Aşk ile Arkadaşlık

Aşk ile Arkadaşlık

2mirc2-300x117

 

 Aşk ile arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.
Aşk bi tuhaftır bugün. Garip bir kibir vardır üstünde.
Arkadaşlık ise selam verir eski dostuna.
Aşk kendinden oldukça emin arkadaşlığa sorar:
-Ey arkadaşlık biz eski dostuz ama benim bir türlü anlayamadığım bir şey var ki sormazsam rahat edemeyeceğim. Ben senden daha sıcak ve içtenim öyle değil mi? Üstelik daha samimiyim. Sen niye varsın ki, yani buna sebep var mı?
Arkadaşlık bu suale çok şaşırır. Hiç böyle bir şey beklemez dost bildiği aşktan.
Aşk ise sorduğu sorunun ne etki bıraktığını düşünmez bile.
Bu soru üzerine cevap verir arkadaşlık:
Ahh dostum ahhh.Sebebi şu:
SEN ÇEKİP GİTTİKTEN SONRA ARKANDAN AKAN GÖZYAŞLARINI SİLMEK İÇİN…

20 Ekim 2015
Aşk ile Arkadaşlık için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı …

Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı …

Etkilenmemek mümkün değil..Ben etkilendim sizde etkileneceksiniz…

Cariye

www.kumsalchat.com

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor.

Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin umutsuz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye…

Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir yandan aşkının dayanılmaz baskısı, diğer yandan aradaki devâsâ farkın kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır:

“Derdi olan neylesin?”

Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:

“Derdi neyse söylesin.”

Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:

“Korkuyorsa neylesin?”

Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:

“Hiç korkmasın söylesin.”

Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han “Buyurunuz, sizi dinliyorum” deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle: “Efendim…” der. “Cariyeniz… Size…” ve cümlesini tamamlayamadan yığılıp kalır.

Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der:

“Gerçek aşkı şu cariyeden öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o yolda ölür.”…

29 Eylül 2015
Yavuz Sultan Selim ve Cariyenin Aşkı … için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Aşk..Entrika.. Savaş..TRUVA…

Aşk..Entrika.. Savaş..TRUVA…

 
Mitolojik kaynaklara göre Truva savaşları:
 
Yunan mitolojisinde Savaş Tanrısı Ares’in kız kardeşi Eris, fitne ve fesat tanrıçasıdır. Girdiği ortamlarda kavgaları ile tanınır. Uyumsuzluğu ile ortamı huzursuz ettiğinden davetlere katılması istenilmez.
 
Olympos’ta düzenlenen Peleus ile Thetis’in düğün törenine tüm tanrı ve tanrıçalar davet edilmesine rağmen, bozgunculuk çıkaracağı gerekçesiyle Eris davet edilmez. İntikam almak isteyen Eris, “en güzel tanrıçaya” verilmek üzere altın elmayı Zeus’a gönderir. Hera, Athena ve Afrodit arasında kalan Baş Tanrı Zeus, karar veremez. Eşi Hera’ya vermese karısının kıskançlığının farklı boyutlara ulaşacağını düşünürken, Hera’ya verirse diğer tanrıçaların gazabının farkındaymış. İşin içinden çıkamayınca Truva Kralı Priamos’un oğlu, Paris’i seçim yapmak üzere görevlendirilmiş. 
 
Paris’in görevlendirildiğini öğrenen tanrıçalar, gönlünü yapmak için elinden geleni yapmışlar. Hera kendi seçerse Paris’i Asya’nın hakimi yapacağını; Athena seçilirse savaşlarda yenilmezlik gücünü vererek kahraman ilan edeceğini; Afrodit ise dünyanın en güzel kadınını sunacağına söz verir. Hükümranlık, kahramanlık ve aşk arasında çelişen Paris, kararını aşktan yana kullanarak Afrodit’i en güzel seçerek elmayı ona uzatır.
 
Afrodit, Paris’e verdiği sözü tutarak dünyanın en güzel kadını olan Sparta Kralı Menelaus’un karısı Helen’i ayarlamış. Afrodit’in seçilmesine Zeus’un karısı Hera fena halde bozulmuş. Paris, Menelaus’un karısını kaçırarak prensi olduğu Truva’ya dönmüş. Karısının teslim edilmesini isteyen Menelaus’un teklifleri karşılıksız kalınca Sparta Kralı Menelaus, Akaları toplayarak Truva’ya savaş açmış. İki ordu arasındaki savaş rivayetlere göre on yıl kadar sürmüş
.

Altın elmanın uzatıldığı resim..

www.kumsalchat.com

Truva savaşı, Yunan mitolojisinde dönüm noktası olup tarih ve edebiyat alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Homeros’un, İlyada ve Odysseia adlı destanlarında, döneme ait geniş bilgiler yer alır. Yakın tarihimize dair belgelere daha sık rastlansa da uzak tarihler için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Truva savaşlarına dair kesin kanıtlar olmadığından bilinenler mitolojiden öteye gidemiyor. Yunanlı tarihçilerden Herodotos ve Thucydides, Homeros’un destanında yazılanları kabul etmişler. Mitolojik kaynaklara göre o zamanki adıyla Troya tepelik alan üzerinde kurulmuş, etrafı surlarla çevrili, denizi ekonomiye ve ticarete canlılık kattığından gözde yerleşim merkezlerinden.
 
Truva savaşına neden olarak Paris’in Helen’i kaçırması gösterilse de bölgenin ticaret ve ekonomisi nedeniyle bilhassa Akaların bu topraklar üzerinde ki emelleri de söylentiler arasındadır.  Sparta Kralı Menalaus, Truvaya savaş açmak istemese de istediği vaatlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle ağabeyinden yardım ister. Menalaus, Argos Kralı Agamemnon ile arası iyi olmasa da aile onurunun ayaklar altına alındığını söyleyerek kardeşini ikna eder. Argos Kralı, kardeşinin onurundan ziyade Ege’de kuracağı hakimiyetin hayaliyle kendine bağlı sömürge birliklerini Truva üzerine yönlendirerek kenti yağmalar…
20 Ağustos 2015
Aşk..Entrika.. Savaş..TRUVA… için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Sevgi Emek İster..Sabır İster…İşte Müthiş Bir Hikaye…

Sevgi Emek İster..Sabır İster…İşte Müthiş Bir Hikaye…

 

Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor: 
Karımı 1998’in sonbaharında kaybettim…
Yedi senelik evliliğimizin iki senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik. 
Karım, her evlilik yıl dönümümüzde ikimizin fotoğrafını çerçeveler, “Bunlar bizim hayatımızın gölgeleri” derdi.. 
Öldüğünde, yedi tane resmimiz vardı. 
97’nin bir gecesinde onu aldattım. 
Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim. 
Ölmeden iki hafta önce yine aynı şeyi tekrarladım. 
Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece “Biliyorum” dedi. İzmir’e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim. Fotoğraflarımıza bakıyordum yine… 
Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün fark ettim. A.R.K.A.S.I.N. 
Gerisi için yılları yetmemişti. 
Ama sanırım “Arkasına bak” yazmaya filan niyetlenmişti. 
Hemen çerçevelerin arkasına baktım. 
Hiçbir şey yoktu. 
Sonra bir şey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyor musunuz, her birinin arkasından bir mektup çıktı! 
Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler yazmıştı. 
1997’deki resmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.
Ve içinden şu sözler çıktı: 
“14 Mart 1997/ Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi baktı Söylemene gerek yok, biliyorum…” 
2002’deyiz. 
Onu kaybedeli 4, aldatalı 5 yıl oluyor. 
İçim acıyor şimdi. 
Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor.. 
Sana boş gözlerle bakıp seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et. 
Çünkü; Aşk sessiz, sevgi dilsizdir. 
Gerçekten de hissediliyor, yanında yakınında olmasa bile, kilometrelerce uzağında olsa bile, sevmesini bildikten sonra varlığı da yokluğu da hissedilebiliyor….

Kadınlar Hisseder..

www.kumsalchat.com

 

17 Ağustos 2015
Sevgi Emek İster..Sabır İster…İşte Müthiş Bir Hikaye… için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet ??- ??-