Kıraç geri adım atmadı

Kıraç geri adım atmadı

Şarkıcı Kıraç verdiği bir röportajda ‘Çocuklara yabancı dadılar bakıyor. Hafta sonu kahvaltıcılar tıklım tıklım. Şehirli kadın çocuk bakmayı geçtim, evde kahvaltı bile hazırlamıyor’ ifadelerini kullanmıştı.

Kıraç’ın bu sözleri kadın-erkek herkesin tepkisini çekmişti. Ünlü şarkıcı konser öncesi tartışma yaratan sözlerine açıklık getirdi.

İşte Kıraç’ın açıklamalarından satır başları:

“Kadınlara hakaret etmedim, etmem. Bunu Türkiye’deki herkes bilir. Mardin’inden İstanbul’un tepesindeki gökdelende oturan kadına kadar, herkes benim nasıl bir duruşumun olduğunu bilir. Ama ben eyyamcılık da yapmam. Kadınlara sevimli görüneceğim diye eyyamcılık yapmam. Orada bir şey anlatmaya çalıştım. Evlilikle ilgili, evliliklerin gittiği durumla ilgili bir şeyler söylemeye çalıştım. Ben siyasetçi değilim, hukuk diliyle de konuşmuyorum, günlük dil kullanıyorum. O dilin bilinçaltı sorgulanabilir mi? Sorgulana bilir. Ben ilerisiyle ilgili bir şeyler anlatmaya çalıştım. Sözümün arkasındayım. Ne dedim ki arkasında olmayayım. Ben şunu demek istiyorum; Şu an Türkiye’de evliliklerin %60’ı boşanmayla sonuçlanıyor. Kadınlar üzerinden değerlendirmek yanlış olur. Kadınlar bana destek olacaklar biliyorum. Çünkü imza attıktan sonra tek bir sorun çıktığında boşandıklarında çok ciddi sorunlar yaşıyorlar. Bunu insanlar görüyor. Evlenmeye aday insanlar görüyor, gençler görüyor… Bu sosyolojik olarak çok ciddi sorunlar getirecek. Bunlar bir belirti. Ben bunu anlatmak istedim.”

8 Ekim 2019
Okunma
bosluk

TV8’den ayrılan Hakan Ural’dan veda paylaşımı

TV8’den ayrılan Hakan Ural’dan veda paylaşımı

Kanal D ekranlarında 2. Sayfa programının yerine gelerek program sunacağı söylenen Hakan Ural, sosyal medya hesabından TV8’den ayrıldığını duyurdu. Ural’ın paylaşımındaki Acun Ilıcalı gafı ise dikkat çekti.

Kanal D ekranlarında her sabah magazin dünyasının nabzını tutan 2. Sayfa programıyla ilgili gündemi yerinden oynatacak bir iddia ortaya atıldı. iddiaya göre 2. Sayfa programı yayından kaldırılacak ve yerine Hakan Ural gelecek. Çıkan bu iddianın ardından TV8 ile yollarını ayırdığını duyuran Hakan Ural’ın veda mesajındaki “Profesyonel bir program teklifi aldım” cümlesi ise akıllara Acun Ilıcalı’yı getirdi.

2 SAYFA’NIN YERİNE BAŞKA PROGRAM SUNACAK

Deneyimli gazeteciler Müge Dağıstanlı Erdoğan ve Gülşen Yüksel Salt’ın sundukları, Kanal D’de yayınlanan 2. Sayfa programı bitiyor. İddiaya göre 2. Sayfa’nın yerine ise Hakan Ural’ın sunacağı program gelecek. Ortaya atılan iddiaların ardında sabah saatlerinde Instagram hesabından paylaşım yapan Hakan Ural, TV8’den ayrıldığını şu sözlerle duyurdu: “Evet bugün 4 yıldır yayın yapma şansı bulduğum TV8 deki son günüm… Her anlamda anlatılması mümkün olmayan birbirinden güzel anıları bana yaşattığı için başta sevgili kardeşim dostum arkadaşım Acun Ilıcalı olmak üzere tüm ekip ve birbirinden değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim… Özellikle bizi yalnız bırakmayan ilgi alaka gösteren bu programın var olmasına başarılı olmasına sebep siz izleyenlere minnettarım. Bir kusur kabahatim olmuşsa “ki muhakkak olmuştur” Affola. Bu arada profesyonel bir teklif aldığım bir başka kanalda yakın zamanda başlayacağım Allah mahcup etmez ise doğrudur. Kalın sağlıcakla.” Hakan Ural’ın paylaşımında “Bu arada profesyonel bir teklif aldım” demesi ise Acun Ilıcalı’ya gönderme yaptı olarak yorumlandı.

25 Eylül 2019
TV8’den ayrılan Hakan Ural’dan veda paylaşımı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aşk ve Para – II. Bölüm

Aşk ve Para – II. Bölüm

Uyandığında geç kaldığını fark etmiş, hızlıca bir şeyler atıştırıp aynı hızla evden dışarı çıkmıştı. Yolda ilerlerken Ece’nin gönlünü de nasıl kazanacağını, ona ne söyleyeceğini düşünüyordu. Otobüs durağına vardığında Ece’yi gördü. Başını eğmiş, kulaklıkla müzik dinliyor ve telefonu kurcalıyordu. Bütün doğallığıyla Berk, Ece’nin önünde diz çöküp görüş hizasına girdikten sonra, “Eğer kulaklık olmasaydı ve beni duyabilseydin senden özür dilerdim” dedi gülümseyerek. Ece Berk’in söylediklerini duymuş olacak ki aynı sıcak gülümsemeyle karşılık verirken, bir yandan da kulaklığı çıkardı.

– Napıyorsun ?
– Her zaman ki gibi. Sen napıyorsun ?

– Hiç bir şey. Biraz canım sıkkın. Kafamı toparlamak için uğraş arıyorum.

– Neden, neyin var ?

– Sınav stresleri diyelim.

Konuşma devam ederken otobüs gelmişti. Artık iki yakın arkadaş gibi, otobüste beraber oturuyorlardı. Berk bu fırsattan istifade etmek için :

– Dilersen bugün sana eşlik edebilirim.

– Seni işinden alıkoymayayım ?

– İkimizde biliyoruz ki benim aylaklıktan başka bir işim yok ve bu kafa dağıtmak için en iyi yöntemdir. Bende bu yöntemde uzmanım.
Gülüştüler. Berk kelimeleri iyi seçiyordu. Ece’nin o gün, o saat, gülüşü Berk’ in hayatında asla unutmayacağı bir görüntü olarak hafızasına kazınmıştı. Şehrin en işlek caddelerinin birinde otobüsten indiler. Her mağazaya giriyor, her fırsatı değerlendiriyorlardı. Vaktin nasıl geçtiğini anlamazken, artık yorulan Ece:

– Biraz oturup bir şeyler içelim ve dinlenelim. Yoksa ayaklarım beni artık taşımayacak. deyip gülümsedi. Berk bu fikre aslında sıcak bakmıştı. O da isterdi Ece ile böyle bir anı olmasını ama cebinde burada ki bir kafede bir şeyler içmeye yetecek parası yoktu. Durumu belli etmeden bundan kurtulmalıydı. Uzun süren sessizlikte Berk çıkar yolu arıyor, Ece ise hata yaptığının farkına varıyordu. Berk eziklik duygusuyla çaresizliğin sınırını aşmış ve kafasında dolaşan yüzlerce fikirden en karamsar olanını seçmişti yine. “Ece’nin ailesinin durumu iyi. Biz ise borç batağında yüzüyoruz. Sigara parasını bile babamdan alıyorum. Bu kız bana göre değil. Kendimi neden kandırıyorum ki.” diye düşünüp bir anda :   – O halde sen kafelerde aylaklığa devam et, bende bizim arkadaşlara bir bakayım. Beni öldü sanmasınlar dedi. Ece Berk’ in parası olmadığı için yalan mı söylediğini, yoksa gerçekten sıkılıp arkadaşlarının yanına mı gideceğini düşünürken Berk çoktan yolu tutmuştu. Hemen telefonu çıkarıp Tamer ‘i aradı. Buluşacakları yöne doğru ilerlemeye koyuldu. Gecenin alkol muhabbeti Ece’ydi. Berk ona denk olmadığını, Tamer’se kuruntu yaptığını söylüyor duruyordu. Ama nafile. Berk Ece’den uzak durma fikrini kafasına kazımıştı. Öylede yaptı. Otobüs saatlerini Ece’ye rast getirmiyor, fazlaca görünmüyordu ortalıkta. Günler böyle geçedursun, ikisinde de birbirlerine karşı aşk filizleniyordu yüreklerinde. İkisi de feleğin bir cilvesi olup karşılaşırlarsa birbirlerine ne söyleyeceklerini düşünüp durdular günlerce. Berk  Ece’yi hem görmek istiyor, hemde istemiyordu. Ama Ece’de durumlar farklıydı. Berk’in kararından habersiz, onunla karşılaşmak için can atıyordu. Berk yine alkol aldığı bir akşam balkonda saklanıp Ece’ye görünmeden onu görmenin planını yaptı. Girdi balkona ve gözünü Ecelerin balkonuna çevirip öylece beklemeye koyuldu. Çok fazla geçmeden Ece yine balkondaki yerini almıştı. Yakalanan Berk çaresizce gülümsedi. Ece geçen akşamı hatırlatarak: – Ay bu akşam ne kadar güzel değil mi ? dedi. İkisi de katıla katıla gülüştüler. Bir süre birbirlerini gülerken izlediler. Ece: – Bu aylaklık işi gelecek vaad eden bir iş. Bence bunu tekrar yapmalıyız dedi. Berk kendisiyle savaşırken aşık tarafının ağır basması sonucu “sen ne zaman istersen” diye yanıtladı. Kaçmanın anlamsız olduğunu, kaderin bir cilvesi değil bir ödülü olduğunu düşündü Ece’nin. Geçen günden sonra tekrar böyle bir şey istiyorsa para mevzularını çok takmadığını düşündü. Tamer’in söylediği gibi onun aradığı mutluluk olabileceğini düşündü. Biraz havadan sudan muhabbetten sonra uyumak için evlerine çekildiler. Artık Berk Ece’den kaçmıyordu.

10 Eylül 2019
Aşk ve Para – II. Bölüm için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aşk ve Para – I. Bölüm 

Aşk ve Para – I. Bölüm 

Gecenin kör karanlığında, Berk sendeleyerek evin yolunu tutmuştu. Güçlü ve dayanıklı bedeni, ne yazık ki alkole karşı savunmasızdı. Yoksulluğuna aldırış etmeden, eline geçen her kuruşu zevke düşkün benliğine harcıyor, aylak aylak dolaşıyor, yiyor, içiyor, eğleniyordu. Evlerinin önüne geldiğinde, yolun kenarına oturup  bir sigara daha yaktı. Düşünmeye başladı içten içten. Neden yoksuldu? Neden tuttuğu her dal kırılıyordu. Neden kimse ona el uzatmıyordu. “Allah’ım neden hak etmeyen insanlar benden daha iyi yaşıyor” diye düşündü. Biraz sesli düşünmüş olacak ki, balkonda oturan ve elindeki telefonla gençliğinin tadını yaşayan Ece tarafından, bu serzenişi duyuldu. Aklı bir karış havada olan Ece’nin tabi ki de umurunda değildi. Biraz sonra Berk’ in bağrış çağrışlarıyla, gecenin bol aksiyona bürüneceğinden habersiz telefona dalıp gitti. Yine aynı gecelerden bir gece gibi Berk eve girdi, “Neden bu kadar geç geldin” diyen annesine, sarhoşluğunu belli etmemek, suçunu bastırmak için bağırıp çağırdı. Yaşlı kadıncağız, oğlunun bu haline üzülüp oturma odasında sabaha kadar yas tutarcasına hıçkıra hıçkıra ağladı. Sabah olduğunda Berk yine babasından para alabilmek için önemli bir yalan düşünmeye başlamıştı. Nasıl olsa akşam arkadaşlarıyla alkol içecek, gülüp eğlenecekti. Yaşlı babasının inşaatlarda ezile büküle alın teri dökerek çalışıp kazandığı parayı, alkole yatırmak Berk için bir şey ifade etmiyordu. Hatta o kadar sorumsuzdu ki belki konuyu hiç böyle düşünmemişti. Yine eline geçen 3 – 5 kuruşla aldığı, onu zengin ve saygın gösterdiğini düşündüğü kıyafetlerini giymiş ve sokağa atlamıştı. Otobüs beklerken durağa Ece geldi. Kısa bir merhabalaşmanın ardından otobüse binip birbirleriyle yabancıymış gibi uzaklaştılar. Berk arkadaşlarına yakın bir durakta indi. Kulaklığını taktı ve bir sigara yakıp yürümeye  başladı. Garip bir şekilde aklında Ece ile ilgili sorular beliriyordu. Yol üzerinde ucuz bir lokantaya girip bir şeyler atıştırdıktan sonra arkadaşlarıyla buluştu. Biraz alkol alıp deniz kenarına geçtiler. En yakın arkadaşı Tamer ile bahtsızlıklarına üzülüp içmeye ve dertleşmeye başladılar.Günü böyle bitirip eve dönünce temiz hava alıp biraz ayılmak için evin girişindeki balkona oturdu. Gök bile Berk’in yalnızlığına inat kocaman bir dolunay ve yıldızlarla bezeliydi. Seyre koyuldu. Uzun ve sessiz. Bu uzun sessizliği karşı balkondan kendine hitaben bir ses bozdu. “Ay bu akşam ne kadar da güzel değil mi?” Berk sorunun geldiği yöne kafasını çevirip baktığında içinde tarif edemediği şeyler belirmişti. Bu durumu saçma bir espiriyle gizlemek için Ece’ ye “Sen kafanı o pencereden çıkarana kadar öyleydi” deyip güldü. Ece utanıp pencereyi kapattı. Berk yaptığı şeyle gurur duyuyordu. Böyle daha havalı olacağını düşünüyordu sadece. Oysa hayatı boyunca izini silemeyeceği bir yarayı açacak hançeri az önce Ece’ ye vermişti. Ece Berk’in saygısızlığına biraz bozulmuştu ama telefonda arkadaşlarıyla konuşurken onu çoktan unutmuştu. Ertesi sabah yine otobüs durağında Berk ile karşılaşan Ece bu defa dün akşamki kabalığını yüzüne vururcasına Berkle konuşmadı. Berk nedenini anlamış ve üzülmüştü. Yine Tamer’le dertleşirken konuyu açtı. Tamer gülümseyerek ve kendinden emin bir şekilde “Kız seninle muhabbet etmek istedi ve sende bu şekilde mi davrandın” dedi. O anda anladı Berk gerçeği. Belkide o gece Ece için hissettiklerini, Ece Berk için uzun zamandır hissediyordu. Tamer ” Yıllarca aradığın mutluluk burnunun dibinde. Bence yaptığın hatadan bir dönüş yolu bul ve o kızı kaçırma” dedi. Zaten bu işe gönüllü olan Berk, Tamer’in bu sözleriyle iyiden iyiye bu işe heveslenmişti. Akşam eve gittiğinde bir şekilde Ece’yle muhabbet kuracak ve gönlünü kazanacaktı. Akşam oldu Berk yine balkona oturdu. Dün gece yaptığı gibi gökyüzünü seyre daldı. Amacı Ece’nin dikkatini çekmek ve işleri kendi lehine çevirmekti. İşin gerçeği Eceler’in evi bir kat yüksek olduğu için Berk onun balkonda olup olmadığını bile bilmiyordu. O gece öylece bekledi. Sonra umudunu kaybedip gitti. Şansını yarın sabah otobüs durağındaki karşılaşmadan yana kullanacaktı.

10 Eylül 2019
Aşk ve Para – I. Bölüm  için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad