına sahiptir.Yeniliklerin peÅŸinden giden ve teknolojik alandaki becerisi çok kuvvetli olan Kova, farklı yöntemlerle para kazanır ve farklı ÅŸeyler için para harcar.Her an geliÅŸen teknolojiye yatırım yaptığı için, genellikle pek kazançlı deÄŸildir.

Tam tersine, sonu gelmeyen yenilemelerden dolayı bütçesinde süregelen açıklar oluşur.İnsani değerlere ve ihtiyaçlara karşı hassas olan Kova, parasını başkaları için kullanmaktan, son kurşuna kadar harcamaktan hiç çekinmez.Ancak kendi bireysel sıkıntılarında dışarıdan yardım almayı tercih etmeyerek, kendini idare etmeye çalışır.Özellikle maddi sorunlarını paylaşmayı sevmediği için, en yakınları bile mali durumu hakkında bilgi sahibi değildir.Hiç bir lüks tüketime zaafı olmayan Kova, aslında minimum şartlarda bile kendini meşgul edecek, mutlu edecek fırsatlar yaratabilir.Oldukça bağımsız bir yapısı olduğu için erken yaşlardan itibaren kendi hayatını kazanmak için, muhakkak çalışır.Önemli olan kimseye bağımlı olmadan, ya da sadece maddi çıkarlar yüzünden başını eğmeden yaşamına devam edebilmektir.

Balık – Para
19 Åžubat – 20 Mart

Zodyak’ın anti-maddeci olarak tanınan Balık burcu, belki de paranın varlığından bile habersiz olabilir.Hayatın gerçeklerinden ve gerekliliklerinden kolayca uzaklaÅŸan Balık, hayatı devam ettirmek için paranın gücüne ihtyaç duyduÄŸunu farkettiÄŸinde ÅŸaÅŸkınlık içinde kalır.Balık’ın maddeyle olan iliÅŸkisini düzene sokabilmesi için ebeveynlerinin erken yaÅŸlardan itibaren ciddi eÄŸitim vermesi gereklidir.İleriki yaÅŸlarda da Balık, yatırımlarında profesyonel yardıma ihtiyaç duyar.Ruhsallığı ve maddeleÅŸememeyi sembolize eden Neptün tarafından yönetilen Balık, diÄŸer insanların ihtiyaçlarına karşı duygusal ve hassas bir davranış biçimi geliÅŸtirmiÅŸtir.

Empati mekanizması o derece geliÅŸkindir ki, gerçekten kendi hayatını devam ettirebilmek için sahip olduÄŸu son kaynağı bile, tamamen karşısındaki insana verebilir.Böylece Balık, insanlar için ruhsal enerji kaynağı olduÄŸu gibi, maddi enerji kaynağı haline de gelir.Dolayısıyla sınırlarını tayin edebilmek, kendine dur demeyi bilebilmek için Balık’ın kontrol mekanizmaları üzerinde çalışması gereklidir.Balık aslında sevdiÄŸi iÅŸi yaparsa, hakkını verdiÄŸi için oldukça büyük paralar kazanabilir.Sanattan iyi anlayan ve sezgileri kuvvetli olan Balık, Aslan ve Terazi gibi, sanata yapacağı yatırımlardan da prim saÄŸlar