İlker Başbuğ askere kumpas kuranların isimlerini verdi Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon ve Balyoz davalarında askere kumpas kuran isimleri verdi. O isimler arasında Zekeriya Öz de var.

İlker Başbuğ askere kumpas kuranların isimlerini verdi Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon ve Balyoz davalarında askere kumpas kuran isimleri verdi. O isimler arasında Zekeriya Öz de var.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ “Bu kumpası kuranların bulunup yargı önüne çıkartılıp, gerekli cezaların verilmesini istiyoruz. Kumpası kuranlar, ortada açık. Fazla aramaya gerek yok” dedi.

Başbuğ, Bodrum Turgutreis Mahallesindeki D-Marin’de bulunan bir kitapevinde “20. Yüzyılın En Büyük Lideri: Mustafa Kemal”, “Terör Örgütlerinin Sonu” ve “Suçlamalara Karşı Gerçekler” isimli kitaplarını imzaladı.

Burada gazetecilerin, Balyoz davasındaki tahliyelere ilişkin sorularını yanıtlayan Başbuğ, 26 ay cezaevinde kaldıktan sonra 7 Mart 2014’te tahliye edildiğini hatırlattı.

Tahliye olduktan sonra mücadelesini sürdürdüğünü ifade eden Başbuğ, “(Son arkadaşım, silah arkadaşım cezaevinden çıkıncaya kadar mücadeleye devam edeceğim) dedim. Bugün mutluyum. Tabi bu mutluluğumun nedeni, Balyoz davasından tutuklu bulunan 236 silah arkadaşım ile en sonunda Hanefi Avcı’nın tahliye olmasıdır. Tabi bu tahliyeler, bütün Türkiye’ye sevinç ve mutluluk getirdi. Bu açıdan gerçekten mutluyuz” diye konuştu.

AYAKTA KALAN TEK KURUM ANAYASA MAHKEMESİ
Başbuğ, 13 silah arkadaşının hala tutuklu olduğunu, bunların da en kısa zamanda hürriyetlerine kavuşacaklarına inandığını belirtti. Yargı alanında ayakta kalan tek kurumun Anayasa Mahkemesi olduğunu dile getiren Başbuğ, Anayasa Mahkemesi’nin tarihi bir görev icra ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi, Türk yargısının namusunu kurtardı. Yine sevinerek görüyoruz ki son dönemlerde Anayasa Mahkemesi gibi bizlere güven veren diğer ağır ceza mahkemelerimizi de görmeye başladık. Tabi bu durum gelecek açısında bize ümit vermektedir. Anayasa Mahkemesinin son kararı, aslında Yargıtay’a bir derstir. Verdiği karar bir noktada Ergenekon davası için geçerlidir.”

KUMPASI KURANLAR ORTADA
Başbuğ, Balyoz davasında Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi tarafından 17 duruşmanın yapıldığını ancak 17’sinde de avukatlara bir soru bile sorulmadığını ifade etti. Adalet istediklerini dile getiren Başbuğ, şunları kaydetti:

“Bu kumpası kuranların bulunup yargı önüne çıkartılıp, gerekli cezaların verilmesini istiyoruz. Kumpası kuranlar, ortada açık. Fazla aramaya gerek yok. İşte başlayın Zekeriya Öz’lerden, Ali Fuat Yılmazer’lere… Bu görev, her şeyden evvel iktidara, hükümete, Türkiye Büyük Millet Meclisine düşüyor. Bugün Genelkurmay Başkanıyken, yaşanan olaylara ilişkin o günlerde söylediğim bütün hususların bugün gerçek çıkmasından dolayı mutluyum. İstihbarat alanında çalışmış bir polis şefi olan Hanefi Avcı, dün bu konuyla ilgili ‘bunları bulanlar, bunları gömenlerdir’ dedi. Bundan daha açık bir ifade olur mu? Genelkurmay Başkanlığı dönemimde ‘ilticayla mücadele eylem planı’ diye bir planın hazırlandığı iddia edildi. Özel yetkili mahkeme de bu konuyu inceledi, herkes inceledi ama böyle iddia edilen bu planın Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlandığına dair en ufak bir emareye bugüne kadar erişilemedi.”

Başbuğ, bugün kendisinin ve Silahlı Kuvvetler’deki arkadaşlarının Türk milletinin gönlünde, yüreğinde çok güzel bir yerde olduğunu ifade etti.

22 Haziran 2014
İlker Başbuğ askere kumpas kuranların isimlerini verdi Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon ve Balyoz davalarında askere kumpas kuran isimleri verdi. O isimler arasında Zekeriya Öz de var. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Mehmet Şimşek’ten Ali Babacan’a övgü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın büyük bir tecrübe olduğunu ve ‘ne yapılıp edilip korunması gerekir’ dedi.

Mehmet Şimşek’ten Ali Babacan’a övgü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın büyük bir tecrübe olduğunu ve ‘ne yapılıp edilip korunması gerekir’ dedi.


Kanal 7 ‘de Mehmet Acet’in sunduğu Başkent Kulisi’nde konuşan Şimşek, “Ali Babacan gibi bir tecrübenin de ne yapılıp edilip korunması gerekiyor. Dışarıdan Türkiye’yi objektif olarak değerlendirenlerin de görüşü bu olur” dedi. Şimşek, kamu oyunda “vergi affı” olarak adlandırılan düzenlemenin sorulması üzerine, prensip olarak af ve af algısı uyandıran düzenlemelere karşı olduğunu söyledi. Düzenlemeye bakıldığında bunun af yerine yapılandırma olarak görülebileceğini belirten Şimşek, esnaf ve iş dünyasından bu yönde bir talep olduğunu ifade etti. Bunun yeni olmadığını ve 1923’ten beri yapıldığını kaydeden Şimşek, bu durumun vergi uyumunu bozduğunu ve vergisini ödeyen vatandaşlarda da adaletsizlik duygusu uyandırdığını dile getirdi. Şimşek, kalıcı bir mekanizma ile de bu sorunun kökünden çözülebileceğinin altını çizdi.

“ALİ BABACAN GİBİ BİR TECRÜBENİN KORUNMASI GEREKİYOR”
Şimşek, 3 dönem kuralı noktasında herhangi bir risk olup olmadığının sorulması üzerine, AK Partinin bir prensip kararı olduğunu belirtti. “3 dönem kuralı”nın bulunmaz bir kural olduğunu vurgulayan Şimşek, “3 dönem kuralı, Başbakanımızı itibarsızlaştırma çalışmalarını da fos çıkartan bir uygulama. Bir taraftan diktatör, otoriter, güç bağımlısı diyorsunuz ama diğer taraftan Başbakanımız 3 dönem kuralını getiriyor ve uyguluyor. Bu anlamda prensibin korunması lazım” ifadelerini kullandı. Türkiye, ekonomik krizleri ve zorlu süreçleri iyi yönetmişse Ali Babacan’ın hakkının herkesten daha fazla olduğunu, rolünün herkesten büyük olduğunun altını çizen Şimşek, “Ali Babacan gibi bir tecrübenin de ne yapılıp edilip korunması gerekiyor. Dışarıdan Türkiye’yi objektif olarak değerlendirenlerin de görüşü bu olur. O nedenle 3 dönem kuralı dışarıdan Bakanlık yapmaya engel değil, dolayısıyla o hususlar değerlendirilebilir” değerlendirmesinde bulundu. Ali Babacan’ın isminin Başbakan adayı olarak da geçmesi üzerine Şimşek, “Piyasalar açısından, reformlar açısında son derece doğru bir kişilik. Türkiye ekonomideki sorunları ciddi bir tahribat yaşamadan atlattıysa, en başta Başbakanımızın da liderliği var ama ekonomi koordinasyonu noktasında Ali Babacan’ın katkısı inanılmaz büyüktür” diye konuştu.

22 Haziran 2014
Mehmet Şimşek’ten Ali Babacan’a övgü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın büyük bir tecrübe olduğunu ve ‘ne yapılıp edilip korunması gerekir’ dedi. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Soma faciası için son dakika açıklaması (Soma son dakika haberleri)

Soma faciası için son dakika açıklaması (Soma son dakika haberleri)
Soma’dan bir son dakika haberi daha geldi.Soma‘dan gelen haberler canımızı acıtmaya devam ediyor. Soma’dan gelen son dakika bilgisine göre ölü sayısının 282 olduğu AÇIKLANDI. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız son dakika bilgisini böyle duyurdu. Soma’dan gelen son dakika bilgilerini sizlere anında aktaracağız.

Saat 08.00 itibarıyla acı haber geldi, yeni cenazelere ulaşıldı. Faciada ölü sayısı 282’ye yükseldi. Madende Sabah saatlerinde yangın tekrar başladı. Bu sebeple kurtarma çalışmaları durduruldu. Karbonmonoksit gazının boşaltılması çalışmalarına da ara verildi.
SON DAKİKA 11:00 Bu arada bir kötü haber daha geldi, elektirikler kesik olduğu için madenin içindeki su tahliye edilemedi ve madeni su bastı
ÇALIŞMALAR BAŞKA BİR KAPIDAN DEVAM EDİYOR
Manisa’nın Soma İlçesi’nde meydana gelen maden faciasının ardından kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar, başka bir kapıdan sürdürülürken, polis ve jandarmanın ocak çevresindeki güvenlik önlemleri de devam ediyor.
Çalışmalar devam ederken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam maden ocağında incelemelerde bulundu.

MANİSA’ nın Soma İlçesi’nde maden ocağındaki patlamada ölen işçilerden cesetleri çıkarılanların sayısı 282’ye ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ile birlikte bir açıklama yaptı. Bakan Yıldız, “Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla 282 kişinin cesedini çıkardık. Gece boyunca iki farklı galeriye girme çalışması devam etti. Buralarda da kısa sürede sonuç alıp, çalışmalarımızı tamamlamayı umut ediyoruz. Cenazelerden 217’sini ailelerine teslim ettik. Bugün ölen 282 kişinin tamamının cenazesinin ailelerine teslim edilmelerini sağlayacağız” dedi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da bugünden itibaren bakanlık görevlilerinin artık ailelerle temasa geçerek, onlara yönelik destek çalışması başlatacaklarını söyledi. Sağlık Bakanı Müezzinoğlu da hastanede tedavisi sürenlerin sağlık durumlarının iyi olduğunu söyledi.

22.25 Bakan Yıldız: 274 kaybımız var

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız saat 22.25’te yaptığı açıklamada, Soma’daki maden faciasında 274 işçiye ulaştıklarını, 196 işçinin cenazesinin ise ailelerine teslim edildiğini açıkladı.
Çalışmalara 4 saatlik ara verdiklerini söyleyen Yıldız, gece 02.00 itibariyle kurtarma ekiplerinin yeniden kömür ocağına gireceğini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile birlikte maden faciasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda 274 işçiye ulaşıldığını söyleyen Taner Yıldız, “196 işçi kardeşimizin cenazelerini ailelerine teslim ettik. Akşamki yaptığımız toplantıda bir ada üzerinde bulunan kısımları, orada bulunan işçi kardeşlerimizin alınabileceğini söylemiştim. Kurtarma ekibi başarılı bir çalışma yaptılar. Ne yazık ki önceden tahmin ettiğimiz gibi cansız bedenlerine ulaştık ve çıkarttık. Şimdi tekrar havanın yönünü değiştirmek durumundayız, çünkü yangın devam ediyor ve bu işi yangınla birlikte yönetmek durumundayız. 4 saatlik bir hazırlık sürecimiz var. Saat 02.00 itibariyle yeniden çalışmalara başlayacağız. 2 ayrı blokta yine kurtarma ekibi girilecek. 2 saat kadar kurtarma ekipleri dinlenecekler. Ondan sonra sabaha kadar devam edecekler. Şu ana kadar 196 işçi kardeşimizin cenazeleri teslim edildi. Zaman tabii aleyhimize işliyor. İki zor bölge kaldı. Şimdiden peşin hükümlü bir şey söylemek istemiyorum” dedi.
İşçilerin tamamının yer altından çıkartılmasının ardından soruşturmaların ve denetimlerin başlayacağını söyleyen Yıldız, “Bunun sonucunda bir kısım oradan hep beraber teknik heyetle birlikte çıkartmamız gereken sonuçlar olduğunu görebiliriz. Bu rapor doğrultusuna bunlara karar vereceğiz. Çok hızlı bir karbonmonoksit deşarjı ile karşı karşıyayız. Bunun gerçekten trafo patlamasından mı kaynaklandığını o raporlarda göreceğiz. Üretime ara verilecek. İşçi kardeşlerimiz çıkartıldıktan sonra teknik çalışmalar sonlanana kadar kapılar mühürlenecektir. Daha sonra bütün bilgileri yeniden paylaşacağız” diye konuştu.
Arama kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerin sağlığının da büyük önem taşıdığını ifade eden Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu işin sıhhatli yapılabilmesi kendisi kadar önemli. 500’ü aşkın arama kurtarma ekibi burada çok iyi bir koordinasyonla hizmet veriyorlar. Onların sağlığını en az yer altındakiler kadar düşünmeliyiz. Risk almamalıyız. Temiz havanın yönünü değiştireceğiz çünkü yer altındaki haritalar, dehlizler bize böyle yapmamızın daha doğru olacağını söylüyor. 9 kişilik bir heyetle bu sonuca vardık.”
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise, şu an hastanelerde tedavi gören 61 yaralı bulunduğunu, yaralılar arasında hayati tehlikesi olan kimsenin olmadığını belirtti.
Eşlerinin isimlerini sayıklıyorlardı!
Boruları delerek oksijen ihtiyacını karşılayan ve madenden sağ kurtulan Fatih Ocay, bu fikri sayesinde 4 madencinin daha hayatını kurtardı. En başta 143 kişi olduklarını belirten Ocay: ‘Ardıma baktığımda sadece 4 kişi vardı’
Türkiye’yi yasa boğan maden faciasında yürek burkan ölümlerin yanısıra mucizevi kurtuluşlar da yaşandı. Yangının yaşandığı ocakta 3,5 saat boyunca yardım bekleyen madencilerden Fatih Ocay, oksijen dolu boruları dele dele zehirli gazın arasından yaşama uzandı.
Fatih Ocay, yüzlerce madenciye mezar olan ocaktan kurtulan madencilerden biri. Evli ve 2 çocuk babası olan Ocay emekliliğine sadece 5 ay kala yüz yüze geldiği faciada yaşananları ve kurtuluş hikayesini Milliyet’e şöyle anlattı:
“Patlamadan sonra panoların kenarlarında bulunan bir kaçamağa sığındık. Bulunduğumuz alana Duman sızmasını önlemek için bölüme bez ve sunta gibi ekipmanlarla perdeleme yaptık.
‘Ölümü bekliyordum’
Başımızda teknikerler, mühendisler ve emniyetçiler de vardı. Tek tek isimlerimizle sayımızı belirledim. 143 kişi kaçamak noktasına sıkışmıştık. Emniyetçiler perdelemenin bizi idare edeceğini ve kurtulacağımızı düşünüyorlardı.
Ancak bu perdeleme bizi sadece 3,5 saat idare etti ve bu 3,5 saatte yardımımıza kimse gelmedi. Zehirli duman ilerliyordu. İlerleyen monoksitli dumanı iyiden iyiye hissetmeye başlamıştık. Gaz maskelerimizi kaçamağa gelmek için kullanmıştık. Dolayısıyla maskelerimiz de bitmişti. Duman iyiden iyiye hissedilmeye başlayınca herkes ordan oraya kaçmaya başladı. Dua edenler, tekbir ve Kelime-i Şehadet getirenler vardı. Kimi de çocuklarının, sevgililerinin, eşlerinin ve ailelerini ismini sayıklıyordu.
Emniyetçiler içerideki gaz artınca herkesi ayak kısmına doğru yönlendirdi. Çünkü orada temiz hava olduğu söylendi. Herkes oraya doğru ilerlerken ben bir süre daha bekledim. Resmen ölümü bekliyordum. Birden aklıma istim boruları geldi. İstim borularında temiz hava vardır. Bende madende borucu olarak çalışıyorum. Bu boruları dele dele ilerleyebileceğimi düşündüm. Borucu olduğum için gerekli ekipmanlarım da yanımdaydı. İlk boruyu delip temiz havayı soluyarak tahliye edilen monoksitli dumanı takip ederek ilerlemeye başladım. Arkama baktığımda beni takip eden 4 arkadaşım vardı. Ben delip oksijen ihtiyacımı gördükten sonra arkamdakileri çağrıyordum. Onlar da oksijeni soluyup beni takip ettiler. Bu sırada bir arkadaşım bana doğru gelirken önüme düştü. Ne oldu diyemeden öldüğünü anladım. Bir diğeri ise birkaç metre arkamda hayatını kaybetti. Beni borucu olmam kurtardı diyebilirim. Birkaç yüz metre ilerledikten sonra kömürün ocaktan yüzeye tahliye edildiği banda ulaştık. Kendimizi banda bıraktık. Sonrasında yüzeydeydik.”
Ocay, kendisini takip etmeyip dumanın karşı yönüne doğru ilerleyen 138 kişiden ise aradan geçen yaklaşık 20 saate rağmen bir daha haber alamadığını söyledi. Ocay, “Aksi yöne gidenlerden kimseyi göremedim. Monoksitli hava ilerliyordu.
Muhtemelen temiz hava onlara yarım saat yetmiştir” dedi. Ocay, bir daha madende çalışmak istemediğini belirtirken oğlu ise “Ben artık babamın bu işi yapmasını istemiyorum” diye konuştu.
‘Oksijen tüpü bulduk’
Vardiyasının bitimine 45 dakika kala göçük altında kalan Recep Gök ise olay anını korku ve panikle şöyle anlattı: “Gaz maskelerimizle bir süre idare ettik. Şans eseri oksijen tüpü bulduk. Biz patlama olduğunda aşağıda 5 kişiydik. Zemine çıktığımızda ise sadece 2 kişiydik. 3 Arkadaşımız aşağıda gözümüzün önünde can verdi. Onları kurtarmaya gitmek istedik.
Ancak emniyetçiler tehlikeli olduğu için bizi geri çevirdi. Geri çevirmeseler büyük ihtimalle biz de ölecektik. Şimdi arkadaşlarımızıson yolculuklarına uğurlayacağız.”
Serseriler, Paşalar için madendeydi
Somadaki madende işçiler üç vardiyada çalışıyordu. Vardiyalara kendi aralarında isim veren işçiler Sabah 08.00 ile akşam 16.00 arasındaki vardiyaya “Gündüz Vardiyası”, akşam 16.00 gece 00.00 saatleri arasında olan vardiyaya “Paşa Vardiyası”, gece 00.00 ile sabah 08.00 arasındaki vardiyaya ise “Serseri Vardiyası”diyorlardı.
‘Bir an bile düşünmedik’
Patlama gündüz vardiyasının bitimine 45 dakika kala olduğu için “Paşa Vardiyası”nda çalışan bazı işçiler de vardiya değişimi için madenin içindeydi. Gece sokakta ancak serserilerin olacağından hareketle ‘serseri’ adını verdikleri vardiyada arkadaşlarını kurtarmak için canlarını dişlerine takan madenciler, Milliyet’e konuştu. Serseri vardiyasında görevli olduğunu söyleyen Hasan G. isimli madenci, “Arkadaşlarımız için bir an bile düşünmeden aşağı indik. Kendimiz çalışıyoruz, kendimiz ölüyoruz, ölülerimizi kendimiz kurtarıyoruz. Madenin S panosunda 60 arkadaşımızın olduğunu öğrendik. Ancak birçoğu için geç kaldık” dedi.
Kılıçdaroğlu’nu o madene sokmadılar
Soma’da halk madene girmek isteyen Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu protesto etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte madene girmek isteyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a halk büyük tepki gösterdi.
İki siyasi bu yüzden madene giremedi. Vatandaşların alanda devlete tepkisi hala sürüyor. Yıldız ve Kılıçdaroğlu’na tepki gösteren vatandaşlar “24 saat oldu hala çocuklarımızı kurtaramadınız” dediler.
Soma’da Ak Parti il binası taşlandı
Yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği maden faciasının yaşandığı Soma’da halkın hükümete tepkisi dinmiyor.
Başbakan Erdoğan’ın ‘bu işin fıtratında bu var’ açıklamasının ardından Erdoğan’ı ilçe sokaklarında protesto eden ve bir markete sığınmak zorunda bırakan protestocular, daha sonra ilçedeki AKP binasına yöneldi.
AKP il binası, protestocular tarafından taşlanarak kullanılmaz hale getirildi.
15 Mayıs 2014
Soma faciası için son dakika açıklaması (Soma son dakika haberleri) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Bu Geceyi- Regaip Kandilini- Nasil Gecirmeliyiz

Bu Geceyi- Regaip Kandilini- Nasil Gecirmeliyiz

Bu Geceyi- Regaip Kandilini- Nasil Gecirmeliyiz

blog.kumsalchat.com

www.kumsalchat.com

“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.

O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.”

(Tevbe Suresi, 128)

Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur kİ, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi’de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor.Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla’ya sunulduğu ve O’nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.

Allah Teâla’nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi” adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)’e hamile olduğunu anladığıdır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) “Recep Allah`ın Şaban benim Ramazan da ummetimin ayidir” demiştir.

Yine başka bir yerde de Recep tohum atma, Şaban sulama, Ramazan da mahsulü toplama ayidir denmiştir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)’in Receb’in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

Bu aylara “Çok sevaplı ibadet ayları” denilir. “Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar.” (Şualar, 416)

İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.

Bu geceyi nasıl karşılmak, nasıl ihya etmek gerekir?

* Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır.

* Bu gece, kazâsı olanın hiç değilse bir günlük kazâ namazı kılması, çok iyi olur.

* Bu gecenin ihyâsı, yatsı namazıyla sabah namazını camide cemaatle kılmakla olur. Bu, gecenin ihyâsıdır. Bütün günün ihyâsı bu… Yatsı namazı ile sabah namazını camide kılmak, o günün, o gecenin ihyâsı demektir. İnsan sabahlara kadar, akşamlara kadar ibadet etmiş gibi sevab kazanır.

* Bir başka ihyâ şekli zikir ….. “Lâ ilâe illallah”, “Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed” , “Estağfirullah” , “Sübhànallah” , “Elhamdü lillâh”, “Allahu ekber” , “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “Allah” gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunları zikretmek çok sevabdır..

* Bazı namazlar vardır,

* Peygamber Efendimiz (s.a.v.)kılmıştır. Bunlardan birisi de tesbih namazı’ dır.

* Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında: 12 rek’at “Hacet namazı” kılınır.

Hacet Namazı:

* 2 rek’atte bir selâm verilerek kılınır.

* Fâtiha-i şerîfeden sonra her rek’atte 3 “İnnâ enzelnâhü…”, 12 İhlâs-ı şerîf okunur.

* Namazdan sonra 7 Salât-ı Ümmiye okunup secdeye varılır.

Salât-ı Ümmiye:

“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim”

* Secdede 70 defa: “Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh” okunur.

* Secdeden kalkıp 1 defa: “Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta’lem. İnneke entel-eazzül-ekrem” okunur.

* Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa “Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh” okunur.

* Secdeden kalkıp duâ yapılır.

* Duâda Hz. Allâh’a şu şekilde de ilticâ etmelidir: “Allâhümme bârik lenâ recebe ve şa’bân. Ve bellığnâ ramazân”

30 Nisan 2014
Bu Geceyi- Regaip Kandilini- Nasil Gecirmeliyiz için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad