FBI 63 yıl önce UFO varLiğini kabul etmiş , ve UFO yu resmen tarif etmişdir.Benim anlamadiğim Bu UzayLı  Arkadaşlar niye gelip adam gibi Bi çayimizi kahvemizi içmezler.  Aşşağida ABD nin resmen UFO ları yıllardır bildiğini kanıtlayan belgesi ..

FBI, bu belgeyi 63 yıl sakladı!

FBI, bu belgeyi 63 yıl sakladı! ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) kamuya sunduğu belgeler arasında en çok ilgi gören dokümanın,  vakasıyla ilgili olduğu anlaşıldı. inShare Yorum: 4 Bugüne kadar 1 milyondabir UFOn fazla görüntülenen ve Roswell kazasına ait bilgiler içerdiği öne sürülen iki sayfalık belge, 63 yıl öncesine ait. Modern çağın en büyük gizemlerinden biri olan UFO ’lar, FBI arşivinin de en merak edilen dosyalarını temsil ediyor. Bunun en büyük örneği, 22 Mart 1950 tarihine ait bir UFO belgesi. Washington D.C’deki FBI merkezinde 63 yıl önce görevli olan Guy Hottel tarafından hazırlanan belge, dönemin FBI Direktörü J. Edgar Hoover’a sunulmak için hazırlanmış. Son iki yılda bir milyondan fazla görüntülenen “Flying Saucers, Information Concerning” adlı belge, New Mexico eyaletinde bulunduğu belirtilen ‘belirlenemeyen uçan daireler’den bahsediyor (UFO terimi 1952’de kullanılmaya başlandı). Hottel, New Mexico’da üç tane uçan daire bulunduğunu, her birinin disk şeklinde ve ortalarının yükselti halinde olduğunu belirtti. Cisimlerin çapı ise yaklaşık 15 metreydi. Her bir uçan dairenin içinde, boyları yaklaşık 90 santimetre uzunluğunda, son derece iyi dokunmuş metalik giysiler giyen üç Dünya dışı varlık bulunuyordu. ROSWELL KAZASI MI? Belgenin devamında, uzaylıların test pilotlarının giydiğine benzeyen, siyah tulumlara konulduğunu belirtti. Adı karalanarak kapatılan bir muhbire göre, uçan daireler, New Mexico eyaletinde ordunun kurduğu çok güçlü bir radar tarafından tespit edildi. Bilgilere göre, radar, uçan dairelerin kontrol mekanizmasına müdahele edebiliyordu. Belgede, bu noktadan sonra, olay hakkında daha fazla değerlendirme yapılmadığı ifade ediliyor. Discovery News’e konuşan UFO araştırmacısı Nick Pope, 63 yıl önce kaleme alınan belgenin, ‘UFO’ların varlığını kanıtlayan en büyük delil olabileceğini’ belirtti. UFO Magazine ve UFO Hunters programının sunucusu Bill Birnes ise bildirinin ‘Roswell kazasının büyük bir delili olduğunu’ ifade etti. Haziran-Temmuz 1947’de New Mexico’nun Roswell kasabasında gerçekleştiği düşünülen UFO kazasında, Dünya dışı çok sayıda varlığın ele geçirildiği, aralarından hayatta kalan bir tanesinin de 51. Bölge olarak bilinen gizli uzay üssüne götürüldüğü öne sürülmüştü. “UFO VARLIĞINI KANITLAMIYOR” Her ne kadar UFO teorisyenleri bildirinin büyük bir delil olduğunu düşünse de, FBI böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. Gizli bir belge sınıfında olmayan ve 1970’lerden bu yana kamuoyuna açık olan belgenin ‘Roswell kazası’ olarak tarihe geçen olaya değinmediğine dikkat çeken FBI, belgede adı gizlenen muhbirin, aslında başka bir olaydan bahsetmiş olabileceğini ifade etti. Bu olay, Roswell’den bir yıl sonra, New Mexico’nun Aztec kasabasında yaşanan sahte UFO vakası olabilir. Aztec UFO kazasında, Silas Newton adlı kişi sahte bir kaza senaryosu hazırlamış, New Mexico’lu doktor ve UFO araştırmacı David Thomas bu sahtekarlığı ortaya çıkarmıştı. Sahtekarlığının ortaya çıkmasının ardından Newton, tutuklanarak hapse gönderildi. ABD’de UFO gözlemlerinin doruğa çıktığı 1940-1960’lı yıllara ait olan bildiri, hangi olaya değindiğini saklasa da, günümüze birçok tartışmaya kaynak olacağı kesin gibi.

2 Nisan 2013
için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

NaSA Mars’ta Yaşam belirtileri buldu

NaSA Mars’ta Yaşam belirtileri buldu

Mars’ta Yaşam Belirtisi

Deutsche Welle

NASA’nın verilerine göre, Mars’ta geçmişte yaşam olabileceğine dair bulgular mevcut

Haber: Mars'ta Ya%C5%9Fam Belirtisi

NASA’nın verilerine göre, Mars’ta geçmişte yaşam olabileceğine dair bulgular mevcut. Ancak uzmanlar henüz kesin bir sonuca varılmadığı konusunda uyarıyor. NASA’nın yedi ay önce Kızıl Gezegen’e gönderilen keşif aracı “Curiosity” önemli bulgulara ulaştı. NASA’dan yapılan açıklamada, robotun sondaj sırasında açığa çıkardığı kayaç tozunda gezegende geçmişte mikroskobik bir yaşam olabileceğine işaret eden bazı mineraller bulunduğu belirtildi. NASA’nın açıklamasında, ‘kayaç tozu analizinin, Kızıl Gezegen’de bir zamanlar hayat olabileceği ihtimalini ortaya koyduğu’ ifade edildi.

NASA yöneticisi John Grotzinger, “Bir zamanlar yaşam alanı olan bir bölge bulduk” dedi ve çok heyecanlı olduklarını belirtti. Fakat Grotzinger, mikroskobik ölçüdeki canlıların ne zaman Mars’ta yaşadığının veya yaşayıp yaşamadığının ise şu anda netliğe kavuşmamış olduğunu ifade etti. Bilim insanı, “Dünya’da yaşamın bulunduğu bir döneme denk gelip gelmediğini henüz söyleyemeyiz. Bütün bunların araştırılması gerekiyor” diye konuştu.

Alman uzmanlar da kesin sonuçlara varmak için henüz erken olduğunu ifade ediyor. Astronomi dergisi “Sterne und Weltraum”a konuyla ilgili açıklamalarda bulunan mineral uzmanı Tilmann Althaus, Mars’ta yaşama elverişli koşulların olabileceğine dair bulguların, Dünya’daki yaşamla karşılaştırılamayacağını söyledi. Uzman, karmaşık organik moleküllerin varlığına dair henüz hiçbir bulguya ulaşılmadığını kaydetti.

Mars’ta halihazırdaki çevresel koşulların ‘yaşam düşmanı’ olduğunu belirten Max-Planck Enstitüsü uzmanı Walter Goetz de bu nedenle orada bir zamanlar yaşamın mümkün olabileceğini düşünmenin çok heyecan verici olduğunu vurguladı.

Gri toz

NASA’nın araştırma robotu “Curiosity” şubat ayında mars yüzeyindeki sondajı sırasında kayaç tozu almış, tozun içerisinde kükürt, fosfor, azot ve kömür gibi mineraller tespit edilmişti.

Bu mineraller, yaşam oluşumunda büyük öneme sahip. Sonuçlara göre, kayacın önemli bir kısmı ise kilden oluşuyor. Kayaç tozunun, Mars’ın yüzeyinin ‘kızıl’ renginin aksine gri olduğu, buna minerallerin kimyasal tepkimeye girmesinin yol açtığı ifade edildi.

13 Mart 2013
NaSA Mars’ta Yaşam belirtileri buldu için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

21 aralık geyikleri

21 aralık geyikleri

gey5

 

Maya takvimine göre bugün kopacağı iddia edilen ‘kıyamet’te kurtulacak sayılı yerlerden olduğu söylenen Şirince’de nefesler tutuldu.

Saat 13.11’de kıyametin kopacağı efsanesi dilden dile dolaşıyordu. Şirince’de toplanan halk saat 13.11’i bekledi. TV kameralarına bakıp el sallayarak kıyameti bekleyen vatandaşlar ‘maya tutmayınca’ mutluluklarını birbirlerine sarılarak paylaştı.

 

21 Aralık 2012
21 aralık geyikleri için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Hafta sonu yağış varr

Hafta sonu yağış varr

Türkiye, yarın Karadeniz üzerinden gelecek yeni bir yağışlı havanın etkisine girecek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, halen yurdun büyük bir bölümünde etkisini sürdüren serin ve yağışlı hava kütlesi, hafta sonunda doğuya doğru hareket ederek, iç ve doğu bölgelerde etkili olacak.

Tahminlere göre, yarın sabah saatlerinde Marmara Bölgesi’nin doğu  kesimlerinden itibaren Karadeniz üzerinden gelecek yeni bir yağışlı havanın  etkisine girilecek.

Yağışlar, yarın Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, İç Anadolu’nun  doğusu, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu’nun batısı, Doğu Anadolu’nun güney ve  batısıyla yerel olarak İstanbul, Sakarya, Kocaeli ve Sinop çevrelerinde kuvvetli,

Malatya, Tunceli, Elazığ, Adıyaman ve Bingöl çevrelerinde çok kuvvetli;  pazar  günü ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi geneliyle Bingöl, Bitlis, Muş, Elazığ,  Malatya, Kahramanmaraş ve Tunceli’de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olacak.

Hafta sonunda yağışlar, Karadeniz’in iç kesimlerinin, İç Anadolu’nun  kuzeydoğusuyla Doğu Anadolu’nun kuzeyinin yüksek kesimlerinde karla karışık  yağmur ve kar şeklinde görülecek.

Yetkililer, kuvvetli yağışın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı can ve  mal emniyeti için vatandaşlarla ilgilileri dikkatli ve tedbirli olmaları  konusunda uyardı.

FIRTINA EN ÇOK BALIKESİR’DE HORTUM İSE ANTALYA’DA GÖRÜLÜYOR

Türkiye’de kuvvetli rüzgarlar ve fırtınalar en çok Balıkesir’de, en hızlı rüzgar da Tokat’ta kaydedildi. Çok azı kayıtlara giren hortumlar ise sırasıyla Antalya, Mersin, Hatay, Ankara, Zonguldak ve Ardahan’da gözlendi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre, Türkiye’de fırtına ve kuvvetli rüzgarlara bağlı olarak yılda ortalama 35 afet yaşanırken, bunlar özellikle kuzey Ege bölgesi ile batı ve orta Akdeniz’de gözleniyor. Bu dağılımda cephe sistemlerinin etkisi önemli rol oynuyor. Diğer bir deyişle gezici orta enlem siklonlarına (cephesel alçak basınç sistemleri) bağlı fırtınalar, meteoroloji kökenli yıkıcı doğal afetlerin en önemlilerinden biri olabiliyor.

Akdeniz havzasında yer alması ve etrafındaki denizler nedeniyle denizel, orografik yapısı ve denizden olan ortalama yüksekliği nedeniyle de karasal özelliğe sahip Türkiye’nin, ayrıca parçalanmış topografyası kısa mesafeler arasındaki yükselti farkını artırıyor.

Bunun için deniz-kara, dağ-vadi arasındaki ısınma farkından ortaya çıkan, alçak ve yüksek basınç yapılarına bağlı olarak oluşan, yerel ve süreli rüzgarlar, hemen her yerde ve her zaman görülebiliyor.

Türkiye’de, tropikal fırtınaların dışında, bazıları çok küçük boyutta da olsa hemen her tür fırtına; orta kuşağın cephesel siklonik fırtınaları, şimşekli gök gürültülü fırtınalar, tornadolar-hortumlar görülebiliyor.

Bu fırtınaların çok büyük bir kısmı, başka bir yerde oluştuktan sonra belirli bir yol katederek geldiklerinden, küçük ve orta boyutta olan fırtınalara dönüşürken, bunlar özellikle kışın daha sık görülüyor.

 

En hızlı rüzgar Tokat’ta esti

 

Kuvvetli rüzgarlar ve fırtınaların en çok görüldüğü iller sırasıyla Balıkesir, İzmir, Konya, Kayseri, Kars ve Elazığ olurken, çok azı kayıtlara geçmiş olan hortumlar ise sırasıyla Antalya, Mersin, Hatay, Ankara, Zonguldak ve Ardahan’da gözlendi.

Bugüne kadar ölçülen rüzgar hızlarında ise Tokat ilk sırada yer alıyor. Bu ilde 1 Ocak 1978 tarihinde saatte 176 kilometre hızla esen rüzgar kayıtlara geçti. Yakın zamanda ise Bozcaada’da, 22 Ocak 2004 tarihinde, saatte 162 kilometre rüzgar hızı ölçüldü.

DİYARBAKIR’DA SAĞANAK YAĞIŞ UYARISI

Valilik, bölgede etkili olması beklenen  sağanak yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgillierin dikkatli  ve tedbirli olmasını istedi.

Valilikten yapılan açıklamada, bölgenin 13 Kasım 2012 tarihine kadar  devam edecek yeni bir yağışlı havanın etkisine gireceği belirtildi. Yağışların  yarın öğle saatlerinden itibaren kuvvetli olarak devam etmesinin beklendiği  kaydedilen açıklamada, “Yaşanabilecek (yıldırım, dolu, yağış anında kuvvetli  rüzgar, su baskını, sel gibi) olumsuzluklara karşı ilgililerin dikkatli ve  tedbirli olması gerekmektedir. Diyarbakır’da 13 Kasım 2012 tarihine kadar sürecek  olan yağış miktarı (mm) 50-55 Kg/metre karedir” denildi.

9 Kasım 2012
Hafta sonu yağış varr için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad