Ip tıklayarak Zline atma

Ip tıklayarak Zline atma

on *:snotice:*Client connect*: { if (!$window(@ipuyari)) window @ipuyari var %` = $+(%,ip!,$remove($gettok($10,2,64),$chr(41))) | inc -e $(%`,1) echo @ipuyari $+($(%`,2),$chr(46)) giriş $+(IP!,$gettok(%`,2,33)) Zline atmak için ip’ye tıklayabilirsin. } on ^*:hotlink:*:@ipuyari: { return } on *:hotlink:*IP*:@ipuyari: { var %tip $numtok($hotline,33) | .gzline $+(*@,$gettok($gettok($hotline,%tip,33),1,32)) on *:join:#:hinc -m iplogg $gettok($wildsite,2,64) on *:quit:hinc -m iplogc $gettok($wildsite,2,64) on *art:#:hinc -m iplogc $gettok($wildsite,2,64) on *:kick:#:hinc -m iplogc $gettok($wildsite,2,64

Remote ekleme bilgileri

21 Kasım 2015
Ip tıklayarak Zline atma için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Limon Kabuğu İle Cilt Temizliği.

Limon Kabuğu İle Cilt Temizliği.
Limon mucizesi

www.kumsalchat.com

Eğer cildiniz yağlıysa her zaman sivilce problemleriyle uğraşıyorsunuz demektir. Yağlı ciltlerin en iyi tarafı ise yaş ve yıllara rağmen kuru ciltlere oranla yaşlanmamasıdır.

Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. O yüzden yağlı ciltli insanların tamamen cildi kurutacak malzemeler kullanmaması lazım. Yağlı bir cilde sahip
kadınlar bunu genellikle cildin dayanıklı olması ile özdeşleştirirler ama değildir.

O halde yapmamız gereken nedir ? diye sordugunuzu işitiyor gibiyim…Yapmamız gereken şudur;Yağlı cilt için iki limonun kabuğunu soyun. Suyun içine koyun ve yarım saat bekletin. Sonra robotta kabukları püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize sürüp 10 dakika sonra suyla yıkayın.Mucizeyi göreceksiniz…Sağlıklı Ciltler 🙂

11 Kasım 2015
Limon Kabuğu İle Cilt Temizliği. için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Narın faydaları ve demir eksikliği

Narın faydaları ve demir eksikliği

Kıymetini bilmediğimiz gıda maddelerinden biri de NAR… Kabuğundan çekirdeğine, tanesinden şurubuna kadar her yönüyle bir şifa kaynağı olan narın en bol bulunduğu mevsimi yaşıyoruz. Halk kültürümüzde, manilere ve muammalara konu olan nar, nedense mutfağımızda ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarımızda hak ettiği yeri alamamıştır.

Oysa, antioksidanlar yönünden son derece zengin olan nar, bu özelliği ile vücudumuzu kansere karşı bir kalkan gibi korumaktadır. Ayrıca kalp, mide ve sindirim sistemimiz için de son derece yararlı bir meyvedir.

10 bardak yeşil çaya bedel
Bol miktarda potasyum ve C vitamini içeren nar, kansere karşı koruyucu antioksidanlar yönünden de oldukça zengindir. Nar suyundaki antioksidan miktarının, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre kat kat fazla olduğu belirtiliyor. Mesela;1 bardak nar suyu, 10 bardak yeşil çaya, 4 bardak kızılcık suyuna ve 3 bardak portakal suyuna eşit miktarda antioksidan madde içermektedir.

Vücudu, özellikle de kalbi güçlendiren nar, mide ve bağırsak bozukluklarında büyük yarar sağlıyor. Kabukları kaynatılarak içildiğinde bağırsak kurtlarını düşürüyor, ishali kesiyor. Vücudu zayıf olanlara da direnç veriyor. Ayrıca bir çay bardağı suya 2 kaşık nar ekşisi koyup içildiğinde mide ağrılarına ve bağırsak bozukluklarına çok iyi geliyor.

