Binbaşı Miraç Emir anlatıyor:

Binbaşı Miraç Emir anlatıyor:

Binbaşı Miraç Emir anlatıyor:

“Operasyondayız. Bir çocuk koşa koşa yanıma geldi. Arkasından çağıran dedesi ve nenesine aldırmaksızın. Diz çöktüm, sıkıca sarıldım. Bir şeyler söylemeye başladı sonra. Ellerini açıp “Muhammed” diyordu. Ben ise söylediklerinden hiçbir şey anlamıyordum.

Defalarca kez aynı cümleyi kurdu. Gözlerinden yaş akıyordu ama mutluydu. Geriye döndüm, “Aranızda bu çocuğun ne söylediğini anlayabilecek olan var mı?”

Var komutanım dedi bir asker. Koşarak yanıma geldi.
Çocuklar konuştu, ona heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatıyordu çocuk. Merakla dinliyordum.

Konuşması bitince, asker bana doğru döndü.Gözlerinden yaşlar akıyordu.

“Ne oldu asker? Ne söylüyor bu çocuk?” dedim.

“Komutanım, çocuk annesini, babasını ve 2 abisini de hava saldırısında kaybetmiş. Sonra her gün dua etmiş. “Bir sürü dua ettim” diyor. Sonra bir gün rüyasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i görmüş. Ona doğru bakarak: “Sil göz yaşlarını çocuk, ordumla birlikte geleceğim.” demiş. İşte bu çocuk o gün bugündür hep bizi bekliyormuş komutanım.

Diyor ki, evimizde çayımız ekmeğimiz var. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e söyleyin, bize de gelsin.”

Ağladım…
Savaşın ortasında, çocuğun inancı karşısında diz çöktüm de ağladım. Bütün iradem, bütün direncim kırıldı da ağladım. Cebimden Türk bayrağını çıkarıp çocuğa verdim. Sevindi, yanağımdan öptü, koşarak dedesinin yanına gitti.

Anladım ki;Türk Ordusu, İslam’ın son umudu. Seçilmiş millet, Türk Milleti. Ve Allah Davasının sancakları Türkiye Cumhuriyeti Devleti.”
Yüreğine sağlık Komutanım…
Rabbim sizi muzaffer eylesin!

16 Ekim 2019
Okunma
bosluk

İKİ KARDEŞ HİKAYESİ

İKİ KARDEŞ HİKAYESİ

İki erkek kardeşin hikayesi,birlikte çalıştıkları babalarından kalmaçiftliktegeçiyordu. Kardeşlerden biri evliydi ve beş çocuğuvardı. Diğer kardeş ise bekardı. Her günün sonunda iki kardeş ürünlerini ve kârlarınıeşit olarak bölüşürlerdi.

Günün birinde bekar kardeş şöyle düşündü;

– Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de adaletli değil.Ben bekarım ve pek fazla ihtiyacım yok. Kardeşimin geniş bir ailesi var. Onun daha fazla ihtiyacı olur.

O günden sonra bekar olan kardeş her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye itti.

Bu arada evli olan kardeş de kendi kendine; 

– Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de doğru değil. Ben evliyim, eşim ve çocuklarım var veyaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Fakat kardeşim yaşlandığı zaman ona bakacak hiç kimsesi yok. İlerde onun daha fazla ihtiyacı olacak.

Böylece evli olan kardeş de her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başladı. İki kardeş de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar. Çünkü her ikisinin de deposundaki tahılın miktarıdeğişmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeş gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken karşılaştılar. O anda olan biteni anladılar. Çuvallarını yere bırakıp birbirlerinikucakladılar.

Hayat Akarken Hikayeler, kardeşlik bencilce sadece kendini düşünmek değil başkalarını da düşünmek ve kardeşçepaylaşmaktır.

6 Haziran 2019
Okunma
bosluk

GELİN KAYNANA HİKAYESİ

GELİN KAYNANA HİKAYESİ

Günün birinde güzel bir genç kız sevdiği, aşık olduğu adamla evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Çok mutludur, fakat kaynanası ile geçinememeye başlar. Kuşak farkınedeniyle kişilikleri tamamen farklıdır. Bu nedenle ve daha birçok küçük sebeple her gün kavga edip tartışırlar. Kocası da annesi ve karısı arasında kalmaktan sıkılmış, mutsuz olmuştur.

Genç kız, bu böyle gitmez, bir şeyler yapmak gerek diye düşünür, eski bir tanıdığı olan baharatçıya gider ve derdini ona anlatır. Yaşlı adam baharatlardan bir karışım hazırlar, kaynanasını zehirlediğibelli olmasın diye der ki:

– Bu karışımı 3 ay boyunca her gün kaynanan için yaptığın yemeklerin içine az bir miktar koyacaksın. Kimsenin şüphelenmemesi için ona çok iyi davranmalı, onun en sevdiği, güzel yemekleri yapmalısın.

Sevinç içinde eve dönen genç kız yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her günkaynanasının sevdiği en güzel yemekleri yapar. Kaynanasının yemeğine az miktardazehri damlatır. Kimse şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranır. Bir süre sonra kaynanası da çok değişir ve ona kendi kızı gibi davranır. Evde artık herkes mutludur. Genç kız suçluluk duymaya başlar. Pişmanbir vaziyette baharatçı dükkanının yolunu tutar ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehrin etkisini yok edecek panzehir için yalvarır. Kaynanasının ölmesini artık istememektedir. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran genç kıza bakar, gülmeye başlar ve der ki:

– Merak etme sana verdiğim karışım çeşitlivitaminler içeriyordu. Olsa olsa kaynananı sadece daha da güçlendirdin. Gerçek zehirise senin ile kaynanan arasındaydı. Sen onaiyi davrandıkça o da değişti ve aranızdaki zehir yerini sevgiye bıraktı, böylece siz gelin kayna değil, gerçek bir ana kız oldunuz.

Eski bir Çin atasözü; “Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

Hayat akarken, kendi içimizdeki zehirlerin panzehiri birbirimize daha çok sevgiyle veiyilikle yaklaşmaktır. Sevgi de, iyilik de karşılığını mutlulukla bulacaktır.

6 Haziran 2019
Okunma
bosluk

Yaşanmış gerçek olay..:)

Yaşanmış gerçek olay..:)
  • 1521368_610167712389938_1542097707_n
  • Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır
  • arabaya.

    Adam arka tarafa biner…

    Şoför…

    – eee hemşerim kimsin nereye gidersin…der…

    yolcu

    – ben Azraillim..canını almaya geldim der……

    Şoför alaycı bir tavırla

    – sen mi Azrailsin der. Yav senin gibi Azrail olur mu hiç der…

    Yolcu sakin bir tavırla

    – sen daha önce Azrail gördün mü de

    tarif ediyorsun der…

    Ve ekler yolcu…

    — inanmadın bana öylemi? Der…

    Şoför

    – inanmadım tabii der…

    .yolcu

    – o zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın der…..

    gerçekten de adamın dediği gibi şoför 200 metre ilerde bir yolcu

    daha alır… ama yolcu ön tarafa oturur…olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır…..

    Şoför yanındakine…

    eee sen kimsin nereye gidersin der….

    öndeki

    – ağabey ben merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim adım falanca der……

    şoför

    – Yav ; şu arkadaki adam bana Azraillim diyo görüyor musun şu herifi hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der….

    öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur….

    öndeki

    – abi arkada kimse yokki…..

    şoför hışımla arkaya bakar ve

    – körümsün be adam arkada oturuyor ya

    öndeki arkaya bir daha bakar ve

    – abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun der…bu sefer

    arkadaki söze girer….

    – gördün mü der öndeki beni ne duyabilir nede görebilir der şoföre.

    şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar….

    Arkadaki şoföre…

    hadi der arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam der…..

    şoför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan…..

    sonra….

    sonra ne olmuş biliyor musunuz?????

    adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar…

10 Ocak 2014
Yaşanmış gerçek olay..:) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad