Dağlıca’da bir asker şehit

Dağlıca’da bir asker şehit

HAKKARİ’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Bölgesi’nde güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çıkan çatışmada uzman çavuş İhsan Mert şehit oldu. Bölgeye helikopterlerle takviye birlikler sevk edildi.

Yüksekova İlçesi’ne yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Dağlıca Bölgesi’nde busabah arama- tarama faaliyetini sürdüren askerler, bir grup PKK’lı teröristle karşılaşınca çatışma çıktı. PKK’lı teröristlerin açtığı ilk ateşle uzman çavuş İhsan Mert, şehit düştü. Çatışma bölgesine takviye birlikler sevk edilirken, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’ndan kalkan helikopterler Dağlıca Bölgesi’ne doğru gitti. Bölgede teröristlerle güvenlik güçleri arasında yer yer sıcak temasın sağlandığı belirtildi.

GENELKURMAY’DAN AÇIKLAMA

Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari’nin Dağlıca bölgesindeki çatışmada bir askerin şehit olduğunu, 2 askerin ise yaralandığını duyurdu.
Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “14 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 07.15 sularında, Hakkâri Yüksekova Dağlıca bölgesinde teröristlerle çıkan silahlı çatışma esnasında bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere iki kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralılar derhal hastaneye sevk edilmiş ve tedavilerine başlanmıştır. Çıkan çatışmada iki terörist etkisiz hale getirilmiş olup, operasyona devam edilmektedir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, şehidimizin değerli ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yüce Türk milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar diliyoruz” denildi.

ÇIĞLI BÖLGESİNDE OPERASYON

Hakkari’nin Irak sınırında bulunan Çukurca İlçesi’nin Çığlı Üs Bölgesi’ne dün sabaha karşı PKK’lı teröristlerin ağır silahlarla saldırması üzerine çıkan çatışmada 6 askerin şehit olması ve bölgeye takviye olarak giden taarruz helikopteri Kobra’nın da teknik bir arıza nedeniyle düşmesi sonucu 2 pilotun şehit olması ardından bölgede kapsamlı operasyon başlatıldı.
Dün geç saatlere kadar hava hareketliliğinin görüldüğü bölgede operasyonlar bugünde devam ediyor.

ŞEMDİNLİ’DE UÇAK HAREKETLİLİĞİ

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde sabah saatlerinde başlayan operasyonlar devam ederken, Şemdinli ilçesi’nde ise uçak hareketliliği gözlendi. Saat 11.30 sıralarında Yüksekova yönünden gelen savaş uçakları Şemdinli ilçesi üzerinden geçerek Irak’a doğru yöneldi. Uçak hareketliliği yaklaşık yaram saat sürdü.

ŞEHİT İRFAN MERT, EVLİ VE BİR ÇOCUK BABASIYDI

HAKKARİ Dağlıca bölgesinde PKK’lı teröristlere yönelik düzenlenen operasyonlar şehit olan 28 yaşındaki jandarma uzman çavuş İrfan Mert’in acı haberi Hatay’ın Kırıkhan İlçesi’ndeki ailesini yasa boğdu.

Evli bir çocuk babası İrfan Mert’in şehit olduğu haberini Kırıkhan Kaymakamı Hasan Gözen, Kırıkhan Belediye Başkanı AK Partili Ayhan Yavuz ile askerler ilçeye bağlı Topboğazı Mahallesi’nde oturan babası Tahir ile annesi Münevver Mert’e verdi. Acı haberle sinir krizi geçiren aileye sağlık görevlileri müdahale etti. İrfan Mert’in şehit olduğunu duyan yakınları ve komşuları ise eve akın etti.

EŞİ ACI HABERİ MERSİN’DE ÖĞRENDİ

Uzman Çavuş İrfan Mert’in 3 yıllık eşi Radya Mert, acı haberi ailesini ziyarete geldiği Mersin’de aldı. Merkez Mezitli ilçesi Yeni Mahalle’de oturan babası Suphi Duman’ı 3 gün önce ziyarete gelen şehit eşi Radya Mert’e acı haber, Merkez Komutanı Albay Ekrem Özer ile askeri yetkililer tarafından verildi. Aldığı haber ile fenalık geçiren Radya Mert’e, sağlık görevlileri tarafından sakinleştirici yapıldı.

Eve Türk bayrağı asılırken, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı MHP’li Burhanettin Kocamaz da aileyi ziyaret ederek baş sağlığı dileklerinde bulundu. 7 aylık Gülhan Fatma adında kız çocuğu bulunan şehit eşi Radya Mert, ambulansla, askeri yetkililer eşliğinde eşinin baba ocağı olan Hatay’ın Kırıkhan İlçesi’ne gitti.

14 Mayıs 2016
Dağlıca’da bir asker şehit için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Son dakika – Bülent Arınç: Söylediğim her sözün arkasındayım

Son dakika – Bülent Arınç: Söylediğim her sözün arkasındayım

İşte Arınç’ın açıklamasının tam metni:

”Sevgili dostlar;

30.01.2016 Cuma akşamı CNN Türk’ te Sayın Taha Akyol ile yaptığımız program sonrasında pek çok kişiden tebrik, takdir ve teşekkür mesajları aldım.

Bazı dostlarımız ise söylediklerimin doğru olduğunu, ancak bunun birileri tarafından suistimal edilerek partimiz aleyhinde kullanılacağı endişesini taşıdıklarını ifade ettiler.

Samimi tebrik ve eleştirilere candan teşekkür ediyorum.

Program sırasında da ifade ettiğim ve doğrusu da beklediğim üzere birkaç kişi de çirkin ifadelerle sosyal medyayı kullandılar. Bunları yapanların amaçlarını, kişiliklerini ve karakterlerini çok iyi biliyorum. Onlar da kendilerine yakışanı yaptılar.

SÖYLEDİĞİM HER SÖZÜN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM

Bu vesileyle bir kaç hususu arz etmek istiyorum;

1. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, yaklaşık iki saat süren programda, bildiğim ve bizzat şahit olduğum olayların çok küçük bir bölümünü, en doğru şekilde anlattım. Türkiye’mizin yaşadığı, ya da ileride yaşayabileceği sorunların çözümü için faydalı olacağına inandığım çözüm önerisi ve tekliflerde bulundum.

Söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım.

2. “Bunları neden şimdi ve neden kamuoyu önünde konuşuyorsunuz?” diye eleştirenlere sadece bir kaç cümle ile cevap vermek isterim. Biliniz ki, hiç bir gerçek “Neden şimdi?” sorusunun muhatabı değildir. Ve biliniz ki, geçmişte de, bulunduğu her makamda, üstlendiği her görevde hakikati söylemekten asla geri durmamış birine “Neden şimdi, neden kamuoyu önünde?” diye sormak geçmişten bihaber olmak demektir.

BU KADIN YAZARA ‘TARAF’IN LAWRENCESI’ DEMEK İSTEMEM

3. Program sırasında “troliçe” sözleriyle kimi kastettiğimi herkes çok iyi biliyordu. Nitekim yarası olan gocundu ve daha program bitmeden şahsıma hakaret etti. Bu kadın yazara birisinin cevabı gibi “Taraf’ın Lawrencesi” demek istemem. Onu, bu hakareti ve yargı süreci ile başbaşa bırakıyorum.

Bazı hanımefendi yazarlar, bu sözlerimle kendilerini kastettiğimi düşünmüş olabilirler. Kesinlikle kendilerini kastetmedim. Benim kastım, bu kadın yazar ve onu gibi kişilik hakkı, edep, saygı, sorumluluk bilmeyen ve hoşgörü tanımayan kişilerdir.

BELKİ DE ALDIKLARI TALİMATLA ‘ESKİ ÇINARI YIKMAK’ HEVESİYLE…

4. Programdan sonra, belki de aldıkları talimatla “eski çınarı yıkmak” hevesiyle manşetlerden, tv programlarından, gazete köşelerinden, sosyal medya ve diğer mecralardan şahsıma yönelik başlatılan linç kampanyası, heves sahiplerinin kursaklarında kalabilir. Zira tez canlı bazı arkadaşlarımızın iddiaları ile gerçekler arasında pamuk ipliği kadar bile bir bağ yokken bu kampanya yine size döner ve cümle alem size güler.

YIKMAYA ÇALIŞTIĞINIZ ÇINARIN GÖLGESİNDE GÜNEŞ GÖRMEMİŞ BİR ÇOK HAKİKAT GÖLGELENİYOR

Unutulmamalıdır ki, yıkmaya çalıştığınız çınarın gölgesinde, güneş görmemiş daha bir çok hakikat gölgeleniyor.
Yıkmayı, yıkıcı olmayı değil, yapmayı, yapıcı olmayı, hevesleri değil, akıl ve iz’ anı salık veririm.

VİCDANIM NEYİ EMREDİYORSA O ŞEKİLDE KONUŞURUM

5. Yaptığım açıklamalar neticesinde, aidiyetlerinin sözcüsüymüş gibi “bizim için bir anlam ifade etmiyor”, “tövbe etsin, özür dilesin”, “artık güvenmeyiz” gibi beyanlarda bulunanlara da şunu söylemek isterim;
Siz, birilerini, “kendilerine kutsiyet atfediliyor” diyerek eleştirirken, bu yaklaşımlarınızla her biriniz ayrı ayrı kendinizi kutsuyorsunuz, farkında mısınız? Hiçbir açıklamayı birileri için anlam ifade etsin diye yapmadım, yapmam. Aklım, vicdanım neyi emrediyorsa o şekilde konuşurum. Tövbeyi arınma, özür dilemeyi erdem bilirim ve gerekliliğine inanıyorsam hiç çekinmeden yaparım. Allah’ a inanan insanların, kendilerini tövbe ve af makamında görmelerini ise hayretle karşılarım.

ZULME GEREKÇELER BULMAYA ÇALIŞMAK, O ZULME ORTAK OLMAKTIR

6. Mesleki ve siyasi hayatım boyunca her zaman haktan yana oldum, haksızlık ve adaletsizlikle mücadele ettim. Birileriyle mücadele edebilirsiniz, birilerini sevmeyebilirsiniz ve kaldı ki onların yanlışları da olabilir. Öyle olsa dahi, ilahi emir odur ki “adaletten ve hukuktan ayrılmamak gerekir.”
Hangi sebeple, hangi uğurda ve hangi motivasyonla olursa olsun, insanların kişilik haklarına kasten, bilerek saldırılıyorsa, delilsiz ve ispatsız cezaevlerine konuluyorlarsa benim yapacağım tek şey, tüm hayatım boyunca yaptığım gibi mazlumun yanında yer almaktır. Mazlumun aidiyetine ve zulmün menşeine bakarak zulme gerekçeler bulmaya çalışmak, o zulme ortak olmaktır.

1987 DOĞUMLU GENÇ ARKADAŞIMIZ BENİ İTHAM ETMİŞ

7. Şu an önemli bir göreve getirilmiş olan ve dedesi ile birlikte siyaset yaptığım için bana da özel sevgisi ve saygısı olduğunu her fırsatta söyleyen, 1987 doğumlu genç bir arkadaşımız beni “sahip olduğu bütün makamları borçlu olduğu yol arkadaşına sırtını dönmekle” itham etmiş.

CEHALET ÇAMURUNDAN BİR HAKİKAT HEYKELİ YAPIP, ONA HEDİYE ETMEKTİR NİYETİM

Bu iftiralara ve cehalete mecburen cevap veriyorum. Amacım elbette müfterileri muhatap almak değil. Müfterinin, üzerime sıçratmak istediği cehalet çamurundan bir hakikat heykeli yapıp, yine ona hediye etmektir niyetim. Ta ki her baktıkça cehaletinden tekrar tekrar utansın.

GENÇ ARKADAŞIM; GELDİĞİM TÜM SİYASİ MAKAMLARA ÇALIŞA ÇALIŞA GELDİM

Genç arkadaşım;

Senin doğumundan 20 yıl önce, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci iken, merhum Erbakan Hocam ile birlikte bundan 45 yıl kadar evvelinde siyasete başladım. 20 yıl parlamentoda milletvekilliği yaptım.

Geldiğim tüm siyasi makamlara, şüphesiz yüce Allah’ın takdiri, halkımızın desteği ve gece gündüz demeden, soğuk sıcak demeden çalışa çalışa, çile çekip bedel ödeye ödeye geldim.

HİÇBİR KİŞİYE DİYET BORCUM YOKTUR

Bu anlamda, kastettiğiniz şekilde, hiçbir kişiye hiçbir diyet borcum yoktur. Ben siyaseten varlığımı, kimsenin yokluğuna ya da birilerinin var ol demesine borçlu değilim.


EMSALLERİ, ÇEVRENİZDE GİDEREK ÇOĞALDIĞI İÇİN BENİ DE ÖYLE ZANNETTİNİZ

Beni başka birileri ile karıştırıyorsunuz. Emsalleri, çevrenizde giderek çoğaldığı için beni de öyle zannettiniz. Çok yanılıyorsunuz.

Yaşınız yetmeyebilir, ya da fırsat bulup okuyamamış, araştıramamış olabilirsiniz, dedenizi de hayırla yad ile, onun hatırına küçük bir hatırlatmada bulunayım;
1980 sonrası siyasi yasağım bitince merhum hocamızın talimatı ile 1986-87-91-94(mahalli) seçimlerinde Manisa’ dan aday oldum. Manisa’ da oy oranımız çok düşüktü. Ve kazanma ihtimalimiz de yoktu. Attı tek bir gayemiz vardı, inandığımız dava uğruna, halkımıza iyi olanı, güzel olanı ve doğruları anlatmak ve bir gün mutlaka bu fikirlerimizi iktidar yapmaktı. 1995 ve 1999′ da milletvekili olduğunda genel başkanımız merhum Erbakan’ dı. Bugüne kadar ona saygıda hiç kusur etmedim, o da beni her zaman ve son nefesine kadar hayırlı yad etti ve takdir etti. Allah ondan razı olsun. Kabri nur, mekanı cennet olsun.

ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK VE ŞEREFLE YAŞADIM

2001 Ağustos’unda AK Parti’ yi kurduk.

Sayın Erdoğan milletvekili olmadığı için T.B.M.M.’de arkadaşlarım beni oy birliği ile grup başkanı yaptı.

Seçime çok yaklaştığımız bir zamanda, bir hukuk komplosu ile sayın Erdoğan’ in genel başkanlığı ve milletvekili adaylığı iptal edilmişti. Bu haksızlığa karşı daha çok çalıştık ve tek başımıza iktidar olduk.

Ben AK Parti’ nin ilk Meclis Başkanı’yım. Sayın Erdoğan parlamentoda değildi. 5 yıl Meclis Başkanlığı yaptım. AK Parti milletvekilleri dışında diğer partilerden ve bağımsızlardan da oy aldım.

2007 seçimlerinde Meclis Başkanı iken tekrar aday oldum, seçim mitinglerine katıldım. 2011′ de de, o zamanki genel başkanımız Sayın Erdoğan’ın istek ve talimatı ile Bursa’dan aday gösterildim.

2009 ile 2015 yılları arasında 6 buçuk yıl Başbakan Yardımcılığı yaptım. Başbakan oldukları sürede Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu ile birlikte çalıştım. Onların bana duyduğu güven ve itimada da her zaman için teşekkür ediyor, bu hususta şükranlarımı arz ediyorum.
20 yılı aşan milletvekilliği hayatımın her gününü alnım açık, başım dik ve şerefle yaşadım. 2001′ den bu yana, siyasi ahlakım gereği sayın Erdoğan’ a genel başkanımız ve liderimiz olarak bağlı kaldım. AK Parti M.K.Y.K.’sinde de birlikte çalıştım.

KENDİ İSTEĞİMLE SİYASETE ARA VERDİM

Şu an ise, parti tüzüğünde hiçbir engel olmamasına rağmen, Sayın Başbakan’ımızın ısrarlı, nazik davet ve tekliflerine özürlerimi ve gerekçelerimi bildirip müsaade isteyerek, tamamen kendi isteğimle aktif, parlamanter siyasete ara vermiş bir siyasetçiyim.

Bu kısa özetten sonra bilmenizi isterim :

40 yılı aşan siyaset hayatınızda hiçbir şaibeyle anılmamış, akçeli, ökçeli işlerde de adınız hiç geçmemiş, oturduğunuz makamları amaç değil, davanız için araç olarak görmüşseniz ve sizi seven, size inanan insanlar, konu siz olunca başlarını önlerine hiç ama hiç eğmemişse rahat konuşursunuz.

Aksi halde;

Ya altınızdaki koltuğu verenin koltuk değneği olur, ya da köşe verenin koçbaşı olursunuz.

Milli Görüş’ten bugüne bizim siyasetimizde dava olarak isimler değil, ilkeler ve değerler vardır. Yüzünüzü isimlere çevirir ve isimleri dava edinirseniz, biliniz ki isimler fanidir ve insanlar hatadan hali değildir.

Dava olarak ilke ve değerleri edinirseniz de biliniz ki, 14 asır sonra bile dipdiri, capcanlı bir davanız olur.

Değerli dostlar, hepinize selam ve sevgiler.

Sağlıcakla kalın…

Bülent ARINÇ
22.Dönem TBMM Başkanı”



1 Şubat 2016
Son dakika – Bülent Arınç: Söylediğim her sözün arkasındayım için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Sur’daki terör operasyonu

Sur’daki terör operasyonu

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde teröristlere yönelik operasyonlarda şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Bekir Şimşek’in (25) Yozgat’ın Aydıncık ilçesindeki baba evine acı haber ulaştı.

Kaynak: AA 
Sur'daki terör operasyonu

Şehidin ailesine acı haberi İl Jandarma Alay Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ve Aydıncık Belediye Başkanı Ahmet Koçak verdi. Şehidin baba evine ve mahalle girişine Türk bayrakları asıldı.

 

 

Şehidin ağabeyi Adem Şimşek, olayın meydana gelişiyle ilgili bilgileri olmadığını ifade ederek, “En son 2 gün önce görüşmüştük. ‘Sur’a geldik, operasyonlara çıkıyoruz’ dedi. Daha 6 aylık askerdi. Biz 8 kardeşiz, şimdi çağırsınlar hepimiz de cepheye, çatışmaya gitmeye hazırız” dedi.

 
Şehidin amcası Seyfettin Şimşek de 1 hafta önce telefonla görüştükleri yeğenine “Yozgat’a geldiğinde kendisini evlendireceği sözü verdiğini” aktardı.

Kardeşinin 16 yıl önce vefat ettiğini ve amcası olarak yeğenine her türlü desteği verdiğini belirten Seyfettin Şimşek, “Bekir’e ‘babam yok, kimsesizim deme’ dedim. ‘Ben de senin baban sayılırım’ dedim. Bunları konuştuk.

 

Diyecek başka bir şey bulamıyorum” diye konuştu.

 

 

Terör örgütüne destek verenlere seslenen amca Şimşek, şöyle devam etti:
“Dış düşmanlar neyse, biz neden içeride birleşmiyoruz. Neden bayrağın altında tek birlik olamıyoruz. PKK Allahsız, kitapsız, Kur’ansız, dinsiz, imansız bir örgüttür.

 

Kafirdir ve hiçbir dine mensup değillerdir. Müslüman Kürtler bizim kardeşimizdir. Benden hiçbir farkı yok onların. Kürt kardeşlerim için canımı veririm.

 

Allah’a inanan Kürt kardeşlerime sesleniyorum, PKK kafirdir, onu destekleyenler de kafirdir. Ey Kürt kardeşlerim, siz Müslümansınız, Allah’a inanıyorsunuz, neden onlara destek oluyorsunuz.”

Şanlıurfa’da görev yaparken bir süre önce Diyarbakır’ın Sur ilçesinde görevlendirilen Bekir Şimşek’in 6 ay önce uzman erbaş olduğu öğrenildi.

 

Şehidin cenazesinin yarın Aydıncık ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.

1 Şubat 2016
Sur’daki terör operasyonu için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Cem Yılmaz yeni filmini Konyalılarla izledi

Cem Yılmaz yeni filmini Konyalılarla izledi

 

Komedyen ve sinema oyuncusu Cem Yılmaz, başrolünü üstlendiği yeni sinema filmi İftarlık Gazoz’u Konyalı seyirciyle beraber izledi.

Cem Yılmaz yeni filmini Konyalılarla izledi

 

Dün vizyona giren, başrolde Cem Yılmaz’ın yer aldığı İftarlık Gazoz filmi için Türkiye’nin çeşitli illerinde olduğu gibi Konya’da da galası gerçekleştirildi. Kentplaza AVM’de yapılan galaya Cem Yılmaz’ın yanı sıra film oyuncuları Ümmü Putgül, Okan Avcı, Yılmaz Bayraktar, Berat Efe Parlar ve filmin yönetmeni Yüksel Aksu katıldı. Yeni filmini Konyalı sinemaseverlerle birlikte izleyen Cem Yılmaz film öncesinde esprili açıklamalarıyla herkesi güldürdü.

 

 

 

İftarlık Gazoz filminin İstanbul’daki galasından sonra Konya’da yapmak istediklerini belirten Yılmaz, “Filim vizyona girdiği zaman biz o sırada evimizde oluyoruz. Salonlarda insanlar ne reaksiyon veriyor, filmi her anını nasıl izlerken görmek istiyoruz. Filmi birlikte izleyeceğiz. Sinema salonu bizim için kutsal yer. Biz buraya yakışır güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. İçerik olarak bu bizi mutlu ediyor. Kaliteli bir filim olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de beğenisine sunuyoruz. Karanlık olsa da çok yakınınızda olacağız ve yüzlerini takip edeceğiz. Biz perdeden ziyade size bakacağız. Daha önce filmi izlemiş olmanın duygusu. Biz filmi sizlerin yüzünde izliyoruz” dedi.

 

 

 

Konya’ya geldiklerinde paranın Konyalılarda olduğunu öğrendiğini dile getiren Cem Yılmaz, İstanbul’da boşa çırpındıklarını söyledi. Cem Yılmaz’ın bu sözleri salonda kahkahalara neden oldu. Cem Yılmaz bir ara konuşmasını keserek uzaktan özçekim yapmaya çalışan bir vatandaşın yanına giderek birlikte çekinmesi renkli görüntüler oluşturdu.

 

 

 

Diğer taraftan 5 yıldır Cem Yılmaz’ı beklediğini söyleyen Akşehirli bir vatandaşa ise Cem Yılmaz, “Konya’nın tarihi yerlerinden Nasreddin Hoca’nın torunları. Birde Akşehir’de Nasreddin Hoca’ya o soruları soranların torunları var. ‘Hoca gölün orada ne yapıyorsun’ diyende Akşehirli” diye espri yaptı.
Filmin yönetmeni Yüksel Aksu ise, filmin adının neden İftarlık Gazoz olduğunun filmi izleyince anlaşılacağını söyleyerek, özlediği Ramazan günlerini çekmek istediği için böyle bir filim sahneye koyduklarını dile getirdi.
Sonra filmin oyuncuları tek tek izleyiciye teşekkür ederken, Cem Yılmaz ve film ekibi İftarlık Gazoz filmini Mevlana’nın 22. kuşak torunlarından Esin Çelebi Bayru ve Konyalı sinemaseverlerle birlikte izledi.

31 Ocak 2016
Cem Yılmaz yeni filmini Konyalılarla izledi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad