Kandaki parazitleri telefonla görüntüleyin

Kandaki parazitleri telefonla görüntüleyin

Kandaki parazitleri telefonla görüntüleyin

CellScope sistemiyle bir damla kan videoya çekiliyor ve telefondaki uygulama kan örneğindeki parazitleri saptamak için herhangi bir hareket olup olmadığını tespit ediyor.

 

Kandaki parazitleri telefonla görüntüleyin

Science Translational Medicine dergisinde yayımlanan sonuçlar, akıllı telefonla Kamerun’da yapılan ilk küçük çaplı deneyler başarılı olunduğunu ortaya çıkardı.

Şimdi 40 bin kişinin bu yöntemle tahlilden geçirilmesi planlanıyor. Uzmanlar bu buluşun tropik hastalıkların belirlenmesinde önemli bir ilerleme sağlayacağını belirtti.

Nehir körlüğü ve fil hastalığı gibi parazitlerden kaynaklanan hastalıkların ortadan kaldırılması için daha önce yürütülen çalışmalar, tedavinin kimi kişilerde ölümcül sonuç vermesi yüzünden durdurulmuştu.

Tedavi yollarından biri olan ‘ivermectin’ adlı ilaç, yüksek düzeyde Loa loa solucanı; “Göz yüzeyine çıkabilen solucan” taşıyan insanlar için tehlike oluşturuyor.

Dolayısıyla hastaların önce taramadan geçirilmesi gerekiyor. Ancak bunun için yapılan tahlil uzun zaman alıyor ve laboratuvar cihazları gerektiriyor.

ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde son deneyleri yürüten ekip, kimi değişiklikler yapılmış akıllı telefonla tahlil sürecini otomatik hale getirdi.

10 Mayıs 2015
Kandaki parazitleri telefonla görüntüleyin için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Güzelliğiyle Baltacı Mehmet Paşa’nın uğruna Rus ordusunu imha etmekten vazgeçtiği söylenen Katerina : )))))

Güzelliğiyle Baltacı Mehmet Paşa’nın uğruna Rus ordusunu imha etmekten vazgeçtiği söylenen Katerina : )))))

kateri̇naa        kateri̇na-portre

katerina evladım olsan bağrıma basmam… baltacı bonzai’yi fazla kaçırmış sanırım yada yanlış gazozu içmiş haplarda karışmış olabılır başka bır ızahı yok bunun : ))))))))))))

 

 

 

 

Rusya’yı tarih sahnesine çıkaran Deli lakaplı Petro’nun eşi Katerina efsanesi..

Bataklıklara sıkışan Rus ordusunu imha olmak üzereyken araya giren Katerina’nın Baltacı’nın çadırında yaptığı görüşmede aşk yaşandıkları iddia ediliyordu

ve işte Güzelliğiyle Baltacı Mehmet Paşa’nın aklını başından aldığı söylenen Petro’nin eşi :))))))

Not: fotoğraflar gerçektir…

6 Mayıs 2015
Okunma
bosluk

Çocuk robot “iCub”un kardeşi “Nao” Anneme söyliyimde bana bundan alsın : ))))

Çocuk robot “iCub”un kardeşi “Nao”     Anneme söyliyimde bana bundan alsın : ))))

431790

ODTÜ’lü araştırmacılar, 3,5 yaşındaki bir çocuğun zeka ve hareket özelliklerine sahip çocuksu robot “iCub”la etkileşime girmesi için “Nao” isimli robotu programladı.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sinan Kalkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölümdeki araştırma grubunun “Nao” isimli insansı robotu programlayıp eğittiğini belirtti.

Dünyanın çeşitli üniversite laboratuvarlarında Nao ve benzer robotların bulunduğunu bildiren Kalkan, ODTÜ’deki araştırma grubunca Nao’nun diğer robotlarla etkileşmesinin ve insanlara yardım için çalışmasının sağlandığını ifade etti.

Şirin robot Nao’nun oturabildiğini, kalkabildiğini, dans edebildiğini ve konuşabildiğini aktaran Kalkan, ayrıca konuşulanları anlayabildiğini, çevresini kameralarıyla görebildiğini, futbol oynayabildiğini anlattı.

– İki insansı robot etkileşecek

Kalkan, Nao’nun yeteneklerini, AB projesi kapsamında ODTÜ laboratuvarlarında geliştirilen ve 3,5 yaşındaki bir çocuğun hareket ve zeka özelliklerine kavuşan “iCub” isimli çocuk robotla etkileşimi için kullandıklarını bildirdi.

Gelecekte günlük hayatta pek çok robotun olacağına, robotların sadece insanlarla değil birbirleriyle de etkileşeceğine işaret eden Kalkan, “ODTÜ laboratuvarlarında şu an biri Nao, biri de çocuk robot iCub olmak üzere iki insansı robot bulunuyor. Bu nedenle bu iki robotun birbiriyle etkileşimi çalışmalarını sürdürüyoruz” dedi.

Robot Nao ile çocuk robot iCub’un “kardeş” olacağını belirten Kalkan, şu bilgileri verdi:

“Çok güzel ve heyecan verici bir proje. Bu iki insansı robotumuz, birbirleriyle etkileşip birbirlerini algılayabilecekler. Aynı zamanda, insanları da algılayıp bir problemi beraber çözmeye çalışacaklar. Mesela farklı nesneleri bir yerden alıp bir yere götürme, raflardan alıp raflara yerleştirme gibi.

Robotlarımız kendi aralarında sohbet edebilecekler, görev paylaşımı yapabilecekler. Fiziksel özellikleri farklı olduğundan büyük nesneleri büyük robotun alması, küçük nesneleri küçük robotun alması gibi görev paylaşımları olacak. Robotlarımızın keşfederek öğrenmelerini sağlıyoruz. Bu konuda ender teknolojik olanaklara sahip araştırma laboratuvarlarından biriyiz.”

-Otistik çocukların eğitiminde kullanılacak

Nao’nun otistik çocukların eğitiminde kullanılabilmesi için TÜBİTAK’a proje başvurusu hazırlığında olduklarını kaydeden Kalkan, “Basit akademik matematiksel beceriler edindirmeden tutun da etkili iletişime kadar çeşitli beceriler, otistik çocuklara robotlarla daha rahat öğretiliyor. Bunun için psikolog ve özel eğitim merkeziyle ortak çalışmalar yürütüyoruz. TÜBİTAK projemiz kabul edilirse, bu konudaki araştırmalarımızı derinleştireceğiz” bilgisini verdi.

6 Mayıs 2015
Çocuk robot “iCub”un kardeşi “Nao” Anneme söyliyimde bana bundan alsın : )))) için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Atom altı parcacık diğer deyişle tanrı parcacığı

Atom altı parcacık diğer deyişle tanrı parcacığı

PARÇACIK FİZİKÇİLERİNİN SAKLADIĞI BİLGİ! CERN’de “ışık hızından hızlı bilgi hızı ve zamandan bağımsız foton telepatisi” bulundu ancak açıkça söylenemedi. Fiziksel amaç belli iken metafiziksel sonuç ilginç oldu.

CERN deneyleri ile ilgili bir açıklama geldi fakat eksik. Fiziğin teorisi alt üst olmak üzere çünkü “ışık hızından hızlı bilgi hızı ve zamandan bağımsız foton telepatisi” bulundu ancak açıkça söylenemedi.

Basına yansıyan bilgiye göre Gran Sasso bilim tesisindeki bilim emekçisi parçacık fiziği uzmanları, Albert Einstein’ın özel görelilik kuramını çökertebilecek bir açıklama yaparak ışıktan hızlı “nötrino” parçacıkları bulduklarını iddia ettiler.

Hızlı bir teorik hatırlama yapalım.

Kuantum sıçramasına göre enerji transferi bilgi transferi olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun gerçekleşmesi için atom altı parçacıklar devreye girer. İsviçre CERN’ de yapılan deneyde atom altı parçacığı olan kayıp halka bulunmaya çalışılmaktadır. Kayıp halkaya ulaşıldığında atom altı parçacıkların formülü bulunmuş olacaktır.

Nükleer enerji atom altı parçacıklardan sadece biridir, bütün atomaltı parçacıkları bir araya geldiğinde atom oluşur. Her atomaltı parçacık, ayrı bir enerji bandı oluşturur. Atom altı parçacık fiziğinde, asıl hedeflenen nokta ışık hızından daha hızlı giden parçacığı bulmaya çalışmaktır. Bunun içinde İsviçre’de Hadron çarpıştırıcısı deneyi gerçekleştirildi.

İsviçre’de CERN’de yapılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi için yerin 100 metre altında 27 km uzunluğunda 3.8 m çapında bir tünel açıldı. Bunun içerisinde özel helyum soğutuculu manyetik alanda kurşun iyonları kullanılarak fotonlar ışık hızına yakın çarpıştırıldı. Kara delik oluşturma ihtimali olan bu deneyin sonucunda atom altı parçacıklara ulaşıldı. Atom altı parçacıklardan bir tanesi oynatıldığı zaman atom enerjisi gibi bir enerji ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı güçlü enerji kaynağı bulmaktır.

Hadron çarpıştırıcısı deneyinde bir de foton telepatisi denilen bir durum ortaya çıkmıştır. CERN ’de yapılan deneyde inanılmaz bir olay gerçekleşti. Bu deneyin aynısı CERN’e 10 km uzaklıktaki bir yerde ve Chicago’da da bir merkezde yapıldı. Her 3 yerde de benzer foton üretilmişti. CERN’deki foton üzerinde çalışmalar yapılır ve hareket ettirilir. 10 km uzaktaki merkezde ve Chicago’da aynı deney yapılmadığı halde fotonun aynı anda ve aynı yöne hareket ettiği gözlemlenmiştir.

Atom altı parçacık fiziğinde 3 farklı yerde yapılan bu deneyde parçacıkların birbiriyle bağlantılı olduğu ve aralarında eş zamanlı ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır, aynı manyetik alanda olan parçacıklar binlerce kilometre ötede de olsa aynı hareket ederler. Atom altı parçacık fiziğinde, farklı yerde yapılan deneylerde, parçacıkların birbiriyle bağlantılı olduğu ortaya çıkarmıştır. Bu deney de ışık hızından daha hızlı bir hızın olduğunu ortaya koymaktadır.

Deney şöyle gerçekleşir: Lazerden çıkan ışık özel bir kristalden geçirilir. Bu kristalden geçerken foton ikiye ayrılır. Az enerjili iki foton üretilir. Diğer taraftan fotonun karşısına yarı yansıtıcı ayna konulur. Ayna da fotonun bir kısmı yansır bir kısmı da aynadan geçer. Bu deney yapılırken aynı anda diğer yerlerdeki fotonlarda aynı şekilde davranır.

Bu deneye kadar fiziğin tezine göre, hiçbir sinyal ışıktan daha hızlı gidemezdi. Işıktan daha büyük bir hız varsa fizik biter deniliyordu. Hiçbir sinyal ışıktan hızlı gidemez tezi altüst oldu. İşaretlenmiş fotonlar aynı anda aynı davranışı zamandan bağımsız olarak yapmıştır. Biri hangi yönde hareket ettiyse, diğerleri de aynı yöne dönmüşlerdir. Çok şaşkınlık uyandıran bu olaya inanılmaz deney denilmiştir.

Bu deneyden hareketle teorik fizikçiler, “Bilgi ışıktan hızlı gidiyor” tezini geliştirmişlerdir. Bu tez nedensellik ilkesini altüst etmiştir. Nedensellik ilkesinde bir sonuç nedene bağlı olarak ortaya çıkıyordu. Elektrik düğmesine basmayınca lamba yanmıyordu. Nedensellik ilkesi geçerli değilse, elektrik düğmesine basmadan, elektriği düşünerek lambanın yanması mümkün olacaktır. Şizofrenlerin söylediği “Düşünce ile elektriği yaktım” iddiasının bir bakıma deneysel olarak gerçekleşebileceğini gösteriyor.

Bilginin ışıktan hızlı gittiğinin anlaşılması üzerine bilgi iletim deneyleri yapılmaktadır. Teorik olarak yapılan bir astronot deneyi var. Bu deneyde bir ışık yılı uzaklıktaki gezegende bir astronot vardır. Dünyadaki bir laboratuvardan ona haber gönderilecek olsa ancak bir ışık yılı sonra oraya ulaşacaktır. Fakat fiber optik çember yapılıp fotonlar çember içerisinde döndürülür. Aynı sistem astronotun da yanında yapılır, orada da fiber optik tüpün içinde fotonlar döner. Bu iki cihaz beraber hareket ettiğinde, dünyadaki cihazın fotonlarının yönünü oynatarak haber gönderildiğinde bir ışık yılı uzaktaki astronotun yanındaki fotonların yönü değiştirilecektir. Astronot bunu gördüğü anda haber alacaktır. Bir mesaj geldiğini anlayacaktır. Sanki mors alfabesi gibi mesaj gönderilecektir. Artık bu teze göre teori kabul edilmiş ve hipotez haline gelmiştir. Kuantum uyumuna göre bir dil oluşturuluyor. (Ayrıntılı bilgiler wikipedia da mevcut)

Evrenin % 4’ü madde, % 96’sı karanlık enerjidir. Enerji olduğu düşünülmektedir ama görülmediği için karanlık diye tarif edilmektedir. Fotonlar gibi çalışmayan, ışıktan bağımsız bir enerjidir. Bilim adamları o karanlık maddeyi bulmaya çalışıyor. Evrenin % 96’sı şu anda bu karanlık maddeden salınım ve titreşim halindedir. Kuantum dinamiği içerisinde bunların hepsi dalga fonksiyonudur.

Atom çekirdekleri parçalanıp da, daha hızlı parçacık bulunduğunda o parçacığın tanımlaması yapılacaktır. Çünkü fizik ilk başladığında, ses hızının bittiği yerde fiziğin biteceği düşünülürdü. Daha sonra ışık hızının bittiği yerde fizik bitti denildi. Teorik fizik ve atom altı parçacık fiziği içerisinde de ışıktan daha hızlı parçacıklar bulunursa yeni bir fizik alanının ortaya çıkacağından bahsedilmektedir. Bir bakıma bu yaratılış fiziği olacaktır. Dünyada ışıktan hızlı giden parçacıklar (Nötrino veya Psikon) belki de ışınsal varlıkları, ruhsal enerjiyi, ruhu, melekleri, ruhanilerin varlığını bir enerji formu olarak göstermeye yarayacaktır.(Ayrıntılı bilgi, İnanç Psikolojisi Timaş Yay. 2009)

Nükleer enerji gibi yeni ve büyük bir enerji kaynağı bulup, insanlığın geleceği için kullanılabilir mi? Yoksa silah haline gelir mi? fiziksel amaç bu iken metafiziksel sonuç ilginç oldu. Bu sorularla birlikte araştırmalar devam ediyor.

Önce ruh yaratıldı diyen Kutsal metinleri artık bilim doğrulamaya başladı.

24 Mart 2015
Atom altı parcacık diğer deyişle tanrı parcacığı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet