Gül Soylu Aşk

Gül Soylu Aşk

Enez’ in güzel yaz günlerinden biriydi. Her sabah ki gibi ormana koşmaya gittim. En yakın arkadaşımda yanımda denize girdik eğlendik. Akşamüzeri can sıkıntısı 3 kişi bulduk. Okeye dördüncü aranıyor. Ya ben yanlış görüyorum yada karşıdan maviş gözlü, kumral, şirin mi şirin güler yüzlü bir masal perisi geliyor. O an sanki büyülenmiştim. Okey oynamayı bir yana bir yana bırakın iki de bir taşları düşürür, ıstakayı devirir olmuştum. Ama galiba ben onun pek ilgisini çekememiştim. Okey bitti arkasına bakmadan gitti.

Sonradan öğrendim ki arkadaşımın yeğeniymiş ve uzun süreli bir beraberliği varmış. E be kardeşim dedim içimden…

Yine bir yaz akşamı top oynamaktan geliyoruz. Kan ter içinde kalmışız, saç baş toz toprak içinde… Az ileriden birisi seslenir gibi oldu. Baktım aman Allahım yine o güzel gözlü kız. Tabii hemen havaya girdim bana “iyi aksamlar” dedi. Arkadaşım mavi gözü periye nasıl baktığımı görmüştü.

Yaz bitiyordu ve biz İstanbul’a dönnüyorduk. Mavi gözlü perim aklımdan çıkmıyordu. Fakat sonunda kafamdan atmayı zor da olsa başarmıştım.

Bir gün arkadaşımın ablası bizim bir yeğen var birbirinize çok yakışırsınız diye öyle bir söyledi. Ben pek önemsemedim meğerse abla arada aracılık ediyormuş. Tabiki bunlar sonradan su yüzüne çıktı. Bu arada bir detayı atladım. Uzun süre beraber olduğu gençten problemler dolayısıyla ayrılmış.

Arkadaşımda oturduğum günlerden birinde aablası “Haydi gel kahve içmeye misafirliğe gidiyoruz dedi.” Bende “Gidelim bakalım dedim” Aslında biz ne bilelim her şey daha önceden planlanmış. Maviş gözlü perimin evine gittik. Ben onu görünce elim ayağım dolaşmaya başladı. Hatta kahve fincanını elimde unuttu benim güzelim. Gece eve gelince bu konuyu ayrıntılarıyla düşündüm. Sanki içime doğdu. İlk başından beri tahmin ediyordum uzun bir beraberliğe, hatta ölümüne beraberliğe adım atacağımı. İçimden bir ses “Neden olmasın be Serhat diyordu.” Ertesi gün yine onlarınn evinde bir tesadüf yapıldı. Beraberliğimizin ilk cümlelerini kurdum sonunda. Eh zor da olsa, kan ter içinde kalsam bile şu an üç yıllık güzel bir beraberliğim var. Dile kolay üç uzun yıl. Aman Allah bozmasın tahtaya vuralım. Biz yıldızlara astık yüreğimizi… Bizim aşkımız gül soylu bir aşk. Allah’ tan herkesin kaderine benimki gibi güzel, temiz ve gül kokan bir aşk yazmasını dilerim.

31 Mart 2019
Okunma
bosluk

Seni Sevmekten Hiç Vazgeçmedim

Seni Sevmekten Hiç Vazgeçmedim

Bu olayın kahramanları kurgusal değildir. Yani gerçek yaşanmış bir aşk hikayesi dinleyeceksiniz…

Ayşe ile Hasan diyelim biz bu iki aşığa… Hacettepe Üniversitesi’nin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okurken tanıştılar. Esas oğlan bazı derslerden kalmıştı ve alt sınıftan ders alıyordu. Alt sınıflarda ise esas kızımız okuyordu. Bunlar birbirini gördü, heyecanlı ve çekingendi ikisi de, birbirine açılamadılar uzun süre… Vardı ilgileri aslında birbirine, ancak gözler yetiyordu sadece…

Aşk biraz da öyle olmalı, gözlerle sevmeli insan, bakışmalı… Kalpteki kıpırdamaları hissetmeli. Bir gün açıldı esas oğlan ve bir cesaretle duygularını paylaştı. Çok da güzel oldu, önce düşündü kız, neden bilinmez ama belki şüpheli yaklaştı, seviyor ama söyleyemiyordu.

Sonra birlikte çıkmaya başladılar, zamanla birbirlerini daha iyi tanıdılar. Artık kız oğlan için oğlan kız için vazgeçilmezdi. Hani her “büyük aşk” gibi… Herkesin aşkı kendine büyüktür. Her aşk, asla hafife gelmeyecek bir şeydir, hele kalptense bu sevgi…

Bu birlikteliği üniversite bitiminde nişanlanarak sürdürdüler. Güzel bir düğün olmuştu. Gençler gözlerinde umutla geleceklerini hayal ediyorlardı.

Hayat bazen bizi farklı yollara iter, istesek de istemesek de yolumuz değişmiştir çoktan, kader ağlarını ördü deriz hani, işte onun gibi bir şey… Ne kadar seversen sev, bazen elinde olmaz sevgini korumak, kurtarmak… Sonrası ise soğukluk ve uzaklaşmadır. Ayrılık mı yaklaşıyor?

Esas oğlan nişandan sonra askere gitti, askerliği Van’a çıkmıştı, Ankara nere Van nere… Telefon yetmiyordu belki de, sevdiğinden uzakta, merak edersin ne yapıyor, şu an ne duygular içinde… Ancak ölümü bile unutuyor insan, sevgisini de unuturdu…

O sırada Hasan ortaya çıkar, Hasan bir okulda müdürdür, esas kızımızın öğretmen olduğunu unutmayalım. Hasan, Ayşe’yi gözüne kestirmiştir. Ayşe ise yavaş yavaş soğumaya başlar Ali’den… Yalan mıydı sevgi diyesi gelir insanın hani, seven birini bırakmak, üstelik nişanlısını zordur. Dedim ya bazen hayat zorlar bizi buna, belki de Hasan pozisyonu gereği çok daha etkiliydi Ayşe üzerinde… Sonrası ?

Sonra nişan bozuldu, Hasan ile Ayşe evlendi. Ha Ali de evlendi biriyle ancak yıllar sonra her ikisi de mutlu olmadığını biliyordu. Kalpler bir araya gelememişti ancak hiç de birbirinden kopamamıştı..

31 Mart 2019
Okunma
bosluk

Aynadaki_Deli den beklenen albüm…

Aynadaki_Deli den beklenen albüm…

Notalarin efendisi Aynadaki_Deli lakabiyla unlenen celalettin tasplak son albumu”tutun gibi tutuyorum” ile yaza nukleer reaktor gibi giris yapmaya hazırlaniyor Albumde buyuk ustad Navid sipsevdi ile bir parcada duet yaptiqini soyleyen Aynadaki_deli lakabli celalletin tasplak Navid sipsevdi” bey ile bir parcada duet yaptik ayni parçada iZMiRLi yani Mustafa bey vokal yaparak parcamizin ihtisamina ihtisam katti son olarak album gelirinin bir kismini Kumsalchat e mobil girisi aldiklari haberini veren Ayndaki_Deli bey User lere bu haber vesilesi ile selamlarını göndermeyi ihmal etmiyor… İşte albümün bomba parcasi tutun gibi tutuyoruma ait sözler.

dus alirken aklimdasin
yaziyor bizi kumsaldakiler yerli ve yabanci basin
gerekirse kanaldan atip beni asin
yar sevdandan oluyorum…

nakarat
tutunn gibi tutuyorum
prestige gibi bitiyorum
nikotin gibi girdin kanima
baqimliyim sana imanima…

her baktiqim yerdesin
hayat ile gözüm arasina giren perdesin
kordinat ver zalim söyle nerdesin
o Davar… ilesin kesin:(

29 Mart 2019
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad