Aynadaki_DeLi:Bölüm:18

Aynadaki_DeLi:Bölüm:18
Ülkücülük

Ülkücü gelince ilk akla gelen karşıt görüşlü insanlar için faşitlik gelir ama işin özü öyle değil işin özü ÜLKÜCÜ demek vatanını milletini bayrağını devletini sevmek demek.Kimse kusura bakmayacak bu vatanın ekmeğini yiyorsan kahpe lik yapmayacaksın vatanına milletine bayrağına devletine ihnanet etmeyeceksin gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıç ını çeker diye bir ata sözüm vardır insanlar neyi paylaşamıyor cennet gibi bir ülkemiz var tüm dünya nın gözü bizim cennet ülkemizde fatihin istanbulu fethettiği yıldan beri İstanbul göz bebeğimiz dünyanın en güzel şehri türkiyenin yarısını gezmiş bir insan olarak konuşuyorum 2010 yılında mardinde 11 ay çalışma fırsatım vardı çözüm süreci döneminde dunyanın dört bir yanından insanalr mardine akın akın geliyorlardı Mezopotamya dunyanın ilk yerleşim yerlerinden birisi biz Türkler TARİHE yön verdik Tarih ten Türk ü dunyadaki hiç bir millet çıkaramaz Türk tarih ten çıkarsa tarih diye bir şey kalmaz ey Türk gençliği silkenlen kendine gel Hitler dunyaya meydan okudu sadece Biz Türklere saldırmadı niye diye sordular çunki dedi türklerden 1 kişi bile sağ kalırsa yeni bir devlet kurar ve bize bunun bedelini ödetir dedi onun için kendine güven ATATURK un dediği gibi TÜRK ÖVÜN ÇALIŞ GÜVEN…!

6 Mayıs 2019
Aynadaki_DeLi:Bölüm:18 için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:bölüm:17

Aynadaki_DeLi:bölüm:17
Hayırlı Ramazanlar

Bin aydan daha hayırlı olan ramazan ayına girmiş bulunmaktayız tüm islam aleminin ramazan ayı kutlu olsun.ama şöyle bir öz eleştiri yapmak istiyorum özellikle yaşadığım şehirde Konya da bir çok insanımız orucunu layığıyla tutar tutmasınada akşam orucunu açtıktan sonra kahvanelere gideriz sahura kadarda kumar oynarız nerde kaldı tuttuğumuz oruç nerde kaldı bin aydan daha hayırlı olan ramazan ayı teravih namazlarında camiler tıka basa dolar bazı imamalr hızlı kıldırır namazı bazıları yavaş kıldırıyor diye tepki gösteririz cuma namazı oysa farz teravih sünnettir cuma namazlarını umursamıyoruz ama teravih namazlaırnı hiç kaçırmıyoruz….! sene 2017 de araplar mahallesinde tütün dukkanı işletiyordum cami hemen dukkanımın yanındaydı cuma namazına giderdik namazımızı kılardık camiden çıktığımızda daha abdestimiz duruyor arkadaşım bana akşam ne içciez diye sordu alkol olarak ki bu arkadaşım perşembe günleri yarın cuma diye içmeyen bir insan bana bunlar artık doğru gelmiyor eleştiriyorum insanların ibadetlerine illaki saygılıyımdır ama toplum olarak yanlış bir düşüncemiz var herşeyin yeri ayrıdır diye saçma sapan bir söz kullanıyoruz öyle bir şey yok bir şeyi ya adam gibi yapacaksın yada hiç yapmayacaksın 30 gün oruç tutuyoruz bayramı meyhanede kutluyoruz bu ne kadar doğru bence yanlış böyle olmamalı en büyük hatamızda sanki kendimiz çok iyi bir insanmışız gibi bir de başkalarını yargılıyoruz mesela geçen sene çalıştığım bir otelde genel koordinatörümüz Adnan bey 30 gün boyunca oruç tuttu iftarını açtıktan sonra rakı içiyordu bizde bunu eleştiriyorduk gülüyorduk ne kadar saçma diye bende güldüm hatta dalga geçiyordum oysa ben 6 gün oruç tuttum aşırı sinirli olduğum için orucu bıraktım son 1 hafta da alkol almaya başladım insanları eleştirmeye hakkımız yok her insan kendi kaderini yaşar ne yaşadığını kimse bilemez kendisinden başka onun için bu mubarek ayda ne yaparsak yapalım ama insanalrı yargılamayalım eğer bir suç işlersen hakimler seni yargılar zaten insanlar yaşadıkları hayatın bedelini öderler…!devamı gelecek

5 Mayıs 2019
Aynadaki_DeLi:bölüm:17 için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:Bölüm:16

Aynadaki_DeLi:Bölüm:16
Hayatımın En Acı Günü…!

Tarih 12 mart 2005 günlerden cumartesi arkadaşlarla zaferde bir kafeye gittik normal bir hafta sonuydu hava güzeldi rutin bir gündü ben yine geldim sabaha karşıydı evdeki huzursuzluklarım yüzünden.Tek Bir Ayrıntı Vardı. Annem ben yatağa girdiğimde odaya gelmişti sanki bana veda edercesine beni öpüp kokluyordu derin derin iç çekiyordu ağlamaklıydı benim kafam iyi olduğu için sarhoştum tepki bile veremedim.Sabah annem her zaman yaptığı gibi erken uyanmış üvey babam Talat ın kahvaltısını hazırlamış onu yolcu etmiş.Bende uyandım 10.30 da evden çıktım kahvelerimizi söylemiştik öğlene doğruydu telefonum çalmaya başladı tanımadığım bilinmeyen bir numara acı acı çalıyordu telefonu açtım üvey ablam handan ın kocası rahman eniştem celalettin nerdesin dedi enişte çarşıdayım buyur diye cevap verdim bana dedi çabuk eve gel enişte hayırdır dedim yok bişi eve gel dedi içimde kötü bir his vardı merak ettim ısrarla tekrar sordum enişte noldu niye geleyim eve dedim. Anneni Kaybettik çabuk eve gel dedi dünyam başıma yıkılmıştı apar topar kalktık masadan eve doğru yola çıktık yolda düşündüğüm şey kalp hastasıydı kalp kapakçıkları değişmişti doktorlar 100/10 yaşama şansı verdiği bir ameliyattan sağ sağlim çıkmıştı aklıma gelen şey heralde dedim kalbi dayanmadı daha 23 yaşında bir gençtim doğru düşünemiyordum idrak edemiyordum ne oldu ne bitti hiç bir şeyden haberim yoktu acı gerçeği eve geldiğimde öğrendim evde polisler vardı neler olduğunu anlamaya çalışıyordum beni eve almadılar 2 hafta önce evini taşıdığımız bir polis abi beni hatırladınmı abim dedi başın sağ olsun Annen in neden İNTİHAR etti bir bilgin varmı diye bana o acı soruyu sordu o anda dünyam başıma yıkılmıştı bu nasıl olabilirdi annem cuma toplantılarında hoca lık yapan bir kadındı inanamadım konuşamadım o anda kendimi kaybettim hiç bir şey yoktu dunya durmuştu polis abi konuşmaya başladı ANNEM in bu 3.cü İNTİHAR denemesi olduğunu ilk denemesi ilaç içmiş hastaneye kaldırılmış 2.ci denemesi okulun çatısına çıkmış onuda engellemişler ama bu sever kaybetmiştik benim hiç bir şeyden haberim yoktu annem kardeşlerimi sıkı sıkı tembihlemiş abinize sölemeyin bana kızar diye ben o ara bodrum da çalışıyordum sigarayı bıraktığım bir dönemdi bakkala gittim 1 paket uzun parlament aldım eve girmek istiyordum bana engel olmaya çalışan polislere akrabalarıma bağırarak karışmayın bana annemi görecem dedim herkesi evden çıkardım kendimde değildim önce isyan edip evdeki bütün camları kırmak geçti içimden sonra düşündümki bir faydası olmayacak annem banyoda bir çivi çakmış üzerine çivinin üzerine 3 rakamını yazmış kendini iple asmış canına kıymış yerde cansız bedeniyle karşılaştım boynu morarmış öylece yatıyordu annem boylu poslu dunya güzeli bir kadındı yanına oturdum yarım saat öylece hareketsiz yarım paket sigara içtim yanında dunya da bana tek değer veren beni tek seven beni tek düşünen kadın canına kıymış öylece kucağımda yatıyordu ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmiyordum daha 23 yaşında bir çocuktum hiç bir şey düşünecek durumda değildim öylece bakıyordum öpüyordum kokluyordum başka elimden bir şey gelmiyordu hafta sonu olduğu için nöbetçi savcının gelmesini bekliyorlardı o ara nöbetçi Savcı gelmiş beni evden çıkardılar tanıdığım polis abi kendindeysen devam edelimmi dedi bende olur abi dedim annem üvey babamı yolcu ettikten sonra banyoya girmiş banyoda iple intihar ederek canına kıymış onu o halde daha 13 yaşında olan kız kardeşim Esra bulmuş hemen komşulara haber vermiş ambulans polis çağırmışlar ama nafile annem hayatını kaybetmiş aradan 1 saat geçtikten sonra dayım mevlüt arabistandan izne gelmiş anne annemi dedemi eve getirmişti.Annanem ağıtlar yakarak arabadan indi kolaymı tek kız evladını kaybetmişti dedem üvey babam Talat a bağırıyordu senin yüzünden oldu şerefsiz bir kadına sahip çıkamadın diye feryat figan ediyordu herkes birbirini suçluyordu kimse suçu kendinde aramıyordu üvey amcam kadir musalla mezarlığına defin edelim dedi annemin amcasının oğlu mustafa hasanköye defin edelim diye aralarında tartışıyorlardı üvey amcam kadir in sölediği daha mantıklıydı musalla mezarlığı nalçadıda merkez de orda herkesin kolaylıkla gidip dua edebileceği bir yerdi bana sordular bende dedim musalla mezarlığı olsun kabul ettiler…Annemi cumartesi günü devlet hastanesi morguna götürdüler bir gece orda kaldı ertesi gün pazar öğle namazından sonra defin etmek için musalla mezarlığına son yolculuğuna uğurlamak üzere gittik o gün yanımda Kiss_Off_Deat nickli arkadaşım vardı sanaldan tanışıp arkadaş olduğum bir çocuk düşünün artık oysa benim onlarca arkadaşım eşim dostum vardı kimse gelmedi toprağa verdik ben annemin mezarı başında yanımda dostum la amcamın oğlu muammer ve yanında çalıştıkları zeki abi sadece 4 müz kalmıştık ben artık fazla dayanamadım hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım canımın canını toprağa verdim en son hıçkıra hıçkıra ağladığım gündür o günden sonra bir daha böyle ağlamadım ağlamayacamda Mekanın Cennet Olsun Annem…! burdan sizlere sesleniyorum annelerinizin babalarınızın kıymetini bilin onları üzmeyin kaybettikten sonra yaşayacaklarınız ağır olur ben bu yaşadıklarımı kaldıramadım böyle bir acının yükünü yıllardır üstümde taşıyorum kendinize gelin ana gibi yar baba gibi bir kale olmaz olmamalı…Devamı Gelecek

5 Mayıs 2019
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:Bölüm:14

Aynadaki_DeLi:Bölüm:14
İlk Aşkım

Çocukluğum Konya nın selçuklu ilçesine bağlı Fatih Işıklar mahallesinde geçti çok eski bir mahalledir üvey babamın mahallesi üvey babam dağlıydı dağdere diye bir köy üvey babam Talat Boydak ilk hanımı Saliha yı kaybettikten sonra öz Annem Şerife ile evlenir çocukluğumun güzel hatıralarıyla dolu bu mahallede yaşamaya başlarlar.Üvey Babam Talatın akrabaları olan abisi kadir amcam hayırsız diye bilinen idris amcam ki ben amcalarımı üvey babamdan daha çok sevmişimdir çunki bana davranışları üvey babamın bana davranışından daha sıcak ve samimi oldu her zaman yengelerim keza öyle hep bir samimiyet masum bir çocuktum daha hiç bir şeyden habersiz günahsız bir sabiydim.Naci abim en büyük amcam kadir in oğullarından mahallemizin bıçkın delikanlısı yiğit mert kavgacıen çok onu seviyordum kendime örnek alıyordum çunki bana karşı çok iyiydi idris amcam Boydak sülalesinin sözde hayırsız adamı bana göre hiçte hayırsız değildi aksine en büyük kızları şeyma yı üniversitede okuttu psikiyatri bölümünü bitirdi kazandı şu anda annesi yengem nimet ve amcam idris amcam yetiştirip okuttukları amcamın kızı Şeyma onlara bakıyor kazandığı para ile ama cahil zihniyet neymiş efendim şeyma açık mış açık dediği saçlarının açık olması kot pantolon giymesi einstein boşuna dememiş ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zor diye ruhu şad olsun.En Büyük hatamız bana göre evrensel düşünememek kabuğumuzdan çıkamıyoruz maalesef tamam muhafazakar bir sülalede yetiştim kız kardeşlerimin başları kapalıdır…Namus kavramını çok yanlış anlıyoruz toplum olarak ben mesleğim itibarı ile binlerce insanla birebir muhattap oldum bir sürü namus lu delikanlı harbi saçı açık kızlarla tanıştım…ben 80 ler kuşağının çocuğuyum.Fatih Işıklar Özal Kent arası geneli kürt vatandaşlarımızın olduğu bir mahalle tabi o dönem türk kürt ayrımcılığı diye bir şey yok kozmopolit bir mahalle her memleketten insan türküyle kürtüyle iç içe yaşadığım sıkıntısız sorunsuz gayet mutlu meshut bir şekilde yaşadığımız yer fatih ışıklarda orgeneral bedrettin demirel ilkokulunda okula başladım çocukken çok zeki idim çalışkandım sınıftada sevilirdim o dönemlerde boy sırasına göre oturdulurdu sıralarda sıra arkadaşım ilker çok samimi idik kendisiyle en ön sırada idim boyum kısa olmamasına rağmen… İlk Aşkımın ismi Banu uzun boylu esmer güzeli tembel yaramaz bir kızdı çok tatlıydı aradan 30 sene geçmesine rağmen bana evlerini göstermişti okulumuzun tam karşısında eski bir daire 3 kat. unutmadım ne adını nede kendisini birbirimize ilgi duyuyorduk.Ama ben o zamanlar çok utangaçtım tesadüf eseri çok karşılaşıyorduk hatta bir gün ananem şakire ile köyden mahallemize geliyorduk dolmuşta tesadüf eseri banu nunda annanesi ile birlikte bindi en arkaya beraber oturmuştuk Banu ile göz göze geldim utandım bakamadım hatta bir kaç kere cesaret ettim bakmak için göz göze gelince yine bakışlarından kaçtım ilkokul 3.cü sınıfın ilk dönemiydi daha 9 yaşındaydım.Sevgi nin ne olduğunu bilmediğim için utangaçlıkta var tabi içine kapanmışlıkta var bide Öz Annem şerife bana olan biten herşeyi anlattığı için kafam çok doluydu artık küçük şeylerle mutlu olmasını bilen bir insanım ben aradan yıllar geçti ben eski mahallemiz olan fatih ışıklarda okuduğum okulun önüne gittim planım evlerine çıkıp Banu yu tekrar görmekti tabiki cesaret edemedim bizim çocukluğumuzda böyle durumlar o kadar basit değildi herkes Ar ına Namus una çok düşkündü…Aşk lar Ve Aşıklar Dilden dile Değilde Gönülden Gönüle düşerdi…! evlerinin önüne kadar geldim hatta apartmana girdim 3.ü kata kadar çıktım yaklaşık 10 dakika öyle bekledim kapılarının önünde düşünüyordum ne diycektim babası kamyoncuydu hadi babası çıksa annesi çıksa ne diycektim diye düşündüm ama cesaret edemedim geri döndüm sonraları acaba tekrar görebilirmiyim diye çok gittim ama göremedim kimbilir şimdi evlenmiş çocukları bile olmuştur…Burdan sesleniyorum sizlere sevdiğinize onu sevdiğinizi söyleyin sonradan pişmanlık duymak istemiyorsanız söyleyin.Bunun adı Medeni Cesarettir Cesur Olun Korkmayın en fazla hayır der nolcak sanki yada deli bir kız sa benim gibi çantayı kafanıza yersiniz ama ölmezssiniz pişman olacağınıza dayak yiyin bu daha iyi olur bence…Devamı Gelecek

4 Mayıs 2019
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad