Farkında Olmalı İnsan…

Farkında Olmalı İnsan…

kmsll

Farkında Olmalı İnsan…
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.

23 Aralık 2016
Farkında Olmalı İnsan… için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Neler Oluyor insanlığımıza..

Neler Oluyor insanlığımıza..

Bir zamanlar yanında kimse olmadığı halde her şeyini paylaştığı, desteğini gördüğü insanı yanlış değerlendirip arkasını dönen insana sormak istiyorum,

Bir zamanlar insanların hayatlarından çıkarıldığı için omzunda ağladığı insana yıllar geçince yaşadıklarını unutarak ‘istemediğim herkesi hayatımdan çıkarıyorum’ diyen insana sormak istiyorum,

Bir zamanlar öğütlerini dinlemese bile yine de öğütlerine değer verdiği insan ‘ böyle yaparsan canın yanacak ve kaybeden sen olacaksın’ dediğinde karşılık olarak aslında ben kazandım diyen insana sormak istiyorum,

Bir zamanlar defalarca affetme büyüklüğünü gösteren insana her şeye rağmen küstahlık yapıp haddini bildirircesine beylik cümleler kurduğunu sanan insana sormak istiyorum,

Dostluk kavramını hayatının neresine koyacağını bilmeyen yüzüne gülen herkesi dost sandığından dolayı canı yanan ve yine de her şeyi bildiğini düşünen insana sormak istiyorum,

Yaşadıklarına bile saygısı olmayan, yaşadıklarını yok sayan ve kendini geliştirdiğini sanan, kimseye ihtiyacı olmadığını düşünen ve söyleyebilen insana sormak istiyorum,
Yanındayken yüzüne güldüğü halde arkasından olduk olmadık şey konuşan ve ben açık sözlüyüm diyerek sadece kendi kandıran insana sormak istiyorum ,

Neler oluyor insanlığımıza?
Arkanı döndüğün insana bir gün gerçekten ihtiyacın olduğunda hangi yüzle bakacaksın yüzüne?

Yaşadıklarını yok sayarak mutlu olacağını düşünmenin yanlışlığını anladığında geçen yıllarına acıyacak yüzün olacak mı acaba?
Kazandım diyebilecek kadar büyük konuşurken kazanıp kaybettiğini yılların göstereceğini, kazanmak ve kaybetmek kavramın zamanla bağlantılı olduğunu ve sonra pişman olacağını düşünmüyor musun hiç ?

Beylik cümleler kurduğun insanın tekrardan affedeceğini düşündüğünden olabilir mi bu saçma sapan tavrın ve bu konuda yüzde yüz yanılabileceğin hiç mi gelmiyor aklına?

Dostluk kavramını nereye koyacağını bilmeyenler, gerçek dostluğun gerçek yürekler gerektirdiğini bilmediklerinden mi dostluğu yüreklerinin tahtına oturtamıyorlar?

Kimseye ihtiyacın olmadığını düşünürken aslında bir bardak su için bile birine ihtiyaç duyabilecek duruma düşmeyeceğinin garantisi mi var elinde?
Açık sözlü olduğunu iddia eden arkadaş aynaya baktığında da kendine açık sözlü olduğunu söyleyebiliyor musun acaba?

8 Aralık 2016
Neler Oluyor insanlığımıza.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

BEN KENDİMİ SEVİYORMUYUM..

BEN KENDİMİ SEVİYORMUYUM..

Günlük yaşamımız içerisinde bir çok bireyde bunu görüyorum yada gözlemliyorum ki o da şu, insanların en büyük şikayetlerinden birisi de hak ettikleri değeri görmedikleri yönünde…

İşte bende bu noktada size şunu sormak istiyorum; acaba siz kendinize ne kadar değer veriyorsunuz

 Önce siz ne kadar kendinizi seviyor ve önemsiyorsunuz bunu bir benliğinize sorun bakalım.

 Yada şikayetlenmeyi bırakıp en azından bir yedi gün boyunca aynaya gözlerinizin taa içine bakarak “ben kendimi çok seviyorum, ben kendimi önemsiyorum” diyin. Bakın bakalım hayatınızda neler değişecek.İnanın bana sekizinci gün zaten size benzemeyen kişiler bir şekilde hayatınızdan çıkacak. Deneyin, sadece deneyin.

Olumsuz kişi yada olayları hayatınıza çekmek istemiyorsanız, olumsuz arkadaşlıklar içerisinde bulunmak istemiyorsanız, o zaman başta kendinize verdiğiniz sevgiyi değeri çoğaltın..

 Olumsuz bir durumla karşılaştığımızda duralım ve bir düşünelim. Belki size eksik olduğunuz bir yönü hatırlatmak için. Yada fazlalıklarınızdan kurtulmak için size o durumu yada olayı yaşatmış olabilir mi acaba.

 Durup bir düşünelim bakalım -bana neyi öğretmeye calışıyor bu olay- diye.

Eğer bulabildiyseniz o fazlalık veya eksik yönünüzü, mükemmel. Üzerinde çalışmanız gereken durumu buldunuz demektir.. İlk olarak kabule geçin. Kabul etmedikçe aynı olayları farklı insan ve olaylarla tekrar yaşamak durumunda kalırsınız çünkü.

 Ben ……… durumumu kabul ediyorum

Ben ………… durumumu sevgiye dönüştürmeye niyet ediyorum.” demelisiniz en başta…

Asla demeyin ki, ben bunu hak etmedim, ben bunu hak edecek ne yaptım! Bu durumda yapmamız gereken yaşadığımız olaya bir suçlu aramak değil! Yapmamız gereken o negatif akışa son vermek. Bunu da ancak kabule geçerek yapabiliriz. Kabul ettiğiniz an, sizin fark ettiğiniz andır! Bu durumda o ders tamamlanmıştır..

 Bazen de karşımızdaki insanları üzmeyelim derken biz mi üzülüyoruz acaba.. İstemediğimiz bir şeyi sırf ona  hayır

diyemediğimiz için yaşamak zorunda kalıyor olabilir miyiz? Bu kişi eşimiz- sevgilimiz olur, bazen annemiz, babamız, bazen çocuklarımız, bazen de arkadaşlarımız olur ve biz onları mutlu ediyoruz diye düşünürken onların adına mutlu oluruz elbette ama bu yaptığımız şeyi istemeden yapıyorsak, bizi üzüyorsa ve yıpratıyorsa biz kendimiz olmaktan vazgeçeriz karşımızdakilerin istediği gibi hareket ederiz. O zamanda kendimize verdiğimiz değeri eksiltiriz, hem birilerinin bizi yıpratmasına, üzmesine kolaylıkla izin veririz. Bu defa üzülünce de bir suçlu ararız, “Beni üzdü… Ben bunu hak etmedim ki yada şu şu durumlardan dolayı yıpranmama neden oldu” diye..

 Öyle mi acaba? Buna kim izin verdi tekrar bir düşünün bakalım.

Eğer biz kendimiz olmayı seversek, kendimize değer veririz, kendimizi önemseriz ama yok kendimize değer vermezsek bize değer vermeyen insanları çekeriz ve doğal olarak yıpranmamıza neden olan olayları yaşam içerisinde tekrar tekrar yaşamaya devam eder dururuz

 Sizi üzen, mutsuz eden hiç bir şeyi hayatınızda tutmayın. İlişki bittiyse güzelliklerle gönderin, peşinden olumsuz yorumlar yaparak olumsuz enerjiler yüklemeyin ” bana bunu yaptı aynısını yaşasın, mahvolsun, perişan olsun” demeyin çünkü siz birisi için olumsuz bir şeyler dilediğinizde o kişi bunu yaşamaz siz yaşarsınız… Bedduaya sormuşlar “nereye gidiyorsun? diye “çıktığım kapıya” demiş

Hak ve haksızlık olayı gerçekten çok göreceli kim kime göre haklı veya haksız? Buna göre karşı taraf hakkı kadarını aldıktan sonra kalanı size iade edilir. Ben Beddua etmekten çok çekinirim mesela.Çünkü o kişiye bana davranışında zemini hazırlamışsam benimde ufakta olsa bile bi haksızlığım olabilir bu durum içerisinde diye.

 Neden çünkü yaşamımıza sorun yaşadığınız o kişi sadece bir görevliydi. Belki siz bir uykudaydınız ve gözlerinizin açılması gerekiyordu o kişi o üzüntüyü size yaşatıp uyuduğunuz gafletli uykudan uyandırmak için öğretici oldu size..

Yaşadığımız hiç bir şey boşa değil. Yaşamımıza giren hiç kimse boşuna değil.

 Uyanma vakti geldiyse bir uyandıran olur elbet

Kimine hızır, kimine uçan kuş, kimine biten ot

Kimine açan çiçek, kimine akan su, kimine dilsiz taş

Ayrıca her zaman söylüyorum işte kelamınıza dikkat edin. Söz büyüdür. Döner dolaşır yine sahibini bulur

 Einstein’in bunu o kadar güzel ifade etmiş ki çok severim şu sözü:

İnsanoğlu ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin bütün evreni dolaşıp tekrar kendine döndüğünü bilse eminimi çok daha dikkatli olurdu.

 Böyle söylediğimde bir anda kabul etmek zor geliyor biliyorum. Hayatımızda bizi üzenleri bir anda affettim demek kolay gelmiyor size. Ancak ne zaman ki enerjiyi öğrendim, bunun bizler için ne kadar yıpratıcı ve hayatımızı daha da zorlaştırıcı hale getirdiğini öğrendim. benim için o kadar kolaylaştı herşey.

İnsan olumsuz bir duygu durumu içerisine girdiğinde bu duygu durumundan çıkmadığı sürece üst üste olumsuzlukları çekmeye devam edip durur. “Geldi mi üst üste gelir” diye bir söz duymuşsunuzdur. Bu tamamen sizin o frekansı yaymaya devam ettiğiniz için benzer olayları çekmenizle alakalı bir durumdur.

HER GÜN YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR

Çünkü bir yeni karar aldığım her yeni gün benim için başlangıçtır.

Ve bana göre hiç bir şey için geç değildir.

Gelin bu dakikadan sonra bir iyilik yapalım kendimize.. Bundan böyle hiç bir şeyde suçlu aramayın, hiçkimseyi cezalandırmayın, olumsuz duygular yüklemeyin. İnanın bunun tek sorumlusu bizleriz.

Biz izin veriyoruz.

İnsanlarla aramıza koyamadığımız mesafelerle, kurduğumuz ilişkilerle biz hayatımızı mahvediyor yada kolaylaştırıyor yada zorlaştırıyoruz.

 Bugünden itibaren.Ben artık hayatı kolaylaştırmak istiyorum, ben olumlu duygular içerisinde bulunmak istiyorum diyorsanız

“kendinize değer verin, kendinizi olduğunu gibi kabul edin ve sevin, korkuyu, endişeyi, öfkeyi kırgınlığı, kızgınlığı bırakın sevgiye geçin” diyorum bende..

Unutmayın; hiç kimse sizin izniniz olmadan size kendinizi değersiz hissettiremez.

Ve yine unutmayın ki; her ne yaşıyorsak hayrımıza! Evrende olumsuz hiç bir şey yok.

Ne yaşanıyorsa yaşanması gerektiği için.

6 Aralık 2016
BEN KENDİMİ SEVİYORMUYUM.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

BAZEN..

BAZEN..

kmsl000

İnsan kırılıyor bazen En sevdiğinden, sevmediğinden.. Oturup ağliyor sonra hiç görünmeden.. İnsan seviyor bazen Kimseye belli etmeden, söylemeden..Oda seni sevecek mi diye düşünmeden.. İnsan ağlıyor bazen Gözyaşlarını dökmeden görünmeden Neye agladığını dahi bilmeden… Durmadan koşuyor bazen Acılarını ardı sıra bırakarak, dönüp bakmadan.. Nefesini taki buluncaya dek İnsan özlüyor bazen Adını anmadan bağırıyor, sesleniyor kendine Sonra duruyor, üzülüyor kendine İnsan arıyor bazen Küçük bir gülümseme, bir tebessüm Kap kara bir çift göz belkide İnsan dokunuyor bazen Dibine vurmuş hasretine, sessizliğine Yarım kalmış, yaralanmış yüreğine..

6 Aralık 2016
BAZEN.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad