Demet Akalın’ın evinde hacz

Demet Akalın’ın evinde hacz

Şarkıcı Demet Akalın ve Okan Kurt’un Beykoz’da yaşadıkları villada dün haciz işlemi yapıldı. Alacaklı bir akaryakıt dağıtım şirketinin, Okan Kurt ve ailesine ait şirketlerin borcu nedeni ile yapılan haciz işleminin tutanaklarına ulaşıldı.Hürriyet’ten Dinçer Gökçe’nin haberine göre; saatler süren haciz işlemi sonrası kamyonlara yüklenen eşyalar arasında, tablolar, televizyonlar, klimalar ve koltuk takımları da yer aldı. Haciz işlemi sonrası Demet Akalın, 6 yıl önce evlendiği eşi Okan Kurt’dan boşanma kararı aldığını duyurdu.

Dün yapılan haciz işleminin gerisinde ise, Kurt Ailesi’ni ait Martaş Lojistik ve bağlı şirketlerin borçları yer alıyor. Bankalara ve piyasaya olan 150 milyon lirayı aşkın borç nedeni ile alacaklı konumdaki Turkuaz Petrol Ürünleri AŞ avukatları haciz işlemini geçen 6 Temmuz’da yaptı.

Tutanak altına alınan eşyalar villada çalışan K. B.’ye yeddi emin olarak teslim edildi.

Demet Akalın ise, bu haciz işlemine itiraz etti. İtirazın gerekçesini ise, haczedilen eşyaların Demet Akalın’a ait olduğu oluşturdu. Alacaklı şirket avukatı Mustafa Büyükbaş ise, haczin yapıldığı villayı Okan Kurt’un ofis olarak kullandığını, çeşitli kurumlardan gelen bir dizi evrağın bu adrese gönderildiğini tespit etti.

Demet Akalın’ın itirazını İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi karara bağladı. Mahkeme 6 Eylül’de verdiği kararda, Akalın’ın itirazını reddetti; haczin devamına karar verdi. Mahkemenin verdiği bu karar sonrası, dün yeniden villaya gidildi. Çilingir vasıtası ile gidilen villada daha önce tutanak altına alınan eşyalar kamyonlara yüklenerek yeddi emin deposuna konuldu.

11 Eylül 2018
Okunma
bosluk

Yargıtay’dan flaş ‘takı’ kararı

Yargıtay’dan flaş ‘takı’ kararı

Düğünde takılan takılar boşanma durumunda kadında mı erkekte mi kalacak? Yargıtay tartışmaya son noktayı koydu: Kim takarsa taksın, takılar gelinin…

 

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nun haberine göre, Yargıtay’ın 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) “Aksine anlaşma ya da o yöreye özgü örf-adet kuralı yoksa ziynetler de takı paraları da kadına aittir” diye karar verdi. Ortak içtihat ışığında, boşanma halinde, kadına ya da erkeğe, kayınvalide, hala, dayı kim takarsa taksın, bilezik, kolye, küpe, altın gibi “ziynet” eşyaları da nakit “takı paraları” da kadına verilecek.

Ortak içtihatı paylaşan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, “Düğünde takılan ‘ziynet eşyası’ ve ‘takı paraları’ hangi eşe takılırsa takılsın aksine bir anlaşma ya da örf ve adet kuralı olmadığı takdirde kadına ait sayılır. Yargıtay 2, 3, 6, 8. Hukuk ve HGK ortak içtihadı” değerlendirmesi yaptı.

Kararlar değişti

Aile mahkemelerinde bir süredir boşanma aşamasında açılan ziynet eşyaları ve takı paralarının iadesi davalarında, “Takı kime takılmışsa onundur. Kocaya takılmışsa, kocanındır” şeklinde kararlar çıkıyordu. Yargıtay’ın eski kararında, erkeğe takılan takılar erkeğin “kişisel malı”, kadına takılanlar da kadının “kişisel malı” sayılıyordu. Son olarak, Bursa’da boşandığı eski eşine dava açan bir kadın, düğün merasiminde takılan altınların kendisine iade edilmesini istedi ancak mahkeme bu eski kararlar ışığında kısmen kabul etti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi temyizde, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına “bağışlanmış” sayılacağına karar verdi ve “kadına aittir” kararına vardı.

3 Eylül 2018
Yargıtay’dan flaş ‘takı’ kararı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Milliyetçilik

Milliyetçilik

Her tavus kuşu mutlaka bir yumurtadan çıkar; ve tavus yumurtasından her çıkan, mutlaka tavus kuşudur; öyle amma, gaye, tavus yumurtasından çıkmış olmak değil, tavus kuşu olmaktır… İşte milliyetçiliğimizin tek ve kesafetli bir misal içinde mânâsı!

Tavus kuşu, sebepte değil, neticede tavus kuşudur; bu bakımdan tavus kuşunun şahsiyeti, geriye doğru mânâsız ve değersiz yumurta kırıklarında değil, ileriye doğru müstesna bir renk ve çizgi heyetindedir… İşte milliyetçiliğimizin tek ve kesafetli bir misal içinde ruhu!..

İsterse karga veya devekuşu yumurtasından çıkmış olsun, neticede bütün şartlariyle tavus kuşu olabilen her varlık, tavus kuşunun bütün hakkına maliktir… İste milliyetçiliğimizin tek ve kesafetli bir misal içinde kıymet ölçüsü!..

Demek ki biz, gerçek milliyetçiliği, geriye doğru değil, ileriye doğru, menba istikâmetinde değil, mansap istikâmetinde, tohum üstünde değil, ağaç, üstünde karar kılıcı bir anlayış ve görüşe bağlıyoruz.

Bu demektir ki, biz, tarih plânında fışkırışımıza zemin teşkil eden ırk ve toprak şartlarını geride bırakmış; her türlü ırk ve toprak hakikatine ilgili, fakat her türlü ırk ve toprak yobazlığına düşman, ileri bir görüş ve anlayış içinde milliyetçiyiz.

Amma yumurta olmazsa tavus olmazmış; varsın olmasın, bu zaruret bize hiçbir şey kaybettirmez. Dairenin bulunduğu her yerde mutlaka bir merkez bulunacağı, fakat her merkez bulunan yerde mutlaka bir daire bulunmayacağı gibi tavus, yumurtayı ihata ve ihtiva eder de, yumurta tavusu ihata ve ihtiva edemez.

Bizim milliyetçiliğimiz, belli başlı bir topluluğa ait madde ve kemmiyet hakikatlerinin mâverâsında, sadece ruh ve keyfiyet vâkıalarına bağlı, cevherini posasından süzen ve yalnız cevhere nisbet kabul eden bir telâkkiden ibaret.

Türk, bizim nazarımızda, belli başlı bir inanış, bağlanış, düşünüş, seziş, hatırlayış, duyuş, davranış ve bildiriş huşusiyetleri içinde, belli başlı bir iman, mukaddesat, tefekkür, tahassüs, hayal, hatıra, meşrep, eda ve lisan birliğinin ördüğü, tek nüshalı ve şahsiyetli bir ruh nescinden ibarettir; mutlak ve müstakil bir vâhit temsil eden bu ruh nescinin zarfı da Anadoludur.

Ya şu boyuna Türk ruhu,  dediğimiz şey nedir ki?.. Türk ruhu dediğimiz şey, iki vâhidin mecmuundan ibarettir: biri, onu kendi dışında olduran, öbürü de bu olan şeyi kendi içinde renklendiren, şekillendiren, seslendiren, kokulandıran, iklimlendiren iki vâhit…

Vâhitlerden ilki, Türkün duygu ve düşünce mihrakında pırıldayıcı mutlak ve müstakil iman ışığı, ikincisi de bu ışık etrafında, hususî ve mahallî, bütün bir tahassüs ve tefekkür seciyesidir.

Vâhitlerden ilki, ırk ve kavim seviyesinin üstünde, bütün insanlar çapında ve hâkim; öbürü de yalnız ırk ve kavim kadrosunda ve tâbidir.

Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son zamanlarda gerçek delâletinden kaydırılıp kavmiyet mânasına kullanılmaya başlayan milliyetçilikten anladığımız, bir zarf işi olmaktan ziyade bir mazruf işi; ve mazruftaki dünya görüşüne, insan, cemiyet ve kâinat telâkkisine bağlı bütün bir tahassüs, tefekkür, eda ve ifade kadrosu işçiliğidir.

Bu ruhî ve kadronun ırkî plânda kendi maddesine karşı sevgisi, ancak belli başlı bir vâhidin doğurduğu böyle bir ruha yataklık etmekten ibaret ve yalnız bu kayd ve şartla sınırlıdır.

İşte bizim milliyetçiliğimiz; İslâma bağlı Türk ruhunun, bu mutlak kadro içinde Türk duygu ve düşünce hususiyetlerinin milliyetçiliği!.. Ve işte cihan ölçüsünde milliyetçilik!..                                                                                                                                                        Milliyetçilik
Necip Fazıl Kısakürek

1 Eylül 2018
Milliyetçilik için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

2018’de maaşlara gelecek zam belli oldu!

2018’de maaşlara gelecek zam belli oldu!

Korn Ferry Hay Group’un Türkiye’de bin 578 şirketin katılımıyla gerçekleştirdiği Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre 2018 yılında maaşlarda yüzde 10 artış bekleniyor.

2018'de maaşlara gelecek zam belli oldu!

Global insan kaynakları ve organizasyonel danışmanlık şirketi Korn Ferry Hay Group’un her yıl gerçekleştirdiği  “Ücret ve Yan Haklar” araştırmasının sonuçlarına göre, 2018 için özel sektörde öngörülen maaş artış oranı yüzde 10 oldu.
Türkiye ekonomisinin önde gelen yerli ve yabancı bin 578 şirketinin insan kaynakları yöneticileri ile birebir görüşmelerle topladığı güncel veriler baz alınarak gerçekleştirilen araştırmasının sonuçları; yerli ve yabancı şirketlerin bu yıl aynı oranda maaş artışına gideceğini ortaya koydu.  

EN YÜKSEK ARTIŞ ENERJİDE

Katılımcılarının yüzde 61’i ulusal, yüzde 39’u ise uluslararası şirketlerden oluşan ankete göre son yıllarda yatırımların arttığı enerji dağıtım ve perakende yüzde 11,7 ile en yüksek zam oranını yakalayacak sektör.

2018

Savunma sanayi, petrokimya ve gaz, lastik üretimi, madencilik ve liman da Türkiye ortalamasının üzerinde zam yapmayı planlayan sektörler oldu.
Emeklilik-hayat sigortası ve çağrı merkezi sektörleri ise yüzde 9 oranındaki artışla Türkiye ortalamasının altında kaldı.

KURDAKİ DEĞİŞİM VE ENFLASYONUN ETKİSİ

Ferry Hay Group Bilgi Hizmetleri Müdürü Ersin Yıldırım, ücret yönetiminde özellikle kurlardaki değişim ve enflasyonun çift hanelere ulaşması nedeniyle bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak sektörler arasında baz ücret artış bütçesinde belirgin farklılaşmanın olmadığına dikkat çekti.

Baz ücret artışlarında marjinal olarak farklılaşmayan şirketlerin performans yönetimine ve buna bağlı olarak çalışanların kariyer gelişimine ve prim sistemlerine odaklanmayı planladıklarını vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu:

“Geçmiş yıllarda sektörler arasındaki ücret artışına ayrılan bütçeler yüzde 5 ile yüzde 10 arasında, daha net ifadeyle iki kata kadar değişirken bu yıl bu dağılımın yüzde 9 ile 12 arasında olduğunu gözlemlediğimizde sektörler arasındaki temel ücret farkların azalacağını öngörebiliriz. Buna ek olarak içinde bulunduğumuz dönemde yönetim kurullarının ana önceliği olan karlılığı destekleyecek şekilde, insan kaynakları politikalarında performans yönetimine daha fazla önem verileceğini ekleyebiliriz.”

16 Kasım 2017
2018’de maaşlara gelecek zam belli oldu! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad