Mercimeğin Faydaları ve Nelere İyi Gelir?

Mercimeğin Faydaları ve Nelere İyi Gelir?

Mercimek demir bakımı oranından en yüksek değere sahip besinlerden biridir. Dört farklı çeşidi mevcuttur. Kahverengi mercimek içerdiği nişasta bakımından değerlidir. Kırmızı mercimek çorba çeşitlerimiz bakımından kültürümüzün vazgeçilmez bir besindir. Sarı mercimek püre yapımında kullanılabilir. Mir miktar fıstık tadına benzediği söylenir. Yeşil mercimek kırmızı mercimek gibi mutfakların demirbaşlarından biridir. Baklagiller sınıfından bir bitki olan mercimek hasta bireylerde kan yapıcı özelliği vardır. Ülkemizde özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da yetişen mercimek Ege ve Marmara bölgesinde de üretilebilir. Özellikle zayıf olan kişilerde mercimeğin kan yapıcı özelliğinden faydalanmak için önerilen besin değeri yüksek bir gıdadır. Proteinin fazla olması protein eksikliği yaşayan kişilerde etkili olur.

Kendini yorgun hisseden bireylerde enerji verici özelliği olduğu için kullanılması tavsiye edilir. İshal yapıcı etkisi olduğu için vücuttaki toksinleri söker bağırsakları rahatlatır. Emziren kadınlarda süt miktarının artmasında etkilidir aynı şekilde hamile bayanlarda bebeğin daha sağlıklı kalmasına yararı yüksektir. Kilo vermek isteyen kişilerin mercimek tüketmesi metabolizmayı hızlandırdığı için olağanüstü bir etki oluşturur.

Vücudun karbonhidrat eksiğini mercimek sayesinde karşılayabilirsiniz. Kadınlarda menopoz döneminin daha rahat geçirilmesine yarar sağlar. Potasyum miktarı diğer besinlere göre daha yüksek olduğu için tansiyon sorunu yaşayan kişilerde tansiyonu normalleştirme açısından etkileri vardır.nedense çok fazla tüketilmeyen mercimeğin faydaları saymakla bitmiyor. Aslında her besinin bilinen ve bilinmeyen bir çok faydası bulunuyor. Çok fazla olan şeyin kıymetinin azaldığı gerçeği mercimeğin bu kötü kaderini acıkıyor. İnsanlar nadir bulunan besinlerin vücuda daha yararlı olduğunu düşünerek önlerindeki hazinenin farkında olmuyorlar. Şeker hastaları için bulunmaz bir nimet konumunda olan mercimek bu hastalığa sahip kişilerin sofralarından eksik etmemeleri gerekir. Zayıflama sorunu olan insanların sürekli olarak kimyasal maddelere yönelerek o şekilde zayıflamaya çalıştıklarını görüyoruz. Mercimeğin tok tutma ve tokluk hissi verme yönü zayıflamak isteyenler için doğal bir ilaç vazifesi görüyor. Mercimeğin kaynatılıp suyunun içilmesi alternatif tıp yöntemlerinde kas ağrılarındaki şiddeti dindirir.

 

Yapılan araştırmalar mercimeğin tok tutma özelliğini kanıtlamış durumda biri ızgara tavuk diğeri mercimek yiyen kişilerden mercimek yiyenin daha çok tokluk hissi yaşadığını ortaya koyuyor. Pişirme konusunda da dikkat etmek mercimeğin besin değerini koruması açısından çok önemlidir. Çünkü bir çok besinde yanlış pişirme şekilleri besin değerlerinin azalmasına ya da tamamen yok olmasına sebep oluyor. Bayanların yemek pişirme konusunda kendilerini bilgilendirmeleri ve bu sayede tüketilen besinlerin yararlı olabilecek özelliklerini yok etmemesi gerekir. Mercimeği uzun süre dolapta saklamak sıkıntı teşkil etmez haşlayıp muhafaza etmek mercimeğin kendi özelliğini korur.

12 Mart 2017
Mercimeğin Faydaları ve Nelere İyi Gelir? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Şekere Kolestrole Böbreklere EN faydaLı bitki Kereviz

Şekere Kolestrole Böbreklere EN faydaLı bitki Kereviz

Altın kadar değerli sebze: Kereviz

Kerevizin stresten tansiyona, böbreklerden karaciğere kadar bir çok soruna faydalı olduğu belirtildi.

Altın kadar değerli sebze: Kereviz

Kerevizin altın kadar değerli bir besin olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, “Besleyicilik oranı oldukça yüksek olan kereviz, A, B, E ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini içerir. İçeriğinde kalsiyum, protein ve demir mevcuttur. Besin değeri ve faydaları bakımından çok kıymetlidir” dedi. Kerevizin kalorisi düşük olduğu için diyet yapanların rahatlıkla tüketebileceğini anlatan Enç, şöyle konuştu: “Sinir yatıştırıcı etkisi olan kereviz, aşırı sinirlilik ve asabiyet haline iyi gelir. İdrar söktürür, kanı temizler, böbreklere faydalıdır, kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Gut ve romatizma gibi hastalıklara faydası vardır. Sinir yorgunluğunu giderir. İştah açma özelliği yanında ağız kokusunu giderir. Cilt için de faydalı olan kereviz, sivilceleri azaltır. Cilde parlaklık, tazelik verir ve genç görünmenizi sağlar. Anne sütünü artırır.

Kerevizin kaynatılırken suyuna limon ilave edilirse gaz yapmasının önleneceğini kaydeden Enç, şunları söyledi: “Kerevizin suyu oldukça faydalıdır. Suyu içilirse vücudun kaybettiği suyu geri alıp, vücudun yenilenmesine yardımcı olur. Tansiyona iyi gelen kereviz, kolestrolü de düşürür. Şeker hastaları için de kıymetli bir besindir. Vücuda kuvvet verir. Sarılığa faydalıdır. Kereviz, mideyi de kuvvetlendirir.”
22 Şubat 2014
Şekere Kolestrole Böbreklere EN faydaLı bitki Kereviz için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Hangi bitki hangi derde deva

Hangi bitki hangi derde deva
Hangi bitki hangi derde deva

“Boğa dikeni” öksürük kesici, idrar arttırıcı ve iştah açıcı olarak, “kuş ekmeği”nden yapılan çay kanamaları durdurmada ve idrar yolları enfeksiyonlarında etkin bir şekilde kullanılıyor. “Boy otu”ndan, modern bitkisel tedavilerde bağırsak çalıştırıcı, bronşit ve boğaz ağrıları ile mide sorunlarını çözmekte yararlanılıyor.

 

“Mutfaktaki Yaban” adlı kitapta sağlıktan mutfağa ve sanata kadar bir çok alanda kullanılan bir kısmı zaten hayatımızda olan, bazılarını görmemize rağmen bilmediğimiz, kiminiyse hiç tanımadığımız Anadolu’nun yenen 89 farklı otu tanıtılıyor.

Kitapta otun tanımından ne şekilde yararlanılacağına, otların nasıl toplandığından onları saklama ve pişirme yöntemlerine kadar bir çok bilgi yer alıyor. Acı bakla, akyıldız, bambul, dağlama, gıvışgan otu, ıspıt, maydanoz, kekik, mürdümük, hindiba, yabani marul gibi çok bilinen ya da hiç bilinmeyen 89 otun ayrıntılarıyla anlatıldığı kitap Tijen İnaltong tarafından kaleme alınmış.

Kitapta verilen bilgilere göre, biberiye ve defne yıl boyu yeşil kalırken semizotu sadece yaz aylarında çıkar, ısırgan yazı değil kışı sever, su teresi, su kazayağı gibi otlar sulak yerlerde yetişmek ister, ebegümeci, labada, kuşyüreği, kuş ekmeği hemen her yerde yetişir, özel ilgi beklemez. Kekik, adaçayı, nane, tarhun, fesleğen, kişniş, maydanoz, dereotu, roka, tere tohumunu ekip gerektiği gibi suladığınızda, yıllarca yemeklerinize, salatalarınıza renk ve sağlık katar.

“Mutfaktaki Yaban”da her otun ayrıntılı tanıtımından önce hikayeleri anlatılıyor. Bu hikayeler, insanların etrafında gördüğü çoğu zaman farkına bile varmadığı otların hayatta nasıl bir önem taşıdığını anlatıyor.

Hikayelerin ardından gelen her bir otun ayrıntılı tanıtımını, nasıl yetiştirilebileceğini, mutfakta ya da daha farkı amaçlarla nasıl kullanılabileceğini anlatan açıklamalar otların kendi ağızlarından okuyuculara anlatılıyor.

Otlara nerelerden ulaşabileceği, hangisinin yenilebileceği, saklamak için kullanılabilecek farklı yöntemleri, pişirmenin türlü yolu, sofraya lezzet katacak sosları, reçellerin hangi otlarla hazırlanabileceğinin de öğrenilebileceği kitap üç bini Türkiye ve Ege Adaları’nın endemik bitkileri olmak üzere on bin kadar bitki türüne ev sahipliği yapan Anadolu topraklarının sunduğu nimetleri görmek için de bir fırsat sunuyor.

Yazar İnaltong, kitapta birçok insan için otsu görünümdeki feesleğen, maydanoz gibi bitkileri tanımlamak içiin kullanılan “ot”un aslında ufacık mantarlardan kozalaklı bitkilere kadar bitki krallığının büyük bir bölümünü kapsadığını, yararlı otsu bitkiler arasında yosun, eğreltiotları hatta alglerin bile bulunduğunu belirtiyor. İnaltong, bu otların ortak özelliğinin faydalı bir kimyasal madde içermesi olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de otların Ege Bölgesi’nde Anadolu’nun diğer bölgelerine kıyasla çok daha zengin bir o toplama-kullanma geleneği olduğundan bahseden yazar Tijen İnaltong, bitkilerden genel olarak tedavi alanında, besin kaynağı, baharat, çay, sakız, maya, hayvan yemi, kuluçka tavuklarına yatak, yakacak, yapıştırıcı, boyar bitki olarak yararlanıldığını anlatıyor.

OTLAR NASIL SAKLANMALI

Kitapta dalından koparılan otların kısa zamanda kullanılması ya da daha sonra kullanmak üzere işlenmesi gerektiğinin altı çizilerek, bunun için var olan çeşitli yöntemler şu şekilde sıralanıyor:

Kurutmak: Aromatik otlar genellikle küçük demetler halinde, serin, gölge ve havadar yerlerde baş aşağı asılarak kurutulur. Kekik, nane gibi çabuk kuruyabilen bitkiler pamuklu bezlerin üzerinde de kurutulabilir. otlar tamamen kuruduğunda ayıklayıp temiz kavanozlara veya bez torbalara koyun. bu halde altı ay kadar tazeliklerini korur. ancak saklarken de serin, gölge ve kuru yerleri tercih edin.

Dondurmak: Özellikle her mevsim bulunmayan otlar ufak buz küplerine pay edip dondurarak da saklanabilir. Ancak bu otlar çiğ olarak değil yemeklerde kullanmak üzere dondurulabilir. Örneğin frenk soğanı, kereviz sapı, tarhun, kişniş gibi otlar üzerleri suyla doldurularak buzluğa konabilir. Veya arapsaçı, madımak, ısırgan, yabani kuşkonmaz, köremen gibi pek çok ot mevsiminde bolca alınıp, ayıklanıp doğrandıktan sonra kendi suyunda pişirilip hacmi azaltılarak, soğuduktan sonra da buzdolabı poşetlerine pay edilerek dondurulabilir.

Diğer Saklama Yöntemleri: Kitaba göre kimi otlar sirke, fesleğen, kişniş, tarhun gibi kimi otlar da zeytinyağı gibi koruyucu maddelerin içinde saklanabilir. Yapılması gereken ise otu iyice yıkayıp duruladıktan ve suyundan tamamen arındırdıktan sonra kavanozlara doldurmak ve üzerine sirke veya zeytinyağı doldurup serin ve gölge bir yerde saklamak.

Otlar çiğ olarak yenilebildiği gibi turşusu yapılabiliyor, haşlanıyor, tütsüleniyor, kızartılıyor, fırında pişiriliyor.

HANGİ BİTKİ NEYE İYİ GELİR

Kitapta yer alan ayrıntılardan biri de bitkilerin hangi hastalıklara iyi geldiği.

“Boğa dikeni” öksürük kesici, idrar arttırıcı ve iştah açıcı olarak kullanılıyor. Cinsel gücü arttırdığına inanılan bu bitkiden aynı zamanda kanı temizlemek, kalp ve damar hastalıklarını gidermek için de yararlanılıyor.

Tıbbi olarak binlerce yıldır kullanıldığı belirtilen “boy otu”, günümüzde de modern bitkisel tedavilerde bağırsak çalıştırıcı, bronşit ve boğaz ağrıları ile mide sorunlarını çözmekte birebir.

Günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan “günlük” bitkisi de Ege’de tıbbi olarak kullanılıyor. Balsamından bir parça tavada ısItılıp buharına tutulan pamuğun öksüren birinin göğsüne konulduğunda kişiyi tedavi ettiği söyleniyor.

Kuş ekmeğinden yapılan çay ise kanamaları durdurmada tansiyon düşürmede etkin olarak kullanıldığı gibi idrar yolları enfeksiyonlarında mide, böbrek ve rahimle ilgili rahatsızlıklarda etkili. Bitkinin tohum ve yapraklarından yapılan çay doğumlarda rahim büzücü olarak, kuru yaprakları basur ve dizanteri tedavisinde, tohumlanma dönemindeki toprak üstü kısımları da adet kanamalarını düzenlemede ve burun kanamalarını durdurmada etkili.

Akdeniz Bölgesinde yaygın olarak kullanılan “sumak” da geçmişte İbni Sina tarafından çeşitli hastalıkları iyi etmede kullanılmış. İshale, ağız yaralarına, basura, göz hastalıklarına, şeker hastalığına iyi gelen sumakın meyveleri de zengin bir A vitamini deposu.

16 Mayıs 2011
Hangi bitki hangi derde deva için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet ??- ??-