Potasyum deposu
Biliyorsunuz; başta aşure ve güllaç olmak üzere birçok tatlının üzerine serpiştirilen nar, hem görüntü hem de lezzet açısından nefis olmaktadır.

Narın besin değerine gelince:
Yağ ve proteinin hemen hemen hiç bulunmadığı nar, tam bir potasyum deposudur. 100 gram narda, 250-300 mg. potasyum bulunmaktadır. Aynı miktarda narın kalori değeri ise 63 mg’dır. Ayrıca; 0.5 gr. protein, 8 mg. fosfor, 3 mg. kalsiyum, 0.3 mg. demir, 3 mg. sodyum, az miktarda A vitamini, 0.03 mg. B1 vitamini, 0.03 mg. B2 vitamini, 0.3 mg. B3 vitamini ve 4 mg. C vitamini bulunmaktadır.

Bereket sembolü
Eski zamanlardan beri bereketin ve bolluğun sembolü olarak kabul edilen narın anavatanının Kuzey Afrika, Batı Asya ve Akdeniz ülkeleri olduğu tahmin edilmektedir. Bugün Amerika’dan Japonya’ya Afrika’dan Kafkaslara kadar her tarafta yetiştirilmektedir. Tarihi kaynaklarda, Fenikeliler ve Mısırlılar tarafından büyülü ve kutsal olarak kabul edilen narın ayinlerde kullanıldığı yazılmaktadır.

Osmanlı dönemine ait “Tababet” kitaplarında ise nar, endişe ve huzursuzluğun en önemli ilaçlarından biri olarak yer almaktadır. Ve yine o dönemlerde, ziyafet sofralarının sonunda, hazmı kolaylaştırsın diye nar suyu ikram edildiği yazılmaktadır.

Birçok derdin devası olan meyve
Mideyi kuvvetlendirmede ve vücuttaki zehirli toksinleri atmada önemli katkısı olan nar, meyve olarak yenmesinin yanında pekmezi ve şerbeti yapılır, reçel olarak tüketilir, öz suyu çıkarılarak içilir. Kısacası şifa kaynağıdır. İşte faydalarından bazıları:

Bağırsak tenyası:
Nar ağacının kökünün kabukları ya da nar meyvesinin kabukları, kaynatılıp balla tatlandırılarak sabah aç karnına içilirse, ihtiva ettiği pelletlerinler parazitleri öldürür.

İshal:
Nar meyvesinin kabukları kaynatılıp, balla tatlandırılarak soğuk olarak içilmesi ishale iyi gelir.

Kusma ve mide bulantısı:
Ekşi nar veya ekşi nar pekmezi yenmeye devam edilir.

Ağız yarası:
Ekşi nar suyu balla tatlandırılarak, ağız gargara yapılır.

Mide iltihabı:
Her gün düzenli olarak ekşi nar pekmezi balla tatlandırılarak aç karnına yenir.

Hazmettirici:
Nar yemeklerden sonra yenirse yemeği hazmettirir.

Mide kuvvetlendirici:
Narı veya içindeki beyaz etli kısmı yemek mideyi kuvvetlendirir.

Diş etlerini kuvvetlendirici:
Nar ve nar kabuğu devamlı yenmeye devam edilirse diş etlerini kuvvetlendirir.

Kalp çarpıntısı:
Nar suyu içmek kâlp çarpıntısını giderir.

Yara ve iltihaplar:
Nar pekmezi yaralar ve iltihaplara sürülür.

Prostatın kansere dönüşmesini önler
Amerikalı bilim adamları, nar suyunun prostat kanseriyle mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Wisconsin Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Hasan Mukhtar başkanlığındaki ekibin yaptığı araştırmada, nar suyunun kanserin ilerleme hızını yavaşlattığı, nar suyu miktarı arttıkça yavaşlamanın daha da belirgin hale geldiği tespit edildi. Mukhtar ve ekibi, insanlardan alınan prostat kanseri hücreleri üzerinde laboratuvarda yaptıkları deneylerde nar suyunun olumlu etkisini gözlemlediler. Daha önce yapılan araştırmalarda da; antioksidan yönünden zengin olan narın, ciltteki tümörlerin büyümesini yavaşlattığı belirlenmişti.

Kalp ve damar sağlığının hizmetinde
Kalbinizin sağlığını korumayı elbette istersiniz. Uzmanlar, kalp sağlığının korunması için neler yapılması gerektiğini sık sık hatırlatıyorlar. Bizim de size küçük bir tavsiyemiz olacak. Her gün bir bardak taze sıkılmış nar suyu için. Narın geçmişi neredeyse insanlık tarihi kadar eski. En önemli özelliği ise damarlarda biriken yağ parçacıklarını eritip yok etmesi. Bunun için her gün bir bardak nar suyu yeterli olacaktır. Dahası narın antioksidan deposu olması kalp hücrelerinin sağlıklı kalması konusunda da önemli rol oynuyor. Narın suyunu içmek yerine tanelerini de yiyebilirsiniz. Kısacası kalbinizin hatırı için narı mutfağınızdan eksik etmeyin.

Gribe doğal çözüm

Havaların soğumasıyla birlikte grip hastalığı konusundaki uyarılar da başladı. Bu uyarıcılar kervanına biz de katılalım… Grip, sonbahar ve kış aylarında salgınlar yapan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle seyreden grip, 40 dereceye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas, baş ağrısı ve aşırı halsizliğe yol açar. Bunun yanı sıra burun tıkanıklığı olmadan akıntı ile kuru ve uzun süreli öksürük görülür.

Soğuk algınlığı, nezle, öksürük ve grip gibi rahatsızlıkların arttığı bu mevsimde, vücut direncini doğal yollardan artıracak ve enfeksiyonlarla mücadelede vücuda yardımcı olacak bir beslenme şekli uygulamalıyız. Bunun için özellikle C ve E vitamini yönünden zengin besinlere ağırlık vermeliyiz.

C vitamini; soğuk algınlığına karşı vücut direncini artıran güçlü bir antioksidanlar içermektedir. Bu sebeple C vitamininin bol bulunduğu limon, portakal, domates, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber, kırmızı lahana, karnabahar, kereviz, yeşil pancar yaprağı, kuşkonmaz, fasulye, bakla, bamya, turp, tere otu, taze soğan, börülce, bezelye, sarımsak, pırasa, pazı, yer elması, karpuz, çilek, ayva, elma ve muz gibi sebze ve meyveler bol bol tüketilmelidir.

E vitamini de, güçlü bir antioksidandır ve C vitamininin etkisini artırır. Sebze yağları, hububatlar, hurma, marul, sığır eti, tereyağı, ceviz, yer fıstığı, yumurta sarısı, balık, kasaplık hayvanların iç organları E vitamini yönünden zengin besinlerdir.

Şifalı formüller
Gribe ve soğuk algınlığına karşı kolayca uygulayabileceği şifalı formüllerden de yararlanabilirsiniz. İşte bunlardan birkaçı:

* Bir litre suya bir kahve fincanı kuru papatya, bir çorba kaşığı nane ve bir çorba kaşığı kekik konur. 10-15 dakika kaynatılır. Kaynama sırasında çıkan buharı solunur. Demlendikten sonra süzülür. Elde edilen çay, sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 defa sıcak sıcak içilir. Gerekirse şeker veya balla tatlandırılabilir.

* Her öğlen, bir tane mandalina, kabuğu soyulmadan fırında pişirilir. Soyulmadan, sıcak sıcak yenir.

* 4 bardak suya 3 çorba kaşığı kuru nane ve bir limonun kabukları konur. Kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer su bardağı sıcak sıcak içilir.

Demir eksikliği zeka düzeyini düşürüyor
İngiliz bilim adamları, özellikle kız öğrenciler arasında yaptıkları araştırmalarda, vücuttaki demir oranının IQ (İntelligence Quotient) testi sonuçlarını etkilediğini tespit etmişler. 11-18 yaş grubu genç kızlar arasında yapılan araştırmalarda, vücutlarında demir seviyesi normal olanlar, düşük olanlara göre daha yüksek zeka örneği göstermişler ve derslerinde başarılı olmuşlar. Bilim adamları, çok az miktarda demir eksikliğinin bile, zeka düzeyini düşürdüğüne de dikkat çekmişler.

Yetişme, gelişme çağındaki gençler… Bu satırları okuduktan sonra niçin bol bol süt, peynir, yoğurt, sebze, meyve ve mısır yemeniz gerektiğini anladınız herhalde.

Gençler, derslerinizde başarılı olmak ve zekâ düzeyinizi yükseltmek istiyorsanız bol bol yoğurt, peynir, süt, meyve, sebze ve mısır yemeniz gerekiyor. Niye mi?.. Çünkü vücudumuzun en önemli yapı taşlarından biri olan demir eksikliğinin; gençlerde, özellikle de 11-18 yaş grubundaki genç kızlarda zeka ve başarı düzeyini düşürdüğü belirlenmiş.

www.kumsalchat.com

www.kumsalchat.com

4 Kasım 2015
Okunma
bosluk

Kurban Kavurması Nasıl Yapılmalı?

Kurban Kavurması Nasıl Yapılmalı?
KAVURMA

www.kumsalchat.com

Yaklaşan Kurban Bayramının gelmesi sonucu sofralardan eksik olmayacak olan Kurban kavurması nasıl yapılır?Hepsi ve daha fazlası  detaylarla birlikte sizlerle…

Et Bir Gün Dinlendirilmeli:Kavurma ikramının bayramın ilk gününde itibaren başladığını, bu nedenle etlerin dinlendirilmesine fırsat bulunamadığını anlatan Uzmanlar, Kuzu ve dana kavurmanın lezzetli ve yumuşak olması için etin bir gün dinlendirilmesi gerektiğini önermişlerdir.

Etler Önce Harlı Ateşte “Mühürlenmeli”:Öncelikle bir süre ısıttığımız tavaya etin kendi iç yağını koyuyoruz.Yağ bir süre eridikten sonra kuzu etini tavaya alıyoruz ve etleri yaklaşık 7-8 dakika harlı ateşte pişiriyoruz. Biraz kavrulduktan sonra etin lezzetini ve besin değerini artırması için tüm bir soğan koyuyoruz. Soğanı doğramıyoruz çünkü kavurma uzun sürede pişeceği için dağılacaktır. Tüm soğan, hem kokusunu hem de lezzetini ete verecektir. Et yemeklerinde tuz ve baharatlar en son eklenmelidir. Tuz eti sertleştirebilir ve suyunu çektirir. Etimizi harlı ateşte biraz kavurduktan sonra ocağın altını biraz kısıyoruz. Sonrasında acıyı seviyorsak biraz pul biber ve defne yaprağı ekliyoruz. Defne yaprağı hem kuzunun kokusunu alacaktır hem de lezzetini artıracaktır. Biraz da kekik ekliyoruz. Etimizi altı kısık yumuşayana kadar pişiriyoruz. Bayram kavurmamız servise hazır hale geliyor.

Dana Kavurmanın İyi Pişmesi İçin 1 Bardak Su Konulmalı:Dana etlerimizi biraz kavurduktan sonra içerisine 1 bardak su ekliyoruz. Dana etinin pişme süresi daha uzundur. O nedenle su eklemek gerekiyor..

Şimdiden afiyet olsun…. İYİ BAYRAMLAR…:))))

22 Eylül 2015
Kurban Kavurması Nasıl Yapılmalı? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet