Aynadaki_DeLi:Bölüm:16

Aynadaki_DeLi:Bölüm:16
Hayatımın En Acı Günü…!

Tarih 12 mart 2005 günlerden cumartesi arkadaşlarla zaferde bir kafeye gittik normal bir hafta sonuydu hava güzeldi rutin bir gündü ben yine geldim sabaha karşıydı evdeki huzursuzluklarım yüzünden.Tek Bir Ayrıntı Vardı. Annem ben yatağa girdiğimde odaya gelmişti sanki bana veda edercesine beni öpüp kokluyordu derin derin iç çekiyordu ağlamaklıydı benim kafam iyi olduğu için sarhoştum tepki bile veremedim.Sabah annem her zaman yaptığı gibi erken uyanmış üvey babam Talat ın kahvaltısını hazırlamış onu yolcu etmiş.Bende uyandım 10.30 da evden çıktım kahvelerimizi söylemiştik öğlene doğruydu telefonum çalmaya başladı tanımadığım bilinmeyen bir numara acı acı çalıyordu telefonu açtım üvey ablam handan ın kocası rahman eniştem celalettin nerdesin dedi enişte çarşıdayım buyur diye cevap verdim bana dedi çabuk eve gel enişte hayırdır dedim yok bişi eve gel dedi içimde kötü bir his vardı merak ettim ısrarla tekrar sordum enişte noldu niye geleyim eve dedim. Anneni Kaybettik çabuk eve gel dedi dünyam başıma yıkılmıştı apar topar kalktık masadan eve doğru yola çıktık yolda düşündüğüm şey kalp hastasıydı kalp kapakçıkları değişmişti doktorlar 100/10 yaşama şansı verdiği bir ameliyattan sağ sağlim çıkmıştı aklıma gelen şey heralde dedim kalbi dayanmadı daha 23 yaşında bir gençtim doğru düşünemiyordum idrak edemiyordum ne oldu ne bitti hiç bir şeyden haberim yoktu acı gerçeği eve geldiğimde öğrendim evde polisler vardı neler olduğunu anlamaya çalışıyordum beni eve almadılar 2 hafta önce evini taşıdığımız bir polis abi beni hatırladınmı abim dedi başın sağ olsun Annen in neden İNTİHAR etti bir bilgin varmı diye bana o acı soruyu sordu o anda dünyam başıma yıkılmıştı bu nasıl olabilirdi annem cuma toplantılarında hoca lık yapan bir kadındı inanamadım konuşamadım o anda kendimi kaybettim hiç bir şey yoktu dunya durmuştu polis abi konuşmaya başladı ANNEM in bu 3.cü İNTİHAR denemesi olduğunu ilk denemesi ilaç içmiş hastaneye kaldırılmış 2.ci denemesi okulun çatısına çıkmış onuda engellemişler ama bu sever kaybetmiştik benim hiç bir şeyden haberim yoktu annem kardeşlerimi sıkı sıkı tembihlemiş abinize sölemeyin bana kızar diye ben o ara bodrum da çalışıyordum sigarayı bıraktığım bir dönemdi bakkala gittim 1 paket uzun parlament aldım eve girmek istiyordum bana engel olmaya çalışan polislere akrabalarıma bağırarak karışmayın bana annemi görecem dedim herkesi evden çıkardım kendimde değildim önce isyan edip evdeki bütün camları kırmak geçti içimden sonra düşündümki bir faydası olmayacak annem banyoda bir çivi çakmış üzerine çivinin üzerine 3 rakamını yazmış kendini iple asmış canına kıymış yerde cansız bedeniyle karşılaştım boynu morarmış öylece yatıyordu annem boylu poslu dunya güzeli bir kadındı yanına oturdum yarım saat öylece hareketsiz yarım paket sigara içtim yanında dunya da bana tek değer veren beni tek seven beni tek düşünen kadın canına kıymış öylece kucağımda yatıyordu ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmiyordum daha 23 yaşında bir çocuktum hiç bir şey düşünecek durumda değildim öylece bakıyordum öpüyordum kokluyordum başka elimden bir şey gelmiyordu hafta sonu olduğu için nöbetçi savcının gelmesini bekliyorlardı o ara nöbetçi Savcı gelmiş beni evden çıkardılar tanıdığım polis abi kendindeysen devam edelimmi dedi bende olur abi dedim annem üvey babamı yolcu ettikten sonra banyoya girmiş banyoda iple intihar ederek canına kıymış onu o halde daha 13 yaşında olan kız kardeşim Esra bulmuş hemen komşulara haber vermiş ambulans polis çağırmışlar ama nafile annem hayatını kaybetmiş aradan 1 saat geçtikten sonra dayım mevlüt arabistandan izne gelmiş anne annemi dedemi eve getirmişti.Annanem ağıtlar yakarak arabadan indi kolaymı tek kız evladını kaybetmişti dedem üvey babam Talat a bağırıyordu senin yüzünden oldu şerefsiz bir kadına sahip çıkamadın diye feryat figan ediyordu herkes birbirini suçluyordu kimse suçu kendinde aramıyordu üvey amcam kadir musalla mezarlığına defin edelim dedi annemin amcasının oğlu mustafa hasanköye defin edelim diye aralarında tartışıyorlardı üvey amcam kadir in sölediği daha mantıklıydı musalla mezarlığı nalçadıda merkez de orda herkesin kolaylıkla gidip dua edebileceği bir yerdi bana sordular bende dedim musalla mezarlığı olsun kabul ettiler…Annemi cumartesi günü devlet hastanesi morguna götürdüler bir gece orda kaldı ertesi gün pazar öğle namazından sonra defin etmek için musalla mezarlığına son yolculuğuna uğurlamak üzere gittik o gün yanımda Kiss_Off_Deat nickli arkadaşım vardı sanaldan tanışıp arkadaş olduğum bir çocuk düşünün artık oysa benim onlarca arkadaşım eşim dostum vardı kimse gelmedi toprağa verdik ben annemin mezarı başında yanımda dostum la amcamın oğlu muammer ve yanında çalıştıkları zeki abi sadece 4 müz kalmıştık ben artık fazla dayanamadım hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım canımın canını toprağa verdim en son hıçkıra hıçkıra ağladığım gündür o günden sonra bir daha böyle ağlamadım ağlamayacamda Mekanın Cennet Olsun Annem…! burdan sizlere sesleniyorum annelerinizin babalarınızın kıymetini bilin onları üzmeyin kaybettikten sonra yaşayacaklarınız ağır olur ben bu yaşadıklarımı kaldıramadım böyle bir acının yükünü yıllardır üstümde taşıyorum kendinize gelin ana gibi yar baba gibi bir kale olmaz olmamalı…Devamı Gelecek

5 Mayıs 2019
Okunma
bosluk

Güzel ve anlamlı sözler;

Güzel ve anlamlı sözler;

ACI

İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir. (F.Garcia Lorca)

Acıların en acısı kendi kendimize çektirdiğimizdir. (Sophokles)

Hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar dilsizdir. (L.A.Seneca)

Büyük saadetler büyük acıların yanıbaşındadır. (H.Erhan Bener)

Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarını bile getirmezler. (Samuel Johnson)

Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. (Napoleon)

AÇLIK

Açlık, sert kemikleri yumuşatır. (Trivalluvar)

Açlık, kılıçtan bile keskindir. (Beamont Flketcher)

Yoksulun zengin açar malinden, Tok olan bilmez acın halinden (Şinasi)

Deve yükü aş olsa, aça az görünür. (Kaşgarlı Mahmut)

Açlık; dava, kin ve mücadele gibi şeyleri pek tanımaz. (Roy Chansior)

Tok olan cümle alemi tok sanır. (Sabayi)

ADALET

Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. (Blaise Pascal)

Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir. (Joseph Joubert)

Adaletin hakim olduğu yerde, silahın yeri yoktur. (J. Amyot)

Geç kalan adalet, adaletsizliktir. (Walter Savage Landor)

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak. (V. Hugo)

AFFETMEK

Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar. (Publilius Syrus)

Affetmenin ne olduğunu yalnız cesurlar bilir, korkakların tabiatında af diye birşey yoktur. (Laurence Sterne)

Suçludan öç almak adalet, onu bağışlamaksa fazilettir. (Câmi)

Zalimleri affetmek mazlumlara zulümdür. (Sadi)

Aptalı sık sık affetmek onu ahlaksız yapar. (Publius Cyrus)

Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir. (Confucius)

Bir düşmanı affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydır. (Mme Dorothe Deluzy)

Öfkelenmek beşeri bir olaydır, fakat bilahere sakinleşmemek ve affetmemek ayıplanacak iğrenç bir harekettir. (Sales)

Sayısız günahlarımızı affeden Allah’ın bir kulu olarak, neden bir suçu bağışlamayayım? (Kenan Rifai)

1 Kasım 2017
Güzel ve anlamlı sözler; için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Yüreğimiz Yandı! 10 Şehit, 10 Farklı Acı

Yüreğimiz Yandı! 10 Şehit, 10 Farklı Acı

Şırnak ve Mardin’de dün teröristlerin düzenlediği saldırılarda 10 Mehmetçik şehit düştü. Şehit askerlerden Enes Kaya’nın Konya’daki evinin duvarına çizdiği ‘ay-yıldız’ ise görenleri duygulandırdı.

Terör örgütü PKK, Şırnak-Uludere karayolunda güvenliği sağlayan askeri time roketatar ve otomatik silahlarla ateş açtı. 6 Mehmetçik şehit oldu. 1 terörist öldürüldü. Mardin Derik‘te asker ve korucu taşıyan sivil plakalı minibüs geçerken, yola döşenen bomba patlatıldı. Şarampole yuvarlanan minibüste yaralanan 6 asker ve 4 korucu hastaneye kaldırıldı. 4 Mehmetçik şehit oldu. Şehit Enes Kaya‘nın Konya‘daki evinin duvarına çizdiği ‘ay-yıldız’ görenleri duygulandırdı.

Şırnak-Uludere karayolu üzerinde bulunan cezaevi yakınlarında yol güvenliğini sağlayan askeri time, dün saat 14.30 sıralarında bir grup PKK‘lı terörist tarafından önce roketatar, sonra otomatik silahlarla saldırı düzenlendi. Askerlerin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışma bölgesine çok sayıda ambulans gönderilirken, ilk belirlemelere göre 6 asker şehit oldu, 1 asker yaralandı. Çatışmada 1 PKK‘lı terörist de öldürüldü. Çatışmanın halen sürdüğü belirtilirken, yaralanan asker Şırnak Asker Hastanesi’ne kaldırıldı. Bölgede çatışma ile birlikte başlayan operasyonun ise hava destekli genişletilerek sürdüğü bildirildi.

MİNİBÜS GEÇERKEN BOMBA PATLADI

Mardin Kızıltepe-Derik karayolunun Derik ilçesi yakınlarındaki Tepedağı köyü civarına içinde görevden dönen ve ilçe jandarma komutanlığına gittikleri belirtilen asker ile geçici köy korucularını taşıyan sivil plakalı bir minibüsün geçişi sırasında, PKK‘lılarca daha önce yola döşenen patlayıcı, dün 09.20 sıralarında uzaktan kumanda ile infilak ettirildi. Saldırıda minibüs yoldan çıkıp şarampole yuvarlanırken, yaralanan 4 korucu ve 6 asker Derik ve Kızıltepe Devlet Hastanesi‘ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Jandarma Astsubay Çavuş Ömer Faruk Darbaş (22), Jandarma Uzman Çavuşlar Enes Kaya (26), Sedat Yıldız (28), Mustafa Alpaslan (28) kurtarılamayarak şehit oldu. 4 asker ve 2 korucunun tedavisi sürüyor. Olay yerinde patlamanın etkisiyle geniş bir çukur açılırken, Kızıltepe-Derik karayolu uzun süre trafiğe kapatıldı.

(Enes Kaya)

ASKERE GİTMEDEN DUVARA BAYRAK

Şehit Jandarma Uzman Çavuş Enes Kaya‘nın Konya‘nın Ilgın ilçesi, Beykonak Mahallesi Abaz Yaylası’nda oturan annesi Gülcan ve babası Şükrü Kaya‘ya, acı haber Kaymakam Yücel Gemici, Belediye Başkanı Mehmet Karahan ve Garnizon Komutanı Jandarma Yüzbaşı Hüsnü Duran tarafından verildi. Şehit Kaya’nın bekar ve ailesinin 3 çocuğundan en küçüğü olduğu belirtildi. Haberin duyulmasının ardından şehidin baba evine Türk bayrağı asıldı. Şehidin yakınları, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş, taziyelerini iletmek için evin önünde toplandı. Evin girişindeki duvarda, Enes Kaya askere gitmeden kırmızı ve beyaz boya ile çizilen “ay-yıldız” dikkati çekti. Şehit Kaya’nın cenazesi bugün toprağa verilecek.

(Mustafa Alpaslan)

BAYRAMDA EVLENECEKTİ İZİN ALAMADI

Nişanlı olan şehit Uzman Çavuş Mustafa Alpaslan’ın acı haberi memleketi Adana‘nın Kozan ilçesine bağlı Turgutlu Mahallesi’ndeki baba evine ulaştı. Baba İsmail ile anne Fikriye Alpaslan oğullarının şehit olduğunu duyunca fenalık geçirdi. 8 kardeş olan Mustafa Alpaslan’ın önümüzdeki hafta izne geleceği ve nişanlısı Yasemin ile 8 Ekim’de düğün yapmaya hazırlandığı belirtildi. Yakınları, şehit uzman çavuşun Kurban Bayramı‘nda düğün yapmayı planladığını, ancak izin alamayınca tarihi 8 Ekim’e ertelediğini söyledi.

(Sedat Yıldız)

TEK KATLI KERPİÇ EVDE BAYRAKLI YAS

Şehit Uzman Çavuş Sedat Yıldız‘ın acı haberi memleketi Osmaniye‘deki ailesini yasa boğdu. Bekar olan 28 yaşındaki Sedat Yıldız‘ın Toprakkale ilçesi Göçmenler Mahallesi’ndeki tek katlı kerpiç baba evine gelen askeri yetkililere babası Fahri ile annesi Kafiye Yıldız’ın Adana‘nın Yumurtalık ilçesinde olduğu söylendi. Buradaki yakınlarına acı haber verilirken anne ve babası da Yumurtalık ilçesinden alınıp, Osmaniye‘ye getirildi. 2 kardeş olduğu belirtilen Sedat Yıldız‘ın yakınları ve komşuları kerpiç evin duvarına bayrak asıp bahçeyi süpürerek hazırlık yaptı.

(Ömer Faruk Darbaş)

İZNE BEKLERKEN ŞEHİT HABERİ GELDİ

Şehit Jandarma Astsubay Çavuş Ömer Faruk Darbaş’ın acı haberi memleketi Çorum‘da yaşayan ailesine ulaştı. Şehidin emekli babası Zekeriya Darbaş ve ev hanımı annesi Müberra Darbaş izine ayrılacak olan oğullarını görmeyi beklerken, şehit haberini alan aile yıkıldı. Astsubay Çavuş Ömer Faruk Darbaş’ın liseyi bitirdikten sonra astsubaylığı tercih ettiği ve 3 yıl önce göreve başladığı belirtildi. Şehit Çavuş Darbaş’ın ağabeyi Emrah Darbaş’ın da Diyarbakır‘da polis memuru olarak görev yaptığı ifade edildi.

KIRMIZI BAYRAKLA YATAN MUSTAFA’M

Şehit Mustafa Alpaslan’ın 75 yaşındaki annesi Fikriye Alpaslan, komşuları ve kızları ile birlikte ağıtlar yakıp, “Mardin’in dağlarında şehit düşen Mustafa’m, kırmızı kanlara boyanıp da kırmızı bayrakla yatan Mustafa’m” diye feryat etti. 78 yaşındaki baba İsmail Alpaslan, “Oğlumu dün rüyamda gördüm hemen telefonla aradım. ‘Oğlum seni rüyamda gördüm bir durum mu var’ diye sordum. O da ‘baba hiçbir şey yok merak etmeyin, isterseniz bir durum varsa hemen geleyim’ dedi” diye konuştu.

(Tolga Özdinç)

2 AY ÖNCE EVLENMİŞTİ

Şırnak‘ta PKK‘lı teröristlerin askeri kontrol noktasına düzenlediği saldırıda şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Tolga Özdinç’in (26) memleketi Adana‘daki baba evi, acı haberle yasa büründü. Baba Hakkı Özdinç ve anne Havva Özdinç ile şehidin 2 aylık eşi Funda Özdinç sinir krizleri geçirdi. Şehit uzman çavuş Özdinç’in anne ve babası ile eşine hazır bekletilen sağlık görevlileri müdahale etti. Acı haberi alan yakınları ve komşuları da taziye için baba evine akın etti. Şehit evi ile bulunduğu mahalleye Türk bayrakları asıldı. Özdinç, yaklaşık bir yıldır Şırnak‘ta görev yapıyordu.

(Süleyman Güneri)

EN BÜYÜK HAYALİ OTOMOBİL ALMAKTI

Şırnak‘ta şehit olan Uzman Çavuş Süleyman Güneri’nin (23) Aydın‘ın Çine İlçesi’ndeki baba ocağına ateş düştü. Jandarma Özel Harekât’ta görevli iki yıllık uzman çavuş olan Güner’in baba evinin önünde sağlık ekipleri hazır bekletildi. Eve Türk bayrakları asılırken, Güneri’nin şehit olduğu haberini alan yakınları, komşuları ve sevenleri babaevine akın etti. Şehit Güneri’nin Batman‘da vatani görevini yapan tek kardeşi Tayfun Güneri’nin terhisine 35 gün kaldığı bildirildi. Şehit uzman çavuş Güneri’nin en büyük hayalinin ise otomobil almak olduğu belirtildi.

(Mehmet Alda)

10 GÜN ÖNCE NİŞANLANDI

Şırnak‘ta şehit olan 6 askerden biri, Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Alda’nın (23) acı haberi, Melikgazi İlçesi Osmanlı Mahallesi Altınlı Sokak’ta yaşayan ailesine ulaştı. Oğullarının şehit olduğu haberi, yetkililer tarafından sağlık ekipleri eşliğinde anne Kiraz Alda’ya verildi. İnşaat işçisi olan baba Ömer Alda ise acı haberi çalışmak için gittiği Rize‘de aldı. Ailenin 4 çocuğundan biri olan, bir yıllık uzman çavuş Mehmet Alda’nın 10 gün önce Aslı Alda ile nişanlanmıştı. Şehit Alda sosyal paylaşım sitesinden yaptığı son paylaşımda, “Cennet koktu yine her yer. Çünkü şehit düştü asker. Şehidimiz var” paylaşımı dikkat çekti.

AFYON’UN ŞEHİDİ

Şırnak‘ta terörist saldırıda şehit olan Jandarma Astsubay Yunus Çiçek’in (22) acı haberi Akfyonkarahisar’daki baba ocağına ulaştı. Şehit Yunus Çiçek’in merkez Fakipaşa Mahallesi’nde oturan Havva ve Yılmaz Çiçek çifti, oğullarının şehit olduğu haberini alınca gözyaşlarına boğuldu. Bekar olduğu belirtilen şehit astsubay Çiçek’in 2 kardeşi olduğu kaydedildi. Şehit Jandarma Astsubay Yunus Çiçek’in cenazesi yarın Gedik Ahmet Paşa Camii’nde düzenlenecek tören ardından toprağa verilecek.

27 Eylül 2016
Yüreğimiz Yandı! 10 Şehit, 10 Farklı Acı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Oya Aydoğan, Hayatını Kaybetti Ölümünde Çok Acı Tesadüf

Oya Aydoğan, Hayatını Kaybetti Ölümünde Çok Acı Tesadüf

 

1 haftadır yoğun bakımda yaşam savaşı veren Oya Aydoğan, bu sabah hayata veda etti. Aydoğan’ın annesi de yıllar önce yemek yerken rahatsızlanmış ve bir süre sonra vefat etmiş.

Boğazına takılan patatesi çıkartmak isterken aort damarı yırtılan ve kaldırıldığı hastanede 12 saat süren ameliyat geçiren Oya Aydoğan o günden bu yana uyutuluyordu. Aydoğan, 1 hafta süren yaşam savaşını bu sabah kaybetti. Aydoğan’ın ölüm haberi sanat dünyasını yasa boğdu. Ünlü sanatçı Oya Aydoğan’ın annesi de, yıllar önce yemek yerken rahatsızlanmış ve bir süre sonra vefat etmiş.

VEFAT SONRASI HASTANEDEN İLK AÇIKLAMA

Oya Aydoğan’ın yaşamını yitirmesinin ardından hastaneden açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:

“07 Mayıs 2016 Cumartesi gecesi, hastanemiz acil servisine ” Akut Asendan Aorta Diseksiyonu” tanısı ile başvurmuş, ameliyat edilmiş ve sonrasında yoğun bakımımızda tedavi altına alınmış olan Sayın Oya Aydoğan’ın sağlık durumu, 14 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 23.00 itibarı ile, artan beyin ödeminin sonucu olarak daha da bozulmuş, hastamızın tansiyon düşüklüğü tedaviye yanıt vermeyen şekilde seyir göstermeye başlamıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen, maalesef hastamız 15 Mayıs 2016 Pazar günü sabaha karşı saat 07.15’te vefat etmiştir.

Kendisine Allah’tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenleri ve dostlarına başsağlığı diliyoruz.”

EN ACI TESADÜF

‘Söylemezsem Olmaz’ programındaki arkadaşı Lerzan Mutlu, Oya Aydoğan’ın annesinin de yıllar önce benzer bir rahatsızlık geçirdiğini anlattı. Mutlu, “Oya Abla bunu hep anlatırdı. Yemek yerken sapasağlam kadın bir anda yere yığıldı. Ondan sonra da toparlayamadı derdi. Oya Abla annesiyle ilgili hep bunu söylerdi.” dedi.

HABERİ DUYAN HASTANEYE KOŞTU

Sanatçı Oya Aydoğan’ın tedavi gördüğü ve bu sabah hayatını kaybettiği hastaneye ziyaretçi akını yaşanıyor. Sanatçı Orhan Gencebay ve eşi Sevim Emre de hastaneye giden isimler arasında. Gencebay, “Allah gani gani rahmet eylesin, başımız sağ olsun” dedi.

Hastaneye gelenler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, sinema oyuncusu Halil Ergün, Bülent Bilgiç, komedyen Ceyhun Yılmaz, şarkıcı Tuba Ekinci ve çok sayıda ünlü isim de var.

“OLAYIN OLDUĞU AKŞAMIN 1 GÜN ÖNCESİ BERABERDİK”

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar üzgün olduğunu belirterek, “Çok üzgünüm. Olayın olduğu akşamın bir gün öncesi beraberdik. Sanatçı kişiliği dışında insani yapısı, sanata dair son 2 yıldaki beraberliğimizin gerçekten çok değerli izleri var. Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah ona yakışan son görevi gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Sinema oyuncusu Halil Ergün ise, meslektaşının ölüm haberini alır almaz hastaneye geldi. Bitkin görünen Ergün, “Hepimizin başı sağ olsun, çok üzgünüz” dedi.

“BİRKAÇ GÜNDÜR KÖTÜ HABER BEKLENİYORDU”

Ünlü sanatçı için rahmet dileyen Ceyhun Yılmaz, “Çok kıymetli bir insandı. Oğlu ve sevenlerine destek olmak için geldim. Birkaç gündür kötü haber bekleniyordu ama seslendirilmiyordu. İnşallah benim anacığımla beraber nur içinde yatarlar. Ondan geldik ona gideceğiz. Allah rahmet etsin” şeklinde konuştu.

TUĞBA EKİNCİ: ÇOK GENÇTİ, KURTULUR SANIYORDUM

Tuğba Ekinci ise, “Ben yakıştıramadım, çok gençti kurtulur sanıyordum. Her şey Allah’tan. İnsanın abla gibi gördüğü insanları kaybetmesi çok garibine gidiyor. Allah yakınlarına sabır versin” dedi.

OYA AYDOĞAN KİMDİR?

– Oya Aydoğan, 10 Şubat 1957 yılında Erzincan’da doğdu. Dört kişilik bir ailenin en küçük üyesi olan Oya Aydoğan’ın çocukluğu Beyoğlu’nda geçti.

– Ortaokulu, Ste. Pulchérie’de, liseye ise Notre dame de Sion’da okudu.Oya Aydoğan sinemaya 1972 yapımı ‘Kabadayılar Kralı’ ile başladı.

– Aydoğan, 1975 yılında ‘Alev Gün’ takma adıyla katıldığı güzellik yarışmasına katıldı.1976 yılında düzenlenen 8. Sinema Artisti Yarışması’nda birincilik ipini göğüsledi.1978 yılında Haluk Ulusoy ile nikah masasına oturan Oya Aydoğan, 4 gün sonra sürpriz bir kararla boşandı.

– 80’li yılların başında sahneye çıkmaya başlayan Oya Aydoğan, İbrahim Tatlıses, Ferdi Tayfur, Kemal Sunal gibi birbirinden usta isimlerle kamera karşısına geçti. Bursalı gazinocu Tamer Taylan ile uzun süreli biliktelik yaşan Oya Aydoğan, Latif Demirbağ ile ikinci kez nikah masasına oturdu. Çiftin bu evlilikten Gurur adını verdiği bir de oğlu oldu. Oya Aydoğan, uzak kaldığı setlere 2011 yılında Bez Bebek dizisi ile döndü.

– Ünlü oyuncu aynı yıl sunuculuğunu Emel Müftüoğlu ile üstlendiği ‘Şekerli Kahve’ isimli televizyon programı ile izleyici karşısına çıktı.

– 2015 yılında romantik komedi türündeki ‘Aşk Nerede’ ile sinemaseverlerin karşısına çıkan usta oyuncu kariyerine 51 sinema filmi, 8 de televizyon dizisi sığdırdı.

15 Mayıs 2016
Oya Aydoğan, Hayatını Kaybetti Ölümünde Çok Acı Tesadüf için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad