Aynadaki_DeLi:Bölüm:40

Aynadaki_DeLi:Bölüm:40
Hiç LİK MERTEBESİ NEDİR NASIL ULAŞILIR

“Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.” Hz. Mevlana.

Daha fazla para, daha fazla güç ve maddi olarak mevcutta sahip olduklarından daha fazlasını isteme hali, insanın kendi farkındalığına varmadığının göstergesi. Yaşadığımız hayat, sahip olduklarımız gerçekte büyük bir yanılsamadan ibaret. Hayatımızı algılarımıza göre şekillendiriyoruz. Hayallerimiz, çocukluktan itibaren içine sokulduğumuz kalıplarla oluşmuş. Mutluluğu maddiyatta arıyoruz. İçinde bulunduğumuz ortamlar da, bizi bu yöne sürüklüyor. Aslında gerçek mutluluk bizim içimizde, kafamızda yarattığımız şekillerde, duygularımızda. Mutluluğu yakalamak için ihtiyacımız olan ise kendi farkındalığımıza varmada.

İnsanın farkındalığına varması, evren içindeki küçüklüğünü ve acizliğini kavraması üzerine doğu ve batı felsefesinde bir çok düşünür, felsefeci ve birçok manevi lider kafa yormuş, çalışmalar yapmış. Batı felsefesinde daha çok nihilist yaklaşımlar hakimken doğu felsesinde Tanri’nın evrensel hakimiyetine ulaşılmış.

Manevi anlamda HİÇLİK, Tanrı’nın yüceliği ve bilgeliği karşısında, O’na hayranlık ve saygı duyarak, kendi küçüklüğünün farkındalığını yaşama hali olarak açıklanıyor. Hiçlik, büyük bir bilgeliktir. Hiçlikte bilginin getirdiği tevazu vardır. Hiçlikte kendini ve haddini bilme hali vardır. Hiçlikte gurur ve kibir yoktur.

2012 yılında Dünya’ya serbest düşüş atlayışı gerçekleştiren ve saatte 342 km hızla ses duvarını aşan Felix Baumgartner yaşadığı tecrübeyi şöyle açıklamış; “Dünya’nın tepesindeyken kibrinizden eser kalmıyor. Ne kıracağınız rekorları, ne de elde edeceğiniz bilimsel verileri düşünüyorsunuz. Tek istediğim sağ salim Dünya’ya dönebilmekti. Bazen ne kadar küçük olduğunuzu anlamak için çok yükseğe çıkmanız gerek”.

Makam, zenginlik ve sağlık geçicidir. Önemli olan bunlara sahipken değerini ve sonu olduğunu bilmektir. Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
-Kimsin?
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.” Dudak büküp önemsemediklerini görünce, bu defa Hoca sormuş:
– Sen kimsin?
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş gene Nasrettin Hoca.
– Herhalde vali olurum.
– Daha sonra?
– Vezir
– Daha daha sonra ne olacaksın?
– Bir ihtimal sadrazam olabilirim.
– Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “Hiç.”
– Daha niye kabarıyorsun be adam! Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: “Hiçlik makamında!”

Hz Mevlana ise hiçlik makamında olduğunu şöyle anlatmış. “Sen benim bu alemde ünümü duymadın mı hiç ? Ben bir hiçim, hiç!”

Bir hiç olduğumuzu anlayıp, sınırlarımızdan kurtulmamız dileğiyle…

18 Mayıs 2019
Aynadaki_DeLi:Bölüm:40 için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:bölüm:21

Aynadaki_DeLi:bölüm:21
okyanus ötesinde sevdiğim sanal ilk aşkım Çirkinlerinde sevmeye hakkı vardır

Tarih 2006 serin bir ilkbahardı sanalda tanışıp dostl olduğum engin kardeşim istanbul üsküdar lı idi onun da kaderi benim kaderime benziyordu annesi babası ayrılmış.kaderin cilvesine bakınki sanalda tanışıp reel hayatta dost olmuştuk annesi eşinden ayrıldığı için yeni bir hayat kurması için konya ya taşınmıştı oğlunun üzerine çok düşkündü sinirli ve asabiydi o zamanlar tabi korkardık annesinden engin selçuk üniversitesi iletişim fakultesinde okuyordu yakışıklı boylu poslu delikanlı bir dostumdu aynı kaderi paylaştığımız için çabucak kaynaştık birbirimize yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu gayri meşru yollarına birlikte girmiştik belimizde satırlarla üniversitede kampüs te takılıyor gözümüz karaydı kaybedecek hiç bir şeyimiz yoktu engin istanbulda kürek yarışlarında madalyaları olan bir insandı sporcuydu birlikte istanbula gitmeye karar verdik doğduğu mahalleye davet etmişti beni tabi o zamanlar uyuşturucu hap halk dilinde extazy diye bilinen maddeleri kullanıyorduk esrar içiyorduk tiner bile çekmiştik yolsuz kaldığımızda beraber doğduğu mahalleye gittik bizi sıcak bir samimiyetle dostları karşıladı sohbet muhabet ettik beraber oturduk esrar içtik alkol içtik akşam halı saha var dediler tamam oynarız dedi engin ben kendime güvenemediğim için oynamayı kabul etmedim dışarda bekliyordum engin iri kıyım olduğu için sahada sadece 10 dakika dayanabildi eski halinden eser yoktu tabi ben onu uyarmıştım enginden büyüktüm dedim yapamassın oynama dediysemde beni dinlemedi bacanak oynamassam ayıp olur arkadaşlara dedi bende eyvallah bacanak gir oyna dedim 10 dakika sonra nefes nefese kalarak sahayı terketti dedim noldu bilader dedi bilader nefesim kesildi az daha oynarsam kalp kirizi geçirim yığılıcam dedi çıktı gülüştük tabi esrar boldu dedim ona sar bi üçlü daha içelim kendine gelirsin bacanak dedim doğru sölüyorsun bacanak dedi sardı beraber içtik mahallede internet kafe vardı bizde o zamanlar sanal çılgınlığı vardı sanal sohbet bizim zamanımızda mirc sohbetleri baya meşhurdu kahvaneden kurtulduğum zamanalrdı kahvane köşelerinde kumar oynamaktansa sanal sohbet etmek bana daha mantıklı geldi bende sanal chate takılmaya başlamıştım o zamanlar benim takıldığım bir site vardı barmen lik yaptığım için azım güzel laf yapardı sokaklarda büyüdük sokaklarda büyüyen insanlar kendilerini acımasız hayat şartlarının içinde bulabilirlerdi bizde öyle kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışan gençlerdik okulda insana hayat dersini öğretmiyorlar ben ilkokul mezunuydum engin universite okuyordu başımızda bir baba olmadığı için sokakların karanlık taraflarında dolaşmaya başlamıştık gözümüz görmüyor kulağımız durmuyordu hızlı gençlerdik takıldığım kanalda sohbet etmeye başlamıştım İlayda nickli bir bayan la özel sohbet etmeye başlamıştık ilk defa görüyordum yeni gelmişti bende yeniydim sakin bir sohbet kanalıydı bana bir soru sormuştu özelde seninle bir kalede mahsur kalsak ordan çıkmak için ne yapardın diye bir soru sormuştu benim cevabım kalede sadece ikimiz kaldıysak çıkmaya gerek varmı mutlu mesut yaşarız demiştim oda gülmüştü cevabım hoşuna gitmişti ve biz sohbete başladık aslen ankaralı doğma büyüme avustralya da yaşayan bir kızdı tükçesi çok iyi değildi 2 saat kadar sohbet ettikten sonra kanaldan çıktı 5 dakika bekledim geleceğini hissetmiştim elektrik almıştık birbirimizden tekrar geldi özür diledi laptopunun şarzının bittiğini haber vermek için tekrar geldiğini vaktin geç olduğunu söylereyek veda etmeye gelmişti düşünceli bir bayandı bu hareketi benimde çok hoşuma gitmişti tşk ettim tekrar görüşmek üzere diyerek birbirimize veda ettik kanaldan çıktı heycanlanmıştım o dönemnler arayış içerisindeydim sevgiye şefkate hasret kaldığım için sevgi şefkat ilgi göstericek bir hayat arkadaşı arıyordum kendime bu dünya da annem den başka hiç kimse beni sevmemişti buda benim ağrıma gidiyordu elbette binkonutlar mahallesindeki çocukluk arkadaşlarımın aileleri babaları anneleri vardı evlatlarına ilgide şefkatte sevgide kusur etmiyorlardı ben acımı belli etmiyordum üzülüyordum ama içime atıyordum elimden başka bişi gelmiyordu çunki bir sene önce dunyada beni en çok seven annemi toprağa vermiştim bu yalan dunya da bir başıma kalakalmıştım ilayda karanlık dünyama güneş gibi doğmuştu adeta enginle memlekete dönmüştük macur pazarında süleymanın internet kafesi vardı o dönemlerde Konyachat diye bir kanalda takılıyorduk semih diye bir arkadaşla tanışmıştım esrar muhabbeti yapıyorduk içmesini bilmeyen insanlar genelde kendilerini çok överler ben şöle içerim böle içerim falan filan bu hikayeleri çok duymuştum madem öle dedim bir gün buluşalım tanışalım içelim kardeş dedim tmm dedi Enigman nickli ismi süleyman olan arkadaşın internet kafesinde buluşma kararı aldık uneguip internet kafe hayatımın en güzel yıllarının geçtiği internet kafe benim nickim o dönemlerde Aynadaki_DeLi idi dikkat çeken bir nicki herkeste beni severdi ağır başlıydık deli doluyduk ama kimseye yanlışımız ahlaksızlığımız olmadığı için beni aralarına aldılar o dönemde Konyachati bilmiyordum ben genelde küçük sitelerde takılıyordum Konyachat büyük bir siteydi 250 300 useri olan çoğunluğu yurt dışı girişli bir site site sahibi Konyalıydı yurt dışıdna yaşıyordu kanalı Enigman

12 Mayıs 2019
Aynadaki_DeLi:bölüm:21 için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:Bölüm:18

Aynadaki_DeLi:Bölüm:18
Ülkücülük

Ülkücü gelince ilk akla gelen karşıt görüşlü insanlar için faşitlik gelir ama işin özü öyle değil işin özü ÜLKÜCÜ demek vatanını milletini bayrağını devletini sevmek demek.Kimse kusura bakmayacak bu vatanın ekmeğini yiyorsan kahpe lik yapmayacaksın vatanına milletine bayrağına devletine ihnanet etmeyeceksin gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıç ını çeker diye bir ata sözüm vardır insanlar neyi paylaşamıyor cennet gibi bir ülkemiz var tüm dünya nın gözü bizim cennet ülkemizde fatihin istanbulu fethettiği yıldan beri İstanbul göz bebeğimiz dünyanın en güzel şehri türkiyenin yarısını gezmiş bir insan olarak konuşuyorum 2010 yılında mardinde 11 ay çalışma fırsatım vardı çözüm süreci döneminde dunyanın dört bir yanından insanalr mardine akın akın geliyorlardı Mezopotamya dunyanın ilk yerleşim yerlerinden birisi biz Türkler TARİHE yön verdik Tarih ten Türk ü dunyadaki hiç bir millet çıkaramaz Türk tarih ten çıkarsa tarih diye bir şey kalmaz ey Türk gençliği silkenlen kendine gel Hitler dunyaya meydan okudu sadece Biz Türklere saldırmadı niye diye sordular çunki dedi türklerden 1 kişi bile sağ kalırsa yeni bir devlet kurar ve bize bunun bedelini ödetir dedi onun için kendine güven ATATURK un dediği gibi TÜRK ÖVÜN ÇALIŞ GÜVEN…!

6 Mayıs 2019
Aynadaki_DeLi:Bölüm:18 için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:Bölüm:16

Aynadaki_DeLi:Bölüm:16
Hayatımın En Acı Günü…!

Tarih 12 mart 2005 günlerden cumartesi arkadaşlarla zaferde bir kafeye gittik normal bir hafta sonuydu hava güzeldi rutin bir gündü ben yine geldim sabaha karşıydı evdeki huzursuzluklarım yüzünden.Tek Bir Ayrıntı Vardı. Annem ben yatağa girdiğimde odaya gelmişti sanki bana veda edercesine beni öpüp kokluyordu derin derin iç çekiyordu ağlamaklıydı benim kafam iyi olduğu için sarhoştum tepki bile veremedim.Sabah annem her zaman yaptığı gibi erken uyanmış üvey babam Talat ın kahvaltısını hazırlamış onu yolcu etmiş.Bende uyandım 10.30 da evden çıktım kahvelerimizi söylemiştik öğlene doğruydu telefonum çalmaya başladı tanımadığım bilinmeyen bir numara acı acı çalıyordu telefonu açtım üvey ablam handan ın kocası rahman eniştem celalettin nerdesin dedi enişte çarşıdayım buyur diye cevap verdim bana dedi çabuk eve gel enişte hayırdır dedim yok bişi eve gel dedi içimde kötü bir his vardı merak ettim ısrarla tekrar sordum enişte noldu niye geleyim eve dedim. Anneni Kaybettik çabuk eve gel dedi dünyam başıma yıkılmıştı apar topar kalktık masadan eve doğru yola çıktık yolda düşündüğüm şey kalp hastasıydı kalp kapakçıkları değişmişti doktorlar 100/10 yaşama şansı verdiği bir ameliyattan sağ sağlim çıkmıştı aklıma gelen şey heralde dedim kalbi dayanmadı daha 23 yaşında bir gençtim doğru düşünemiyordum idrak edemiyordum ne oldu ne bitti hiç bir şeyden haberim yoktu acı gerçeği eve geldiğimde öğrendim evde polisler vardı neler olduğunu anlamaya çalışıyordum beni eve almadılar 2 hafta önce evini taşıdığımız bir polis abi beni hatırladınmı abim dedi başın sağ olsun Annen in neden İNTİHAR etti bir bilgin varmı diye bana o acı soruyu sordu o anda dünyam başıma yıkılmıştı bu nasıl olabilirdi annem cuma toplantılarında hoca lık yapan bir kadındı inanamadım konuşamadım o anda kendimi kaybettim hiç bir şey yoktu dunya durmuştu polis abi konuşmaya başladı ANNEM in bu 3.cü İNTİHAR denemesi olduğunu ilk denemesi ilaç içmiş hastaneye kaldırılmış 2.ci denemesi okulun çatısına çıkmış onuda engellemişler ama bu sever kaybetmiştik benim hiç bir şeyden haberim yoktu annem kardeşlerimi sıkı sıkı tembihlemiş abinize sölemeyin bana kızar diye ben o ara bodrum da çalışıyordum sigarayı bıraktığım bir dönemdi bakkala gittim 1 paket uzun parlament aldım eve girmek istiyordum bana engel olmaya çalışan polislere akrabalarıma bağırarak karışmayın bana annemi görecem dedim herkesi evden çıkardım kendimde değildim önce isyan edip evdeki bütün camları kırmak geçti içimden sonra düşündümki bir faydası olmayacak annem banyoda bir çivi çakmış üzerine çivinin üzerine 3 rakamını yazmış kendini iple asmış canına kıymış yerde cansız bedeniyle karşılaştım boynu morarmış öylece yatıyordu annem boylu poslu dunya güzeli bir kadındı yanına oturdum yarım saat öylece hareketsiz yarım paket sigara içtim yanında dunya da bana tek değer veren beni tek seven beni tek düşünen kadın canına kıymış öylece kucağımda yatıyordu ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmiyordum daha 23 yaşında bir çocuktum hiç bir şey düşünecek durumda değildim öylece bakıyordum öpüyordum kokluyordum başka elimden bir şey gelmiyordu hafta sonu olduğu için nöbetçi savcının gelmesini bekliyorlardı o ara nöbetçi Savcı gelmiş beni evden çıkardılar tanıdığım polis abi kendindeysen devam edelimmi dedi bende olur abi dedim annem üvey babamı yolcu ettikten sonra banyoya girmiş banyoda iple intihar ederek canına kıymış onu o halde daha 13 yaşında olan kız kardeşim Esra bulmuş hemen komşulara haber vermiş ambulans polis çağırmışlar ama nafile annem hayatını kaybetmiş aradan 1 saat geçtikten sonra dayım mevlüt arabistandan izne gelmiş anne annemi dedemi eve getirmişti.Annanem ağıtlar yakarak arabadan indi kolaymı tek kız evladını kaybetmişti dedem üvey babam Talat a bağırıyordu senin yüzünden oldu şerefsiz bir kadına sahip çıkamadın diye feryat figan ediyordu herkes birbirini suçluyordu kimse suçu kendinde aramıyordu üvey amcam kadir musalla mezarlığına defin edelim dedi annemin amcasının oğlu mustafa hasanköye defin edelim diye aralarında tartışıyorlardı üvey amcam kadir in sölediği daha mantıklıydı musalla mezarlığı nalçadıda merkez de orda herkesin kolaylıkla gidip dua edebileceği bir yerdi bana sordular bende dedim musalla mezarlığı olsun kabul ettiler…Annemi cumartesi günü devlet hastanesi morguna götürdüler bir gece orda kaldı ertesi gün pazar öğle namazından sonra defin etmek için musalla mezarlığına son yolculuğuna uğurlamak üzere gittik o gün yanımda Kiss_Off_Deat nickli arkadaşım vardı sanaldan tanışıp arkadaş olduğum bir çocuk düşünün artık oysa benim onlarca arkadaşım eşim dostum vardı kimse gelmedi toprağa verdik ben annemin mezarı başında yanımda dostum la amcamın oğlu muammer ve yanında çalıştıkları zeki abi sadece 4 müz kalmıştık ben artık fazla dayanamadım hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım canımın canını toprağa verdim en son hıçkıra hıçkıra ağladığım gündür o günden sonra bir daha böyle ağlamadım ağlamayacamda Mekanın Cennet Olsun Annem…! burdan sizlere sesleniyorum annelerinizin babalarınızın kıymetini bilin onları üzmeyin kaybettikten sonra yaşayacaklarınız ağır olur ben bu yaşadıklarımı kaldıramadım böyle bir acının yükünü yıllardır üstümde taşıyorum kendinize gelin ana gibi yar baba gibi bir kale olmaz olmamalı…Devamı Gelecek

5 Mayıs 2019
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad