14 Mart günün Önemi.

14 Mart günün Önemi.
14 mart tıp bayramımız kutlu olsun.
14 Mart 2019
Okunma
bosluk

Yüksek hızlı tren kazasından yaralı kurtuldu

Yüksek hızlı tren kazasından yaralı kurtuldu
Ankara’da bu sabah meydana gelen yüksek hızlı tren kazasından yaralı olarak kurtulan Gizem Çınar, Konya’ya iş gezisine gittiğini ifade ederken, kaza anını detaylarıyla anlattı. Çınar, 9 kişinin hayatını kaybettiği feci kazada yüksek hızlı trenin ilk vagonunda yolculuk yapıyordu. Çınar’ın kazaya ilişkin olarak ‘Emniyet kemerlerimiz takılı değildi’
Ankara’daki yüksek hızlı tren kazasından yaralı olarak kurtulan Gizem Çınar, felaket anını Sözcü gazetesine şöyle anlattı;
“Konya’ya yüksek lisans ve bir iş gezisi için gidiyordum. Yüksek hızlı trenin ilk vagonunda arka sırada yolculuk yapıyordum. Emniyet kemerlerimiz takılı değildi. Tren hareket etmiş ve hızlanmıştı ki 10 dakika sonra büyük bir gürültüyle yerimizden fırladık.
KORKUNÇ BİR GÖRÜNTÜYDÜ’
Ben koltuğa çok sıkı tutunmuştum. İçinde bulunduğum vagon büyük bir gürültüyle devrilip yan yattı. Korkunç bir görüntüydü. Herkes çığlıklar atmaya başlamıştı. Ben çarpmanın etkisiyle yaralandım.
İlk şoku atlattıktan sonra kurtulanlar vagondan dışarı çıkmak için vagonun camını kırdı ama dışarıda elektrik telleri her yerdeydi. Büyük bir korku yaşadık. Daha sonra vagondan yaralı olarak kucakta çıkarıldım. Hastanede ilk tedavim yapıldı. Burnum kırılmış ve ayağımda da ezilmeler var”
Gizem Çınar’la birlikte 9 kişin Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çınar yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi.
13 Aralık 2018
Yüksek hızlı tren kazasından yaralı kurtuldu için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Çay denizi

Etiketler:
Çay denizi

Çay, Osmanlı devrinde Rusya ve İran üzerinden ülkeye girdi. Rizeli işçilerin tek tek fidelerle başladıkları ekim, Cumhuriyet devrinin ilk evresinden başlayarak Doğu Karadeniz hattını çay deryasına döndürdü. Her sınıftan insanı buluşturabilen bu kırmızı, buharlı sıcaklık, “muhabbetin yoldaşı” oldu. 

İçtiğimiz her yudumda ülkemize gelmiş olmasına minnet duyduğumuz, saygıdan önümüzü iliklediğimiz bir içecek çay. Aslında genel olarak ona gerektiği değeri vermeme gibi bir alışkanlığımız vardır. Hele bir de çalışıyorsanız kendinize iyi bir çay yapacak vaktiniz kalmaz hiç.

Çay ilk olarak milattan önce 2737 yılında, Çin’de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmış. Zaman ilerledikçe çayı suyla bir araya getirip bir içeceğe dönüştürmüşler. İlk içilebilir halde kullanılması milattan önce 10. yüzyıla denk geliyor.

Etimolojik yani kelime kökeni olarak bugün kullandığımız çay kelimesi, bize Çin’in bir lehçesi olan Mandarin’den gelmiştir. Okunuş olarak “ça”, Latin harfleriyle yazılımı “cha” olan bu kelime, zamanla Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey ülkelerine kadar ilerlemiştir. Bu nedenle bu coğrafya içinde yer alan neredeyse tüm ülkeler çay kelimesini “çay” olarak okumaya devam eder.

Çin’de içilmeye başlanan ve artık diğer ülkelere yayılım gösteren çayın yolculuğu ilk dönemde: Kore, Japonya ve Vietnam üzerine olmuştur. İnsanlar bu ülkelerde çay içiyorken, çayın neredeyse bir diğer piri olan Hindistan’da çay hala medikal amaçlarla kullanılıyormuş.

Hükmettiği topraklardan kahveyi getiren ve tüm toprakları genelinde yeni bir kültüre ön ayak olan Osmanlı’nın çayla tanışma hikayesi, İstanbul’daki birkaç dükkanın çay ithalatı yapmasıyla başlamış. Çayın değerli ve güzel bir içecek olduğunun farkına varan Osmanlı, Sultan II. Abdulhamid döneminde Çin’den getirilen fidanları Bursa’ya ektirmiş ancak ekolojik nedenlerle burada çay yetiştirmek mümkün olmamış.

Yapılan araştırmalara göre Türkler’in çayla tanışıklığı aslında çok daha öncelere Orta Asya’ya dayanıyormuş. Hatta 12. yüzyıl bile diyebiliriz. Bir Kazan Kırım Türk’ü ve dil islahatçısı olan Abdül’l-Kayyum Nasıri’nin kitabı Fevakihü’l-Cülesa’da ilk çay içen Türk’ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu vurgulanmış.

8 Aralık 2018
Çay denizi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Songül Karlı’dan itiraf

Songül Karlı’dan itiraf

Songül Karlı, Kanal D’de yayınlanan 2. Sayfa programına konuk oldu.

Karlı eski eşiyle ilgili olay açıklamalar yaptı. “Ben o adamlarla ne yapmışım. Geçen her günüme acıyorum. Yalnızlık ne kadar da güzel bir şeymiş” diyen Karlı’nın açıklamalarından satır başları:

“Bir adamın haydut hırsız olmaması… Eşine, çocuğuna başkasının parasını yedirmemesi ne kadar güzel bir şey. Eski eşlerime bakıyorum da, çok güzel yaşıyorlar. Kaç aileye baktım bakın…Bir erkek bir kadını dövmemeli… Gücüne yakışmaz. Ama bir kadın da konuşurken erkeği o noktaya getirmemeli. Bizim kadınlarımız da artık eskisi gibi değil, susmuyorlar. Küfür ediyorlar. Aradaki o saygıyı yitirmemek lazım. Ben de şiddet gördüm. O bana vurdu, ben de ona vurdum.

Bizim durum başkaydı ‘çocuk yapmıyorum’ diye benim üstüme geldi. Ben ne yaptım? Küfür mü ettim? Hayır… Bazıları hırçın yaşamayı seviyor. Bazıları ben ona küfür edeyim, o bana küfür etsin…. Ben gideyim eve gelmeyeyim, gelince kadın beni beklesin şeklinde yaşamayı seviyor…

AYRILIK BANA ÇOK YARADI

İnsanlar zannediyorlar ki, ben sürekli estetikçideyim. 2-3 senedir botoks bile yaptırmıyorum.

Ayrılık bana çok yaradı. Bir kız grubumuz var. Bir gün hamam… Bir gün sinema… Bir gün çay kahve… Ay ben kendime neler yapmışım. Bir Allah’ın kulu da çıkıp ‘al bu çay da benden olsun’ demedi.

Vallahi… billahi… tillahi… bende bir ekmeği yoktur. 5 sene evli kaldık, 3 senesi eve almadım. Bende bir ekmeği yoktur…15 kez kapıdan eşyalarını tekmeleyip attığımı biliyorum.

GİDERKEN BENİ SIFIRLAYARAK GİTTİ

Metin Yüncü asla karşıma çıkmasın. 20 milyonumu ben alamazsam, Allah alacak. Ben inanıyorum… Onun bende bir lirası yok. Peki o inanıyor mu? O para ailesinden, eşinden, çocuğundan çıkmayacak?

Benim hayatımda bir şey bitince resetlerim ve biter. En köy köy gezip konser verdim, kazandım. Benim hayatımda hiç bir adama ev, araba aldırdığım olmadı…

Giderken beni sıfırlayarak gitti. Benim hala evimde masam yok. Adam benim arabamı satmış, gitmiş. Evime kaç kez haciz geldi? Beni kandırdığı isim kullanarak aldığı paralar var… Bakan dedi, MİT dedi, o dedi, bu dedi… Ben bakan diye baldızının kocasıyla konuşuyormuşum meğerse…

Uğur benden ayrılıp, Seda Sayan ile program yapınca kızmadım. Yapımcılar arası ‘Seda Hanım böyle bir teklif getirdi’ dediler. Ama o program için ben emek verdim. Benim çabaladığım programda Uğur kendini yürüttü… Ben düğünümü de o programda yapmak istemedim. 10 günde bir ayrılan kadın neden canlı yayında evlensin ki? Ben yapımcıları, onları bunları hepsini Allah’a havale ettim.

O program olmasaydı Metin Yüncü ile evlenmezdim. O canlı yayındaki nikahtan herkes karlı çıktı bir ben zararlı çıktım.”

7 Aralık 2018
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad