Bir bardak su ile evinizdeki negatif enerjiyi tespit edin..!

Bir bardak su ile evinizdeki negatif enerjiyi tespit edin..!

bir-bardak-su-

Evinizde negatif bir enerji hissediyor fakat bir türlü tespit edemiyor musunuz? O halde yazdıklarımızı okumanızda fayda var…

Hangi ortamda olursak olalım bulunduğumuz yerden muhakkak bir enerji alır veya veririz.  Duygu ve düşüncelerimiz aynı anda birleşip bir enerji akımı oluştururken aynı zamanda ortamda olan negatif enerjileri de çeker. Komşularımız, akrabalarımız veya arkadaşlarımız bazı zamanlar negatif enerji vererek sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebiliyorlar.

Negatif enerji,  evinize girdiği zaman birçok konuda sizleri etkileyebilir. Yorgunluk, baş ağrıları, aile üyeleri veya arkadaşlar arasındaki ilişkilerde pek çok olumsuzluklar yaratabilir.

Bu belirtileri çoğu zaman anlamakta ve tespit etmekte zorlanabilirsiniz. Ancak yinede kaynağını bulamasanız bile birazdan vereceğimiz yöntem negatif enerjiyi tespit etmeniz konusunda oldukça etkili olacak.

Negatif enerjiyi tespit etmek için uygulamanız gereken yöntem:

Bir su bardağının içine bardağın üçte biri kadar deniz tuzu dökün. Daha sonra bardağı ağzına kadar suyla doldurun. En çok negatif enerji hissettiğiniz odanın belli bir yerinde bardağı 1 gün boyunca bekletin.  Yalnız kimsenin bardağa dokunmadığından emin olmanız gerekir.  1 gün sonra bardağa baktığınızda bardak bıraktığınız gibiyse o bölgede negatif enerji yok demektir.
Ancak is gibi lekeler ya da bulanıklıklar varsa bu negatif enerjiyi yakaladığınız anlamına gelmektedir.

Odanızın belli yerlerinde de aynı yöntemi uygulayarak küçük bir keşfe çıkabilirsiniz.

 

17 Şubat 2017
Bir bardak su ile evinizdeki negatif enerjiyi tespit edin..! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

GüzeL Söz..

GüzeL Söz..

88kmls00

Kendin ol. Çünkü hayat, başkası olmak için çok kısa…

 

12 Şubat 2017
GüzeL Söz.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

İçimizdeki Beni Yaşamak

İçimizdeki Beni Yaşamak

Herkesten habersiz kaçmak ister yürek. Bir istediğini bulamamışlık, verilen öğütlerden sıkılmışlık, beklemekten bitap düşmüşlük, mantığıyla yüreği savaşırken arada kalmışlık vardır ortada… Buna benzer birçok belirsizlik içinde herhalde tek yapılabilecek olan gitmektir. Ayaklarına yürü demek değil her zaman, yapamadığında ruhen çekip gitmektir. Ruhunu takıp koluna gezmeye gidiyoruz diye kandırmaktır hiçbir yaşanmışlığı olmayan bir bebeği kandırır gibi. Bazen hatırladığın bir rüyaya gitmek, bazen olmak istediğin yere açılan bir yolda yürümek… Cesaretin varsa bir dağa, daha da cesaretin varsa bir uçurumun kenarına gitmek. Bakabildiğin kadar uzağa bak o zaman. Çünkü yakalayamadığın o mutluluk kelebeği hep uzaklara uçmuştur. Ufka doğru uçmuştur. Sonra varsa eğer nelerin içinde kaybolduğunu görme cesaretin, kaldır başını, kapa iki yanını ellerinle, gör her şeyi…

Senin içinde kaybolduğun hiçbir şey yok o her şeyin içinde. Özgürlüğünü hatırlatan bir mavilik, ufku olmayan bir semadır gördüğün. Esen rüzgar hafifçe göz kapaklarına baskı yapar ve tereddüt etmeden kapatırsın. Mavilik hala gözünün önündedir. Bütün bunalımlı düşünceler o gözkapaklarını kapatan rüzgara kapılmıştır. Düşüncelerden kurtulmuşluğun verdiği rahatlıkla salarsın kendini. Geçmiş, geride kalmış gelecek hiç olmayacaktır o an. Gördüğün samimiyetsiz gülüşler, bencil konuşmalar, arkadan söylenenler, çektiğin stresler, yanlış anlaşılmalar, haksızlıklar, maruz kaldığın nefret bakışları, dökülen gözyaşları hepsi savrulan düşüncelerine karışıp gitmiştir. İşte o zaman ufka uçtuğunu sandığın kelebeğin aslında burnunun ucuna konmuş olduğunu görürsün. Bazen tek bir şeyi görmek için onun dışında hiçbir şeyi görmemek gerekir. Görmemek gerek ki gittiğini sandıklarımızın aslında gitmediğini görelim. Her şeyin durduğunu asıl dönenin biz olduğumuzun farkına varalım.

Farkına varmak bir meziyettir. Çünkü insanı uyuşmaktan kurtarır… Delicesine kendini bir şeylere bağlayıp beynini duygularını uyuşturmanı engeller. Kendinde var olandan tiksinmenin nerelere seni götürebileceğini gösterir. Değerini görürsün. Kriterlerin, prensiplerin, düşüncelerin, duygularınla aslında kendinden fazla değer verdiklerinden, daha donanımlı daha insancıl daha olması gerektiği gibi olduğunu fark edersin. Bu bencillik değil kendini beğenmişlik değildir. Her ne kadar sana gözünü küçülterek bakanlar bunu böyle düşünmüş olsalar da doğruyu bilmen farkındalığını sağlayacaktır. Söylenenlere takılıp kalmanı engelleyecektir. Başkalarına göre hareket etmenin bir anlamda kendi kişiliğini ezmek olduğunun farkına varmanı sağlayacaktır. Kendini ezmeden, aynı zamanda diğer canlıların da varlığından haberdar yaşamını sürdürmeni sağlayacaktır.

Kendin gibi yaşamak fıtratından haberdar olmaktır. Toprak gibi asil bir maddeyi barındırıyoruz varlığımızda. İçindeki duygu ve düşünceleri yapında var olan toprak gibi gerçek ve mertçe yaşayamamak tabi ki varlıkta bir boşluk oluşturacaktır. Toprağın içinde bulundurduğu tüm maddeler nasıl yerli yerindeyse insanoğlu da kendine empoze edeceği şeyin yerini bilmelidir. Varlığında barındırdıklarını da samimice yaşamalıdır ki kendinden kopmasın. Korkmamalı kendini yaşamaktan. Bu demek değildir ki; ‘ey dünya ben böyleyim, sen ne halin varsa gör beni çekmek zorundasın.’ Yalnız değiliz. Sahiplenmek, büyüklenmek için fazlaca küçüğüz. Tek uçan kuş biz değiliz sürüde. İşte kendini yaşamak bir anlamda da diğerlerinin de varlığının farkında olmaktır. Senin içinde ruhunda bedenin de taşıdıklarının onlarda da olduğunu bilmektir. Yanlış, ters, saçma, doğru, mantıklı veya mantıksız sizce. Ama onun inançlarına göre hepsi olması gerektiği gibi. Bu yüzden en azından saygı duymalıyız. En azını yapmak insanlık icabı, çoğunu yapmak erdemin ispatıdır. Rabbim yüreklerimize çoğunu yapabilme gücü versin… ( aminn )

12 Şubat 2017
İçimizdeki Beni Yaşamak için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Reflüye iyi gelen 8 mucize besin

Reflüye iyi gelen 8 mucize besin

kmsal000666

Reflünün tedavisinde beslenme düzeni ve alınan gıdalar önemli rol oynuyor. İşte reflüye iyi gelen 8 harika besin…

Mide kapakçığı, mide üzerinde yer alan ve besinlerin yemek borusundan yukarı çıkmasını engelleyen bir kas yapısı. Gıdalar bağırsaklar aracılığıyla mideye iniyor ve bu kas kapanıyor. Böylece besinler mideden yukarıya çıkamıyor. Mide kapakçığında meydana gelen sorun nedeniyle bu kasın çalışmaması ve besinlerin yemek borusundan yukarıya hareket etmesi sonucu da reflü meydana geliyor.

Reflünün oluşmasında beslenme düzeni ve alınan gıdalar çok etkili. Kas yapısının bozulmasına neden olan asitli yiyecek ve içecekler, yemek borusuna hareket ettiği an midede acıya neden oluyor. Ayrıca midede yanma, kramp ve karın ağrısı da reflünün belirtileri arasında. Reflünün tedavisinde alınan gıdalar ve beslenme düzeni çok önemli. Bu hastalığa iyi gelen yiyecekler de bulunuyor. İşte reflüye iyi gelen besinler:

1. Yulaf: Lifli besinler, midede kolayca enzimlenir. Bu nedenle sindirim sisteminin işini kolaylaştırır. Yemek borusundan mideye indiği anda mide tarafından sindirimine başlanır. Lifli gıdaların başında yulaf ürünleri ve yulaf ezmesi gelir. Özellikle az yağlı süt ile tüketildiğinde yulaf ezmesi ve ekmeği hem reflüye iyi gelir hem de uzun süreli tokluk hissi verir.

2. Balık: Demir ve omega-3 bakımından çok zengin bir besin olan balık, yağ ve asit bakımından çok dengelidir. Bu nedenle reflü ağrılarının engellenmesini sağlar. Az yağla pişirilen balık, daha faydalıdır.

3. Kereviz: Düşük kalorili ürünler, reflü hastalarının her zaman tüketmesi gereken besinlerdir. Kereviz de düşük kalorilidir ve sindirim sistemi için çok faydalıdır. Haşlama olarak salataların içerisinde kullanılabilir.

4. Lahana: İçerdiği C vitamini ve demir sayesinde birçok hastalığa iyi gelen lahana, reflü hastalarının öğünlerinde rahatlıkla tercih edebileceği bir besindir. Asit oranı düşük olduğu için çok faydalıdır.

5. Muz: Reflü hastalarının tercih edebileceği meyvelerin başında muz gelir. Ph değerinin çok düşük olması, enerji vermesi nedeniyle rahatlıkla tüketilebilir.

6. Brokoli: Reflü semptomlarının azalmasına yardımcı olan brokoli, besin değeri bakımından çok yüksek bir sebzedir. Mide yanmasına da iyi geldiği için iyi bir alternatif öğün olabilir.

7. Haşlanmış Patates: Nişasta bakımından zengin bir besin olan patates, haşlanarak tüketildiğinde reflü hastalığına iyi gelir. Haşlandığı için yağ oranı ve asit düzeyi artmaz..

8. Şeftali: Lif bakımından zengin meyvelerin başında şeftali gelir. Sindirimi kolay ve asit içermeyen bu besini reflü hastaları öğünlerinde tercih edebilir.

9 Şubat 2017
Reflüye iyi gelen 8 mucize besin için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet