İstanbul’un otobüsleri damalı oluyor:)

İstanbul’un otobüsleri damalı oluyor:)

İstanbul’un otobüsleri yine değişiyor
Kadir Topbaş, İstanbul’da otobüslerin renklerinin değişeceğini ve dünyada bir ilk olarak damalı olacağını duyurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İETT otobüslerinin yeşil, halk otobüslerinin ise turkuaz mavisi renklerinde yenileneceğini ve otobüslerin dünyada bir ilk olarak ”damalı” hale getirileceğini belirtti.

Edirnekapı’daki İETT Garajı’nda personel ve çocuklarla bayramlaşan Topbaş, burada İstanbul’un yeni otobüslerini tanıttı. İETT’ye ilk etapta 500 yeni otobüs alınacağını ve daha sonra bu sayının bine tamamlanacağını belirten Topbaş, halk otobüslerinin de 2013 sonuna kadar alçak tabanlı, klimalı araçlarla değiştirileceğini kaydetti.

Yeni İETT otobüslerinin renginin yeşil, halk otobüslerinin renginin ise turkuaz mavisi olmasının planlandığını ifade eden Topbaş, her iki otobüsün de damalı olmasını tercih ettiklerini dile getirdi.

İETT Garajı’nda basın mensuplarına, sarı, yeşil, turkuaz ve kırmızı renkli otobüsleri gösteren Topbaş, sarı ve kırmızı renklerinin deneme amaçlı uygulandığını, yeni İETT otobüslerinde yeşil, yeni halk otobüslerinde ise turkuaz mavisi rengi düşündüklerini söyledi.

Göreve geldiklerinden bu yana İETT’deki yenileme sürecini devam ettirdiklerini bildiren Topbaş, şöyle konuştu:

”Arzumuz, büyüyen bu şehirdeki insanlara kaliteli ve konforlu ulaşım imkanı sunmak. Bunun için belediye olarak bugüne kadar yaptığımız 22 milyar liralık yatırımların yüzde 55’ini ulaşıma ayırdık. Çok ciddi işler yaptık. Fakat İstanbul o kadar büyük ki yaptığımız işler yeni yeni fark ediliyor. Bir şehrin medeniyet ölçüsü o şehirdeki insanların toplu taşıma araçlarını kullanım oranına bağlı. Her kesimden insan toplu taşıma araçlarını tercih edebiliyorlarsa o şehir medenidir. Bütün İstanbulluların bu araçları tercih etmesi için kaliteli, konforlu, hızlı ve güvenli hizmet vermeye özen gösteriyoruz. Halk otobüslerini de 2013 sonuna kadar tamamen yenileyerek İstanbul’a yakışır hale getireceğiz.”

Kadir Topbaş, İstanbul’daki halk otobüsü imajını özellikle düzeltmek istediklerini belirterek, şöyle dedi:

”Halk otobüslerinin üstünde şu anda var olan birkaç rengi turkuaz mavisi olarak çevireceğiz ve bu otobüsleri de damalı hale getireceğiz. İstanbul’da artık, egzozundan rahatsız olduğumuz, sıkıntı veren, tedavülden kalkmış otobüs tipleriyle değil, şehrin estetiğine yakışan modern otobüsler göreceğiz. Yenilenen İETT ve halk otobüsleri dünyada ilk defa İstanbul’a özel olarak damalı hale getirilecek. İstanbul’un ‘otobüsleri damalı bir şehir’ olarak bilinmesini istiyoruz.”

Ulaşım hizmetlerinin bir kısmını, kurdukları Otobüs A.Ş. ile yürütmelerine rağmen, İETT’nin, Belediyenin asli unsuru olduğunu ve asla ihmal etmediklerini vurgulayan Topbaş, şunları söyledi:

”Özellikle altını çizmek istiyorum. İETT’yi ihmal etmek gibi bir anlayışımız yok. İhtiyaç tamamlanana kadar araç alım çalışmaları sürecek. 2013 sonuna kadar İstanbul’daki tüm belediye ve halk otobüsleri bu şehre yakışır hale gelecek. Güzel bir şehir mobilyası olacaklar. Bu fedakarlıktan kaçınmayacağız. İstanbul’da otobüslerde bir eksik olmamasının yanı sıra, otobüslerdeki insan onuruna yakışmayacak tarzdaki yoğunluğu da ortadan kaldıracağız. Bütün vatandaşlarımızın rahatlıkla otobüsleri tercih etmesini sağlayacağız.”

OTOBÜS ŞOFÖRLERİNE SABAH SPORU
İETT mensuplarının, İstanbullulara her türlü hava koşulunda 24 saat hizmet verdiğini, bunun için teşekkürlerini ileten Topbaş, İETT şoförlerinin sürekli oturmaktan dolayı bel fıtığı ve menisküs gibi hastalıklara yakalanmaması için sabah sporu yapılması kararı aldıklarını söyledi.

Bayramdan sonra sabah sporlarına başlanacağını dile getiren Topbaş, ”Şoför arkadaşlarımız yaptıkları iş nedeniyle ihmal ettikleri vücutlarını sporla yeniden güçlendirecekler. İstiyoruz ki İETT çalışanları daha sağlıklı hizmet versinler. Belediye olarak 53 bin kişilik dev bir aileyiz. İstanbul’a hizmet etmekten gurur duyuyoruz. İstanbul’un bu hizmetlerle dünyanın en saygın şehirlerinden biri haline geldi ve dünyaya kendini hissettirdi” dedi.

Konuşmasının ardından İETT Genel Müdürü Hayri Baraçlı ile yeni otobüsleri inceleyen Topbaş, yeşil, kırmızı ve sarı otobüslerden yeşili daha çok beğendiğini söyledi. Basın mensuplarına da tercihlerini soran Topbaş, ”Yeni otobüslerde her rengin güzel durduğu” cevabını aldı.

31 Ağustos 2011
İstanbul’un otobüsleri damalı oluyor:) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

İhaneti ispat edecek yoksa boşanmam!

İhaneti ispat edecek yoksa boşanmam!

İşadamı Yurdal Sert’in ihanetle suçlayıp 10 milyon TL istediği eşi İvana Sert “Bizim çok paramız yok. Benim bildiğim 3 tane evimiz var” dedi

Eşi Yurdal Sert’in “Beni en yakın arkadaşım Hatem Yavuz ile aldattı” iddialarıyla zor günler geçiren İvana Sert, boşanma ve mal varlığı paylaşımını anlattı:

-Yurdal, ihanet iftirasını para için yapıyor. (O kadar çok mal varlığınız var mı? sorusuna) Öyle sanıldığı gibi çok paramız yok. 3 evimiz var. Metrocity’de daire, Çubuklu’da villa, Bodrum’da villa. İnanmıyorsanız gidip tapulara bakın. Benden 10 milyon TL tazminat istiyor ama o kadar paramız yok. Yine de avukatımla bakacağız. Belki hesaplarımızda bilmediğim para ya da mal vardır.

-Yurdal beni en son boşanma davası açtığı gün aradı. ‘Hatem’in evine polis gidiyor. Seninle ilgili bir şey çıkarsa hapse gireceksin’ dedi. En son sözleri buydu. Halbuki o güne kadar her şey normaldi. Biz oğlumla şu an Fethiye’deyiz. Planımız Yurdal’la birlikte Bodrum’a geçmekti. Hatta her telefon açtığında ‘Seni çok seviyorum, ne olur affet’ diyordu. Ateş’le konuşmak istiyordu.

– Sert soyadından ne olursa olsun vazgeçmek istemiyorum. Yurdal’ın rahmetli babasını çok seviyordum ve bu yüzden bu soyadı benim için çok büyük, çok önemli. Bu soyadına leke getirmedim. Kendi kurduğum, yarattığım markanın adı İvana Sert. Onun patentini aldım. İş hayatında da hep kullanacağım.

‘İhaneti ispat edecek yoksa boşanmam’

Vatan gazetesine konuşan İvana Sert “Yurdal bana normal bir boşanma davası açsaydı kabul eder hemen boşanırdım. Ama bu çirkin iddialar karşısında ondan boşanmayı kabul etmiyorum. Bana ya bu iddiaları kanıtlayacak ya da benden özür dileyip ‘Beni affet sana iftira attım, yalan söyledim’ diyecek. O zaman boşanırım. Çünkü kendimden hiç şüphem yok, yanlış yapan ben değilim” dedi.

15 Ağustos 2011
İhaneti ispat edecek yoksa boşanmam! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Kadın chat odasında, erkek şans oyunlarında..

Kadın chat odasında, erkek şans oyunlarında..
Kadın chat odasında erkek sans oyununda

İzmir’de Hakan G., eşinin sohbet odalarından çıkmadığı, evdeki kedinin tüyleri yemeğe bulaştığı için yemek dahi yiyemediğini söyleyerek boşanma davası açtı.

 

Kadın da karşı dava açarak “Asıl o bilgisayarda şans oyunları oynuyor” dedi. Mahkeme “Kadın haklı” derken Yargıtay tarafları eşit kusurlu buldu.

İZMİR’de Hakan G. açtığı boşanma davasında, eşi Nilgün G.’ye gece geç saatlere kadar internette sohbet odalarına girdiği, kendisine sevgi gösterip zaman ayırmadığı, evdeki kediden dökülen kıllardan alerji olduğunu, yemekten birkaç kez kedi kılı çıktığı için eşinin elinden artık yemek yiyemediğini öne sürdü.

Hakan G., karısının “Kedi evden giderse ben de giderim” dediğini, psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu ve intihara teşebbüs ettiğini de iddia ederek, kusurlu hareketleri yüzünden evliliklerinin çekilmez hale geldiğini söyledi. Karşı dava açan Nilgün G. ise eşinin iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Annesinde yediriyor

Nilgün G., kocasının az para kazandığını, yemekleri alt katta oturan annesinde yemesi için kendisine baskı yaptığını, bağımsız bir yaşam sürdüremediklerini, evdeki bilgisayarda şans oyunları oynadığını anlattı. Nilgün G., kocasıyla yaşadığı sorunlar yüzünden bunalıma girerek intihara teşebbüs ettiğini de belirtti. Kocasının kendisini evden kovduğunu belirten Nilgün G., 10 bin lira manevi tazminat ile 200 lira tedbir nafakası talep etti.

‘Kadın haklı’ dedi ama…

İzmir 8’inci Aile Mahkemesi, 18 Haziran 2008’de, davacı Hakan G.’nin davasını reddederken, Nilgün G.’nin davasını kabul ederek boşanmalarına karar verdi. Temyizde, Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, 2 Kasım 2009’daki kararıyla tarafların karşılıklı olarak evlilik birliğine ilişkin görevleri yerine getirmedikleri ve eşit kusurlu oldukları sonucuna vardı. Karar gerekçesi yazıldıktan sonra yerel mahkemeye geri gönderilecek. Çift eşit kusurlu bulunursa birbirlerinden tazminat alamayacaklar.

15 Mayıs 2011
Kadın chat odasında, erkek şans oyunlarında.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Sanal sohbetler, eşler arasında güvensizliğe sebep oluyor

Sanal sohbetler, eşler arasında güvensizliğe sebep oluyor
İnternetin geniş dünyası ve bu teknolojinin cep telefonlarına kadar girmesi, iletişim ve sohbetleri tahmin edilemez noktalara getirdi. Ancak özellikle çoğu gereksiz sohbet ve mesajlaşmalar eşler arasında tartışmalara ve güvensizliklere sebep oluyor.

İnternet ve cep telefonlarının bilinçsiz kullanımı eşler arasındaki sorunların da büyümesine ve karşılıklı güvensizliğe yol açıyor. İnternet ve cep telefonu, karşı cinsle konuşmayı ve iletişimi kolaylaştırıyor. Başlangıçta iş görüşmesi, insani duygularla yardım etme ya da bilgi alışverişi şeklinde başlayan bir konuşma bile kolaylıkla farklı şekillere dönüşebiliyor.

Günlük hayatta karşı cinsle iletişim konusunda dikkatli davranan bazı kişiler iş amaçlı veya yardım amaçlı konuşmalar esnasında bilhassa internet veya cep telefonunda karşı cinsle iletişimde kontrolü kısmen de olsa kaybediyorlar. Bilinçli kişilerde böyle iken psikolojik sorunları olanlarda durum daha da vahim olup aile sorunlarına da yol açıyor. Eşini sıklıkla forumlarda, sohbet (chat) odalarında ya da MSN`de iletişim içinde gören ya da sürekli cep telefonuyla konuştuğunu, mesajlaştığını fark eden kadın ya da erkek tabii olarak rahatsızlık duyarak sorma ihtiyacı duyuyor. Başlangıçta belki geçerli bir neden oluyor fakat görüşmelerin sıklığı, zamansızlığı veya içeriği güveni zedeleyecek bir hal almaya başlıyor. Son zamanlarda danışman olarak bizlere bu konuda gelen sorunlarda ciddi bir artış var. Bu tür durumlar kıskançlıkla ilgili sorunları olan kişilerde tetikleyici etki de yapabiliyor. Bu konuda başta gençler, çocuklar, belirli bir meşguliyetleri olmayan psikolojik desteğe muhtaç kişiler ise risk altında.

Kıskançlık aslında tabii ve yararlı bir duygu iken aşırı ve yersiz olduğunda patolojik bir hal alıyor. Eşinin kendisini rahatsız eden bir davranışını gören bu kişiler daha sonra onu sürekli takip etmeye, sorgulamaya başlıyor. Bu da evliliğin devamını zorlaştırıyor. Evlilikte bağlılık ve vefa kadar güven de önemli olduğundan; hataların sürekli hatırlatılması kişinin kendine güvenini ve kendisini geliştirmesini engelliyor.
Geçerli bir nedene bağlı olarak kıskançlık gösteren eşin (daha çok kadının) bu duygusu sebebiyle yersiz bir şekilde suçlandığı durumlar da az değil. Saatlerce bilgisayar başında MSN`de bir veya birkaç kişi ile sohbet ederken eşi geldiğinde ekranı kapatan sonra da “Sürekli beni kolluyorsun, bana güvenmiyorsun, artık bu sende hastalık haline geldi!” şeklinde suçlayan erkek ve kadınlar da çok.

Benzeri durumlar telefon konuşmalarında da yaşanıyor. Telefon çaldığında “özel bir konuşma” diyerek başka odaya geçmek, uzun konuşmalar, tedirgin davranışlar, telefon konuşmalarının mesai saatleri dışında olması, sık gelen kısa mesajlar, mesajları konusunda kişinin aşırı tedirgin olması güvensizlik ve kıskançlığı artırıyor.
Evli olduğu halde karşı cinsle iletişime kendisini kaptıran kişiler, evliliklerini bir kere daha gözden geçirmeli sorunlarına birlikte çözüm bulmalıdır. Karşı cinsle iletişim bazen heyecan vericidir. Bu da bir ihtiyaçtan veya ihtiyaçların karşılanmamasından kaynaklanabilir. Eşler karşılıklı birbirinin ihtiyaçlarını karşılamaya önem vermeli, ruh ve beden sağlıklarına dikkat etmeli, evliliklerine bakım yapmayı ve küçük sürprizlerle de olsa heyecanı canlı tutmayı ihmal etmemelidirler

20 Nisan 2011
Sanal sohbetler, eşler arasında güvensizliğe sebep oluyor için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet