Yoğurtlu Köfte Tarifi

Yoğurtlu Köfte Tarifi

köfte tarifleri

MALZEMELER

Köftesi İçin;
4 su bardağı köftelik bulgur
1 su bardağı irmik
Yarım kilo dana kıyma
1 yemek kaşığı biber salçası
2 adet yumurta
Pul biber
Tuz

Üzeri İçin;

Sarımsaklı yoğurt

Sosu İçin;
Tereyağı
Pul biber
Nane

HAZIRLANIŞI

Bulguru geniş bir kaba koyarak çok az suyla ıslayın. Bulgurun kenarına kıymayı, tuzu ve salçayı ekleyip yoğurun. Daha sonra yavaş yavaş bulgurdan alarak hepsini birlikte yoğurmaya devam edin. Biraz yoğurduktan sonra yumurtaları ekleyip yoğurmaya devam edin. Hepsini iyice yoğurduktan sonra elinizle ufak parçalar koparıp misket büyüklüğünde köfteler yapın. Daha sonra bu köfteleri haşlayın. Haşlandıktan sonra biraz soğutup üzerine sarımsaklı yoğurdunu dökün. Sonrasında tereyağında pul biber ve nane yakıp üzerine dökerek servis edin.

23 Nisan 2016
Yoğurtlu Köfte Tarifi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Yoğurt suyunun mucizevi faydaları

Yoğurt suyunun mucizevi faydaları

11

 Böbrek taşları, tiroid, obezite gibi sorunlara karşı doğal yaşam çare sunuyor.
Kalsiyum deposu yoğurt kemik sağlığından, kansere, diyabetten cilt sağlığına kadar şifa saçıyor.
Uzmanlar, bu sağlıklı besinin suyunun da ilaç gibi etki gösterdiğini bildiriyor.
Yoğurt suyu, kalsiyum, protein ve B vitamini ihtiva eder.
Bu sayede de kişide tokluk hissi sağlar. Yağ yakımını hızlandırdığı için de metabolizmayı çalıştırır.
Kabızlık:
Yoğurt suyu ise faydalı bakteriler içerir.
Bu sayede bağırsak florası dengelenir ve kabızlık önlenir.
Tiroid:
Yoğurt suyu kilo vermeyi kolaylaştırdığı için troid belirtilerini hafifletir, yorgunluğu alır ve sinirliliği önler.
Diyabet:
Şeker hastası olanlar ve insülin direnci bulunan kişiler yoğurt suyu tüketebilir.
Kas sağlığı:
Spor yapanların mutlaka yoğurt suyu tüketmesi gerekir.

1 Aralık 2015
Yoğurt suyunun mucizevi faydaları için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

iSHAL VE KABIZLiK için Diyet

iSHAL VE KABIZLiK için Diyet

ishal ve kabızlik beslenmeye dikkat edilerek iyileştirilebilir mi?

İshal kendi başına bir hastalık değil, birçok hastalığın belirtisidir.

Diyare(ishal) beslenmeye dikkat edilerek iyileştirilebilir mi?İshale neden olan etmenlerin başlıcaları; tifo, paratifo, kolera, dizanteri gibi bağırsak enfeksiyonları, besin ve ilaç zehirlenmeleri ve kronik beslenme yetersizliğidir.

İshal, vücuttan kaybolan su ve tuzun yerine konması ve uygun bir beslenme ile iyileştirilebilir. Su ve tuzun yerine konması için, 1 su bardağı çayiçerisine 2/3 silme çay kaşığı tuz, tuzun yarısı kadar karbonat, 1’er yemek kaşığı şeker ve limon suyu katılarak hazırlanan sıvı alınmalıdır. Aynı zamanda ishalli kişinin aç kalması önlenir. En iyibesin yoğurttur. Yoğurt, kaynamış su ve tuz eklenip ayran olarak içilebileceği gibi; pirinç lapası ile karıştırılarak, üzerine pekmez dökülerek veya sade olarak da yenebilir. Hafif ishalde özel sıvıya gerek yoktur. Bol tuzlu ayran içilmesi yeterlidir.

İshalli kişi küçük çocuk ise emzirmeye devam edilir ve önerilen sıvıdan içirilir. Emzirme söz konusu yağsız süt veya yoğurt, kaynamış ve tuz eklenmiş su karıştırılarak çocuğa verilir. Bu şekilde hazırlanmış ayranın içerisine tuz da eklenir. Emzirme dönemini tamamlamış çocuklara yoğurt pirinç lapası karışımı yedirilir. İshal yavaşlayınca şeftali , ekşi elma, koruk veya havucun suyu ya da ezmeleri verilmeye başlanır. Çocuğun yaş durumuna göre diğer besinler de birer ikişer verilerek normal beslenmeye geçilir.

İshal tedavisinde en önemli nokta, vücuttan kaybolan su ve tuzun yerine konması ve besin depolarının boşalmasının önlenmesidir. Özellikle çocuklarda birkaç günlük ishal süresince, besin depolarında önemli azalmalar olur.  Bu nedenle çocuğun aç kalmasına hiçbir şekilde izinverilmemelidir. Diyare (İshal) Diyet Örneği  (Su ve elektrolit dengesi sağlandıktan sonra)

Sabah        : Çay (az şekerli,limonlu)        1-2 bardak
Beyaz salamura peynir (az yağlı)    1-2 kibrit kutusu
Ekmek                    1-2 dilim

Kuşluk        : Tuzlu ayran                1 su bardağı

Öğlen        : Az yağlı pirinç pilavı            1 porsiyon
Haşlanmış patates            1 adet
Yoğurt                    1 su bardağı kadar
Ekmek                    1-2 dilim

İkindi        : Elma veya şeftali (kabuksuz olarak)    1 adet

Akşam         : Az yağlı patates yemeği        1 porsiyon
Peynirli makarna            1 porsiyon
Ekmek                    1-2 dilim

Gece        : Yoğurt                    1 su bardağı kadar

Konstipasyonda(Kabızlık) nasıl beslenilmelidir?

Kabızlığın nedenleri değişiktir. En önemli neden, yenen besinlerin az posalı, az sulu olması ve hareketsizliktir. Aniden oluşan kabızlıklarda, bağırsak tıkanmalarından şüphelenilerek hastaneye başvurulmalıdır. Uzun süreli kabızlıkların önlenmesinde genellikle, uygun beslenme ve beden hareketleri yarar sağlar. Kabızlığa meyilli olanlara, bir kaşık kayısı veya erik marmeladı ile bir su bardağı su veya bitkisel çay içmeleri ve 15-20 dakika beden hareketi yapmaları önerilebilir. Günlük beslenmede, meyve suları yerine meyvenin kendisi; beyaz ekmek yerine esmer ekmek, tüketilen etin bir kısmı yerine kuru baklagil gibi bol posalı besinler yer almalıdır.

Posanın etkisi şu şekilde açıklanır;

–    Posa bağırsak lümenindeki basıncı azaltır.
–    Bağırsak çapını genişletir.
–    Su emilimini arttırarak bağırsağa su çekilmesini sağlar.
–    Dışkının hacmini, yumuşaklığını artırır.

Yemekler normal yağlı olarak pişirilmelidir. Bağırsak hareketlerini art(t)ırdıkları için erik, armut, kayısı gibi meyveler çiğ olarak veya hoşaf yapılarak yemekle birlikte yenilir. Bunun yanında çaykabızlık için uygun değildir. Açık ve limonla içilebilir. Böylece bağırsaklarda hacim artar ve dışkı atımı kolaylaşır.

Konstipasyon (Kabızlık) Diyet Örneği

Sabah Kalkınca    : 1 kaşık mürdüm eriği veya kayısı marmeladı ya da 3-4 adet kuru kayısı
1 su bardağı ılık su ( içerisine 1 çay kaşığı limon) ya da bitkisel çay

Kahvaltı öncesi: 15-30 dakika fiziksel hareket, yıkanma, giyinme
Sabah        : Esmer ekmek                 1-2 dilim
Yumurta veya beyaz peynir        1adet / 1 kibrit kutusu

Zeytin                    5-6 adet
Zeytinyağı                1 tatlı kaşığı
Portakal veya erik suyu        1 çay bardağı

Öğle        : Kurubaklagil yemeği**        1 porsiyon
Bulgur pilavı**            ½ – 1 porsiyon
salata veya cacık            Bol miktarda
Esmer ekmek                1-2 dilim

Akşam         : Sebze çorbası                1 kase
Zeytinyağlı
Esmer ekmek                1-2 dilim

** Gaz yaptığı takdirde tüketilmemelidir.

12 Ekim 2013
iSHAL VE KABIZLiK için Diyet için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Yoğurt

Yoğurt

“Lactobacillus bulgaricus” ve “streptecoccus thermophilus” isimli iki bakterinin, süt içinde kimyasal reaksiyonlar sonucu, belli bir ortamda ve sürede çoğalmasıyla hepimizin zevkle yediğimiz ve adına “yoğurt” dediğimiz bir yiyecek meydana gelir.

Kendi kültürümüzün mahsûlü ve millî bir besin kaynağımız olan yoğurt, yaklaşık 1.000 yıllık geçmişe sahiptir. İlk olarak ne zaman ve nasıl yapıldığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bazı bilim adamlarına göre yoğurt, süt sağılan kaplara hayvan pisliği bulaşmasıyla meydana gelmiş olabileceği gibi, koyun işkembesine konan sütün yoğurt hâline dönüşmüş olması da muhtemeldir.

Milyonlarca insanın geçim kaynağı olan, milyonlarca insanın da önemli bir besin maddesi sayılan, Türkler’in ise millî yemeklerinden biri olan yoğurdun, bir rivâyete göre ilk defa karınca yumurtasından üretildiği, diğer bir rivâyete göre ise, melekler tarafından Hazret-i İbrahim’e öğretilerek mayalandığı söylenmiştir.

1900’lü yıllarda pastörize edilerek eczanelerde ilaç diye satılan yoğurdun, Türkler’in yerleşik hayata geçmeden, besinleri daha kolay taşıyıp saklayabilmek için geliştirdikleri metotlar sayesinde ortaya çıktığı ifade edilir.

TBMM Tarım Komisyonu Üyesi ve Ör-Koop Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ertürk ve ekibi tarafından yapılan araştırma sonucu “Yoğurt” kelimesinin Kaşgarlı Mahmut tarafından da Divan-ı Lügatü’t-Türk’te kullanıldığı tespit edilmiştir.

Burada “Yoğurdun Hikâyesi ve Tarihçesi” başlığıyla yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmiştir:

“Bugün yoğurdun nasıl yapıldığını herkes az çok biliyor. Sütün yoğurt hâline dönüşmesi için, eski yoğurt maya görevi görüyor. Peki, insanlar sütü nasıl yoğurt hâline getirdi? Yani yoğurtsuz yoğurt nasıl yapıldı? Millî yiyeceğimiz olan yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli ve kesin bir bilgi mevcut olmamakla birlikte, göçebe olarak hayatlarını sürdüren atalarımızın, yoğurt yapımında kullandığı doğal mayalar karınca yumurtalarıymış. Taşların altında yer alan küçük ve beyaz baloncuk şeklindeki taze karınca yumurtalarını ezmişler ve ısıtılan sütün altına koymuşlar. Böylece süt, karınca yumurtalarında bulunan kimyasal maddeler yardımıyla mayalanarak yoğurt hâline gelmiş.
Başka bir rivâyete göre, sütün yoğurt olarak mayalanması Hazret-i İbrahim’e melekler tarafından öğretilmiştir. Ve bu, sır hâlinde uzun süre babadan oğla intikal etmiştir. Eski Türkçe’de “yoğurt” kelimesi 8. yy. metinlerinde yer alırken, Kaşgarlı Mahmut tarafından 10. yy.’da yazılan Divan-ı Lügatü’t-Türk ve Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı eserlerinde bugünkü mânâda “yoğurt” kelimesi kullanılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde saray mutfağının vazgeçilmez bir besin kaynağı olan yoğurt, Kânunî Sultan Süleyman tarafından Fransa krallarından I. Franseu, ateşli ishal hastalığına yakalandığında, krala ilaç olarak gönderilmiştir.
Bakterilerin öldürücü özelliği sebebiyle yoğurt, I. Franseu’yu kısa sürede iyileştirmiştir. Avrupa’da 1800’lü yıllarda tanınmaya başlayan millî yiyeceğimiz yoğurt, Amerika’da yaklaşık 70-80 yıl önce tanınmıştır. 1900’lü yılların başında ise, yoğurt, ilaç olarak kabul edilmiş ve bir dönem eczanelerde pastörize olarak satılmıştır.”

Yapılan bir araştırmaya göre Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yaşayan Yörük bir âilenin büyüklerinden olan Himmet Benli Ağa’nın ilk yoğurtla ilgili açıklaması şöyledir:
“Benim ninem, hıdrellez sabahı, namaz kılmak için kalkar, abdestini alır, sonra da yaprakların üzerindeki çiyi kaşık ile toplar, ılık süte katardı. Tencereyi ılık bir yere koyup bir de sarıp sarmalayınca, akşama doğru bir bakardık ki, süt pelteleşmiş, olmuş yoğurt. İşte budur sırrı bu mayanın.”  
(…) “Aynı mayadan ekmek de yaparlardı eskiler… Bu maya, bir tek hıdrellez zamanı üç gün tutar, başka zaman tutmazdı.Bilim ve Teknik Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmaya göre, araştırmacı Oktay İnce’ye,“Elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız?” ya da “İlk yoğurdun mayası nedir?” diye soruluyor. O ise:

“-Bu soruların cevapları araştırıldığında, göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtasından yoğurt yaptığına dair bilgiler edinildi. Bunun üzerine ilk yoğurdun karınca yumurtasından mı, karınca toprağından mı, ya da normal topraktan mı mayalandığını kanıtlamak için araştırmalar yaptık.” diyor ve çalışmasını da şu şekilde tarif ediyor:
“Eski yoğurt dışındaki tabiî mayaların, sütün yoğurda dönüşmesinde işe yarayıp yaramayacağı ve eğer tabiî mayalardan yoğurt olursa, ne kalitede olacağını inceledik. Araştırmasında deneysel olarak süte, ev koşullarında değişik oranlarda standart (ticârî) yoğurt ve tabiî mayalar (normal toprak, karınca yuvası çıkışındaki toprak ve karınca yumurtası) ekleyip, elde edilen yoğurtların ve bunlarla hazırlanan yoğurtların bazı fizikî ve kimyevî özelliklerini beş gün süreyle araştırdık.”
İnce, araştırmasının sonuçları konusunda ise şu açıklamayı yapıyor:
“Tabiî mayalar, içerdikleri çeşitli mikroorganizmalar ve bazı kimyasalların (formik asit ve türevleri vb.) sütü fermente etme özellikleriyle sütün yoğurda dönüşmesini sağlıyor. Araştırmamızda denenen yoğurtların her bir neslinin, zamana bağlı olarak pH değerinde azalma olduğu saptandı. Tabiî mayalarla elde edilen yoğurtların 2, 3 ve 4. nesillerinde ölçülen pH değerinin, standart yoğurt pH’si ile aynı düzeylerde olduğu saptandı. Yoğurtların fizikî görüntüsü bakımından tabiî mayalarla elde edilen yoğurtların 3. ve 4. nesillerinde hemen hemen hiç serum ayrılması gözlenmezken, ev yoğurdunda az da olsa serum ayrılması oldu. Duyusal test sonucunda yapı bakımından en iyi yoğurt, karınca toprağıyla mayalanan yoğurt oldu. Görünüm olarak karınca toprağı ve karınca yumurtası olumlu sonuçlar verirken, lezzet olarak da en iyi yoğurdu, karınca toprağıyla yapılan mayalamadan elde ettik.
Sonuç olarak, tabiî mayalar kullanılarak yoğurt mayalama işlemi sağlandı ve karınca toprağıyla mayalanan yoğurt, panelistler ve tüketiciler tarafından en iyi yoğurt seçildi. Eğer bir gün, evinizde yoğurt yapmak için maya bulamazsanız, dışarı çıkıp karıncanın oluşturduğu toprak tepecikten biraz almanız yeterli. Unutmayalım ki, bu yoğurdu yemek için üç gün beklemek gerekiyor.
6 Mart 2012
Yoğurt için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad