Maş fasulyesi salatası.. ( Afiyet oLsun )

Maş fasulyesi salatası.. ( Afiyet oLsun )

Maş-Salatası-Tarifi1

Maş fasulyesi salatası yüksel lif içeren, aynı zamanda düşük glisemik indeksine sahip olduğundan uzun süre tokluk sağlayan bir salata olduğundan hem vejetaryen hem de sağlıklı beslenmeye dikkat edenler için çok iyi bir öğündür. Salatamız ortalama 295 kaloridir. Kalorinin yüksekliği ise sadece maş fasulyesinden gelir.
Maş fasulyesi salatası tarifi
(295 kalori)
Malzemeler:
– 200 gr haşlanmış maş fasulyesi
– 1 adet kırmızı biber
– 1 adet taze soğan
– 50 gr baby ıspanak
– 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
– 2 yemek kaşığı limon suyu
– Yarım çay kaşığı tuz
– Yarım çay kaşığı pul biber
Maş fasulyesi salatasında kullandığımız ıspanak A ve C vitamini ile folik asit kaynağımız. Özellikle maş fasulyesi ile birlikte kullanıldığında vücuttaki kullanılabilirliği ve emilimi artırıyor. Bu salatada baby ıspanak kullanıyorsuz çünkü daha körpe olduklarından salatadaki tüketimi daha kolay. Ancak siz bulamazsanız yine küçük olan ıspanaklardan da tercih edebilirsiniz.
Maş fasulyesini 1 su bardağı kadar kullanacağız. Maş fasulyesinin şöyle bir özelliği var: Maş fasulyesi bir baklagildir ancak ülkemizde sıklıkla tüketilen bir baklagil değildir ancak 200 gr’ında, ortalama 1 bardağında ortalama 14 gr protein bulunur. Bu da özellikle vejetaryen beslenmesinde çok etkin kullanabileceğimiz bir bitkisel protein olduğunu gösterir. Vejetaryen beslenenler ya da sağlıklı yaşamaya dikkat edenler lif yönünden çok zengin olan Maş fasulyesini kullanabilir.
Maş fasulyesi yüksek lif içeriğinin yanı sıra kolesterolün düşmesine de yardımcı olur, bağırsak problemlerine iyi gelir. Bununla birlikte glisemik indeksinin düşük olması sayesinde diyabet hastaları için de iyi bir besindir.
Bir baklagildir ancak diğer baklagiller gibi maş fasulyesinin geceden ıslatmaya gerek yoktur. Yıkayıp temizledikten sonra düdüklü tencerede yaklaşık 15-20 dakika pişirmeniz yeterlidir.
Maş fasulyesini ekledikten sonra taze soğan kullanacağız. Taze soğan hem lif açısından zengindir, hem C vitamini kaynağıdır. Kuru soğan da kullanabilirsiniz ancak taze soğanın fresh tadını sevenler taze soğan tercih edebilir.  Maş fasulyesine de taze soğan daha çok yakışır. Taze soğan kullanırken lütfen yaprakların atmayın. Ayıklayıp temizledikten sonra kullanılabilir yeşil yapraklarını da mutlaka kullanın.
Maş fasulyesi salatasında taze kırmızı biber kullanın. 1 adet yeterli olacaktır. Taze kırmızı biber hem tatlı tadı ile salataya iyi bir tat sağlar hem de lif içeriği çok yüksektir. Bağırsak sisteminin çalışmasına yardımcı olur, kolesterolü düşürür. Sabah kahvaltılarınıza da ilave ederseniz uzun süre tokluk sağlarsınız.
Maş fasulyesi salatası için sos
– 1 tatlı kaşığı zeytinyağına limon suyunu ekleyin. Ardından yarım çay kaşığı tuz ekleyin.
– Maş fasulyesi salatasına kırmızı biber veya karabiber ekleyebilirsiniz. Maş fasulyesine genellikle karabiber tercih edilir. Ancak diyetisyenler kırmızı biberin içindeki kapsaisin içeriğinden dolayı bu tür salatalarda kullanılmasını öneriyor.
– Salata sosunu 1 dakika kadar çırpın. Ardından salatanıza ekleyin.
– Maş fasulyesi salatasını aşağıdan yukarıya doğru karıştırdıktan sonra servis tabağına alabilirsiniz.
– Afiyet olsun.
25 Ocak 2017
Maş fasulyesi salatası.. ( Afiyet oLsun ) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDUMU?

HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDUMU?

HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU?

1. Çok konuşmazdı.

2. Kötü söz söylemezdi.

3. Daima düşünceliydi.

4. Kimseyle çekişmezdi.

5. Her zaman ağırbaşlıydı.

6. Boş şeylerle uğraşmazdı.

7.
Dünya işleri için kızmazdı.

8. Lüzumsuz yere konuşmazdı.

9.
Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.

10. Kimsenin kusurunu araştırmazdı.

11. Vakar ve sükûnetle rahatça yürürdü.

12.
Susması konuşmasından uzun sürerdi.

13. Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.

14. Affediciliği tabii idi; intikam almazdı.

15. Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.

16. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.

17. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.

18. Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.

19. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.

20. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.

21.
Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.

22. Konuştuğunda ne fazla ne de eksik söz kullanırdı.

23. Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.

24. Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı.

25. Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.

26. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.

27. Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.

28. Âdet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.

29. Kelimeleri parlayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.

30. Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.

31. Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.

32. Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer verirdi.

33. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.

34. Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.

35. Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.

36. Dostlarına şöyle derdi: “Dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol.”

37. Sabahları evinden çıkarken ise şöyle derdi: “İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.”

Aslında böyle bir dostumuz var; O, PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA (sallallahu aleyhi ve sellem)’dir.
24 Ocak 2017
HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDUMU? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Türk Kahvesini, Portakal Kabuğunda Pişirmek Moda Oldu..

Türk Kahvesini, Portakal Kabuğunda Pişirmek Moda Oldu..

mmnn0987

Kendine has tadı, köpüğü ve sunumuyla oldukça sevilen Türk kahvesi, bu defa farklı bir yöntemle pişirildi. Portakal kabuğu içinde pişirilen kahve, sosyal medyada moda oldu.

Kendine has tadı, köpüğü, kokusu ve sunuluş biçimiyle oldukça sevilen Türk kahvesi, son dönemlerde portakal içinde pişirilmesiyle gündeme gelmeye başladı.

CEZVEDE DEĞİL, PORTAKAL KABUĞUNDA PİŞİRMEK MODA OLDU

Sosyal medya üzerinden geçen günlerde paylaşılmaya başlanan ve herkes tarafından denenen ‘Portakal kabuğu içinde Türk kahvesi’ kısa sürede ilgi odağı oldu. Binlerce kişi sosyal medya hesapları üzerinden Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden kahveyi, cezvede değil portakal kabuğu içerisinde pişirip paylaşmaya başladı. Yapımı normal kahveye göre biraz daha uğraş gerektiren ‘Portakal içinde Türk kahvesi’, farklı tadıyla da deneyenlerin hoşuna gidiyor.

PORTAKAL KAHVEYE AROMA KATIYOR

Sosyal medya üzerinde gördüğü ‘Portakal içinde Türk kahvesini’ Eskişehir’de bulunan işletmesinde deneyen ve müşterilerine sunan kafe işletmecisi Oğuzhan Erol, daha önce duyulmayan bir tat olduğunu söyledi. Erol, “Son dönemde portakallı kahve trendi gidiyor. Bunun üzerine biz de bir ‘deneyelim’ dedik. Denemelerimizden de olumlu sonuç aldık. Portakalın kahveye kattığı ekstra aroma herkesin hoşuna gitti. Tamamen doğal olan portakalın içini oyarak daha sonra ateşin üzerinde su ve kahveyle beraber pişirilmesiyle yapılıyor.

“BİRAZ UĞRAŞTIRIYOR AMA HERKESİN HOŞUNA GİDİYOR”

Tabi biraz uğraştırıyor. Portakalın içi boşaltılıyor, ateşe konulduktan sonra portakalla beraber kahve pişirildiği için yapımı biraz daha uzun sürüyor. İnsanlar duyduğunda bir durup düşünüyor doğal olarak ‘Nasıl oluyor?’ diye. Çünkü daha önce denemedikleri ya da duymadıkları için farklı geliyor. Eskişehir’de duyulmuş bir şey değil ama İstanbul’da oldukça revaçta olan bir içecek. Denedikleri zaman da herkesin hoşuna giden bir şey. Çok farklı bir aroması var çünkü” dedi.

PORTAKAL İÇİNDE TÜRK KAHVESİ YAPIMI ŞÖYLE:

Portakal içinde Türk kahvesi’nin yapımını da anlatan Oğuzhan Erol şunları aktardı: “İlk önce portakalın içi boşaltılıyor. Tam olarak boşalmasa bile kahve olacak kadar bir boşluk olması gerekiyor. Daha sonra kahve ve su konuluyor. İsteğe göre şeker de atılabilir. Daha sonrasında ise ocağa koyuluyor ve yavaş yavaş pişiriliyor. Portakalın kabuğu da ateşten dolayı delinmiyor merak edilmesin.”

24 Ocak 2017
Türk Kahvesini, Portakal Kabuğunda Pişirmek Moda Oldu.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Kuru Meyveler Nelere Iyi Gelir Hangi Hastalıklara Şifadır

Kuru Meyveler Nelere Iyi Gelir Hangi Hastalıklara Şifadır

100611

Özellikle de kışın tüketilen kuru meyvelerin sağlığa faydaları saymakla bitmiyor

Kurutulan meyveler resmen şifa deposuymuş! Gelin hangi kuru meyvenin neye iyi geldiğine ve hangi rahatsızlıkları tedavi ettiğine birlikte göz atalım…

ARMUT KURUSU
Armut kurusu vitamin bakımından çok zengindir.böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri gerekir.Yemeklerden önce yenecek olursa faydasından daha da fazla artar.

ERİK KURUSU
Akşamları özellikle şeker oranı düşük meyveler tüketmek gerekir.Bayanların kara erik kurusunu tüketmelerinde fayda var.Çünkü için de bol miktarda Kalsiyum ve D Vitamini bulunur.Bu nedenle tüketimi kemik sağlığının ciddi oranda korunması demektir.Bunun dışında kuru eriğin içerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle; tansiyon,karaciğer, kalp,böbrekler için faydası vardır. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Kan şekerini düşürür. Kansere karşı koruyucudur ve cildin yaşlanmasını önler

KİVİ KURUSU
A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyumdan çok zengindir. Besleyici değeri de çok yüksek tir.Yüksek lif içeriği bağırsak çalışmasında olumlu etki yaratarak sindirimi kolaylaştırır. Bu durumda kabızlığı önler.Kan basıncını dengeler, tansiyon ve kolesterolü düşürür.Bağışıklık sistemini güçlendirir, nezle ve soğuk algınlığına, kansızlık ve mide rahatsızlıklarına da iyi gelir.Ayrıca cildi güzelleştirir.

DUT KURUSU
Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

MANGO KURUSU
A, C ve E vitamini içeriği yüksek olan mangonun da sinirler, cilt güzelliği ve saçlar için çok faydalı olduğu ve aynı zamanda kanı temizlediği, sindirimi hızlandırdığı , kuvvetli antioksidan olan besinlerden birtanesidir.

KAYISI KURUSU
Besleyicidir ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarının oluşmasını engeller. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini düşmandır, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları tespit edilmiştir.

ÇİLEK KURUSU
Çilek kurusunda da çok miktarda fosfor ve demir mevcuttur. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengindir. Çilek vücuda kuvvet verir, kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Bunun yanı sıra çok iyi bir antioksidan olan çilek, bağışıklık sistemini güçlendirir, kansere karşı kuruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, kanı temizler, diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir, sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır, ateşi düşürür, romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir ve cildi nemlendirir..

21 Ocak 2017
Kuru Meyveler Nelere Iyi Gelir Hangi Hastalıklara Şifadır için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet Maltepe Escort