İbn-i Arabi

İbn-i Arabi

Bir zamanlar benim dinimden olmadığı için komşumu suçlardım
ama şimdi kalbim bütün biçimlere açık…
o artık ceylanlar için bir çayır,
keşişler için bir manastır,
putperest için bir mabet,
hacı için bir kabe,
tevrat levhaları,
kur’an kitabıdır.
ben aşk dinini vazediyorum.
ve hangi yöne yönelirse yönelsin,
bu din benim dinim,
benim imanımdır.

denes

21 Haziran 2016
İbn-i Arabi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Türkiye’deki hafız sayısı 120 bini aştı

Türkiye’deki hafız sayısı 120 bini aştı

1976 yılından itibaren kayıtları tutulan hafız sayısı 120 bin rakamını aştı.

images

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Genel Müdürlüğü Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı Bünyamin Albayrak, 1976 yılından itibaren kayıtları tutulan hafızların toplam sayılarının 2015 yılı itibarıyla 120 bin 80’e ulaştığını açıkladı.
Malatya’nın Darende ilçesinde müftülüğe bağlı Hulusi Efendi Erkek Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan 16 hafıza icazet belgeleri törenle verildi. Somuncu Baba Külliyesi’nde düzenlenen icazet töreninde öğrenciler kuran okudu.

7 Ocak 2016
Okunma
bosluk

Hz. Ebu Bekir Dönemi (632-634)

Hz. Ebu Bekir Dönemi (632-634)

 

Sevgili Peygamber Efendimiz (sav) ile peygamberliğinden önce de arkadaş olan Hz. Ebu Bekir, onun tebliği üzerine Müslüman olan ilk insanlardan biridir. Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’in açıkça anlatılmaya başlanmadığı bir dönem olan Peygamberimiz’in (sav) henüz yalnız olduğu dönemde İslamiyet’i kabul etmiştir. Hz. Muhammed (sav)’in yakın dostu ve İslam ahlakının güzel bir temsilcisi olan Hz. Ebu Bekir, aralarında Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Sa’d b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah başta olmak üzere birçok kişinin İslam dinini yaşamasına vesile olmuştur.

Hz. Muhammed (sav) hastalandığında, Müslümanlara imamlık yapma görevini Hz. Ebu Bekir’e vermiştir. Onun vefatından sonra ise, Hz. Ömer ve arkadaşlarının önerisi üzerine Hz. Ebu Bekir halife seçilmiştir. Tarihi kaynaklarda yer alan, Hz. Ebu Bekir’in Hilafet görevini üstlendikten sonra halka hitaben yaptığı şu konuşma oldukça anlamlıdır:

Ey halkım! Ben size yönetici oldum. Halbuki sizin en hayırlınız değilim. Eğer iyi işler yaparsam, bana yardım ediniz. Eğer yanlış işler yaparsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk, emanettir. Yalancılık, hıyanettir. Sizin en zayıfınız benim yanımda güçlüdür ki, onun hakkını müdafaa ederim. En güçlünüz benim yanımda zayıftır ki, başkasının hakkını ondan alırım.7

Hz. Ebu Bekir bu sözleriyle ideal bir yöneticide olması gereken vasıfları en güzel şekilde özetlemektedir. Halifelik dönemi iki yıl gibi kısa bir zaman sürmesine rağmen pek çok başarıyla doludur.

Hz. Ebu Bekir, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in vefatından sonra aralarında ihtilaflar baş gösteren Müslümanları bir araya toplayıp devlet otoritesini yeniden sağladı. Kuran-ı Kerim’in toplanması ve korunması konusunda büyük çaba harcadı. İslamiyet’in ilk kez Arap Yarımadası dışında Suriye, Filistin ve Irak’ta yayılmasına vesile oldu. Din ahlakının özünde olmayan hareketlere ve yalancı peygamberlere karşı savaş açtı; böylelikle İslam dini ve Kuran ahlakının Peygamber Efendimiz (sav) döneminde olduğu gibi yaşanmasını sağladı.

Hz. Ebu Bekir güzel huyu, merhameti, mütevazi kişiliği ve Kuran ahlakını yaşamada gösterdiği titizliğiyle sahabeler arasında ön plana çıkan isimlerden biridir. Bu özellikleri nedeniyle halk tarafından büyük bir sevgi ve saygı görmüştür. İnsanların kibirli davranışlarını hoş karşılamayan, fakirlere, zor durumda kalanlara yardım etmekten ve misafir ağırlamaktan son derece mutluluk duyan bir yapıya sahiptir. Esir birçok Müslümanı kurtarmış, köle sahiplerine önemli miktarda ödemeler yaparak onları özgürlüklerine kavuşturmuştur. Ticaretle uğraşan ve zengin bir kişi olan Hz. Ebu Bekir, tüm malını İslam ahlakının yayılması için infak etmiştir. Bunun için Resulullah (sav) onun hakkında “Malını feda etmede en önde giden kişi Ebu Bekir’dir. Ebu Bekir ne güzel dosttur. Aramızda İslam kardeşliği ve sevgisi vardır” buyurmuştur.8

Sonuç olarak, Hz. Ebu Bekir, güçlü imanı, dehası ve üstün devlet adamı vasfıyla İslam Birliği’ni muhafaza etmiş ve kendisinden sonra gelenlere güçlü bir devlet bırakmıştır.

Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden olan Hz. Ömer, tüm baskılara rağmen inançlarından taviz vermeyen Müslümanların kararlılıklarından etkilendi ve İslam dinini kabul etti. Bir rivayete göre Müslümanlığı seçtiğini açıkça ilk ilan eden o idi. Abdullah İbn Mesud’un ifadesiyle, “Ömer’in Müslüman oluşu bir fetihti”.9 O tarihten sonra Peygamberimiz (sav)’in yanında yer aldı, güçlü kişiliği ve kararlılığıyla İslam ahlakının önde gelen savunucularından oldu. Sahip olduğu imkanları İslamiyet’in yayılması için harcadı. Hz. Ebu Bekir’in vefatı üzerine halife seçildi ve adaletli yönetimiyle kendisinden sonra gelen yöneticilere güzel bir örnek oldu.

1 Haziran 2013
Hz. Ebu Bekir Dönemi (632-634) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Ramazan ayını sevinç ve heyecanla karşılarız

Ramazan ayını sevinç ve heyecanla karşılarız

Ramazan ayını sevinç ve heyecanla karşılarız

Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır Çünkü kutsal kitabımız Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen “kadir gecesi” yine bu ay içinde kutlanır Ayrıca İslam’ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona “on bir ayın sultanı” denilmiştir

Ramazan ayının yaşayışımız üzerinde ayrı bir etkisi vardır Bu ayın yaklaşması ile birlikte hazırlıklara başlanır Ramazan boyunca yiyeceğimiz özel yemeklerin malzemelerini önceden alırız Evlerimizde genel temizlik yapılır Çevremizde bazı camilerin minarelerine mahya denilen “Hoş geldin ya şehrü ramazan” gibi yazılar görürüz Radyolar, televizyonlar özel ramazan programı yaparlar

Ramazanda oruç açma vaktinin ayrı bin neşesi vardır Bütün aile bireyleri hep birlikte sofraya oturur, oruç açma vaktini gelmesini bekleriz Ezan veya top sesinin duyulmasıyla birlikte orucumuzu dua ile açarız Yemeğimizi yedikten sonra dua ederek Allah‘a şükrederiz Sonra akşam namazını kılar ve teravih namazı için hazırlıklara başlarız Bu ayda camiler dolar taşar

Ramazan ayı gerçekten bir ibadet ayı olarak yaşanır Namaz ve orucun yanında aynı zamanda bir yardımlaşma ayıdır Bu ayda yoksullar, düşkünler daha çok hatırlanır Geleneğimizde yakınlar, komşular, yoksullar iftara çağrılır Maddi durumu iyi olmayanlar için iftar sofraları düzenlenir

8 Mayıs 2013
Ramazan ayını sevinç ve heyecanla karşılarız için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad