Uzmanlardan sosyal medyada uyarısı!

Uzmanlardan sosyal medyada uyarısı!

Sosyal medya aracılığıyla yapılan yanlış bilgi aktarımlarına dikkat çekerek kullanıcılara tavsiyelerde bulundu.

sosyal medya

Sosyal medyanın toplumların iletişim kurmasında olduğu kadar ayrışmasında da etkili olduğunu ifade eden Sosyal Medya Uzmanı Mehmet Burak Torun, sosyal medya aracılığıyla yapılan dezenformasyonların kalıcı tahribatlar bıraktığını söyledi. İnternetle beraber… Devamını Oku…

28 Aralık 2015
Uzmanlardan sosyal medyada uyarısı! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Star Wars: Güç Uyanıyor 17 Aralıkta Vizyonda!

Star Wars: Güç Uyanıyor 17 Aralıkta Vizyonda!
Zaman geldi çattı. Yılın beklenen filmine sayılı günler kaldı. “Yıldız Savaşları” serisinin 7. Filmi “Güç Uyanıyor” Perşembe günü vizyona girecek. Hatta fanatik “Yıldız Savaşları” hayranları yeni filmi Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece 00:01’de pek çok sinemadaki özel seansta izleyebilecekler. Peki “Güç Uyanıyor”a sadece “yılın beklenen filmi” demek yeterli mi?

Yıldız Savaşları artık sadece bir film değil. Bir yaşam biçimi, dev bir endüstri, hatta kimine göre bir din. Gelin “Star Wars” evrenine bir yolculuk yapalım ve detaylarına birlikte bakalım.

Her şey bundan 44 yıl önce başladı. 1971’de Yıldız Savaşları’nın ilk fikrini karalayan ve daha önce sadece 2 film yönetmiş bir çılgın adam etrafındakileri bir hayale inandırdı. Aslında başta çok da inandıramadı. İkinci filmi American Graffiti 1973’te iyi bir başarı yakalayıp önemli Oscar adaylıkları alınca yapım şirketi FOX, fikre çok inanmasa da “Yıldız Savaşları” filmine onay verdi. Günümüzün bütçelerine oranla çok komik bir rakam, 8,5 milyon dolar bütçe verildi. Film bütçeyi biraz aşsa da sonunda 11 milyon dolara tamamlandı.

Aslında başta filmin kabul edilmesini engelleyecek çok fazla unsur vardı. Pek çok kişiye çocuk filmi gibi gelen bir Uzay Westerni hikayesi, pek de tanınmamış başrol oyuncuları, garip robotlar, yaratıklar vs… O dönemde kulağa bir başyapıt gibi gelmiyordu. Filmin oyuncuları bile fazla bir başarı beklemiyordu.

Daha önceki filmi için 150bin dolarlık yönetmenlik kaşesi alan George Lucas, bu sefer kendisine 500bin dolar öneren yapım şirketi FOX’a, karşı bir teklifle gitti. “Siz bana yine 150bin dolar verin ama bunun karşılığında filmin tüm ticari eşya(oyuncak, t-shirt, kalem vs…) satış hakları benim olsun” dedi. Üstelik film başarılı olursa gelecek tüm devam filmleri için de bu anlaşma geçerli olacaktı. Filme çok da inanmayan FOX yöneticileri bu teklifi hemen kabul etti. Sonrasını söylemeye gerek var mı? Rakamsal karşılığına biraz sonra bakalım…

Yıldız Savaşları vizyona girdiği 1977’de inanılmaz bir başarı elde etti. Günümüze kadar sadece bu ilk film enflasyon oranı da hesaplanınca 2,5 milyar dolarlık bir gişe hasılatı elde etti. (11 milyon dolara mal olan bir filmden bahsettiğimizi hatırlatayım.) 10 dalda Oscar adayı oldu.

Ardından çekilen devam filmleri, milyonlarca adet satılan oyuncakları, kostümleri, süs eşyaları, televizyon dizileri, video oyunları, kitapları, posterleri derken özellikle 80’lerde çocuk olan bir kuşak Yıldız Savaşları’yla büyüdü.

2005 yılında vizyona giren, seride üçüncü ama yapım sırasında altıncı ve son film “Sith’in İntikamı” 1977’de başlayan hikâyeyi sonlandırdı ve Yıldız Savaşları serisi sessizliğe gömüldü.

Derken 2012 yılında Disney büyük bir sürpriz yaparak George Lucas’ın şirketi LucasArt’ı ve Star Wars’un tüm haklarını 4.1 milyar dolara satın aldı. Ardından da öncelikle serinin üç devam filminin geleceğini, hatta ayrıca yan hikâyeler anlatan başka “Yıldız Savaşları” filmleri olacağını açıkladı. Buna göre 2019 yılına kadar –her yıl bir adet olmak üzere- tam beş yeni “Yıldız Savaşları” filmi vizyona girecek. Bu kadar çok film serinin kalitesinde yavanlık yaratır mı o bilinmez, ama şüphesiz milyonlarca “Yıldız Savaşları” hayranı şu aralar heyecanla 17 Aralık’ı bekliyor.

16 Aralık 2015
Star Wars: Güç Uyanıyor 17 Aralıkta Vizyonda! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Rüyaları da görüntülemeyi başardılar

Rüyaları da görüntülemeyi başardılar

 

430943

 

Allahım bu bir ruyamı musaıtsen sana gelecem yok artık dıyorum : )))

Bilkent Üniversitesi araştırmacıları, rüyada, hayal sırasında ya da uyanıkken beyin verilerini kullanarak görülen nesneleri bilgisayar ortamında görüntüleyebilen bilgisayar yazılımı geliştirdi.

“Akıl okuma” temelli yöntem, MR’la beyin sinyalleri kaydedilen kişinin, 2 bine yakın nesne ve eylem kategorisi ile beyin tepkileri arasındaki ilişkiyi görüntüye aktarabilen teknolojiye dayanıyor.

Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi (UMRAM) araştırmacılarından Yrd. Doç. Dr. Tolga Çukur projelerinin literatürde “akıl okuma” çalışmaları olarak tanımlandığını ifade etti.

Çukur, çalışmanın 6 yıldır TÜBİTAK ve Avrupa Birliği’nden alınan desteklerle, 9 lisans üstü öğrencisi ve bir doktora sonrası araştırmacıdan oluşan ekiple yürütüldüğünü anlattı. Çukur, araştırmalarına geçen hafta temeli atılan Aysel Sabuncu Beyin Araştırmaları Merkezinin tamamlanmasının ardından daha geniş kapsamlı bir ekiple devam edileceğini söyledi.

Günlük yaşamda ortaya çıkan film izlemek ya da iletişim kurmak gibi en basit süreçlerin bile, binlerce farklı sınıfa ait somut ve soyut parçaların bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Çukur, dünyanın pek çok laboratuvarında bu karmaşık süreçleri anlamaya çalışan bilimsel araştırmaların yürütüldüğünü aktardı.

“Akıl okuma” adı verilen çalışmanın ilk verilerinin 10 yıl önce alınmaya başlandığını bildiren Çukur, birinci nesil olan bu akıl okuma tekniklerinin gerçek yaşamda ortaya çıkan bilişsel süreçleri tanımlamakta yetersiz kaldığını anlattı.

Gerçek yaşamdaki süreçleri tanımlamak amacıyla bir dizi özgün deneysel çalışma yürüttüklerini ifade eden Çukur, bunun için MR makinesinde beyin sinyallerini kaydettiklerini ve elde edilen bu verileri bilgisayar ortamında modellediklerini belirtti. Çukur, geliştirdikleri bilgisayar yazılımı aracılığıyla da beynin algıladığı nesnelerin ve eylemlerin görüntüsünü çıkarabilen bir teknoloji geliştirdiklerini bildirdi.

MR cihazında iki saat doğal görüntü izlettiriliyor

Yrd. Doç. Dr. Çukur, yöntemde öncelikle kişinin beyin sinyallerinin kaydedilip bilgisayara yüklendiğini, böylece görüntülerin içerdiği bilgilerle beyin aktivasyonu arasındaki bağlantıyı çözmeye çalıştıklarını kaydetti.

Yöntemin ilk aşamasında, en gelişmiş duyu olan ve insan beyninin yüzde 30’undan fazlasını kapsayan görme işlevi üzerine temellendirilen MR görüntülerini kullandıklarını anlatan Çukur, “Öncelikle birçok farklı kaynaktan toplanan iki saatlik video görüntüler, deneklere izlettiriliyor. Deneklerimiz, MR cihazında bu filmi izlerken, aynı anda beynin 50 bin bölgesindeki aktivasyon MR cihazı ile kaydediyoruz. Daha sonra izlenen bu görüntülerdeki uyaranlar ve beyin aktivasyonu arasında her bölge için hesapsal modeller oluşturuyoruz” diye konuştu.

Çukur, geliştirdikleri bilgisayar yazılımının kadın, erkek, çocuk, insan, hayvan, bitki, bina, mobilya, konuşmak, yürümek, ağlamak gibi 2 bine yakın nesne ve eylem kategorisindeki görsel özellikleri kullanarak, bunların uzaysal konum, renk, kontrast ve kategori gibi ayırıcı durumlarıyla beyindeki tepkilerin arasındaki ilişkiyi çözümlediğini kaydetti.

“Rüyalar da görüntülenebilir”

Çukur, “uyanıklık” halinde ortaya çıkan beyin işlevlerini açıklayan modellerin, “rüya durumunda” ya da “hayal etme” anındaki düşüncelerin de bilgisayar ortamındaki görüntüsünü çıkarılabildiğine işaret etti.

Çukur, şöyle konuştu:

“Görsel algı için geliştirdiğimiz modelleri, bir kişi uyku halinde ya da hayal etme durumunda iken ortaya çıkan beyin aktivasyonlarını yorumlamak için kullanabiliyoruz. Dolayısıyla, rüya ve hayal etme sırasında imgelenen nesnelerin kontrast, renk, konum veya kategori gibi temel özelliklerini çözümleyebiliriz. Rüya ya da hayal durumunda kişinin beyninde oluşan görsellerin kestirilebilmesi için o kişinin öncelikle MR cihazında beyin aktivitesinin kaydedilmiş olması gerekiyor. Ardından beyin üzerinde hangi bölgelerde ne çeşit bilginin temsil edildiğine dair detaylı haritalar oluşturuyoruz. Böylece bu ilk aşamada insanlar, binalar, ağaçlar gibi binlerce farklı nesnenin beyin üzerindeki dağılımını ortaya koyuyoruz. Bir sonraki aşamada ise bu bilgileri kapsayan bilgisayar modellerini kullanarak geri çözümleme yapıyoruz. Yalnızca beyin aktivitesinin bölgeler üzerindeki dağılımını inceleyerek, gözlemlenen uyaranın yapısal ve anlamsal özelliklerini çıkartmaya çalışıyoruz.”

“Görüntüler gerçeğine çok benziyor”

Çukur, yöntemlerinin beyin işlevleri sırasında çözümlediği görüntülerin, kişinin o an gerçekten izlemekte olduğu görüntülere oldukça benzediğine işaret ederek, “Kontrast, renk gibi yapısal özellikler ile sınıfsal özelliklere bakarak görüntüde hangi nesneler olduğunu kolaylıkla çözümleyebiliyoruz. Özellikle insanlar ve diğer canlı kategorileri, insan beyninde daha yüksek oranda temsil edildiğinden çok iyi görüntüleniyor” dedi.

Bilgisayar yazılımının hareket halindeki eylemleri de çözümleyebildiğine dikkati çeken Çukur, “Yani bu nesnelerin hareket etmesi, konuşması gibi eylemler de görüntülenebiliyor. Modelleme tekniğimizin en önemli ve özgün yanı, deneyde kullanılanların dışında kalan, farklı yapı ve sınıflar içeren uyaranlara verilen beyin tepkilerini de yüksek başarımla tahmin etmesi. Dolayısıyla, geliştirdiğimiz beyin okuma tekniği, doğal bilişsel süreçlerin içerdiği karmaşık ve değişken yapılara kolaylıkla uyum sağlayabiliyor” bilgisini paylaştı.

“Bilimsel kanıtına daha vakit var”

Bugüne kadar farklı denekler üzerinde çalışmalar yaptıklarını, bu denekler üzerinden aldıkları sonuçların birbirine oldukça yakın olmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Çukur, “Bu da bir denekte oluşturulan modellerin diğer deneklere taşınabileceğine dair ümit vadediyor. Tabi bunun bilimsel olarak kanıtlanması için daha kapsamlı çalışmalar gerekiyor” ifadesini kullandı.

Uyanıklık halindeki bilişsel süreçlerin görüntülenmesi çalışmalarını görsel imgeleme ve rüya süreçlerinin çözümlenmesi için kullanacaklarının altını çizen Çukur, “Bu amaca ulaşabilmek için, gerek beyin verilerini gerekse bilişsel süreçlerin yapı taşlarını daha detaylı betimleyen modeller geliştireceğiz” dedi.

Tolga Çukur, bilişsel süreçlerin hesapsal olarak modellenmesinin sayısal ölçütleri elde etmeye olanak verdiğini belirterek, “Özellikle beyin kaynaklı hastalıklar, alzaymır, demans, şizofreni, otizm, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi beyindeki bilgi akışının aksamasına yol açan hastalıklara dair sayısal ölçütler yeterli seviyede değil. Hastalık tanısında genellikle birtakım temel psikolojik testler uygulanıyor. Eğer bu süreçlerin beyindeki dağılımlarını ölçebilirsek birçok hastalığın erken tanısına dair önemli bir yol katedilmiş olur” değerlendirmesini yaptı.

“Belki de gözler olmadan görme olanağı doğar”

UMRAM Müdürü Prof. Dr. Ergin Atalar ise çalışmanın etkilerinin çok büyük olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Sadece rüyada değil genelde beynin nasıl çalıştığını anlamak bir sürü kapıyı aralayacak. Örneğin eğitimde öğrenciye nasıl öğretmeliyiz ki öğrenme süreci nasıl olsun? Beyindeki öğrenme süreçlerini bilmemiz bizim her alanda ilerlememizi sağlayacak. Eğer rüyalarımızda neler gördüğümüzü anlayabilirsek artık görme sistemini daha iyi biliyoruz demektir. Mesela kör olan biri için görmeye ilişkin bilgileri direkt başka şekilde beyne sokmayı öğrenebiliriz belki. Belki de gözler olmadan görme olanağı ortaya çıkabilir. Görme denilen beyindeki bir algı sonuçta. Burada her konuda yeni ufuklar açabilir.”

4 Mayıs 2015
Rüyaları da görüntülemeyi başardılar için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Kontrolden çıkan Rus uzay gemisi dünyaya düşecek…. basına benim kadar uzay gemisi düşsün esprısı gercek oluyor sanırım :P

Kontrolden çıkan Rus uzay gemisi dünyaya düşecek…. basına benim kadar uzay gemisi düşsün esprısı gercek oluyor sanırım :P

 

Uluslararası Uzay İstasyonu’na malzeme taşıyan insansız kargo gemisiyle bağlantı kesildi. Progress adlı geminin 7-11 Mayıs tarihleri arasında dünyaya düşmesi bekleniyor.

rus-640x360

 

Uluslararası Uzay İstasyonu‘na malzeme taşıyan bir Rus uzay aracının kontrolden çıktığı ve dünyaya düşeceği açıklandı. İnsansız kargo gemisi, Salı günü Kazakistan’dan fırlatıldı. Ancak bir süre sonra gemiyle bağlantı kesildi.

Rus Uzay Dairesi Roskosmos, kendi ekseni etrafında kontrolsüz bir şekilde hızla dönen Progress M-27M adlı geminin Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenemeyeceğini ve dünyanın atmosferine girerken parçalanacağını açıkladı.

İstasyona yaklaşık 2.5 ton malzeme taşıyan uzay aracının kontrolden çıktıktan sonra planlanandan bir üst yörüngede dolanmaya başladığı belirtiliyor.

Uluslarası Uzay İstasyonu’nda bir yıl kalan astronotlar Scott Kelly ve Mihail Kornienko, Associated Press ajansına, “komuta merkezindeki görevlilerin, Progress’in tekrar kotrol altına alınmasından umudu kestiklerini” söyledi.

Rus Interfax ajansı, Progress’in 7-11 Mayıs tarihleri arasında yeniden atmosfere girececeğini duyurdu.

Yine Progress adlı başka bir gemi dahil bir dizi kapsül daha önce dünyanın atmosferine girerken yanıp parçalanmıştı. Bu kapsüller insanlar için bir tehlike yaratmamıştı.

‘Nereye düşeceği belli değil’

Washington’dan Rus uzay programı uzmanı Cathleen Lewis geminin parçalarının nereye düşeceğinin henüz bilinmediğini ancak kentsel alanlara düşmesinin çok zayıf ihtimal olduğunu söyledi.

Lewis, “Dünya yüzeyinin üçte ikisi sularla kaplı. Geminin parçalarının birine çarpması ihtimali çok çok az” dedi.

Progress, dünyadan 420 kilometre yukarıda yörüngede dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu’nun altı kişilik mürettebatına, yiyecek, su, yakıt, oksijen ve giysi götürüyordu.

Progress’in girişiminin başarısız olmasına rağmen astronotların 19 Haziran’daki yeni sefere yetecek kadar malzemeleri olduğu belirtiliyor. Rus yetkililer, uzay aracının değerinin 50.7 milyon dolar olduğunu söyledi.

30 Nisan 2015
Kontrolden çıkan Rus uzay gemisi dünyaya düşecek…. basına benim kadar uzay gemisi düşsün esprısı gercek oluyor sanırım :P için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet maltepe türbanlı escort maltepe escort maltepe escort bayan maltepe sınırsız bayan escort maltepe