Bir Çay Demleyelim

Bir Çay Demleyelim

Aşık olmak güzel,
Hele demini almış çay gibi ise tadına doyum olmaz.

bana

Neyi Görmek istersen onu görürsün hayatta, gerisi flu.

Ümit edersin, Sabredersin; Adı dua olur..
Özlersin, Sabredersin; Adı hasret olur..
Seversin,Sabredersin; Adı aşk olur..
Acıkırsın, Sabredersin; Adı oruç olur..
Susarsın, Sabrı Demlersin; Adı ÇAY olur..
İçenlere ŞİFA olur….

çay

Çayı dostla çok severim ben
Şöyle en demlisinden
Buğusu sohbete karışmışken
Gelmişten geçmişten
Konuşurken
Dünyanın en mutlu insanı ben
Gülümsediğim zaman
Benimle gülümseyen
En acılı anımda gözlerini ayırmadan
Gözlerimde nöbet tutan
Çayı dostla çok severim ben
Samimi, içten katışıksız
Çaydan çok dostu severim , canı severim ben….!

Ayşe Akdoğan

Sevdamızı demleyip içen insanlarız biz …
Zarar gelmez bizden ,
Bu yüzden çayın ve kitabın zekatını aşkla ödeyenlerdeniz…”

sıcak-bir-çay

Desen ki şimdi “Çay koydum soğumadan gel.” Dumanı tütmeden gelirim.

Benim şiirlerim çay kokar.
Düşlerimde sade sen…
Demlikte nefesin…
Bardakta gamzen

Cemal Süreya..

Ben seninle çay içmek istiyorum.
Seni duymak,
seni görmek,
seni bilmek,
seni yanımda hissetmek istiyorum.
Sana şiir okumak istiyoruM..
yazmaktan bıktım, usandım.
Ben artık yazıları sana söylemek istiyorum.
Küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum.
Sobanın yanında, seninle birlikte, üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına
bırakmak istiyorum.
Ben aslında sevmek değil, seninle yaşlanmak istiyorum…

Özdemir Asaf

aşkın-kalbimde-bir-çiçek

Dalıp giden insanlar olduk;
Çayın demine,
Yağmurun sesine,
Muhabbetin koyusuna,
Aşkın buğusuna…

Hava soğuk,
Umutlar uzak,
Demek ki,
Bugün de içimizi,
Çay ısıtacak…

“Çayın da derdi var.” dedi adam;
“Ateşler içinde yandığına göre,
Unutulduğunda soğuduğuna göre,
Bekleye bekleye acıdığına göre
Var bir derdi.”

Benim şiirlerim çay kokar,
Düşlerim sade sen,
Demlikte nefesin, bardakta
gamzen..
Sızılarım diner,uyur dertlerim,
Çayı sen demlersen..
Gelirsen çayımı seninle
bölüşürüm,
Gelmezsen ömür billah üşürüm

çay1

Kar ve Çay’ın buluşması;

Hüzün baz sanki biraz çay ve kar; biliyorlar birbirlerinde son olacaklarını..
Çay eritecek karı, kar soğutacak çayı…
Ve çay şöyle diyor, gelinliğini giymiş kara, ”Yan yana imkansız olsak da, birlikte tükenecek kadar gerçeğiz..!”

Seviyeli Sohbet için Tıkla 

Kara sevda 7. Bölüm Fragmanı

19 Kasım 2015
Okunma
bosluk

İki yarımı toplayınca bir etmiyor..

İki yarımı toplayınca bir etmiyor..

2

 Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı;

iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de
mutlu olamıyor.

Önce yalnızdık.

9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak
geldik.

Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi.
Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi
kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var dedik.

Korktuk.

‘Bunun sebebi ne?’ diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:

‘Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.

O yüzden eksiklik hissediyoruz’. Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?

Çocukken ‘yaşımız küçük’ diye düşündük. Her istediğimizi yapamıyoruz.

Kurallar, yasaklar var. Büyüyünce her şey yoluna girecek.

Büyüdükçe bir şey değişmedi.

Yine huzursuzduk. İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu:

‘Bir eksik var. Kafamız karıştı. Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?

Nasıl geçecek bu?

Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek. İşe girince geçecek.
Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek. Okulu bitirdik. Diploma aldık.

İşe girdik. Kartvizit aldık. Çalıştık. Para kazandık. Taşındık. Araba aldık.
Çalıştık. Eve yeni eşyalar aldık. Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik.
Kartviziti değiştirdik.

Daha çok çalıştık. Daha çok para kazandık. Çalıştık. Çalıştık.

Geçmedi.’Bir yerde bir eksik var’ hissi, hala orada duruyordu.

Bu sefer de ‘Sevgilimiz olunca geçecek’ dedik. ‘Yalnızlığımız sona erince bu
illetten kurtulacağız.

‘Beklemeye başladık.

Derken, biri çıktı karşımıza aşık olduk. Ve anında başka biri olduk.

Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri. Hesap cüzdanları, kartvizitler,

hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.

Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş kadar büyük sevgi ve
hayranlık gördük.

Sevgilimizin gözlerinde Tanrı’ yı gördük.

Işığı gördük.’Tünelin ucundaki ışık b u olmalı’ diye düşündük ‘kurtulduk’.

Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidiverdi.

Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi. Ya da başka birine aşık olduğunu
söyledi.

Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.

Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, sevişmemesine bahane bulmak
zorunda kalmamak için biz uyuduktan sonra yatağa gelmesinden anladık, bir
terslik olduğunu.

Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.

Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.

Şimdi her yer bomboş. Şimdi tekrar yalnızız. Başladığımız yere döndük.

Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık. Halbuki her şeyi denedik, her
yere baktık.

Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.

İçimize bakmadık.

Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.

Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.

Şaşıracak bir şey yok, tabii ki sevmedik.

Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk? Canımız yanmasın diye duvarların
ardına saklanır mıydık?

Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık? Terk edilmekten korkar mıydık?

Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.

Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.

İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.

‘Herkes beni sevsin’ diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor, herkes sevgisine
şart koyuyor, sınır koyuyor.

Oysa ‘kendime duyduğum sevgi bana yeter’ diye düşününce, kendimizi olduğumuz
gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.

Her şey bir oluyor. İşte o zaman perde aralanıyor.

Acı diniyor.

İşte o zaman başka `bir`i bir araya gelerek, hesabın kitabın, korkunun kaygının
hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine, gerçek bir sevgi yaratılabiliyor.

Sonsuz Sevgilerimle…

CAN DÜNDAR

13 Kasım 2015
İki yarımı toplayınca bir etmiyor.. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

yeniden Başlıyorum

yeniden Başlıyorum

noktalar sonlara konur.bense noktadan başlamak istiyorum bu gece ve nokta koyuyorum bu sessizliğin başına.nefes alıyor kalemim,sönük imgelerin yanında renk katmak için hayata.umutlar serpiştirmek adına yalnız kaldığını düşünen hayatlara.
ve noktaları başına koyuyorum seslerin sessizliğini bozmak adına.gülünç hataların yapıldığı istekli olmayan mecburiyeti anlatamayan insanlığı kolluyor kalemim.çabalayan özlemleri savunuyor…
ve inat damarı tutuyor kelimelerin,küfrediyor kalemim.noktaları başına koyuyorum devamı deliyor nefretlerin.yarım yamalak yaşanmış gerçekler,doğruluğu anlaşılamayan istekler itibarinde kesiliyor rüyalar.
ve noktaları başına koyuyorum melekler görmek adına.düşlediğim,ümit ettiğim,özlediğim ve sevdiklerim adına.
ve noktayı hayatımın başına koyuyorum daha güzel yaşamak adına…

KimSe.Sen.DegiL

KimSe.Sen.DegiL

20 Ekim 2015
yeniden Başlıyorum için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
  • Page 2 of 2
  • <
  • 1
  • 2
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet maltepe türbanlı escort maltepe escort maltepe escort bayan maltepe sınırsız bayan escort maltepe