Solucan Gübresi Yaygınlaşıyor

Solucan Gübresi Yaygınlaşıyor

Toprak solucanlarının toprağın verimini ve ürün kalitesini artırdıklarını gösteren çok sayıda çalışma var. Bu canlılar bunu büyük ölçüde vücutlarından geçen toprak sayesinde başarıyorlar. Besinleriyle birlikte yuttukları toprak, vücutları boyunca bir seri işlemden geçerek adeta işleniyor. Dışkılarıyla birlikte dışarı atılan işlenmiş toprak, bitkiler için gerekli olan hemen her minerali içeriyor. Bu yüzden son yıllarda, dünyada ve ülkemizde vermikompost denilen solucan gübresinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Dolayısıyla vermikültür denilen solucan yetiştiriciliği de… Gelişmiş ülkelerin tarım alanlarındaki organik madde azalması sorunu, geleneksel organik gübrelerin yanı sıra, toprak solucanları ve onlardan elde edilen gübrenin tarımda kullanılması gibi yöntemlerle çözülmeye çalışılıyor. Bu sayede toprak ve tarım ürünlerinin kimyasal kirlilikten korunmaları amaçlanıyor. Bunun yanında gelişmiş ülkelerin çoğunda, evsel atıkların geri dönüşümünde toprak solucanlarından yararlanılıyor. 

Vermikompost İçin Uygun Türler

Bugüne kadar dünyada tanımlanmış farklı familyalara ait 6.000’in üzerinde toprak solucanı türü kaydedilmiş. Avrupa, Kuzey Amerika, Batı Asya ve dünyanın birçok yerinde en yaygın solucan familyası ise Lumbricidae. Batı Afrika’da türlerin çoğu Eudrilidae familyasına ait. Güney Afrika, Orta ve Güney Amerika, Avustralya ve Doğu Asya bölgelerinde ise Microchaetidae, Megascolecidae ve Glossoscolecidae familyaları hakim.

Binlerce toprak solucanı türü arasından sadece birkaç epijeik (yüzeyde yaşayan) tür vermikompost için uygun. Bunlar Eisenia fetida, Eisenia andrei, Dendrobaena veneta, Dendrodrilus rubidus, Drawida nepalensisLumbricus rubellus, Perionyx excavatus, Eudrilus eugeniae, Polypheretima elongata olarak sıralanabilir. Bunlardan Eisenia fetida, Dendrobaena veneta, Dendrodrilus rubidus ve Lumbricus rubellus doğal ortamda ülkemiz topraklarında da kaydedilmiş türler.Vermikompost çalışmalarında, yüksek besin tüketimleri, çevresel faktörlere karşı geniş tolerans göstermeleri, yaşam döngülerinin kısa olması, yüksek üreme oranları nedeniyle genellikle epijeik türler tercih ediliyor. Özellikle Eisenia fetida ve Eisenia andrei gibi türler bu özelliklerin tamamını bir arada bulunduruyor. Bu yüzden vermikompost çalışmalarında en çok bu türler tercih ediliyor.

Solucanlar Nasıl Besleniyor?

Vermikompost çalışmalarında solucanlara besin olarak ahır gübresinin yanında elma, enginar, muz, pancar, brokoli, lahana, kavun, havuç, kereviz, tahıl, kahve ve çay posası, mısır, buğday, salatalık, yumurta kabukları, üzüm, marul, yulaf, armut, bezelye, şeftali, patates, ıspanak, karpuz, kabak gibi yiyeceklerden oluşan ve “solucan maması” denen karışımlar verilir.

27 Eylül 2018
Solucan Gübresi Yaygınlaşıyor için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Diş buğdayı

Diş buğdayı
blog.kumsalchat

www.kumsalchat.com

 

 

MerhAba güzellikler,

 

Sizlerle bugun orf adetlerimize gore bebek doğdugu zamna gelen konuklara lohusa şerbeti yapılır.” Bebeğin kırkını çıkarmak , mevlit okutmak. Diş buğdayı pişirmek de adetlerımızdendeır :=) her ne kadar unutlmaya yuz tutsada bu adetlerımız
Bebeği büyürken izlemek dünyanın en güzel işi bana göre.. İlk diş,ilk adım, ilk sözcük kadar insanı mutlu şey olamaz herhalde.

Bir -iki avuç buğday haşlanıp pişince hafifçe açılır ,çatlar.Bunun gibi, bebeğin dişlerinin de etinden kolay çıkacağına inanılmış!? ..
Haşlanmış sıcak buğday komşulara birer tabak verilirdi. ” HEDİK” denir buna.

‘HEDİK’ komşulara dağıtılır, tabak boş verilmez , küçük,hediyeler konur içine.

Diş buğdayı, bol kuru meyve şekerli olduğu için ayrıca şeker gerekmez. Ama daha da şekerli sevenler biraz toz şeker veya bal ilave edebilirler.

***MALZEMELER***

1 su bardağı işlenmemiş buğday veya iri beyaz pilavlık bulgur

3-4 adet kaysı , kuru incir, hurma

2-3 yemek kaşığı kuru çekirdeksiz üzüm

biraz fındık,fıstık,ceviz içi

çok az tuz,

arzuya göre biraz toz şeker veya bal

1-2 küçük parça tereyağı

Üzerine serpmek için tarçın

***HAZIRLANMASI***

Buğday kullanıyorsanız ;Buğdayı yıkayın. Bir tencere de üzerine 3-4 bardak su ,çok az tuz ilave edin. En az 5-6 saat bekletin. Sonra buğdaylar yumuşayıp hafif çatlayıp açılıncaya kadar pişirin.

Bulgur kullanırsanız. 2 bardak su ve çok az tuz ile bulgur suyu çekinceye kadar pişirin. Bulgur veya buğday sıcakken 1 yemek kaşığı kadar tereyağı ile karıştırın. Kuru meyveleri küçük,küçük doğrayın ,üzüm ile birlikte Buğdaya karıştırın. Arzunuza göre toz şeker karıştırın. Bir servis tabağına alın. Üzerine irice kıydığınız ,ceviz ,fındık ve fıstığı dağıtın. Arzunuza göre üzerine tarçın serpin. AFİYET OLSUN!

S€vgil€riml€

ELvin

14 Aralık 2014
Diş buğdayı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Makarnanin FaydaLari

Makarnanin FaydaLari

Makarnanın faydaları

En zengin lokanta sofralarından tutun da gariban sofralarına kadar her mutfakta yerini alan, üniversite öğrencilerinin milli yemeği sayılan makarna her ne kadar sadece hamur yiyeceği sanılsa da hiç bilmediğimiz faydaları var…

Durum buğdayından elde edilen irmiğin, su ve bazı zenginleştirici maddeler ile karıştırılması ve istenilen biçimler verilip kurutulması suretiyle elde edilen makarnanın, vücut için gerekli vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bir besin.

Makarna buğdaydan yapılan gıda ürünleri içerisinde, üretim miktarı ve beslenmedeki önemi bakımından ekmekten sonra ikinci sırada bulunuyor.

Kaliteli kuru bir makarnanın rengi altın gibi bir renkte olmalı ve kırıldığı zaman kuru, net bir ses çıkarmalıdır.

Vitamin ve mineraller bakımından çok zengin ve çok yararlı bir besin kaynağıdır.

Makarna A, B1, B2 vitaminleri, demir, kalsiyum, fosfor, potasyum ve protein yönünden de çok zengindir.

Yağsızdır. Çok az (%1-1,5 minör yağ bileşenlerini ve yüksek oranda linoleik yağ asidi içerdiğinden kolesterolü düşürücü etkisi vardır,

Makarnada bulunan kompleks karbonhidratlar kana yavaş karıştığı için tok tutar,

Metabolizmada, hemen enerjiye dönüşür.

Makarna, acil enerji ihtiyacı duyan, bir karşılaşmaya ya da gösteriye hazırlanan sporcular, sanatçılar, yani fiziksel güç gerektiren işlerle uğraşan herkes için temel bir besindir.

Makarna hem çok doyurucudur, hem de vücut için gerekli tüm vitamin ve mineralleri içerir.

Makarna sanılanın aksine şişmanlatmaz.

Şeker ve kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Makarnanın sağlık yönünden faydaları yanında, ekonomik yönden de ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayan bir gıda ürünüdür.

Türk mutfağında sos kültürünün olmaması, pişirme konusunda yeterli bilgi sahibi olunmaması, üretimde çeşitliliğin yeni başlaması ve besleyici değerinin yeterince anlatılmamış olması, diğer ülkelere oranla daha az makarna tüketmemize neden oluyor.

İtalya´da kişi başına yıllık 30 kilo olan makarna tüketimi, Türkiye´de sadece 6 kilo. Ancak, hızlı nüfus artışı, ekonomik olması, pazarlama ve ulaşım olanaklarının artması, çalışan kadınların hazır gıdaları tercih etmesinin makarna tüketimini önümüzdeki yıllarda artıracağını tahmin ediyoruz´

Yıllık 10 milyon ton olan dünya makarna üretiminin ise 566 bin tonunun Türkiye tarafından üretildiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

İtalya yıllık 3 milyon ton üretimle dünya makarna üretiminin yüzde 32´sini tek başına karşılıyor. İtalya´nın ardından bir milyon 165 bin tonla ABD, yaklaşık birer milyon tonla da Brezilya ve Rusya Federasyonu geliyor. Türkiye ise yılda 566 bin ton makarna üretimi gerçekleştirerek, dünya makarna üretiminin yüzde 5´ini karşılayan ülke konumunda bulunuyor´

Markarna kıyma, peynir, sebze, mantar gibi birçok yiyecekle birlikte de hazırlanabilir. Sınırsız çeşitleri vardır. Makarna böreği de bunun bir örneğidir.

26 Kasım 2011
Makarnanin FaydaLari için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Kaş’ı vermemek için yola çıktılar

Kaş’ı vermemek için yola çıktılar
Büyük Anadolu Yürüyüşü’nün Batı Akdeniz-Antalya Kervanına katılmak için Kaş’tan hareket eden Kaş Çevre Platformu gönüllülerini coşkulu bir kalabalık uğurladı. Kaşlı kadınların elleriyle diktiği ‘Kaş’ı Vermeyeceğiz’ yazılı bez afiş turistlerin de ilgi odağı oldu.

Türkiye’nin yedi ayrı bölgesinden yola çıkarak Ankara’da sonlanacak olan Büyük Anadolu Yürüyüşü’ne katılmak amacıyla Antalya’ya hareket eden Kaşlıları coşkulu bir kalabalık uğurladı. Uğurlama öncesinde Kaş Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına, HES’lerden etkilenen Çukurbağ ve Kemer köylerinin muhtarlarının yanısıra çok sayıda köylü ve yaşam savunucusu katılarak yürüyüşe destek verdiler. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı uğurlama öncesinde Büyük Anadolu Yürüyüşü’nün manifestosu okundu.

‘BİZİM DE SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR’

Platform adına basın açıklaması yapan Ziraat Mühendisi Can Kahvecioğlu, HES’ler, nükleer santreller ve diğer doğa kıyımlarını durdurmak için ülkeninm dört bir yanından insanların Ankara’ya yürüdüğünü belirterek, “derelerimizin üzerine kelepçe takıp yöre insanını ve diğer canlıları yok sayarak kar amacı güden zihniyete karşıyız. Bizim de bir derdimiz, söyleyecek sözümüz var” dedi.

‘BU TOPRAKLA AYNI DİLİ KONUŞUYORUZ’

Gömbe Uçarsu ve Kemer köyündeki Kıbrıs Deresi’nin yanısıra Eşen Saklıkent kanyonunda da HES yapılmak istendiğini kaydeden Kahvecioğlu, buna neden olarak da ülkenin enerjiye ihtiyacı olduğunun söylendiğini belirterek, “yalan söylüyorlar. Bu insanlar bu kadar vatan sevdalısı olsa Türkiye’nin tarımını yok etmezlerdi. Uygulanan politikalar neticesinde, dün ortadoğunun buğday ambarıyken bugün sadece kendilerinden birileri para kazansın diye buğday , eder duruma geldik. Ben Gömbe’deki elma ağacıyla, Kemer köyündeki nar ağacıyla aynı dili konuşuyorum. Yarın hepimizin üzerine örtülecek bu toprakla aynı dili konuşuyorum ama Ankara seni hiç anlamıyorum. Sen beni anla diye tüm Antalya köylüsü olarak, sana satılık suyumuzun olmadığını anlatmaya geliyorum” ifadelerini kullandı.

KAŞ’I VERMEYECEĞİZ

Kemer köyü muhtarı Mustafa Sarısaltık, Çukurbağ köyü Muhtarı İrfan Akay, Kaş Çevre Platformu’ndan Kadriye Hacımusaoğlu ve Kemer köyünden Hatice Sarısaltık da burada birer konuşma yaparak sularını asla vermeyeceklerini dile getirdiler. Sık sık sloganlarla kesilen konuşmaların arasında, “Kıbrıs Deresini vermeyeceğiz” ve “Gömbe’yi vermeyeceğiz”, “Kaş’ı, Anadolu’yu vermeyeceğiz” sloganları atıldı. Daha sonra konuşan Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Eriş de, HES’lerin bölgenin turizmine yönelik etkilerine değindi.

Kaşlı kadınların elleriyle diktikleri ve üzerinde “Kaş’ı vermeyeceğiz” yazılı pankart turistlerin de ilgisini çekerken, Cumhuriyet Meydanı’ndan Atatürk Caddesi’ne kadar yürüyen grup daha sonra Antalya’ya hareket etmek üzere dağıldı.

12 Nisan 2011
Kaş’ı vermemek için yola çıktılar için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad