Hayatı Kolaylaştıran Bilgiler(Sağlık);

Hayatı Kolaylaştıran Bilgiler(Sağlık);

 

KAHVALTI OBEZİTEYİ ÖNLER
Kahvaltı obeziteyi önleyen bir öğün değildir. Gün içinde önemli bir öğündür ama kahvaltıda ne tükettiğiniz de bir o kadar önemlidir.

AKŞAM 20.00’DEN SONRA YEMEK YEMEK ŞİŞMANLATIR
Geç yemek yemek uyku düzenizi bozar ama direkt yağa dönüşmez. Hafif ve sağlıklı yemeği kaçta yediğinizin önemi yoktur.

AZ YEMEK MİDEYİ KÜÇÜLTÜR
Midenin küçülmesi yalnızca ameliyat ile olur.

YUMURTADA ÇOK FAZLA KOLESTEROL BULUNUR
1 yumurtada 200 mg kolesterol vardır. Her gün 1 adet tüketebilirsiniz. Yumurtanın içindeki kolesterol gıda ağırlıklı olduğu için günde 2 tanesi zararlı değil.

MADEN SULARI BÖBREK TAŞINA SEBEP OLUR
Maden suları, doğal kaynak suları minerallerden zengindir. Böbrek taşına sebep olmaz ancak kahverengi gazlı içecekler sebep olur.

 SAÇLARI KESTİRMEK, DAHA HIZLI UZAMASINA VE DAHA GÜR ÇIKMASINA YARDIMCI OLUR
Yapılan araştırmalara göre kesilen saçlar daha hızlı ya da gür uzamıyor. Kıl genetiği değişmiyor. Saçlarınızı bakım yaparak gürleştirebilirsiniz.

ERİŞKİNLERİN BEBEKLERE GÖRE DAHA FAZLA KEMİKLERİ VARDIR
Bebeklerde yetişkinlere göre daha fazla kemik vardır. Bebek büyüdükçe bazı kemikler birbirine kaynar ve sayı azalır.

ANNE KARNINDA BEBEK NE KADAR BÜYÜK İSE O KADAR SAĞLIKLIDIR
Bebeklerin normal doğum kilosu 2.800 ile 3.500 kg olmalıdır. Daha yüksek kilolar bebeğin ileri yaşlarda kalp büyümesi, şeker hastalığı gibi sağlık sorunlarına yol açar…

YÜKSEK TANSİYON İLAÇ İLE TAMAMEN TEDAVİ EDİLEBİLİR
İlaçlar tansiyonu kontrol altında tutar ancak tamamen iyileşmesine sebep olmaz.

ANNE SÜTÜ İLE BESLENEN BEBEĞE SU DA İÇİRMEK GEREK
Anne sütü bebeğin tüm ihtiyacını karşılar. Su vermeye gerek yoktur.

SAKIZ YUTARSANIZ MİDE-BAĞIRSAKLARA YAPIŞIR VE YILLARCA ORADA KALIR
Yapılan son araştırmalar sakızın temel maddesini oluşturan kimyasalların yüzde 50’sinden fazlasını vücudun tanımadığını gösterdi. Dolayısıyla vücut tanımadığı her maddeye yaptığı gibi dışkı ile atar.

HAPŞIRDIĞINIZDA KALP ATIŞINIZ DURUR…
Hapşırırken karın içi basınç arttığı için hava ciğerlerden güçlü basınçla çıkar. Kalbe giden damarlarda kan basıncı artar ve kalbin gevşedikten sonraki dinlenme süresi milisaniye ölçeğinde uzar. Yani kalp çok kısa bir süreliğine duruyormuş gibi olur. Bu kalbin durması değil dinlenme süresidir.

HAMİLEYKEN 2 KİŞİLİK YEMEK YEMEK ÖNEMLİDİR
Anne adayı sağlıklı ve dengeli beslendiği takdirde hamileliğin 20. haftasına kadar ek bir enerji alımına gerek duymaz. Bu nedenle “2 kişilik beslenmeliyim” diye düşünüp fazla yemek yemeyin.

HAMİLELİK SÜRESİNCE SAÇ BOYATMAK BEBEĞE ZARAR VERİR
Hurafedir; Hamileyken saçları boyamak bebeği etkilemez.

YAKINDAN TV İZLEMEK, GÖZLERİ BOZAR
Televizyonu yakın ya da uzaktan izlemenin görme bozukluğuna yol açtığına ilişkin bir bulgu yoktur.

ZEHİRLİ BİR ŞEY İÇERSENİZ HEMEN KUSMANIZ GEREKİR
Oldukça yaygın bir hurafedir. Kusmaya çalışmak içilmiş olan zehirli maddenin yemek borusundan ikinci kere geçerek zarar vermesine neden olur. Zehirli bir şey içilirse en doğrusu hemen doktora gitmektir….

23 Eylül 2016
Hayatı Kolaylaştıran Bilgiler(Sağlık); için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Grip aşısı hangi aylarda yapılmalı?

Grip aşısı hangi aylarda yapılmalı?

Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, grip aşısı için en uygun dönemin Eylül ve Ekim ayları olduğunu söyledi.

Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, okulların açılmasıyla birlikte hastalık şikayetlerinin arttığını belirterek, grip aşısı için en uygun dönemin Eylül ve Ekim ayları olduğu konusunda aileleri uyardı.

Ailelerin çocuklarında görülen öksürük, yüksek ateş, burun tıkanıklığı, kulak ağrısı şikayetleri ile kendilerine başvurduklarını belirten Sefa Karaarslan, “Aileleri grip salgını tam başlamadan Eylül ve Ekim aylarında çocuklarına grip aşısı yaptırmaları gerekir. Grip aşısı senede bir kere uygulanıyor. Grip salgını başladığı zaman birçok kişi hastalandığından aşı yaptırmanın çok önemi kalmıyor. O nedenle salgın tam başlamadan ve insanlar hastalanmadan bu dönemde aşı yaptırsınlar. Özellikle sağlık çalışanları hemşireler, doktorlar, hasta bakıcılar, 60 yaşın üzerindeki yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ya da bağışıklık sisteminde zayıflığı olan yaşlı hastalar, organ nakli yaptıranların özelikle aşı yaptırmasını öneriyoruz. Bu salgından korunmak isteyen herkes aşısını bu mevsimde yaptırabilir” dedi.

GRİBAL ENFEKSİYONLARDA SONBAHAR MEVSİMİNE DİKKAT

Okulların açılması ile birlikte çocukların kalabalık, kapalı ve havasız ortamlarda birlikte olduklarını ifade eden Karaarslan, “Çocuklardan herhangi biri hasta olsa dahi uzun ders sürelerinde, hava yoluyla bu enfeksiyonlar çok kolay yayılıyor. Bu dönemde aileler bize sıklıkla çocuklarında gece uykudan uyandıracak derecede öksürük, yüksek ateş, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve kulak ağrısı şikayetleri ile geliyorlar.

Özellikle Sonbahar ayının gelmesiyle üst hava yolları enfeksiyonları, viral, gribal ve nezle benzeri enfeksiyonların sıklığı artıyor. Bu dönemde hasta olan çocuklar okul ortamında hapşırırken, öksürürken bir mendil kullanarak enfeksiyonun yayılmasını önleyebilirler. Teneffüs sürelerini de kapalı ortamlar yerine mümkün olduğunca açık havada geçirmeleri bulaşıcı hastalıklara karşı koruyacaktır” diye konuştu.

“GRİBAL ENFEKSİYONLAR KARŞISINDA ÖNCELİKLE BOL SU İÇİLMELİ”

Çocukların beslenmelerine çok dikkat etmelerini, doğal ürünler ve mevsim sebze meyveleri ile beslenmelerini aynı zamanda bol su içmeleri gerektiğini belirten Karaarslan, şu uyarılarda bulundu: “Üst solunum yolu salgılarını atıp boğaz bariyeri mukozasını nemlendirerek enfeksiyona karşı korumakta su çok önemli.

Gribal enfeksiyonlar karşısında öncelikle bol su içilmesini öneriyorum. Onun dışında doğal bitki çayları özellikle ıhlamur, adaçayı kuşburnu, zencefil bunlar hem hastalığı önleme açısından hem de hasta olduktan sonra daha kolay iyileşmek için önerdiğimiz ürünler arasında yer alıyor. Aktarlarda satılan faydası kanıtlanmış doğal çayları da kullanabilirler. Bolca C vitamini alıp mevsim meyve ve sebzesi yemelerini öneriyorum”

23 Eylül 2016
Grip aşısı hangi aylarda yapılmalı? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Çocuk kalp hastalıklarının 6 belirtisi

Çocuk kalp hastalıklarının 6 belirtisi

blogcuzehra_1474273146121

Doğumsal kalp hastalıkları canlı doğan her bin çocuktan 5-8’inde görülüyor. Çocuklarda kalp hastalıkları yüzde 20 oranında yenidoğan döneminde ağır tablolarla ortaya çıkıyor ve acil tedavi gerektiriyor. Bu nedenle kalp tarama testlerinin yapılması yaşamsal önem taşıyor. Kalp hastalıklarının erken müdahalesinde bir başka önemli nokta daha var, o da bazı belirtilerde zaman kaybetmeden doktora başvurmak. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Arda Saygılı çocuklarda en sık görülen kalp hastalıkları belirtilerini sıraladı, yaşamsal öneme sahip önerilerde bulundu.

KALP HASTALIKLARININ 6 BELİRTİSİ

1. Morarma

Özellikle yenidoğan döneminde kalp hastalığı şüphesi uyandıracak en önemli bulgu, morarmadır. Morarma çocuklarda özellikle eforla, yenidoğanda ise ağlama ve beslenme anlarında artıyorsa, bu durum kalp anomalisinde çok önemli bir belirtiyi oluşturuyor. Bu nedenle morarması olan her yenidoğanda ve çocukta mutlaka kardiyolojik muayene ve bunu tamamlayan oksijen satürasyonlarının ölçümü, ekokardiyografi, EKG (elektrokardiyografi) gibi kalp testlerin yapılması gerekiyor.

2.Büyüme ve gelişme geriliği

Kalbin metabolizmanın ihtiyacını karşılayamadığı durumlarda çocukta büyüme gelişme tablosu normal ilerlemeyebiliyor. Ancak çocuklarda kalp yetmezliği bulguları net bulgu vermeyebiliyor. Bu nedenle büyüme ve gelişme sorunu olan çocuklarda özellikle kalp kası hastalığı olup olmadığının saptanması hayati önem taşıyor. Çünkü kalp kası hastalıkları ani yaşamsal sorunlar yaratabiliyor.

3. Göğüs ağrısı

Göğüs ağrısının en sık nedenini kalp hastalıkları oluşturmasa da, tarama testi niteliğinde kardiyolojik kontrol yapılması gerekiyor. Çocukta özellikle spor yaparken eforla birlikte göğüs ağrısı varsa mutlaka kardiyolojik testler yapılmalı, kalp kası hastalığı, doğuştan koroner arter anomalisi olup olmadığı kanıta dayalı olarak netleştirilmeli.

4. Bayılma

Bayılma, nörolojik ve metabolik nedenler dışında kalp kası hastalıkları ve ritim anormallikleri nedenleriyle de oluşabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Arda Saygılı bu durumda kalbin yapısının ekokardiyografi, ritim düzeninin de EKG ile incelenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

5. Çarpıntı

Kalpte gerek dinlenme anında gerekse efor sonrasında oluşan çarpıntılar çok önemli. EKG ile kalp ritim anormalliği olup olmadığı kalp doktoru tarafından araştırılmalı. Çok yavaş veya çok hızlı kalp atımları mutlaka EKG ile kontrol edilmeli.

6. Aşırı terleme, çabuk yorulma

Metabolizmanın artmış iş gücünü karşılayamayan kalpte zamanla kalp yetmezliği gelişebiliyor. Hipertiroidi, anemi, demir eksikliği gibi durumlar kontrol edildiğinde terleme veya çabuk yorulma ciddiye alınmalı.

ERKEN MÜDAHALE HAYATİ MESELE

Hamilelikte doğumsal kalp hastalıklarının tanısı da mümkün oluyor ve erken müdahale hayat kurtarıyor. Bu nedenle hamilelikte düzenli muayenenin asla atlanmaması gerekiyor.

Doğumsal kalp hastalıkları her zaman bulgu vermediği için hayatı aniden tehdit eden durumlar oluşturabiliyor. Dolayısıyla her çocukta mutlaka bir kez de olsa kardiyolojik testler yapılmalı, kanıta dayalı olarak doğumsal hastalık olmadığı netleştirilmeli.

Sportif aktivite çağına gelen her çocukta, EKG ve ekokardiyografi gibi kalp testleri mutlaka yapılmalı.

Erişkin yaşta oluşabilecek kalp ve damar hastalıkları çocukluk çağında başlıyor. Çocuğunuzu kalp hastalıklarına karşı korumak için erken yaşta spor yapmasına teşvik edin ve doğal gıdalarla beslenmesine dikkat edin. Unutulmayın ki “spor kalbin dostu, şeker ise düşmanı”dır.

19 Eylül 2016
Çocuk kalp hastalıklarının 6 belirtisi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

AYAK SAĞLIĞI ile ilgili pratik bilgiler

AYAK SAĞLIĞI ile ilgili pratik bilgiler
catlamis-topuklara-dogal-maske-7263399

Ayak sağlığı önemlidir !!!  

Ayak sağlığımız vücudumuzun önemli bir dengesidir. Diyabet hastalıklarında ayak sağlığı birincil önemdedir.Sene boyunca moda adına çorapsız gezenlerin de katılacağı gibi çorapsız gezmenin ve ayaklara bakım yapmamanın hoş olmayan, hatta biraz acı verici, bazı sonuçları var. Özellikle yazın gelmesi ile terlik ve sandaletler ortaya çıkınca çatlamış ve ölü derileri gidermek şart oldu. Evde yapabileceğiniz bir ayak maskesiyle yumuşacık ayaklara sahip olmak mümkün.Yumuşacık ayaklara sahip olma için yaklaşık 10 aspirini ezip pudra kıvamına getirin ve üstüne limon suyu ekleyip karıştırın.  Özellikle topuk bölgenize pamuk yardımıyla sürün ve sarıp bekletin.En etkili karışımın püf noktası, koruyucu tabaka katlanmamış ve yüzde yüz saf aspirin kullanmak. Gece yatıp sürmek ve ertesi sabah yıkamak daha iyi bir sonuç için önerilir. Bu karışım fazla yağın ve pul pul dökülen ölü derinin giderilmesini sağlayacaktır. Sonuç almak için en az 1 hafta boyunca maskeyi uygulamak gerekir.

16 Eylül 2016
AYAK SAĞLIĞI ile ilgili pratik bilgiler için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet