Yeni doğmuş bebeklerde tefani

Yeni doğmuş bebeklerde tefani

Yeni doğmuş bebeklerde tefani nedir ?
Bu, doğan bebeğin hayatının ilk haftasında meydana gelen bir hastalıktır. Bu durumda bebek çok rahatsız, fazlasıyla sinirlidir ve kaslarını gayri ihtiyari oynatır. Bazen izpazmoza tutulur.

Tefani neden ileri gelir ?
Bu hastalık kandaki kalsiyumun eksik olmasından ileri gelir. Hastalık paratiroid guddelerin veya böbreklerin bozuk işlemesinden de ileri gelebilir. Ya da çocuğa verilen sütte kalsiyuma oranla fazla fosfor bulunduğu takdirde de meydana gelebilir.

Anne üyle beslenen bebeklerde de tefani görülür mü ?
Anne ünde fosfor ve kalsiyum oranları tamam olduğundan bu hastalığa daha çok biberon ile beslenen çocuklarda rastlanmaktadır

Olumlu bir teşhis için ne yapılmalıdır ?
Kanda kalsiyum miktarını ölçecek bir testi gerekir.

Yeni doğmuş bebeklerde tefaninin tedavi yolları nelerdir ?
Hasta çocuğa damardan kalsiyum verilir. Bundan sonra mamasına
içinde kalsiyum bulunan bir solüsyon ilâve edilir.

Tedavi yapılmadığı takdirde ne gibi haller meydana gelir ?
Çocuğun sinirlilik hali artış gösterir ve izpazmoz geçirebilir. Bu durumda derhal kalsiyum verilmediği takdirde vahim bir hal meydana gelebilir.

Yeni doğmuş bebeklerde tefani hastalığı önlenebilir mi ?
Evet, bebeğin anne tarafından emzirilmesiyle veya her mamasına kalsiyum katılmasıyla.

25 Nisan 2011
Yeni doğmuş bebeklerde tefani için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Tartar diş taşı

Tartar diş taşı

Hastaların sık karşılaştığı sorunlardan biri de tartar, diş ta­şıdır. Diş eti hastalıkları bölümünde de anlatıldı ama ka­baca tekrar edelim.

* Dişlerinizi fırçalamadığınızda oluşan ve uzun süre diş yüzeyinde kalan mikrop plağınıza tükürüğünüzdeki minerallerin çökmesiyle diş taşlarınız oluşur.
* Diş taşı oluştuktan sonra fırçalayarak diş taşını diş yüzeyinden sökemezsiniz.
* Sadece iyi bir diş hekimi özel aletlerle ve özel tek­niklerle dişetinize ve dişlerinize zarar vermeden tüm taşla­rı temizler. İşin sırrı tüm taşların temizlenip tüm diş yü­zeylerinin hale getirilmesindedir. Sakın bir kor­sana gidip diş taşlarınızı şöyle bir temizleterek sağlıklı bir şey yaptığınızı düşünmeyin. Zaten yanlış yapılan , dişeti kanamanızı kesmez.
* Tartarlar yani diş taşlan, dişeti hastalığına neden olur, çünkü sünger gibi minik minik gözenekli bir yapıları vardır. Mikroplar için harika yaşam alanlarıdır. Kimse on­ları orada rahatsız edemez. Fırça bu minik gözeneklerin içine girip mikropları oradan atamaz. Tek çaresi taşın diş yüzeyinden sökülüp atılmasıdır.
* Taşların olduğu yerde sessiz sessiz kanayan diş etle­rinin olması çok normaldir. , çay,« ya da si­gara taşların gözenekli yapısını kolayca boyar ve bir süre sonra görüntü daha da kötüleşir. Artık koyu , siyah taşlarınız vardır.
* Bazı kişiler diş taşı temizletmenin dişleri için zararı olduğunu düşünür. Korsan bir muayenehanede temizlet­medikleri sürece yani gerçek bir hekime doğru tekniklerle temizletildiğinde zararı değil çok büyük faydası vardır. Hastalara göre taşları kazıma esnasında diş mineleri de çi­zilir, zarar görür. Oysa minenin çok sert bir yapısı vardır. Doğadaki en sert maddelerden biridir. Taşları kazımak için kullanılan güç ile mineniz düşündüğünüz ölçüde aşın­maz. Asıl dişleri taşlarla baş başa bırakırsanız diş etlerini­ze büyük zarar verirsiniz.
* Tüm diş macunları diş fırçası ile düzenli ve yeterli sürede kullanıldığında tartarları önler. Ama tartar önlüyor diye pazarlanan diş macunlarının sadece bu özellikleri ne­deniyle tartarları önlediği savı, ticari bir yaklaşımdır. Siz tadı kokusu hoşunuza giden ve flor içeren güvendiğiniz herhangi bir marka diş macununu düzenli kullanın yeter.
* Tartarlardan kurtulmak, dişleri beyazlatmak ve leke­leri temizlemek için pazarlanan diş tozları çok yoğun aşın­dırıcı içerir. Aşındırıcı maddelerin sık kullanımı da minede çiziklere neden olur. yerine bu aşındırıcı tozları kullanmayın. Ama düğüne, bayrama giderken yılda bir iki kez kullanabilirsiniz.
* Yoğun diş taşlarına sahip, kanamalı diş etleriniz var­sa diş taşı temizliğiniz tek seansta olmaz. Diş taşlarınızı temizlettikten sonra dişlerinizin yüzeyleri kaygan olmalı­dır. Dilinize batan pürüzlü yüzeylerin olmaması ve 10 gün sonra da kanamanızın kesilmiş olması gerekir. Pürüzlü yüzeyler, vs. varsa tedaviniz tam olarak yapılama­mış demektir. Tabii tüm taşlar temizlenmesine rağmen düzenli fırçalamaya başlamadınızsa kanamanın kesilmesi­ni beklemeyin. Dişeti ve diş taşında hekime yüzde 30 has­taya yüzde 70 iş düşer.
* Diş taşlarınızı gördüğünde size gerekli bilgiyi veren, dişeti sorununuzla yakından ilgilenen, ağız hijyeni, fırçala­ma teknikleri konusunda sizi aydınlatan bir bulur­sanız kaçırmayın hekiminizin değerini iyi bilin.

25 Nisan 2011
Tartar diş taşı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

depresyona dikkat

depresyona dikkat

Sonbahar depresyonuna karşı 5 altın
Yapılan araştırmalarda uzmanlar ülkemizde depresyonun başlama yaşının 5 olduğunu bildirirken sonbaharın gelişiyle mevsimsel depresyonda gözlenen artışa çekiyor.

Uzmanlara göre kışın başlaması, havanın puslu oluşu insanları karamsar, agresif ve negatif düşünmeye yöneltiyor. Mevsimsel depresyona girmemek için alınabilecek bazı önlemler ise şöyle.

1-Bu mevsimde bol sıvı tüketilmelidir, bunların ıhlamur, gibi bitkisel çaylar olup sindirim sistemini rahatlatıcı etkileri olmasına edilmelidir.

2-Kısa süreli yapılacak yürüyüşlerin önemi büyüktür. Kendinizi yormadan yapılacak yürüyüşlerde nefes alışınızı dengeleyerek rahatlama sağlayabilirsiniz.

3-Kendinizi pozitif düşünmeye odaklayın. Mümkün olabildiğince negatif şeylerden kafanızı uzak .

4-Sevdiğiniz yemekleri yapın, iştahınızın kapanmasını engelleyecektir.

5-Ve son öneri olarak bu mevsimde aşık olun…

25 Nisan 2011
depresyona dikkat için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Çapkınlar dikkat

Çapkınlar dikkat

Tıp dünyası aldatmayı alışkanlık haline getirenler için bir daha açtı.

Aldatanlar dikkat! Giderek artan panik atak hastalığı konusunda tıp dünyası bir kutuyu daha açtı!

panik atağı tetikleyen bir durum mudur ?
Klinik deneyimlerimiz bu sonucu doğruladı. Çapkın erkek panik atak hastalığının en güçlü adayı. Aldatmayla ilgili kendini suçlasa da yine de bu eylemi yapmaktan vazgeçemeyen erkeklerde de panik atak çok hızlı gelişebiliyor. Bu durumda beynin hipotalamus bölgesi yanlış alarm veriyor. Onun aşırı duyarlılığı yatkınlığı olan kişilerde panik atak hastalığının oluşmasını hızlandırıyor. Ailesinin dağılmasından korktuğu halde eşini aldatan erkeklerde, hayatlarının olmadık bir döneminde panik atak gözleniyor. Aldatmayı kültür olarak onaylayan toplumlarda ise panik atağa daha az rastlanıyor. Öte yandan, aldatılmayı düşünmek bile bazen bilinçaltında panik atağa yol açabiliyor. Kişinin rüyasında aldatıldığını görmesi bile, panik atak geçirmesine sebep olabiliyor.

Kadınlar dikkat!

Aldatan kadınlarda da panik atak gözleniyor mu ?
Bu konuda kadın erkek ayrımı yapmak istemiyorum. Ancak hastalığın kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla gözlendiğini söyleyebilirim. Kadınların kendilerini suçlama eğilimleri daha fazla olduğundan, aldatan kadınlarda depresyona çok fazla rastlıyoruz. Hastalıkta kadınlarında kişilik ve karakter yapısı yine çok önemli. Erkeklerde bedensel algıyı düzenleyen alan daha duyarlı iken, kadınlarda duygusal algı alanı daha hassas olduğundan, hastalıktan etkilenme dereceleri aynı oranda fazla oluyor.

Panik atağın ‘geliyorum’ diyen sinyalleri var mı ?
Sık sık nefes darlığı hissetme, çarpıntı, el titremesi ilk belirtiler arasındadır. Kaygıyı bedensel yaşayan kişilerde heyecan, üşüme, titreme ve mide sorunları da hastalıkla ilgili ilk sinyaller olabilir. Sigarayı aniden bırakan kişilerin bedensel anlamda aşırı tepkiler vermeleri de panik atak göstergesi olabilir. Yüzlerinde sivilce çıktığında “Eyvah kanser mi oldum?” diyenler ya da vücutları uyuştuğunda hemen felç olduklarını düşünenlerde panik atağa rastlanma riski fazladır. Kontrol edilemeyen stres sonrası kişi panik atak için aday haline gelir. Heyecanlı kişilerde de aynı risk vardır. Bu belirtiler sık görülüyorsa bir müddet sonra panik atağa dönüşür.

Yüksek kaygı tetikliyor

Panik atak Büyükşehir veya elit kesim hastalığı mıdır ?
Modern yaşamda yaşam standartları yüksek, hayatı seven, hastalanırsa kaybedecek şeyleri çok olan kişilerde bu hastalığa daha sık rastlanır. Bedenlerini çok seven kişiler ve sağlık kaygısı yüksek olanlar da risk grubundadır. Ölümden korkan kişilerde de çok görülür. Hastalık kişinin hayattan beklentisi derecesinde kişiyi etkiler. Büyükşehir’de yaşayanların ya da elit kişilerin, hayatta kaybetmek istemedikleri maddi-manevi birçok şey vardır. Bunları kaybetmekten korkan kişilerde kaygı daha yüksek olur. Fiziksel en ufak bir belirti başladığında ise, bu kişiler hemen atak yaşadıklarını zannederler.

Panik atak insanların birbirlerine söylemeleriyle yayılan moda bir hastalık mıdır ?
Kişiler “Depresyondayım” demek yerine “Panik atak oldum” demeyi tercih ediyor. Daha çok entelektüel düzeyi yüksek grupta gözlendiğinden, kişiler kendilerini bu şekilde ifade etmeyi seçiyor. Bu, aşırı hareketli çocukların ebeveynlerinin çocuklarını hiperaktif diye tanımlamalarına benziyor. Hastalık sosyal yaşamı da çok fazla etkilemediğinden diğer kişilerce pozitif algılanabiliyor. Modern hayatın hızlı yaşamı bu hastalığı daha kabul edilebilir görüyor. Bu sayede de insanlar, panik atak olduklarını çevreleriyle çok rahat bir biçimde paylaşabiliyor.

Vatan

25 Nisan 2011
Çapkınlar dikkat için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet ??- ??-