baş ağrılarının yüzde %75 susuzlukdan

baş ağrılarının yüzde %75 susuzlukdan

 

baş ağrıların % 75 susuzlukdan

Baş ağrılarının büyük çoğunluğunun farkına varılmamış olsa da susuzluktan kaynaklandığını söyleyen Dr. Sinan Akkurt, “Doğru nefes alıp verdiğinizde vücutta fizyolojik denge sağlanabilir. O zaman da baş ağrılarını hafifletme şansımız olur. Bununla birlikte öfke, kızgınlık, kaygı gibi psikolojik nedenli baş ağrılarında doğru nefes teknikleri uygulandığında kişi sakinleşir, baş ağrısı kesilebilir” dedi. Dr. Akkurt, baş ağrılarında ilaçtan önce 7-1 nefes tekniğine başvurulmasını önerdi.

“Anksiyete, panik atak gibi şikayetlerde de yavaş nefes alarak rahatlama, sakinleşme sağlanabilir. Adrenalin, bilindiği gibi kaygı, korku gibi durumlarda artar; yavaş nefes alıp verdiğimizde adrenalin salgısı da azalacaktır” diyen Dr. Sinan Akkurt, “Tabii ki tek başına nefes teknikleri ile psikiyatrik rahatsızlıklar tedavi edilebilir demiyorum, sürece destek olur diyorum. Şu anda başınız ağrıyorsa 7-1 nefes tekniğini uygulayabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Dr. Akkurt, önerdiği 7-1 nefes tekniğinin özellikleri ve uygulanışını şöyle özetledi: “Özellikle sakinleşmek amacıyla uygulanır. Baş ağrısı, panik atak, anksiyete gibi rahatsızlıklarda şikayetlerin azalmasına katkı sağlayabilir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek olur. Kronik yorgunluk sendromunu engelleyebilir. Nefesi alış ile veriş süresini eşitlememiz gerekir. 7’ye kadar sayarak nefes alınır, 1 saniye beklenir (nefes tutulur), 7’ye kadar sayarak nefes verilir.”

Günlük hayatımızda doğru nefes almıyoruz

Doğru nefes alındığında akciğerlerin tam kapasite ile çalıştığına dikkat çeken Dr. Akkurt, “Nefes almayı solunum yapmak; çoğunlukla ağzımızdan hava alıp vermek olarak biliyoruz. Oysa doğru nefeste, burundan çekilen hava karnı şişirir. Doğru nefeste diyafram, karın kasları gibi akciğerimizi çevreleyen kasların da çalıştırılması sağlanır. Özellikle diyafram kasıyla derinlemesine solunum yapılmalıdır. Derin bir burun solunumu alınır, karın şişirilir. Karın solunumu, akciğerlerimizin tam kapasite ile çalışmasını sağlayacak bir yöntemdir. Yeni doğan bebekleri gözünüzün önüne getirin; onlar nefes alırken karnı şişer ve burun kanatları hafif oynar. Doğuştan doğru nefes yeteneğiyle doğuyoruz, ancak sonradan işin kolayına kaçıyoruz” dedi.

20 Nisan 2016
baş ağrılarının yüzde %75 susuzlukdan için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

migren nedir?

migren nedir?

migren nedir?

Başı ağrımayan insan sayısı çok azdır ve toplumun %2 lik bir kısmını oluşturmaktadır. Herkes hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çeker. Fakat nedeninin kötü bir vaka olması (beyinde tümör, felç) çok nadirdir. Migren ise hayatı tehdit eden tehlikeli bir hastalık değildir. Genelde ataklar halinde ortaya çıkan, kafanın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Ataklar 4 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Bu ataklar sırasında baş ağrısının yanısıra bulantı, kusma, normal ışık ve sesten rahatsız olma gibi şikayetler de görülebilir.

Migren artık sinirsel(nörolojik) bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Beyinde bulunan bazı kimyasal maddelerin (serotonin gibi) azalması ya da etki göstermemesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kişi karanlık, sesten uzak bir odada uyumak ister. Günlük yaşamı engelleyen bir durumdur. Tedavi edilebilir.

MİGREN KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Migrenin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerdekinin üç katıdır. Bu farklılığın sebebi kadındaki hormonal değişikliklerdir. Hastaların çoğunda atak 40 yaşından önce ortaya çıkar. Bu da genelde ergenlik çağına denk gelir. 50

yaşının üstünde birinde migren başlama ihtimali zayıftır. Kadınlarda çoğunlukla orta yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

NİÇİN MİGREN HASTASI OLURUZ?

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beyin kandamarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişiklikleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına yol açabilir. Genetik (aileden gelen, kalıtsal) faktörler konusunda çalışmalar sürmektedir. Annesi ya da babası migren hastası olan birinin migren hastası olma ihtimali %40 dır. Hem annesi hem babası migren hastası olan birisi %75 oranında migren hastası olabilir ki bu çok yüksek bir ihtimaldir.

13 Nisan 2016
migren nedir? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

polen alerjisi

polen alerjisi

polen alerjisi

otlar da alerjiye neden olan polen çıkartmak konusunda paylarına düşeni yapmaktan geri kalmazlar. Rahatsızlık meydana getiren ot türleri çeşitlidir. Çoğu ağaçlar, problemlere yol açabilecek polenler çıkarırlar. Bunlar arasında meşe, karaağaç, kavak, diş budak, kuşağacı, akçaağaç, ardıç ağacı sayılabilir.

Havadaki polen miktarı hava şartlarına bağlıdır. Sıcak, kuru ve rüzgârlı günler, polenin su ile yere indiği rutubetli, yağmurlu günlere kıyasla daha çok poleni havaya karıştırır. Çoğu polen parçacıkları o kadar küçüktür ki, hava ile açık pencerelerden evlere taşınabildiği gibi, kapılardan ve tellerden içeri de taşınabilir. Eğer bakımı iyi yapılıyorsa, merkezi havalandırma sistemlerinin filtreleri poleni ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.

Bir reaksiyon meydana getirmek için fazla miktarda polen gerekmez: Yaklaşık 1 m3 hacimde 20 gibi az bir parçacık buna yol açar. Parçacıkların sıklıkla görülemeyecek kadar küçük olduğunu ve birçok bitkinin, bu parçacıklardan milyona kadar sayı da üretebileceğini gözö-nüne alırsak, polen mevsiminde aksırmanın ve burun akmasının yaygın olmasışaşırtıcı bir durum değildir.

Reçetesiz satılan burun spreylerini ve damlalarını sürekli kullanmaktan kaçınınız. Bunlar başlangıçta belirtileri ortadan kaldırıp rahatlama sağlasa bile alışkanlık yapabilir. Bu maddelerin birkaç hafta veya birkaç ay boyunca her gün kullanımı sonucu burun gittikçe tıkanır (konjestiyon) ve açmak için bu sprey veya damlalardan daha sık kullanmak gerekir. Burun damlası alışkanlığını ortadan kaldırmanın tek yolu spreylerin ve damlaların kullanımını durdurmak ve bunlara tepki olarak meydana gelen konjesti-yonun yatışmasını beklemektir. Bu genellikle bir veya iki ay sürer.

Eğer saman nezlesinden özellikle rahatsız oluyorsanız, sizin hangi polenlere karşı alerjiniz olduğunu belirleyip en iyi tedavi yöntemini tespit edebilecek olan bir alerji uzmanına danışın. Bu alerji uzmanı size uygun gelen bir antihistaminiği reçete ile verebilir. Reçetesiz satılan antihistaminik tabletler ve göz damlaları rahatlık sağlayabilir. Doktorunuz diğer tedbirlere ek olarak bir kortikosteroid burun spreyi verebilir. Diğer bir faydalı ilaç kro-molin; bu ilaç hem burun spreyi, hem de göz damlası olarak bulunur. Faydalarını fark etmeyi beklemeniz için birkaç hafta kullanılmalıdır.

4 Nisan 2016
polen alerjisi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

mutfak için

mutfak için

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.

* Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin.

* Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

* Karnıbaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını fark edersiniz.

* Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyip, biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.

* Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

* Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız, çatlamasını önlersiniz.

* Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

* Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.

* Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

* Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

* Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

* Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

* Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

* Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

* Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

* Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

* Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

* Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

* Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

* Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı – tuzlu farketmez).

* Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

* Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

* Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hem de daha lezzetli olur.

* Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

* Yoğurdu sulandırmamak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

* Kesik limonu saklamak için, küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

* Patates haşlarken, haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun, patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zaman da patatesler daha çabuk pişer.

* Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için, saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

* Dereotonu saklamak için, temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

* Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için, iki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.

* Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

* Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.

* Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemekkaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

* Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.

* Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

* Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

* Pişirip sakladığınız yumurtaları, çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

* Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise, temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etinin mermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

* Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

* Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

* Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

* Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

* Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

* Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

* Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

* Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

* Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

* Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.

* Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

* Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak için, bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.

10 Mart 2016
mutfak için için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet