Ne idim Ne oldum ?

Ne idim Ne oldum ?

Ben de mi bahtı karalılardan oldum
Yoksa kalbi yaralılardan mı oldum,
Hiç idim buralılardan mı oldum
Tanı da sevineyim bugün . .

29 Ağustos 2016
Ne idim Ne oldum ? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Gülesim geldi.

Gülesim geldi.

İçimde bir ateş yanmakta sıcak mı sıcak
Yazık, aşk mı beni darağacına asacak…
Derman ki yok ayaklarımda sana koşacak
Gel de bana güleyim bugün…

29 Ağustos 2016
Gülesim geldi. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

ZUMRAM’A ….

ZUMRAM’A ….
Zumram iyi ki varsın

www.kumsalchat.com

Hep vardın ama çok geç girdin hayatıma…

İyi ki de girmişsin. İyi ki de geçte olsa her anımda, her sıkıntımda, her mutluluğum da,  ruhen yanımda olmuşsun…İyi ki Varsın…

Sen benim KARDEŞİMSİN!!!

Ben farklı dinledim seni, ben gibi… Sen farklı dinledin beni, ben gibi… Eksiksizdi herşeyimiz, başkalarına anlatılanlar gibi değil. Sen bana arkadaş geldin, sonra dostum oldun…

Bugün senin doğum günün Bebeğim…

Dileğim bu yıl dilediğin tüm isteklerin ve tüm dileklerin gerçek olsun. Her yeni gün, bir önceki günden daha güzel,  daha huzurlu, daha bol kazançlı, daha sağlıklı ve isteklerine uygun seni mutlu edecek şekilde olsun!

Bak senin için yazıyorum şimdide de. Sadece bir dakika için seni düşünen birinin olduğunu hisset… Şimdi bu hisse sımsıkı sarıl ve ümidini koskoca bir yıl boyunca hiç yitirme!

Bu sanal hayatta kime gerçekten “dostum” diyebilirdim bilmiyordum.. Ta ki senin gibi güzel yürekli bir dostuma rastlayana kadar… Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Aramıza mesafeler, saatler yollar dahi olsa da bil ki yanındayım… Senin gibi dosta sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Dünyada eşsiz bir güzellik varsa o da  senin kalbindedir. Hayatının bundan sonrası kalbinin güzelliği gibi geçsin

Canım benim DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN…SENİ ÇOK SEVEN DOSTUN Sahrud….

20 Kasım 2015
Okunma
bosluk

Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı …

Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı …

Etkilenmemek mümkün değil..Ben etkilendim sizde etkileneceksiniz…

Cariye

www.kumsalchat.com

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor.

Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin umutsuz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye…

Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir yandan aşkının dayanılmaz baskısı, diğer yandan aradaki devâsâ farkın kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır:

“Derdi olan neylesin?”

Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:

“Derdi neyse söylesin.”

Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:

“Korkuyorsa neylesin?”

Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:

“Hiç korkmasın söylesin.”

Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han “Buyurunuz, sizi dinliyorum” deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle: “Efendim…” der. “Cariyeniz… Size…” ve cümlesini tamamlayamadan yığılıp kalır.

Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der:

“Gerçek aşkı şu cariyeden öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o yolda ölür.”…

29 Eylül 2015
Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı … için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler

Son Yorumlar


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad