Aynadaki_DeLi:Bölüm:9

Aynadaki_DeLi:Bölüm:9
Düşünüyorum Öyleyse Varım:Descartes:

Kitabı bitirdikten sonra her ihtimale karşı bir gözüm açık bir şekilde sabahı ettim çekiniyordum yani nede olsa deli hastanesindeydim ve oda da yatan arkadaşlarımın hepsi ciddi hastalıkları olan ne yapacağı belli olmayan askerlerdi.Sabah oldu kahvaltı yaptıktan sonra tedavi için beklemeye başladım aslında içim içime sığmıyordu bir an önce dışarı çıkıp sözleştiğimiz arkadaşlarımın yanına gitmek istiyordum ama tabiki soğukkanlılığımı koruyarak ciddi bir şekilde hasta modunda bekliyordum sıra bana gelmişti albay olan doktorumun odasına girdim bana sağ olsun babacan bir şekilde yaklaştı olması gerektiği gibi burda şunuda belirtmek istiyorum her ne kadar yaramazlıklar yapmış olsakta bir çoğumuz gençler olarak asker olarak hayatlarımızda ilk defa annelerimizden babalarımızdan kardeşlerimizden hayatımızın daha baharında 20 yaşında ayrılıyoruz ve peygamber ocağı diye bilinen asker ocağına ellerimiz kınalı bir şekilde gönderiliyorduk vatanımızın milletimizin devletimizin bekası için bu gurur hem biz mehmetciklerin hemde ailelerimiz için bunu bize nasip eden mevlaya şükürler olsun acemi birliğim kutahya merkez Tabur komutanli 1982/1devre gitmiştim şubat ayı idi çok aşırı soğuktu o dönemler zorlu eğitimlerden geçmiştik özel eğitimler alıyor ceza evi askeri olarak yetiştiriliyorduk özel savaş eğitimleri yakın dövüş eğitimleri disiplin çok üst seviyelerde idi emir komuta zinciri diye tabir edilen komutanlarımız özel olarak ilgileniyorlardı bizimle çunki bizler binlerce yıldır bu dunyada var olduk ama Türk lüğümüzün ötesinde inançlarımız törelerimiz ananelerimiz bizi biz yapan özelliklerimizdi anfi diye adlandırılan merkezimizde ders aldığımız bir günde bölük komutanımız ATATÜRKÇÜLÜĞÜN TEMELİNİ ANLATAN bir konuşma yapmıştı ve özetle ATATÜRKÇÜLÜĞÜN TEMELİ{iLİM&BİLİMDİR} diye noktalamıştı ben her zaman iyi bir dinleyici olmuşumdur ne dinlersem dinliyeyim ne izlersem izliyeyim odaklanırım özellikle bu eğitimi askerde özel olarak almıştık acemi birliğimizde aradan bir hafta geçti yine aynı anfide komutanımız bizlerle sohbet etmeye başladığında atatürkçülüğün temeli nedir diye bizlere sormuştu slaonda 230 tane asker vardı bölük olarak hiç kimsede çıt çıkmıyordu ben kendi kendime acaba kalksammı kalkmasammı diye düşünürken komutan tekrar yüksek bir sesle aynı soruyu sordu bende cesaretimi toplayıp ayağa kalktım kısa künye yaparak celalettin beyaz konya emret komutanım dedikten sonra komutanım atatürkçülüğün temeli ilim ve bilimdir diye cevapladım komutan yüksek sesle tekrar et asker diye bağırdı ben sesimi daha yüksek bir şekilde çıkartarak atatürkçülüğün temeli ilim ve bilimdir komutanım dedim komutanımız bizden sorumlu astsubaylara bu çocuğa ödülünü verin ismini soy ismini alın diyerek salonu terketti bu cesaret etmesi zor bir durumdu ordaki her asker için kolay bir durum değildi bunun adına askerde Medeni Cesaret askerlik yapanlar bilirler zor bir şeydir kendimi beğendiğim için falan demiyorum ne yaşadıysam o anın gururunu yaşıyordum ertesi gün oldu bize eğitim veren çavuşum dahil herkes beni tebrik etti…Bölükte yedek subay olarak askerliğini yapan iyi niyetli komutanımız beni yanına çağırdı gonyalı dedi senin velesbitin varmı dedi bende komutanım vardı dedim üniversiteyi konya da okumuş konyanın örflerini adetlerini biliyordu velesbit dediği şey bisiklet ti gonya şivesi işte:) bana çay ısmarlamıştı minicik bir jestti ama askerde böle minik jestler çok önemlidir insanı gururlandırır. şartlar çok ağırdı eğitimlerimiz çok ağırdı orda kalmayı hiç bir asker istemiyordu bende dahil:) konya dan tesadüftürki 2 tane arkadaşımla karşılaştım birisi bölüğün çaycısı diğeride mahalleden tanıdığım arkadaşımdı mahalleden tanıdığım arkadaşımın ailesinin durumu iyiydi ve orda kalmıştı üst devremdi psikolojisi iyice bozulmuş kendisine hepatit c hastalığını bulaştırmak için planlar yaptığını anlatmıştı bana ben ne kadar uğraşsamda sözümü dinletemedim kendisine hastalığı bulaştırdı sonradan öğrendiğime göre çürük almıştı amaç oydu zaten acemi birliğinde yemin törenine kadar yani 29 gün anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan gelmişti kutahya merkezde jandarma olarak görev yapan askerler iyi bilirler özellikle kış aylarında 4 mevsim nasıl yaşanır eğitimlerimiz çok ağırdı çunki ceza evi askeri olmak basit bir durum değildir hapishanelerde sadece kader mahkumları yoktur terörist hainlerde var bu allahsız kitapsız insnların güvnliğde bizden soruluyor adliyeye hastaneye götürürken en ufak bir hata nelere mal olabileceğini düşünmek bile istemiyorum…ankarada uzman doktorumuzla sohbet etmeye başladık durumumu sordu kısa bir sohbet ettik ben durumumu anlattıktan sonra bana ASK teşhisi koydu… ANTİ SOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE ANKSİTİYE… Acemi birliğine gittiğim ilk günlerde psikolojim gerçekten bozulmuştu şartların ağırlığı zorlu eğitimler komutanlarımın baskısı ağır gelmişti tedavi olmak için revire başvurmuş PDRM diye tabir edilen tanı koyulmuştu..acemi birliğinde beni en mutlu edene şey çocukluk arkadaşım Mevlüt ve Üvey annem ve Öz Babamın yemin törenine gelerek beni gururlandırmalarıydı askerlik yapanlar çok iyi bilirler böyle bir gururu ailelerinin yanında olmaları hem kendileri için hemde aileleri için gurur kaynağıdır…işin espiri olan yanı ise 28 gün boyunca uygun adım la tören eğitimi aldıktan sonra tören günü kar yağması ile yemekhanede yemin törenini gerçekleştirmiş olmamızdı:) acemi birliğimizin sonuna doğru büyük denetleme diye tabir edilen denetleme yaklaşmıştı tabur denetlemesiydi bütün askerler hazır kıta bir şekilde hazır olmaları gerekiyordu denetlemeye 2 gün kala araba tamircisi lazım olmuş yan bölükten 3.bölük komutanımızın arabası bozulmuş kendi bölüğünden 1 tamirci ile beni yanına çağırtmıştı kayserili ile konyalı birleşirse ne olur:) komutanımızın arabsına bakmaya gittik devremle devre bunun bir kaç saatlik işi var ama bu en az 3 günde biter ölemi diye gülüştükten sonra ağır ağır arabayı tamir etmeye başladık lada marka arabaydı silindir kapak contası değişicik bide ön düzeninde tadilat tamirat yapılacaktı gerçektende bir kaç saat işi olmasına rağmen biz kafamıza göre takılıyorduk ağır ağır:) 2gün boyunca her sabah bölüklerin yapmış olduğu iştimaya girmedik kafamıza göre kahvaltımızı yaptık arabanın başına tamire gittik 3.gün büyük denetlemede taburdaki bütün askerler denetlemeye katıldı sadece kayserili devremle ben ikimiz keyif yapıyorduk son rutuşlar falan şansımızada arabasını yaptığımız bin başı olan komutanımız bölük nöbetçi amirdi yanımıza geldi usta birliklerimizin belli olduğunu istiyorsanız size söleyim size jest yapayım dedi bizdeheycanlı bir şekilde tabi komutanım isteriz dedik ben doğu görevini çok istiyordum o dönemlerde ohal vardı doğudaki askerler devletten iyi maaş alıyordu benimde maddi durumum belliydi imkanlarım kısıtlıydı aynı zaman da doğu da askerlik batıya göre biraz da rahattır askerleri fazla sıkmazlar askerlik yapanlar bilirler bunu komutanım bana hakkari çukurca çıktı sana dedi sözde beni korkutucaktı nerdeyse boynuna sarılacaktım kendimi zor tuttum:) meğerse şaka yapmış sevindiğimi anlayınca tebessüm ederek ordu efirli ceza evi dedi bende kısa bir şaşkınlıkla hayırlısı neyse o olsun komutanım dedim kayserili devrem çanakkaleye çıkmış oda mutlu olmuştu kocaman tabura görev yerini öğrenen ilk askerlerdik akşama doğru komutanımızın arabasını tamir ettik nihayet:) bize teşekkür ettikten sonra cebimize harçlığımızı koydu sağ olsun devamı gelecek…

21 Mart 2019
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi:bölüm:7

Aynadaki_DeLi:bölüm:7
Düşünüyorum Öyleyse Varım:Descartes

Samsuna vardığımda şaşırmıştım ordu ya göre daha gelişmiş bir şehirdi sahil yolu yeni yapılıyordu o yıllarda kalabalık bir şehirdi tabi acele etmedim adetimdir hangi şehre gitsem mutlaka o şehrin yemeklerinin tadına bakarım yemeğimi yedikten sonra sahilde oturup denizin kokusunu içime çeke çeke kahvemi yudumladım bir çay bahçesinde deniz siz olmaz deniz olmadan ben yaşayamam kahvemi içtikten sonra artık deli hastanesinin yolunu tutmak kalmıştı bir yandan düşünüyordum ankaraya nasıl sevk alırım diye sivil bir hastane idi ve doktorlarının sert olduğunu biliyorum araştırmıştım amacım ankaraya sevk almaktı hastaneye vardım tahmin ettiğim gibi sert bir doktor la karşılaştım bana yüksek sesle azarlayarak nevar niye geldin ne derdin var diye hitap etti hitabı hiç hoş değildi her ne kadar oraya planlıda gitsem gerçek bir hasta olma ihtimalimde vardı psikiyatri hastasına öyle sert davranılmaz nazik olacaksın kibar bir şekilde yaklaşacaksın neyse ben bu sert uslubuna karşı aklıma cingözlük geldi aynı sertlikle cevap verdim BAŞTAN SONA DOĞRUMU ANLATAYIM SONDAN BAŞA DOĞRUMU…! Uslubum ve cevabım sonunda doktor karşımda sanki dili tutulmuştu başka soru sormadı hemen ankaraya sevkimi verdi alel acele geçmiş olsun dedi sesini incelterek ve dışarıya çıktım nasıl mutluydum anlatamam o anda en bütük 2 engeli aşmıştım artık memleketim Konya ya gelmek için sadece Ankara ya gitmek kalmıştı eski yolcu trenlerinden meşhur uğruna şarkılar yazılmış kara tren bileti verdiler bana dedilerki trenle gideceksin bende canıma minnet hay hay dedim ankaraya doğru yola çıktım hayatımda ilk defa kara trene biniyordum meşaketli bir yolculuktu kış günüydü hava soğuktu ama ben mutluydum insanın amacına ulaşabilmesi kadar güzel bir şey yoktur bu dunyada Sivas a kadar geldik sivasta bizi indirdiler yanımda 2 asker arkadaş daha vardı 1 si hasta diğeri refakatçi durumu benden çok ağırdı allah yardımcısı olsun inşallah düzelmiştir sivasa indiğimizde aman allahım hayatımda öyle bir soğuk hava görmedim alay komutanlığına doğru yürüyorduk hava o kadar soğuktuki nöbetçi askerler 15 dakikada bir nöbet değişimi yapıyorlardı askerlik yapanlar bilir Sivas sabah kahvaltısına yetiştik kahvaltımızı yaptık gece trenini beklemeye başladık vakit geldi ve biz ankaraya doğru yola çıktık diğer 2 arkadaşımla beraber sohbet ede ede ankaraya vardık vakit gece yarısıydı eti meskut da askeri hasteneye kendimizi attık kapıda bizi çok güleryüzlü bir komutan karşıladı çok iyiydi gençler geçmiş olsun bende piskopatım bak kolumdaki faça izlerine bakın diye espirili bir şekilde bize yaklaştı samsundaki sözde doktor olan hanfendiye nazaran bu komutan hasta bir askere nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davrandı bizi içeriye teslim etti tekrar geçmiş olsun diyerek yanımızdan ayrıldı…Devamı gelecek fazla uzun yazıp sizleri sıkmak istemiyorum kusura bakmayın…

18 Mart 2019
Okunma
bosluk

Aynadaki_DeLi Bölüm:5

Aynadaki_DeLi Bölüm:5
Düşünüyorum Öyleyse Varım:Descartes

Komutanlarım sağ olsunlar iznimi onayladılar konya ya annemi ziyarete doğru yola çıktım annem iyiydi tek sıkıntısı dikişlerini erken aldırmış biraz rahatsızlık yaşamıştı benim içim rahatlamıştı annemi böyle iyi gördüğüm için mutlu olmuştum iznim bitti tekrar vatani görevimi yerine getirmek için askerlik yaptığım ordu efirli e tipi kapalı ceza evine geri döndüm askerde sıkıntılarım devam ediyordu ceza evinde askerlikj yapıyordum 16 metre yükseklikteki taş kulelere çıkıp nöbet tutuyordum yükseklik korkum vardı sözde nöbet tutuyordum aşağı falan bakamıyordum mahkum kaçsa haberim olmazdı en sonunda dayanamadım karakol komutanımın karşısına çıktım hazır kıtaya geçmek istediğimi yükseklik korkumun olduğunu psikolojimin bozulduğunu anlattım komutanım önce kızdı benimde psikolojim bozuk bendemi hazır kıtaya geçeyim dedi ben ısrar edince kabul etmek zorunda kaldı çunki 78/2 devreler zamanında karakol denetlemesinde asker kısa künye yapamamış o dönem karakol komutanı olan astsubay başçavuş komutanından korkmuş g3 le intihar etmiş kulede o dönemde alay komutanı olan teğmenimiz zor dönemler geçirmiş o günden itibaren bizim karakolla çok ilgiliydi yeni askerler geldiği zaman anket yaptırırdı derdi sıkıntısı olan yazssın çekinmesin diye bizimlede konuştu babacan bir insandı allah ondan razı olsun bana çok yardımı oldu ankette ben ne yaşadıysam doğru bir şekilde anlattım beni odasına çağırdı benimle özel olarak ilgilendi bir derdim bir sıkıntım olursa direk bana gelebilirsin hiç çekinme demişti bana bu yüzdendirki psikolojisi bozuk olan insanlarla özel olarak ilgilendiği için karakol komutanım isteğimi kabul etmek zorunda kaldı sözde hazır kıtaydık askerlik yapanlar bilirler hazır kıta karakolda gece acil durumlarda mudahele eden bir askeri güçtür ama karakolda ne kadar şuursuz dengesiz psikopat varsa bir araya toplanmıştık:) normalde izinlerimiz 15 günde 1 olur ceza evi kuralı böyle karakolda yeterince asker olmadığı için en ufak bir hatamızda çarşımız yasaklanıyor 1 ay çarşıya çıkamadığımız günler olmuştu buda haliyle benim psikolojimi bozmaya başlamıştı ben biraz cingözlük yaptım hazır kıtaya geçmeden önce askerlik yapanlar bilirler çarşı kağıtları nı 1 tanesini bile bitiremezler özellikle bizim gibi ceza evinde askerlik yapan mehmetçiklerimiz daha iyi bilir ben 2 tane bitirdim 3.cünün yarısına gelmiştim:) daralıyordum psikolojim iyi olmadığı için sık sık hastaneye gidiyor tedavi görüyordum çağımızın en tehlikeli hastalığı olan stress haliyle hasta olmama sebep oluyordu karakolun erzak görevlisi olarak her gün çarşıya çıkmaya başladım normalde en fazla 3 saat içinde işim biterdi ama ben ordu yu gezer özgürlüğün tadını çıkarırdım:) askerlik yapanlar bilir böle şeyler askerde çok değerlidir sabah 9 da karakoldan çıkar akşam 5 de geri dönerdim 2.5 ay bu şekilde devam etti… devamı gelecek

17 Mart 2019
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad