<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog.KumSalChat.CoM</title>
	<atom:link href="http://blog.kumsalchat.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.kumsalchat.com</link>
	<description>KumSalChat PaylaŞım Platformuna Hoş Geldiniz..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 20:30:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>kırk yılda bir gibisin..</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/kirk-yilda-bir-gibisin.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/kirk-yilda-bir-gibisin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 19:59:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>L0sST</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Şiir ve İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[Resimli Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Sevilen Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Şiirlerinizi]]></category>
		<category><![CDATA[cezmi ersoz]]></category>
		<category><![CDATA[resimli şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204791</guid>
		<description><![CDATA[Sana Asla Rakip Olmadan Ve Gözlerimin En 
Çıplak Haliyle Yüreğine Dokunuyorum.Çünki 
Seni Anlatırken Kendimi Hatırladım. 

Seni Gözlerken Kendime Yakalandım. 
Hissediyorum Kaybolmuş Sevginde Benimde 
Kaybolmus Sevgim Var 

Oysa Ben Hayat Bir Şiir Olsun İsterdim. 
Hayat Sonsuz Ve Lekesiz Sarılma Olsun İsterdim. 
Ama Olmuyor Du Sevgili. 

Ne Zaman birazcık Mutlu Olsam çok ama çok kısa 
Surede Gölgelendi hep. 
Yazdıgım Sevgi Mektuplarının Zarfını Yine Ben Actım. 

Tedirginim evet söylediğin gibi huzursuzum 
ve güç bela Yakaladığım Mutluluğumun 
Bozulmasına Gölgelenmesine Hep Hazırım. 

Sen Geleceksin Ve Ben Seni 
En Cok Seni Beklerken Sevdiğimi Hissedeceğim. 
Ben Sana Duyduğum Aşkla 
İçimdeki Hapishanenin Tünelini Buldum 
Okuldan Nasıl Kaçılır Onu Bildim. 

Ne Kadar İmkansız Oldugu Söylenirse Söylensin. 
Aşk Bir Gün Bir Yerde Sonsuz Bir Bütünleşme 
Düşüdür. 

Sen Benim İçin Kırk Yılda Bir Gibisin. 
Öyle Eksik Öyle Hazin Öyle Paramparça. 

Bu Oyunu Hep Oynadık Biz.Sen Sana Verilmesini 
Cok İstediğin Aşkla Karşılaşmaktan Cok 
Korktugun İçin Ben Seni Yitirmemek İçin Herşeyi 
Görmezlikten Geldiğim İçin Hep Oynadık Bu Oyunu 

Nasılsa Cok Seversem Karşılık Göremem Kırılırım 
Cok Seversem Bu Aska Layık Olmadığım Bana 
Benden Daha Guclu Biri Tarafından Bir Gun 
Mutlaka Soylenir Korkusuyla Fiziksel Guzelliğe 
Tapındık 
İçimizdeki O Sonsuz Aşk Özlemini Bastırdık 

CEZMI ERSOZ 
 
. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table id="AutoNumber2" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="100%">Sana Asla Rakip Olmadan Ve Gözlerimin En<br />
Çıplak Haliyle Yüreğine Dokunuyorum.Çünki<br />
Seni Anlatırken Kendimi Hatırladım.</p>
<p>Seni Gözlerken Kendime Yakalandım.<br />
Hissediyorum Kaybolmuş Sevginde Benimde<br />
Kaybolmus Sevgim Var</p>
<p>Oysa Ben Hayat Bir Şiir Olsun İsterdim.<br />
Hayat Sonsuz Ve Lekesiz Sarılma Olsun İsterdim.<br />
Ama Olmuyor Du Sevgili.</p>
<p>Ne Zaman birazcık Mutlu Olsam çok ama çok kısa<br />
Surede Gölgelendi hep.<br />
Yazdıgım Sevgi Mektuplarının Zarfını Yine Ben Actım.</p>
<p>Tedirginim evet söylediğin gibi huzursuzum<br />
ve güç bela Yakaladığım Mutluluğumun<br />
Bozulmasına Gölgelenmesine Hep Hazırım.</p>
<p>Sen Geleceksin Ve Ben Seni<br />
En Cok Seni Beklerken Sevdiğimi Hissedeceğim.<br />
Ben Sana Duyduğum Aşkla<br />
İçimdeki Hapishanenin Tünelini Buldum<br />
Okuldan Nasıl Kaçılır Onu Bildim.</p>
<p>Ne Kadar İmkansız Oldugu Söylenirse Söylensin.<br />
Aşk Bir Gün Bir Yerde Sonsuz Bir Bütünleşme<br />
Düşüdür.</p>
<p>Sen Benim İçin Kırk Yılda Bir Gibisin.<br />
Öyle Eksik Öyle Hazin Öyle Paramparça.</p>
<p>Bu Oyunu Hep Oynadık Biz.Sen Sana Verilmesini<br />
Cok İstediğin Aşkla Karşılaşmaktan Cok<br />
Korktugun İçin Ben Seni Yitirmemek İçin Herşeyi<br />
Görmezlikten Geldiğim İçin Hep Oynadık Bu Oyunu</p>
<p>Nasılsa Cok Seversem Karşılık Göremem Kırılırım<br />
Cok Seversem Bu Aska Layık Olmadığım Bana<br />
Benden Daha Guclu Biri Tarafından Bir Gun<br />
Mutlaka Soylenir Korkusuyla Fiziksel Guzelliğe<br />
Tapındık<br />
İçimizdeki O Sonsuz Aşk Özlemini Bastırdık</p>
<p>CEZMI ERSOZ</td>
</tr>
<tr>
<td width="100%"><span style="color: #ffffff;">.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/kirk-yilda-bir-gibisin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ikindi namazı</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/ikindi-namazi.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/ikindi-namazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 20:59:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aspava</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[İkindi]]></category>
		<category><![CDATA[namazının]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204773</guid>
		<description><![CDATA[Az kalsın ikindi namazını kaçırıyordum, diye gülümsedi. Dünya fâni olduğundan, bu iş ihmale gelmez.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve &#8216;eyvah mahvoldum&#8217; gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi.</p>
<p>Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.<br />
Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:<br />
-Bu işte bir bit yeniği var, dedi. Mühendise kötü bir şeyler oldu. &#8212;Dikkat edin, canına kıyabilir.<br />
Şirket çalışanları, müdürün ne kadar tecrübeli olduğunu bildiklerinden, hep birlikte yerlerinden fırladı. Sekreterlerden biri, mühendisin okuduğu gazeteye bakarak:<br />
-Biliyorsunuz ki bugün borsa tepe taklak geldi, dedi. Mutlaka çok sayıda hissesi vardı.<br />
Bir başkası:<br />
-Faiz veya repo da olabilir, diye araya girdi. Yüzde ikiyüz sınırı aşıldı.<br />
Diğeri, kendinden emin bir tarzda:<br />
-Dün dolar bozduracağını söylemişti, dedi. Bugün döviz âniden yükseldiği için, milyarlarca lira zarar etmiş olmalı.<br />
Şirketin muhasebe müdürü:<br />
-Kesinlikle yanılıyorsunuz, diye lafa karıştı. Daha üç gün önce avans çekmişti. Paralı insan böyle bir şeyler yapmaz. Olsa olsa karısıyla kavga etmiştir.<br />
Kadın sekreterlerden biri:<br />
-Öyledir öyledir, diye atıldı. Hanımına geçen gün rastlamıştım, çok suratsız biriydi.<br />
Bütün ihtimaller tek tek sıralanırken, şirket müdürü,:<br />
-Konuşmakla vakit kaybetmeyelim, diye gürledi. Her an bir tabanca sesi gelebilir içerden..<br />
Müdürün sözleri, ortalığı tekrar karıştırdı.<br />
Şirkette ne kadar çalışanlarsa, mühendisin kapısına yığıldı. Müdür bey, etrafındakileri bir el işaretiyle susturduktan sonra, yumuşak bir sesle: -Mühendis beyyy!.. diye seslendi. Benim canım kardeşim, sakın bir çılgınlık yapma. Biliyorsun ki bu dünya fânidir. Bir gün zaten öleceğiz, değil mi?<br />
Mühendisin bulunduğu oda müstakil olduğu için başka bir mekana bağlanmıyordu. Bu yüzden de herkes, onun içeride olduğundan emindi. Oda kapısı da özel olarak izole edildiği ve iki adet çelik levhadan yapıldığı için bütün çabalara rağmen kırılmıyordu. Buna rağmen içeriden çıt çıkmıyordu.<br />
Bu arada itfaiyeye haber verildi, altıncı katta bulunan odanın pencereleri altına brandalar gerildi ve televizyon kameramanları, yüzlerce meraklı eşliğinde canlı yayına geçerek, adamın aşağı atlaması için duaya başladılar.<br />
Mühendis bey, on beş dakika sonra kapıyı açtı. Yüzü ışıl ışıldı ve neler olup bittiğinden habersiz görünüyordu. Kapı önündeki kalabalığın şaşkın bakışları arasında:<br />
-Az kalsın ikindi namazını kaçırıyordum, diye gülümsedi. Dünya fâni olduğundan, bu iş ihmale gelmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/ikindi-namazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KABİR AZABI SÜREKLİ MİDİR?</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-surekli-midir.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-surekli-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 20:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aspava</dc:creator>
				<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[kabir.azabı.süreklimidir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204770</guid>
		<description><![CDATA[Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed'e salât ve selâm eylesin.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Hamd, yalnızca Allah&#8217;adır.</p>
<p dir="ltr">Kabir azabı sürekli midir? Yoksa belirli bir süre sonra biter mi? İmam İbn-i Kayyim -Allah ona rahmet etsin- bu meselede şöyle demiştir:</p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Kabir azabı iki türlüdür:</em></p>
<p dir="ltr"><em>Birincisi: Bazı hadislerde, İsrâfil -aleyhisselâm-&#8217;ın birinci ile ikinci sûra üfleyişi arasındaki süre içerisinde kabir azabı gören kimselerden azabın hafifletileceği haber verilmiştir. Bunun dışında kabir azabı süreklidir. </em></p>
<p dir="ltr"><em>Nitekim azap görenler kabirlerinden kalktıkları zaman şöyle diyeceklerdir:</em></p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;(Yeniden dirilişi inkâr edenler pişmanlık içerisinde) bize yazıklar olsun! Bizi kabirlerimizden kim kaldırdı (çıkardı)? derler. (Onlara cevap olarak şöyle denilecektir:) Bu, Rahmân&#8217;ın vadettiği ve doğru sözlü peygamberlerin haber verdikleri şeydir (ba&#8217;s/yeniden diriliştir)! &#8220;</em><a href="#_ftn1"><em><strong>[1]</strong></em></a><em></em></p>
<p dir="ltr">Kabir azabının sürekli olduğuna Allah Teâlâ&#8217;nın şu sözü delâlet etmektedir:</p>
<p dir="ltr"><em> “</em><em>Onlar (Firavun âilesi, kabirlerinde azap olunurlar ve hesap gününe kadar) sabah- akşam ateşe sunulurlar: Kıyâmetin kopacağı gün de (yaptıkları kötü amellerine karşılık olarak) Firavun âilesini en şiddetli azaba sokun!&#8221;</em><a href="#_ftn2"><em><strong>[2]</strong></em></a><em></em></p>
<p dir="ltr">Yine, kabir azabının sürekli olduğuna Semura b. Cundeb&#8217;un -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217;in rüyâsında gördüklerini haber verdiği şu hadis delâlet etmektedir.</p>
<p dir="ltr">Bu hadiste Semure b. Cündub şöyle anlatır:</p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldırdığı zaman yüzünü bize döner ve ‘Bu gece sizden kim rüya gördü?’ diye sorardı.Eğer birisi rüya görmüş ise onu anlatır, o da: ‘Mâşâallah’ derdi.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Yine bir gün bize: &#8216;Bu gece sizden kim rüya gördü?&#8217; diye sordu.Biz de: &#8216;Gören yoktur&#8217; dedik. Bunun üzerine O: &#8216;Ama ben bu gece bana gelen iki adamı gördüm. Elimden tutup beni Mukaddes Toprağa çıkardılar. Bir de baktım, orada, oturan bir adamla elinde demir çengel olan ayakta bir adam var. Bu adam çengeli avurtunun içinden ensesine kadar sokuyordu.Sonra da avurtunun diğer kenarına sokup aynısını yapıyordu, bu arada diğer</em><em> tarafı iyi olunca, o zaman bu tarafa dönüp tekrar aynısını yapıyordu.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Bu nedir? dedim.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Yürü! dediler. Yürüdük, sonunda sırt üstü uzanmış bir adama vardık.Başucunda ise ayakta elinde bir taş bulunan bir adam vardı, taşla başını eziyordu. Taşı vurduğunda taş yuvarlanıp gidiyor, o da taşı almak için arkasından gidiyordu, tekrar geri geldiğinde başı iyi olup eski halini alıyor, adam tekrar gelip başına vuruyordu.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Bu da kimdir? dedim.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Yürü! dediler. Yürüdük, sonunda tandır gibi bir deliğe vardık, üstü dar, altı geniş olup altında ateş yanıyordu. Ateş yaklaştırıldığında (alevler yükseldikçe) içindekiler de yükseliyor, neredeyse dışarı çıkacak oluyorlar, ateş sakinleşince tekrar içerisine dönüyorlardı. Buranın içerisinde çıplak kadınlar ve erkekler vardı.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Bunlar da kimdir? dedim:</em></p>
<p dir="ltr"><em>Yürü! dediler.Yürüdük, sonunda içerisinde ortasında bir adam bulunan kandan bir nehre vardık.Nehrin kıyısında önünde birtakım taşlar bulunan bir adam vardı.Nehirdeki adam gelip dışarı çıkmak istediğinde nehrin kıyısındaki</em><em> adam onun ağzına bir taş atarak onu bulunduğu yere gönderiyordu. Adam çıkmak için geldiğinde her defasında ağzına bir taş atıp yerine döndürüyordu.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Bu da nedir? dedim:</em></p>
<p dir="ltr"><em>Yürü! dediler.Yürüdük, sonunda içerisinde büyük bir ağacın bulunduğu yemyeşil bir bahçeye vardık. Ağacın dibinde yaşlı bir adamla birtakım çocuklar vardı. Bir de baktım ki ağacın yakınında, önünde yakıp tutuşturduğu ateş bulunan bir adam var.Sonunda beni ağacın içinden yukarı çıkararak bir eve girdirdiler ki bu evden daha güzelini asla görmedim.Evin içerisinde yaşlısından gencine birtakım erkekler, kadınlar ve çocuklar vardı. Sonra beni buradan çıkarıp yine ağaçtan yukarı kaldırdılar ve bir eve girdirdiler</em><em> ki bu ev daha güzel ve daha değerli idi. Yine buranın da içerisinde yaşlılar ve gençler vardı. </em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Bu gece beni gezdirip dolaştırdınız, şimdi gördüklerimin ne olduğunu bana haber verin bakalım,</em><em> dedim.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Olur,</em><em> dediler.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Avurtu yarılıp parçalandığını gördüğün adam, yalancıdır. Yalan konuşur, kendisinden her tarafa yalan taşınırdı.İşte bu sebeple kıyâmet gününe kadar ona böyle azap edilir. Başının taşla parçalandığını gördüğün adam, Allah kendisine Kur’an&#8217;ı öğrettiği halde, uykuyu Kur&#8217;an&#8217;a tercih eder, gün</em><em>düz de Kur’an-ı Kerim&#8217;e göre yaşamazdı. İşte bu nedenle ona kıyâmet gününe kadar böyle azap edilir.Deliğin içinde gördüğün erkekler ve kadınlar, zinâkârlardır. Nehirde gördüğün adam fâiz yiyenlerdir.Büyük ağacın altında gördüğün yaşlı adam İbrahim -aleyhisselâm-&#8217;dır.Çevresindeki çocuklar insanların çocuklarıdır.Ateşi yakan ise cehennemin bekçisi Mâlik’tir.İlk girdiğin ev, bütün müslümanların evi, bu ev ise şehitlerin evidir. Ben Cebrail’im. Bu da Mikail’dir.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Başını yukarı kaldır! dedi. Başımı kaldırdım, bir de baktım ki üstümde bulut gibi bir şey duruyor. Bana: İşte bu de senin evindir,</em><em> dediler.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ben: Beni bırakın da evime gireyim, dedim.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ama senin henüz tamamlamadığın bir ömrün var, şayet tamamlamış olsaydın, evine girerdin, dediler.&#8221;</em><em> <a href="#_ftn3"><strong>[3]</strong></a></em><em></em></p>
<p dir="ltr">Abdullah b. Abbas&#8217;tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunan hadiste, o şöyle demiştir:</p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- (bir gün) Medine&#8217;de bir hurma bahçesinden geçerken kabirlerinde azap çekmekte olan iki insanın sesini işitti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: &#8216;Bu ikisi azap çekiyorlar.Çektikleri azap da büyük bir şey değildir (kolay olan, fakat ondan korunmaları nefislerine zor gelen bir şey idi.) Oysa o şey, nüyük günah idi.&#8217; Sonra şöyle buyurdu: &#8216;Evet! Onlardan birisi, idrar sıçrantısına karşı korunmaz, diğeri ise (insanlar arasında) laf getirip-götürürdü.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- sonra yaprağı olmayan yaş bir hurma dalı isteyerek onu ikiye ayırdı. Bir parçasını birinin üzerine dikti, diğerini de öbürünün üzerine dikti ve: &#8216;Bu iki dal, yaş kaldıkça o ikisinden azabın hafifletimesini ümit ederim&#8217; buyurdu.&#8221;</em><em> <a href="#_ftn4"><strong>[4]</strong></a></em><em></em></p>
<p dir="ltr">Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste, azabın hafifletilmesini, iki hurma<em> </em>dalının yaş kalmasıyla sınırlı kılmıştır.</p>
<p dir="ltr">Ebu Hureyre&#8217;den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o şöyle buyurmuştur:</p>
<p dir="ltr"><em> “Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam güzel elbisesini giymiş, çalım satarak yürüyordu. Allah Teâlâ onu yerin dibine geçiriverdi. O şahıs kıyâmete kadar debelenerek yerin dibini boylamaya devam edecektir.”</em><em> <a href="#_ftn5"><strong>[5]</strong></a></em></p>
<p dir="ltr">Berâ b. Âzib&#8217;den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:</p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Ensar&#8217;dan bir adamın cenâzesini defnetmek için çıktık, kabre geldiğimizde kabir henüz kazılmamıştı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- oturunca, biz de onun meclisine saygıdan dolayı sanki başımızda kuş duruyormuşçasına hepimiz hareketsiz bir şekilde onun etrafında oturduk. Elinde bir çubuk vardı ve düşünceli bir şekilde çubuğun bir ucuyla yeri eşeliyordu.Başına kaldırdı ve -iki veya üç defa-: &#8216;Kabir azabından Allah&#8217;a sığının, buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: Mümin kul, dünyadan ayrılmak ve âhirete yönelmek üzere olduğu zaman ona gökten yüzleri sanki güneş gibi olan beyaz yüzlü melekler iner.Yanlarında cennet kefenlerinden ve kokularından vardır. Onun görebileceği yere otururlar. Sonra ölüm meleği gelir, baş tarafına oturur ve şöyle der: Ey güzel ruh, çık ve Rabbinin mağfiretine ve rızâsına gel.Bunun üzerine o ruh, tulumun ağzından damlayan bir damla gibi çıkar ve ölüm meleği onu alır.Ölüm meleği, mü&#8217;min kulun ruhunu aldığında, melekler onu göz açıp kapayacak kadar ölüm meleğinin elinde bırakmazlar.Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve bu kefene koyarlar.O ruhtan, yeryüzünde bulunan en güzel mis kokusu gibi bir koku çıkar.Onu melekler arasından geçirirken: Bu güzel ruh nedir? derler.Dünyadaki en güzel isimlerini söyleyerek: &#8216;Falan oğlu falandır&#8217; derler. Dünya semâsına ulaşıncaya kadar çıkarırlar. Melekler onun için kapının açılmasını isterler. Onlara kapı açılır. Bunun üzerine  yedinci semâya ulaşıncaya kadar her semâda bulunan Allah&#8217;a yakın melekler o ruha eşlik ederler.Nihâyet Allah -azze ve celle-  şöyle buyurur:</em><em> &#8216;Kulumun amel defterini, İlliyyîn&#8217;e yazın ve ruhunu yeryüzüne geri gönderin.Çünkü ben, onları ondan (topraktan) yarattım ve yine ona döndüreceğim.Bir defa daha onları (hesaba çekmek üzere) topraktan çıkaracağım.&#8217; Bunun üzerine mü&#8217;min kulun ruhu bedenine iâde edilir. Ardından iki melek yanına gelip onu oturturlar ve:</em></p>
<p dir="ltr"><em>Rabbin kimdir? derler. </em><em></em></p>
<p dir="ltr"><em>Mü&#8217;min kul</em><em>: Rabbim Allah&#8217;tır, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Onlar: Dinin nedir? derler. </em></p>
<p dir="ltr"><em>Mümin kul:Dinim İslâm&#8217;dır, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Onlar: Size gönderilen adam hakkında ne dersin? </em><em>derler. </em></p>
<p dir="ltr"><em>Mümin kul: O Allah&#8217;ın elçisidir, der.</em><em></em></p>
<p dir="ltr"><em>Onlar: Sana bunları bildiren nedir? derler.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Mümin kul: Allah&#8217;ın kitabını okudum, ona inandım ve onu tasdik ettim, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Bunun üzerine semâdan bir ses gelir: Kulum doğru söyledi. Cennet&#8217;ten bir yer döşeyin (makamını hazırlayın),onu cennet elbiselerinden giydirin ve ona cennetten bir kapı açın, der.Bunun üzerine ona cennetin esintisinden ve güzel kokusundan kokular gelir, gözünün görebileceği yere kadar kabri genişletilir.</em><em> Sonra ona, güzel yüzlü, güzel elbiseli ve güzel kokular içerisinde olan birisi gelir ve seni mutlu edecek şeyle sevin.Bugün sana va&#8217;d olunan gündür, der.Bunun üzerine o: Sen kimsin? Senin o hayırlı yüzün nedir,der.O: Ben, senin sâlih amelinim der.Bunu işitince,Yâ Rabbi! Kıyâmeti çabuk kopar ki, âileme ve malıma kavuşayım, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Kâfir kul, dünyadan ayrılmak ve âhirete yönelmek üzere olduğu zaman, yanlarında kaba ve sert elbise olan siyah yüzlü melekler gelir ve onun görebileceği bir yerde otururlar.Sonra ölüm meleği onun yanına gelip başucunda oturur ve ona: Ey çirkin ruh, haydi çık! Allah&#8217;ın öfkesine ve gazabına gel! der.Bunun üzerine ruhu bedenine dağılır ve ıslak yüne dolaşan pıtrağın<a href="#_ftn6"><strong>[6]</strong></a> yünden çekilip çıkarıldığı gibi, ölüm meleği onun ruhunu bedeninden çekip alır (ruhu bedeninden güçlükle ayrılır).Ölüm meleği ruhunu alınca da, melekler onu göz açıp kapayacak kadar ölüm meleğinin elinde bırakmazlar.Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve kaba ve sert elbisenin içine koyarlar. Ondan yeryüzünde bulunan en pis leş kokusu gibi bir koku çıkar. Onu semâya yükseltirler.Her semâda bulunan meleklerin yanından geçerken onlar: &#8220;Bu pis ruh kimindir? derler. Melekler, dünyadaki en kötü ismini söyleyerek:&#8221;Falan oğlu falandır, derler.Dünya semâsına gelince, onun için semânın kapılarının açılmasını isterler, fakat ona kapılar açılmaz.Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu âyeti okudu:&#8221;(Öldükleri zaman) onlar (ın ruhların)a gök kapıları açılmaz ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler.Suçluları işte böyle cezâlandırırız.&#8221;(A&#8217;râf Sûresi: 40)</em></p>
<p dir="ltr"><em>Allah -azze ve celle- şöyle buyurur: &#8220;Onun amel defterini Siccîn&#8217;e ( en aşağı tabakaya) yazın&#8221;. Sonra onun ruhu, gökten yere fırlatılıp atılır. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu âyeti okudu: &#8220;Kim Allah&#8217;a ortak koşarsa, sanki o, gökten düşüp de parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış veya rüzgâr onu uzak bir yere sürükleyip atmış kimse gibidir.&#8221; (Hac Sûresi:31). Ardından ruhu bedenine iâde olunur da (Münker ve Nekir adlı) iki melek ona gelip yanına oturur ve:</em></p>
<p dir="ltr"><em>Rabbin kimdir? derler.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Kâfir kul: Şey şey, bilmiyorum,der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Onlar:Dinin nedir? derler.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Kâfir kul: Şey şey, bilmiyorum, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Onlar: Size gönderilen adam hakkında ne dersin? </em><em>derler. </em></p>
<p dir="ltr"><em>Kâfir kul: Hah…Hah… Bilmiyorum, der.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Bunun üzerine semâdan bir ses: &#8216;Yalan söyledi, ona cehennem&#8217;deki yerini hazırlayın ve ona cehennemden bir kapı açın&#8217; der.Cehennem ateşinin sıcağından ve sıcak rüzgârından gelir ve kaburgaları birbirine geçecek şekilde kabri ona daraltılır.Çirkin yüzlü, kötü elbiseli ve pis kokulu bir adam ona gelir ve şöyle der: Seni üzecek şeye sevin! Bugün, va&#8217;d olunduğun gündür.Kâfir ruh ona: Sen kimsin? Çirkin yüz kötülük getirdi, der. O da: Ben senin çirkin amelinim, der.Bunun üzerine: Rabbim! Kıyameti koparma, der.&#8221;</em><a href="#_ftn7"><em><strong>[7]</strong></em></a><em> </em><em></em></p>
<p dir="ltr"><em>İkincisi: Belirli bir süreye kadar azap edildikten sonra kabir azabı kesilir.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Bu azap türü, günahları az olan bazı günahkâr mü&#8217;minler içindir. Bu kimseler, günahlarına göre azap görecekler, -aynı cehennemde azap görüp de sonra onlardan azabın giderileceği gibi-, daha sonra azap onlardan hafifletilecektir.</em></p>
<p dir="ltr"><em>Ölünün yakın akrabası veya başkası tarafından kendisi için yaptığı duâ, verdiği sadaka, yaptığı istiğfar veya haccın sevabının kendisine ulaşmasından dolayı kabir azabı ölüden kaldırılabilir.&#8221;</em><em> <a href="#_ftn8"><strong>[8]</strong></a></em><em></em></p>
<p dir="ltr">Allah Teâlâ&#8217;dan bize rahmetiyle muamelede bulunmasını dileriz.</p>
<p dir="ltr">Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed&#8217;e salât ve selâm eylesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-surekli-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KABİR AZABI</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-3.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 20:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aspava</dc:creator>
				<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret gunu]]></category>
		<category><![CDATA[cennet cehennem hayati]]></category>
		<category><![CDATA[kabir azabi]]></category>
		<category><![CDATA[lulden sonraki yasam]]></category>
		<category><![CDATA[olumden sonraki yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204766</guid>
		<description><![CDATA[Bu soruya, kabirde cesedin bir kısmına hayat verilecektir. Dolayısıyla azabı da, hayat verilen kısım tadacaktır şeklinde de cevap verilmiştir. (16)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kabir azabının aslı nedir?</p>
<p>Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur. <big>İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder.</big>
</div>
<div>
<big>Kafirlerin kabir azabı </big><br />
<big></big><br />
<big></big></div>
<div><big>Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız Cuma ve Ramazan günleri kalkar.</p>
<p>Asilerin kabir azabı</p>
<p>Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür. </big></div>
<div><big>    </big><br />
<big>Resulullah (sav) in dilinden kabir azabı</big><br />
<big></big><br />
Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.</p>
<p>Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.</p>
<p>Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur. </p>
<p>Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.</p>
</div>
<div>
<div><big>Resulullah (a.s)</big> <big>bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: </big><br />
<big></big><br />
<big>&#8220;Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur&#8221;  buyurmuşlardır.</big></div>
<p><big></big></div>
<div><big></big></div>
<p>Hz. Adem zamanında ölen ile Hz. Muhammed zamanında ölen aynı azaba mı çekecek?</p>
<p>Daha sonra ölen daha avantajlı mı oluyor?</p>
<p>Her şeyden önce “Allah’ın adaleti” meselesinin basit ölçülerle ele alınamayacağını belirtelim. Bu dünyada 50, 60, bilemediniz 100 senelik bir ömür süresince küfür içinde yaşayanların, bunun karşılığında sonsuz bir azaba çarptırılması hangi maddî/beşerî adalet ölçüsüyle izah edilebilir?</p>
<p>Kabir azabının, kabirde kalış süresiyle bağlantılı düşünülmesi bu bakımdan ayrıca izaha muhtaçtır. Mesele böyle ele alındığında, daha önce ölenin azabının biraz daha hafif, sonra ölenin daha ağır tutulup, aradaki zaman farkının azabın şiddetiyle dengelenmesi şeklinde cevaplar verildiğini biliyoruz.</p>
<p>Keza kişinin kabirde gördüğü azabın şiddetine bağlı olarak cehennemdeki azabının şiddetinin değişiklik göstereceği söylenmiştir. Yani kabirdeki azabı şiddetli olan, kabirde daha kısa süre azap görene oranla cehennemde biraz daha hafif azaba çarptırılacaktır. Ancak bunların aklî izahlar olup kesinlik arz etmediğini unutmamak gerekir. (16)</p>
<p>Azabı sadece ruh mu çekecek?</p>
<p>Bir kısım alimler kabir azabını sadece ruhun, bir kısmı da ruh ve cesedin birlikte göreceğini söylemiştir. İkinci görüşün Ehl-i Sünnet kaynaklarının geneli tarafından benimsendiğini belirtelim.</p>
<p>Ancak &#8220;ceset toprağa konulduktan bir süre sonra çürüdüğüne göre nasıl azap görmeye devam edecektir?&#8221; sorusu önemlidir. İşte burada kabirdeki azabın mahiyeti meselesi gündeme gelmektedir. Kelam alimleri genellikle bu soruya, &#8220;mahiyetini ancak Allah Teala bilir&#8221; diye cevap vermiştir. Buna göre Allah Teala kabirdeki insana bir nevi hayat verecektir. Bu hayat, bizim bu dünyada yaşadığımız hayat boyutundan farklı olacaktır. Dolayısıyla oradaki farklı hayatta tadılan farklı bir azap söz konusu olacaktır.</p>
<p>Bu soruya, kabirde cesedin bir kısmına hayat verilecektir. Dolayısıyla azabı da, hayat verilen kısım tadacaktır şeklinde de cevap verilmiştir. (16)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/kabir-azabi-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks hayatını renklendirecek yiyecekler nelerdir</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/seks-hayatini-renklendirecek-yiyecekler-nelerdir.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/seks-hayatini-renklendirecek-yiyecekler-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[SağLık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel gucu artiran besinler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[sekc yaptiktan sonra hangi gidalar yenir]]></category>
		<category><![CDATA[seks hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Seks hayatını renklendirecek yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[seks yapmadan once neler yenmelidir]]></category>
		<category><![CDATA[seks yapmanin faydalari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204759</guid>
		<description><![CDATA[Gıda ve seks ilişkisi çikolata ve istiridye klişelerini unutun! Bilim adamlarına göre, seks hayatınızı renklendirmenin yolu, daha çok acı biber, zencefil ve zeytin yemek ve bunu uzun vadeli bir yaklaşıma dönüştürmekten geçiyor. Bilim adamlarının bulgularına göre, bazı yiyeceklerin koku, tat ve hatta görünüşleri bile güçlü bir afrodizyak görevi görebiliyor. Bu afrodizyaklar sizi sadece aşk haline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda ve seks ilişkisi</p>
<p>çikolata ve istiridye klişelerini unutun! Bilim adamlarına göre, seks hayatınızı renklendirmenin yolu, daha çok acı biber, zencefil ve zeytin yemek ve bunu uzun vadeli bir yaklaşıma dönüştürmekten geçiyor.</p>
<p>Bilim adamlarının bulgularına göre, bazı yiyeceklerin koku, tat ve hatta görünüşleri bile güçlü bir afrodizyak görevi görebiliyor. Bu afrodizyaklar sizi sadece aşk haline sürüklemekle kalmıyor, daha iyi flört etmenize de yardımcı oluyor. Bu açıdan, çikolata ilk akla gelen yiyecekmiş gibi görünse de, NY Times’ın haberine göre, 60 kilo ağırlığındaki bir insanın ruh halini değiştirmek için 10 kilo çikolata yemesi gerekiyor.</p>
<p>“Farklı yiyeceklerde farklı besinler bulunuyor ve bunlar vücudu fizyolojik olarak farklı şekillerde etkiliyor. Bu yüzden farklı yiyecekler farklı şeyler için işe yarıyor,” diyor klinik seksolog Ava Cadell. “Bazı yiyecekler vücudu yavaşlatıyor ve bazılarıysa mutluluk hormonu salgılatıyor.”</p>
<p>Cadell’e göre, kendimize potansiyel bir eş ararken, kendimize güvenimizi arttırmak ve daha iyi flört etmemizi sağlamak için bizi mutlu edecek kimyasallar ve hormonlar salgılatacak yiyecekleri seçmek çok önemli. Flört etmemizi kolaylaştıran yiyecekler arasında acı biber, baharatlı yiyecekler ve hatta muz bulunuyor. Bu yiyecekler, beynimizi etkileyerek ruh halimizi düzeltiyor ve böylelikle kendimize olan güvenimizi arttırıyor.</p>
<p>Bir sonraki aşamada, yani baştan çıkarma aşamasındaysa, afrodizyaklar seks hormonlarının salgılanmasına yardımcı oluyor ve vücuda enerji depoluyor. Cadell, bu aşamada zencefil ve özellikle siyah zeytin yememizi öneriyor.</p>
<p>Bazı yiyeceklerden ise tamamen uzak durmak gerekiyor: Şikago’daki Koku ve Tat Araştırma Vakfı’nın yaptığı bir çalışmaya göre, vişne aroması ve kömürde pişmiş et kokusu kadınların seks güdüsünde hızlı bir düşüşe neden oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/seks-hayatini-renklendirecek-yiyecekler-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakanlıktan ‘cinsel gücü artırıcı ilaç’ uyarısı</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/basbakanliktan-%e2%80%98cinsel-gucu-artirici-ilac%e2%80%99-uyarisi.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/basbakanliktan-%e2%80%98cinsel-gucu-artirici-ilac%e2%80%99-uyarisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:40:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SağLık]]></category>
		<category><![CDATA[basbakanliktan cinsel gucu arttirici ilac]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel guc]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel gucu artiran ilaclar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sagligi arttirici etkenler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel saglik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204756</guid>
		<description><![CDATA[Başbakanlığ’a başvuran bir vatandaş, cinsel gücü artıran ilaçlar hakkında bilgi istedi. Başbakanlık’tan vatandaşa verilen yanıtta, bu tür ilaçların üretim ve ithalatına izin verilmediği belirtilerek, “Bu ilaçları esinlikle kullanmayın” denildi. Başbakanlık, piyasada ya da internette satılan cinsel içerikli ilaç ve ürünler hakkında bilgi isteyen vatandaşın talebini resmi yazı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na iletti. Gıda Kontrol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakanlığ’a başvuran bir vatandaş, cinsel gücü artıran ilaçlar hakkında bilgi istedi. Başbakanlık’tan vatandaşa verilen yanıtta, bu tür ilaçların üretim ve ithalatına izin verilmediği belirtilerek, “Bu ilaçları esinlikle kullanmayın” denildi.</p>
<p>Başbakanlık, piyasada ya da internette satılan cinsel içerikli ilaç ve ürünler hakkında bilgi isteyen vatandaşın talebini resmi yazı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na iletti. Gıda Kontrol Hizmetleri Daire Başkanlığı’ndan Başbakanlığa gelen yanıt ise tekrar başvuru sahibi vatandaşa gönderildi.</p>
<p>Başbakanlık’tan, vatandaşa verilen yanıtta Tarım Bakanlığı’nın ‘takviye edici gıda’ adı altında kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı artırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici gibi niteliklerde hiçbir ürüne üretim yada ithal izni vermediği belirtildi. Başbakanlığın yanıtında şu bilgilere yer verildi:</p>
<p>“Bu etkilere sahip olduğu iddia edilen ürünlerin, ithalat ya da üretim izni olmadığı halde yalan beyanla Tarım Bakanlığı’ndan izinli oldukları ilan edilmektedir. Bu ürüleri pazarlayanlar başka firmalara ait ithalat ya da üretim izni tarih ve sayılarını kendi ürünlerine aitmiş gibi göstermektedir. Bu ürünlere ait Tarım Bakanlığı’ndan insanların günlük tükettikleri gıdalara ek olarak takviye edici gıda niteliğinde verilen ithal ve üretim izinlerini beyan ve taahhüt ettiklerinin dışında etiket, ambalaj ve reklamlarla satışa sunarak tüketiciyi yanıltılmaktadır.”</p>
<p>Reklamı da yasak</p>
<p>Yanıtta yapılan reklam ve tanıtımların mevzuata aykırı olduğunun da altı çizilerek Tarım Bakanlığı tarafından üretim ve ithal izni verilen ürünlerin www.kkgm.gov.tr internet sitesinde yayımlandığı belirtildi. Vatandaşa verilen yanıtta şöyle dendi:</p>
<p>“Bu bilgilerin tümü ürünün etiketi üzerinde doğru ve eksiksiz olarak yer almalıdır. Marka, isim, üretici-ithalatçı firma gibi bilgilerin bir ya da birkaçının Bakanlığımızca yayımlanan bilgilerden farklı olması durumunda, takviye edici gıdanın kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı arttırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici bir özelliği olduğu iddia edilmesi durumunda ürünleri kesinlikle kullanmayınız.</p>
<p>Söz konusu durumlarda yapılan reklam ve tanıtım radyo, televizyon ya da yazılı basında yer alıyor ise Bakanlığımızın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ na ve radyo televizyon reklamları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) başvurmanız durumunda mevzuat kapsamında bu kurumların da yaptırım uygulaması sağlanmış olacaktır. Bakanlığımız tarafından yukarıdaki hususların düzeltilmesi, sorumlular hakkında yasal işlem uygulanması için halihazırda yürütülen denetimlerimize ek olarak kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır. Bakanlığımıza yaptığınız başvurunuzda bilgileri verilen ürün yada satış yerine ait bilgiler bu kapsamda değerlendirmeye alınmıştır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/basbakanliktan-%e2%80%98cinsel-gucu-artirici-ilac%e2%80%99-uyarisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stres Uykuyu Nasıl Etkiler?</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/stres-uykuyu-nasil-etkiler.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/stres-uykuyu-nasil-etkiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:37:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[SağLık]]></category>
		<category><![CDATA[stres sorunlari]]></category>
		<category><![CDATA[stres uykusuzlugu tetiklermi]]></category>
		<category><![CDATA[stres uykuyu nasil etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[stresin uyku ustundeki etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozuklugu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204754</guid>
		<description><![CDATA[Stres, bir uyaranla karşılaştığımızda beynimiz tarafından başlatılan bir durumdur. Stres taş devrinden beri insan hayatındadır. Mağara adamının yaşadığı stres onu tehlike ve uyaranlara karşı tetikte tutmaya yararken bugün bizlerin yaşadığı şekli sağlımızı etkileyen, bizi motive edip başarıya yöneltmekten çok kızdıran bir alışkanlıktır. Öncelikle stresin vücudumuzda ne değişiklikler yaptığına bakalım ; Stres oluşturacak bir uyaranla karşılaştığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Stres, bir uyaranla karşılaştığımızda beynimiz tarafından başlatılan bir durumdur. Stres taş devrinden beri insan hayatındadır. Mağara adamının yaşadığı stres onu tehlike ve uyaranlara karşı tetikte tutmaya yararken bugün bizlerin yaşadığı şekli sağlımızı etkileyen, bizi motive edip başarıya yöneltmekten çok kızdıran bir alışkanlıktır.</p>
<p>Öncelikle stresin vücudumuzda ne değişiklikler yaptığına bakalım ;</p>
<p>Stres oluşturacak bir uyaranla karşılaştığımız zaman adrenalin hormonumuz artar ve bu da sinir sistemimize bir baskı kurarak kas gerilimini arttırır ve dikkatimiz açılır. Adrenalinin yükselmesi ile tansiyon ve kan şekeri düzeyleri ile solunum sayımızı şiddetli şekide fazlalaştırır. Beyin dalgaları dikkat ve duyu keskinliği içine direr.</p>
<div>
<p>Beyin dalgalarının girdiği bu durum sabitlenerek aklı devamlı meşgul tutar ve kaliteli bir uyku uyumamızı engeller. Bu durum uyku periyodu açısından çok sakıncalıdır. Sürekli faaliyette olan beyin derin uyku evresine geçemez. Böylece uyku hemen bozulabilecek türde ve daha az dinlendirici olur. Hala mağara adamları gibi bir hayat tarzımız olsaydı kuşkusuz yırtıcı hayvanlardan korunmak ya da avlanmak için bu durum çok işimize yarayacaktı.</p>
<p>Bebeklerin yüksek bir uyaranlara açıklık özelliği vardır. Onların uykusu annelerinin de uyku düzenine yansır. Bebeğin her hareketinde uyanan annenin durumu, stres altında olan uyku için en güzel örnektir.</p>
<p>Stresin uykuya verdiği zararlar ve uyku kalitesinin bozuk olmasının günlük hayata yansıması ortada iken özellikle akşam saatlerinde stresten kaçınmak, dinlendirici hobiler edinmek ve egzersizler yapmak, bedeni ve beyni gevşetmek şarttır.</p>
<p>Yatağa stresle girmek hiç uyumamış olmaktan bile daha rahatsız edici olabilir. Kabuslar, kolay uyanmalar, diş gıcırdatma ve sıkmaları ile karşı karşıya bırakabilir&#8230;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/stres-uykuyu-nasil-etkiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hamilelik</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/hamile.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/hamile.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[SağLık]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik döneminde saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sonrasi sac bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sonrasi sac dokulmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204752</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik döneminde ki anne adayının ruh halinde ve bedeninde bir çok değişim söz konusudur. Kaldı ki birde hamilelik psikolojisi. Bu duygusallık psikolojisi ile stres ve stresin oluşturduğu bazı sıkıntı yaratan etkenlere örnek verirsek saç dökülmesidir. Hormonlar saç dökülmesinin öncelikli sebebi Hamilelik sırasında hormonların değişmesi stres gibi nedenlerle değişiklik gösteren unsurlardan biri de saçlarınız. Normal bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik döneminde ki anne adayının ruh halinde ve bedeninde bir çok değişim söz konusudur. Kaldı ki birde hamilelik psikolojisi. Bu duygusallık psikolojisi ile stres ve stresin oluşturduğu bazı sıkıntı yaratan etkenlere örnek verirsek saç dökülmesidir.</p>
<p><strong>Hormonlar saç dökülmesinin öncelikli sebebi</strong></p>
<p>Hamilelik sırasında hormonların değişmesi stres gibi nedenlerle değişiklik gösteren unsurlardan biri de saçlarınız. Normal bir saç 100-150 bin saç telinden oluşurken bunların 80-100 adedi dökülme evresindedir. Genelde hamilelik nedeniyle hormonların değişimi daha fazla saç dökülmesine sebep olur. Bazen başlangıçta çoğalmış gibi görünen saç yoğunluğu süreç içinde hormonların dengelenmeye başlamasıyla normal değerlerin altına iner ve dökülmeye başlar.</p>
<p>Hamilelik sürerken mat ve cansız görünmeye başlayan incelen saç telleri hamileliğin sonlanmasıyla birlikte hızla dökülme aşamasına gelir. Hamilelik sonrasında yaşanacak uykusuzluk ve stres de bu durumu daha da fazla tetikler. Araştırmalara göre yeni annelerin yaklaşık %50’si saç dökülmesi sorunu yaşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/hamile.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo verme yöntemleri</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/dogum-sonrasi-kilo-verme-yontemleri.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/dogum-sonrasi-kilo-verme-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:29:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[SağLık]]></category>
		<category><![CDATA[dogum sonrasi kilo verme yollari]]></category>
		<category><![CDATA[dogum sonrasi rejim yapma]]></category>
		<category><![CDATA[dogum sonrasi zayiflama]]></category>
		<category><![CDATA[dogum sonrasi zayiflamak icin yapilmasi gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204750</guid>
		<description><![CDATA[Uzman diyetisyen selahattin dönmez manken demet kutluayın fonksiyonel diyetle doğum sonrası rahatça kilo verdiğini, üstelik bunu kurabiye, kek ve makarna gibi besinleri bolca yiyerek başardığını söylüyor. İşte bu işin püf noktaları. Mart 2009′da ikinci kez anne olan ünlü model demet kutluay lohusalık ve emzirme dönemini ideal şekilde atlattıktan sonra, yaşam tarzına uygun ve kişiye özgü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzman diyetisyen selahattin dönmez manken demet kutluayın fonksiyonel diyetle doğum sonrası rahatça kilo verdiğini, üstelik bunu kurabiye, kek ve makarna gibi besinleri bolca yiyerek başardığını söylüyor. İşte bu işin püf noktaları.</p>
<p>Mart 2009′da ikinci kez anne olan ünlü model demet kutluay lohusalık ve emzirme dönemini ideal şekilde atlattıktan sonra, yaşam tarzına uygun ve kişiye özgü olan fark etmeden diyet doğum sonrası beslenme programı ile hamilelik döneminde aldığı 20 kiloyu verme ve koruma kararı aldı.</p>
<p>İşin püf noktası demet hanımın metabolizma, vücut yapısı, kan bulguları ve sosyal hayatı temel alınarak, sevdiği besinlerle ve kendisi için hazırlanan fonksiyonel diyet programına uyması ve yüzde 100 etkinlik sağlamasıdır.</p>
<p>Demet kutluay bu diyet programı ve düzenli fiziksel aktivite ile hem de istediği yemekleri yiyerek kolayca kilo verdi ve bunu korumaya devam ediyor. Kutluay kızı ve oğlu için hazırladığı ev yapımı kurabiyelerden böreklere, peynirli tostlardan, pilav ve makarnalara kadar birçok besini bolca yiyerek formunu koruyor.</p>
<p><strong>Demet kutluayın zencefilli zayıflama çayı</strong></p>
<p>Selahattin dönmez son olarak demet kutluayın kilo vermesine yardımcı olan fark etmeden diyetin zencefilli içeceği tarifini de paylaştı.</p>
<p><strong>Demet kutluayın zayıflama çayı</strong></p>
<p><strong>Malzemeler</strong>: 3 parça taze veya kuru zencefil, 1 yemek kaşığı bal, 1 dal veya rulo tarçın, 2 litre su, iri doğranmış 1 adet limonun kabuğu</p>
<p><strong>Yapılışı</strong>: Taze veya kuru zencefil parçaları ve limon kabuğu 2 litre suda kaynatılır. İçerisine rulo tarçın atılarak yaklaşık 10 dakika demlenmeye bırakılır. Su ılımaya yakın 1 yemek kaşığı bal ilave edilir ve karıştırılır. Süzüldükten sonra içime hazırdır. Ara öğünlerin ardından 1’er su bardağı tüketilmesi önerilir.</p>
<p><strong>Et</strong><strong>ki mekanizması</strong>: Artirit ağrıları. Menstural kramplar, soğuk algınlığı, grip, boğaz ve baş ağrısında etkilidir. Yağ yakımını hızlandırır, sindirimi kolaylaştırır, mide bulantısı, gaz ve hazımsızlık şikâyetlerini azaltır.</p>
<p><strong>Uyarı</strong>: Kan sulandırıcı ilaç kullananların zencefil tüketmemesi önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/dogum-sonrasi-kilo-verme-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstenmeyen tüylerden kurtulmanın bitkisel yolu</title>
		<link>http://blog.kumsalchat.com/istenmeyen-tuylerden-kurtulmanin-bitkisel-yolu.html</link>
		<comments>http://blog.kumsalchat.com/istenmeyen-tuylerden-kurtulmanin-bitkisel-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 11:27:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ZaMaN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen tuylerden kurtulmanin bitkisel yollari]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen tuylerden kurtulmanin yollari]]></category>
		<category><![CDATA[kadinlarda tuy sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tuylerden kurtulmanin bitkisel yollari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kumsalchat.com/?p=204748</guid>
		<description><![CDATA[Biz kadınlar tüylerimizin kalınlığı ve renk koyuluğu ne olursa olsun, tüylerimizle başımız derttedir. Kimimiz kalın ve koyu renkteki tüylere sahiptir ki bu hanımlara ALLAH yardım etsin diyorum. Ömrümüzün bir kısmı tüyleri almakla geçiyor ve ardından yine yeşeren tüyler hayatımızı kabusa çeviriyor adeta. Zira bu sorundan kurtulmamız mümkün. Sayın ibrahim saraçoğlu istenmeyen tüylerden kurtulmamız bunları öneriyor; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biz kadınlar tüylerimizin kalınlığı ve renk koyuluğu ne olursa olsun, tüylerimizle başımız derttedir. Kimimiz kalın ve koyu renkteki tüylere sahiptir ki bu hanımlara ALLAH yardım etsin diyorum. Ömrümüzün bir kısmı tüyleri almakla geçiyor ve ardından yine yeşeren tüyler hayatımızı kabusa çeviriyor adeta.</p>
<p>Zira bu sorundan kurtulmamız mümkün.</p>
<p><strong>Sayın ibrahim saraçoğlu istenmeyen tüylerden kurtulmamız bunları öneriyor;</strong></p>
<p>Bazı bayanlar erkeklik hormonu (testesteron) hormonunu fazlaca salgılarlar. Bu sebeble fazlaca tüylenme sorunu yaşarlar. Bu tüylerden kurtulmak için taze naneyi sabah, öğlen ve akşam olmak üzere yemeklerden bir saat önce 1 çaorba kaşığı yemelidirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kumsalchat.com/istenmeyen-tuylerden-kurtulmanin-bitkisel-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
