İsim faLı

Etiketler: ,,,,,
İsim faLı

                                         

  isim falı                           

 

Numerolojinin en ilginç bölümlerinden biri de insanın isminin kaderine yaptığı etkidir.Ancak kesinlikle kabul edilmesi gereken en önemli nokta isim insan kaderini ancak bir oranda etkileyebilir. Kaderin tamamen isimden etkilendiğini düşünmek son derece yanlış bir inanış olacaktır. Eğer öyle bir durum söz konusu olsa bütün Alilerin, Ahmetlerin veya Ayşelerin kaderi aynı olurdu. Bu durumda kesinlikle söz konusu olamaz.İsim falı Karakter, gelecek ve geçmişi sayılarla çözmeye çalışan fal bilim dalıdır. Başlangıcı ise Antik çağlara, Mezopotamya ve Eski Mısır’a kadar dayanır.    

30 Nisan 2012
İsim faLı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

İstanbul’ ismi nereden geliyor

Etiketler: ,,
İstanbul’ ismi nereden geliyor

'İstanbul' ismi nereden geliyor

Ayasofya Müzesi Başkanı ve tarihçi Haluk Dursun, “İstanbul” kelimesinin kökeni olan “Stinpolis”nin Rumca ve “şehre doğru” kelimelerinin bozulmuş hali olduğunu ifade etti.

Yenikapı’da bulunan kalıntılarla tarihi 8500 yıl önceye dayanan ve “dünya üzerinde 3 imparatorluğa başkentlik eden tek şehir” olan İstanbul, tarihi boyunca değişik isimlerle anıldı.

Osmanlı İmparatorluğu, 1004 yıl “Byzantion”, 1116 yıl da “Konstantinopolis” olarak adlandırılan şehri fethettikten sonra isminin ne olacağı konusunda tartışmaya girmedi. Osmanlı döneminde “Konstantiniyye”, “Stanpolis”, “Dersaadet”, “Asitane”, “Darülhilafe” ve “Makarrı Saltanat” olarak da adlandırılan şehrin adı Cumhuriyet’in ilanından sonra “İstanbul” olarak kabul edildi.

Yenikapı’da bulunan kalıntılarla tarihi 8500 yıl önceye dayanan şehre, MÖ 667’de AntikYunanistan‘daki Megara’dan gelen Dorlu Yunanlı yerleşimciler bir koloni kurdu ve yeni koloniye kralları Byzas şerefine “Byzantion” adını verdi.

Kente, 330 yılında Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan edilince Latince “Yeni Roma” anlamına gelen “Nova Roma” adı konuldu, ama bu isim çok benimsenmedi. 337 yılında İmparator I. Konstantin’in ölümüyle kentin adı onun şerefine “Konstantin’in kenti” anlamına gelen “Konstantinopolis”e çevrildi. Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğu boyunca kentin resmi adı olarak kaldı.
Osmanlı İmparatorluğu 1004 yıl “Byzantion”, 1116 yıl da “Konstantinopolis” olarak adlandırılan şehri fethettikten sonra isim kavgasına girmedi.

Ayasofya Müzesi Başkanı ve tarihçi Haluk Dursun, yaptığı açıklamada, İstanbul‘un Osmanlılar tarafından fethinden sonra bir sürü ismi olduğunu belirterek, bazı resmi isimlerin çok az kullanıldığını, bazılarının ise halk tarafından benimsendiğini söyledi.

Osmanlı padişahlarının asla isim üzerine takılıp kalmadığını vurgulayan Dursun, “Bunun bir istisnası var. Sultan 3. Mustafa hattı hümayunlarında özellikle ‘İslam şehri’ anlamına gelen İslambol’u kullanıyor” dedi.
Dursun, Osmanlı döneminde en çok kullanılan ismin Konstantinopolis’in Arap diline çevrilen şekli “Konstantiniyye” olduğunu belirterek, halk arasında mutluluk şehri anlamına gelen “Dersaadet” ve büyük dergah anlamında “Asitane”nin çok kullanıldığını kaydetti.

KELİMENİN KÖKENİ

“İstanbul” kelimesinin kökeni olan “Stinpolis”nin Rumca ve “şehre doğru” kelimelerinin bozulmuş hali olduğunu ifade eden Dursun, şöyle konuştu:
“Şehir denilince akla, surun içindeki İstanbul geliyor. Bana göre İstanbul’un adının nereden geldiğinden İstanbul’un neresi olduğu daha önemli. O dönemde surun içindeki bölümün dışındaki yerlere asla İstanbul demiyorlar. Şu anda en çok karıştırılan ve en çok yapılan ortak hata bu. Eyüp’ü, nefsi İstanbul’dan ayırıyor, karşı denildiği zaman akla asla Kadıköy değil, Galata geliyor. Karşıya geçmek denildiği zaman Karaköy’den Galata’ya, Galata’dan Kuledibi’ne bir hat var. Taksim daha yok, bir de Üsküdar var. Bunun dışında mevsimlik olarak kullanılan Adalar ve Boğaziçi’ndeki köyler var. Yani Boğaziçi, İstanbul sayılmıyor. Halk içinde Şeher’dir. ‘İstanbul’a gideceğim’ denildiği zaman surun içini kasteder ve ayırır. Kadıköy’deki birisi ‘Bugün İstanbul a gideceğim’, Taksim’deki birisi ‘Bugün İstanbul’a ineceğim’ der. Bunları daha önemli görüyorum.”

OSMANLI SAATİNDE KONSTANTİNOPOLİS YAZILI

Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit dönemine ait bir cep saatinin içindeki “Konstantinopolis” yazısını gösteren Dursun, “Bu dönem milli hassasiyetin en yüksek olduğu dönemdir. Ama saatlerinde Konstantinopolis yazılı” diye konuştu.
Haluk Dursun, Osmanlı devletinin resmi yazışmalarında hilafetin merkezi anlamında “Darülhilafe” ve saltanatın merkezi anlamında “Makarrı Saltanat” isimlerini kullandığını dile getirerek, “Bu da çok uygun. Osmanlı doğrudan o kavgaya girmiyor, fonksiyonundan bir şehri tanımlıyor. Burası kim ne derse desin, ister Konstantinopolis desin, ister Konstantiniyye desin Darülhilafe’dir. Burası kim ne derse desin Makarr-ı Saltanat’tır. Bu Osmanlı’nın hoşgörüsünü ve bütün bu tartışmaların üzerinde kendine güvenen bir devlet olduğunu ortaya koyuyor” ifadesini kullandı.

21 Mart 2012
İstanbul’ ismi nereden geliyor için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

BABANIN EVLAT ÜZERİNDEKİ HAKKI

BABANIN EVLAT ÜZERİNDEKİ HAKKI

BABANIN EVLAT ÜZERİNDEKİ HAKKI 2’DİR….ÇOCUĞUNA İSLAMİ ANLAM TAŞIYAN İSİM VERMEK VE GÜZEL AHLAK ÜZERİNE YETİŞTİRMEKTİR

Peygamberimizin yasaklamış olduğu yanlızca bazı birkaç örnek isimler:

Bir hadis-i şerif: çocuklarınızı benim isimlerimle isimlendirinz ve peygamber isimleri naklediniz her müslüman erkeğin üç çocuğu olurda birinin adını MUHAMMED ile tesmiye etmezse cehalet eden kullardandır benim isimlerimle isimlenen evlatlarınızda ahirette şefaat edeceğim ve allah cehennem ateşinde yakmaya tenezzül etmekden kaçınacakdır hiç şüphesiz en bahtıl makbul isim Muhammed’dir çocuğuna güzel isim nakletmeyen hermüslümanbabanın oğlu evladın baba üzerindeki haklarındandır…

İsim sahiplerine şefaat:
Her peygamber, kendi isminden olanlar, her âlim ve evliya da, kendi isminden olanlara şefaat edecektir. Güzel ismin bu yönden de önemi vardır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
– Allah indinde en güzel olan isimler, Abdullah, Abdurrahmandır. [Müslim]
– Üç oğlu olup da, birine adımı vermiyen, cahillik etmiş olur. [Taberânî]
– Allahü teâlâ buyurur ki: İsmi, Muhammed, Mahmud,Ahmed gibi Habibimin isminden olan mümine azap etmekten haya ederim. [R. Nasihin]
– Bir evde bir, iki veya üç tane Muhammed ismi olmasını çok güzeldir. [İbni Sâd]
– Oğlunun adını Muhammed koyan, çocuğu ile cennetlik olur. [A. Rufai]
– Muhammed isimli çocuğa her yerde ikram edin, onu aşağılamayın. [Hatîb]
– Muhammed isimli kimseyi hakîr görmeyin, onu mahrum etmeyin! Onun bulunduğu bir evde, bir yerde bereket vardır. [Deylemî]
– İbni Abbas hazretleri, (Kıyamette, “adı Muhammed olan müminler gelsin” denilir, hepsi cennete götürülür buyurmaktadır.(zevahir/hedcen)

Peygamberimiz yaşamında bir çok çocuk yaşlı genç hatta hanımlarından birinin isimlerinide ve yine kölesi olan hz.enesin adınıda değiştirmiştir.

Peygamberimiz yine doğa ismi taşıyan dağ tepe ırmak nehir eşya kaya ve herhangi bir hayvan Gibi isimleride kesinlikle yasaklamış ve koymamamız gerektiğini emretmiştir.

Senem: Put,cok guzel kadin anlamındadır.Peygamberimizin yasaklamis oldugu isimlerdendir.

SAMED :
ALLAH’in isimlerini tek basina isim olarak kullanilmasini yasaklamistir.
Samed yerine Abdussamed seklinde kullanilabilir yalnizca(Abdulkerim,Abdulkadir,Abdurrahim vs buşekilde adlandırılmalıdır)
Allahu Tealanin en sevdigi ve Peygamberimizin tavsiye ettigi isimler (peygamberimizin isimleri diğer paygamberlerin isimleri-Abdullah ve Abdurrahman’da allahın en sevdiği isimlerdir…)

SUVEYDA:
Kalbin ortasinda var kabul edilen siyah nokta.Tohumun ortasinda bulunan tanecik
Kalpteki gizli günah demektir.Isim olarak kullanilmasi uygun degildir.

Peygamberimiz(s.a.v) anlami guzel olmayan,cehennemi cagristiran isimleri de yasaklamistir.

SERGEN: Raf dolap gözü anlamına gelir uygun olmayan alaycı ısımlerdendır ve haramdır

SİMGE: ilgisiz yakışmayan diğer bir tabirle alakasız saçma isimdir

ASIYE:
Asi olan karsi gelen ,itaatsiz

ALEV:
Cehennemi cagristiran bu ve benzeri isimleri de yasaklamistir.ornegin; ates,kirmizi,sari ,alev

Ayrica ; özellikle dikkat ceken kirmizi ,sari ve bunlara benzer renkte kiyafetler giyilmesini de kadınlara yasaklamistir.

ABDULESE :
Arslanin kulu arslan gibi manasındadır .Peygamberimizin yasakladigi bir isimdir.

KEZBAN: Yalanci anlamı vardır.ve haramd isimlerdendir.

Bir hadis-i Serifte :

“Sizler kiyâmet günü kendinizin ve babalarinizin adlari ile cagirilirsiniz. Öyle ise cocuklariniza güzel isimler veriniz.”buyurmuslardir. (Hadîs-i serîf-Ibn-i mace)

Ecem: Prensens,bacasız ev,çok fazla sıcak gibi anlamlara geliyor

Mesela hepimizin ismini çok duyduğu meşhur hadis ravisi Hz. Ebu Hureyre’nin ismi önceleri:Abdüşşems’tir.Allah Rasulü “İnsan ayın, güneşin ismini alamaz;sen Abdurrahmân’sın”
diyerek, Ebu Hureyre’nin adını “Abdurrahman” olarak değiştirmiştir
Yukarıdaki hadislerden de anlaşıldığına göre Efendimiz, güzel ve anlamlı isimler koymamızı tavsiye ediyor. Bir ismin güzel olması için dile hoş olan mantığı değil dini anlamı taşıması gerekmektedir

Yeni doğan bir çocuğa nasıl isim verilir?
Dinimizde yeni doğan bir çocuğa aşağıda madde madde vereceğimiz hususların uygulanması müstehap olarak görülmüştür:
• Yeni doğan çocuğa süt vermeden evvel ağzına yumuşatılmış hurma gibi tatlı bir şeyler sürülür.
• Çocuğa doğunca veya doğumu mütakip yedinci günü adı konur.
• Doğduktan sonra hemen ölen çocuğa da ad konur. Yıkanır cenaze namazı kılınır.
• Çocuğun ismini ilmiyle âmil, ehli salih bir zata koydurmak iyidir. Ashab-ı Kiram çocuklarına isimlerini Peygamber Efendimiz’e verdirmeyi tercih etmişlerdir.
• Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kamet okur ve üç kere çocuğun sağ ve sol kulaklarına ismini tekrar eder.
• Çocuğa isim koyduktan sora hayır duada bulunulmalıdır. Peygamber Efendimiz: “Ya Rabbi bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onu güzel bir şekilde yetişmesini sağla” diye dua etmiştir.
• Durumu iyi olanlar için Allah’ın vermiş olduğu çocuk nimetine karşı bir şükür olarak çocukların doğumlarının yedinci gününde kurban kesmek sünnettir. Bu kurbana akika kurbanı denilmektedir. Yine bu günler çocuğun başının tıraş edilip, çıkan saçın ağırlığınca veya takdiri bir ağırlık olarak altın alıp sadaka vermek müstehaptır.
İsimleri bozarak kullanmak doğru değil
Halkımız arasında isimler mevzuunda yapılan yanlış bir hareket daha var. İsimleri kısaltacağız diye bozuyor ve anlamsız isimlerle birbirimize sesleniyoruz. Mesela Abdullah’a Apo, İbrahim’e İbo, Zeynep’e Zeyno, Mustafa’ya Musti, Canan’a Cano gibi.. Bu da esasen doğru olmayan bir isimlendirmedir.

15 Ocak 2012
BABANIN EVLAT ÜZERİNDEKİ HAKKI için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Evladın ana baba üzerindeki hakları

Evladın ana baba üzerindeki hakları


Evladın, ana-baba üzerinde hakları vardır. Bazıları şöyledir:
1- İleride, çocuk annesiyle kötülenmemesi için, evladına anne olacak kızı, iyi yerden seçmelidir. Saliha olmasına dikkat etmelidir!


2-
 Çocuğa iyi isim koymalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çocuğa güzel bir ad koymak, evladın baba üzerindeki haklarındandır.) [Beyheki]

Ahmed, Muhammed, Mahmud gibi Peygamber efendimizin isimlerini koymalıdır! Allahü teâlâ, (Habibimin isminde olan müslümana azap etmeye hayâ ederim) buyurdu. Resulü de, (Üç oğlu olup da, birine benim adımı vermeyen, cahillik etmiş olur) buyurdu. (Taberani)

3-
 Çocuğu güzel terbiye etmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Çocuğu güzel terbiye, evladın babasındaki haklarındandır.)[Beyheki]
(Evladınıza ikram edin, onları edepli, terbiyeli yetiştirin!) [İbni Mace]
(Çocuğu terbiye etmek torunlara sadaka vermekten daha sevaptır.) [Tirmizi]

4-
 Çocuğa karşı şefkatli davranmalıdır! Peygamber efendimiz aleyhisselam, torununu öperken birisi görüp, (Ya Resulallah, benim on çocuğum var, hiç birini öpmem) dedi. Ona, (Merhamet etmeyen merhamet bulamaz) buyurdu. (Buhari)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Çocuklarınızı çok öpün, her öpmenizde Cennetteki dereceniz yükselir.) [Buhari]
(Çocuk kokusu Cennet kokusudur.) [Taberani]

5-
 Çocuklara beddua etmemelidir. İbni Mübarek hazretleri, çocuğunu şikayet edene, (Çocuğa beddua ettin mi?) dedi. O da, evet deyince, (Çocuğun ahlakını sen bozdun) buyurdu.

6-
 Çocuklara iyilik etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Evladınıza ikram edin, ana-babanın sizde hakkı olduğu gibi, evladınızın da sizde hakkı vardır.) [Taberani]

7-
 Çocuğu helal gıda ile beslemelidir! Haram gıdanın etkisi çocuğun özüne işler, çocukta uygunsuz işlerin meydana gelmesine sebep olur. Hadis-i şerifte (Yiyip içtikleriniz helal, temiz olsun! Çocuklarınız, bunlardan hasıl olur) buyuruldu. (R.Nasıhin)

8-
 Babanın, çocuklarına ilim, edep ve sanat öğretmesi farzdır. Önce, Kur’an-ı kerim okumasını öğretmelidir. Sonra imanın ve İslam’ın şartlarını öğretmelidir. Yedi yaşından itibaren namaz kılmaya alıştırmalıdır! Dünya ve ahirette kurtuluş ilimledir. Çocuğu, din bilgilerini öğrendikten sonra, okula göndermeli, lise ve üniversite tahsili yaptırmalıdır. Dinini öğrenmeden mektebe gönderilirse, artık bunları öğrenecek vakit bulamaz. Din düşmanlarının tuzaklarına düşüp, onların yalanlarına aldanır. Dinsiz ve İslam ahlakından mahrum olarak yetişir. Dünya ve ahirette felaketlere sürüklenir. Millete zararlı olur. Kendine ve başkasına yapacağı kötülüklerin günahları, ana-babasına da yazılır. Çocuğunu, din bilgilerini öğretmeden önce, kâfir ve Hıristiyanların mekteplerine göndermenin büyük zararları, İrşad-ül-hiyara kitabında yazılıdır.

9-
 Çocuk akıl baliğ olup evlendikten sonra ona şöyle demelidir:
(Evladım, seni terbiye ettim. Okutup, evlendirdim. Dünyada bir felakete, ahirette azaba uğramaktan Allahü teâlâya sığınırım. Aklını başına topla, buna göre çalış!) [İ.Hibban]

10-
 Ahnef bin Kays hazretleri buyurdu ki:
(Çocuklar için zorluklara katlanmalı, onların ayakları altında yumuşak yer, başları üstünde gölge olmalıyız! Onlara sert davranmayalım ki bizden uzaklaşmasınlar. Bizden usanıp ölümümüzü beklemesinler. Uygun isteklerini yerine getirmeli, hiddetlenirlerse teskine çalışmalıyız!)

11-
 Çocuklar arasında adalete riayet etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hediye verirken çocuklarınız arasında eşitliğe riayet ediniz!)[Taberani]

12-
 Fudayl bin Iyad hazretleri buyurdu ki:
(Ana-babasına iyilik eden, akrabasını ziyaret eden, din kardeşine ikramda bulunan, çoluğu çocuğu ve hizmetçisi ile iyi geçinen, dinini koruyan, malını iyi yerlerde harcayan, dilini tutan, gözünü haramlardan koruyan, fuzuli işlerden uzak duran ve Rabbine ibadet eden mürüvvet ehlidir.)

13-
 Baba, yapmayacağını zannettiği emri çocuğuna söylememelidir. Söyleyip de onu itaatsizliğe sürüklememelidir. Salih zatın birisi, oğlundan hiçbir şey istemezdi. Sebebi sorulunca, (Bir şey istediğim zaman, oğlumun bana karşı gelmesinden korkarım. Karşı gelince, Cehenneme müstahak olur. Ben de oğlumun ateşte yanmasına razı olamam) buyurdu. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Şunlar, saadet alametidir: Saliha hanım, itaat eden çocuklar, salih arkadaş.) [Hakim]

Çocuğun da hakkı var
Bir adam, Hazret-i Ömer’e, oğlunu şikayet eder. Hazret-i Ömer, bu kimsenin oğluna der ki:
– İmandan sonra birinci vazifemiz ana babanın kalbini kırmamaktır. Onlar ne kadar kötü olsalar da, yine her şeyin üstünde hakları vardır. Onların kalbini kıranın ibadeti kabul olmaz. Müslüman doğmamıza ve Müslüman yetişmemize sebep olan ana babamızın kalbini kırarsak Cennete nasıl gireriz? Onlar bize hakaret etse de, yalvararak gönüllerini almamız lazımdır. Müslüman ana babamız, bizden razı olmadıkça, Allahü teâlânın sevdiği kulu olmak çok zordur.

Çocuk Hazret-i Ömer’e der ki:
– Ya Emir-el-müminin, söylediklerini aynen kabul ediyorum. Fakat çocuğun ana babası üzerinde hiç mi hakkı yoktur?

Hazret-i Ömer buyurdu ki:
– Evet çocuğun da hakkı vardır. Evlenirken çocuklarına anne olacak kızı veya kadını iyi aileden seçmesi, çocuğa güzel bir isim koyması ve dinini öğretmesi gerekir.

Çocuk, Hazret-i Ömer’e şöyle cevap verdi:
– Babam, bana terbiye nedir öğretmedi. Anam ise, zenci bir Mecusinin kızı idi. İsmimi “Karaböcek” koymuş ve Allah’ın kitabından bana bir harf bile öğretmedi. Maalesef dinim hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Hazret-i Ömer, çocuğun babasına dedi ki:
– Gelmiş, bir de bana oğlunu şikayet ediyorsun; halbuki sen onun hakkını çiğnemiş ve o sana kötülük etmeden, sen ona kötülük etmişsin.

11 Ocak 2012
Evladın ana baba üzerindeki hakları için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad