Güneş Yanığı Nasıl Geçer, Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Güneş Yanığı Nasıl Geçer, Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Güneşin kendini yavaş yavaş gösterdiği şu günlerde, güneş yanıkları konusunda bilinç oluşturmak adına böyle bir konuya değinmek istiyorum. Tabi ki güneşin zararlı etkilerinden korunmanın yolları mevcut, ama iş işten geçti her yerim yanık içerisinde diyorsanız yazıyı okumanızda fayda var.

Güneş yanıkları çok fazla güneş ışığına maruz kalındığında meydana gelir ve birçok kişinin tatilini berbat edecek seviyede sorun oluşturur. Vücudumuzda güneşin zararlı etkilerinden korunmak için “melanin” adı verilen doğal bir koruyucu madde bulunmaktadır. Bu madde güneşin etkilerini absorbe ederek cildinizi bir miktar korur. Bu madde koyu tenli kişilerde daha fazla bulunduğu için güneşten daha az etkilenirler. Açık tenli kişilerin güneş ışınlarına karşı daha hassas olduğu ve daha fazla kendilerini korumaları gerektiği unutulmamalıdır.

Güneş yanıkları genellikle güneşe maruz kalındıktan 1-6 saat sonra kendini gösterir.

Güneş yanığı belirtileri; hafif kızarıklık, deriye dokununca ortaya çıkan acı hissi ve derinin su toplamasıdır.

Güneş yanıkları özellikle açık tenli olanlarda ve hassas bir cilde sahip olanlarda daha korkutucu boyutlarda görülebilir. Güneşten daha çok etkilendikleri gibi güneş yanıklarının geçmesi de uzun süreler alabilir.

Vücudunuzda güneş yanığı oluşmasını istemiyorsanız güneşlenirken, yüksek derecede korumaya sahip güneş kremleri kullanılmalı ve uzun süreli güneşlenmeden kaçınılmalıdır.

Güneş Yanıkları İçin Pratik Çözümler

  • Ilık su ile duş almak güneş yanıklarına iyi gelir.
  • Karbonat ve lavanta esansiyel yağları, ısıyı düşürücü etkiye sahiptir ve iltihabı yatıştır.
  • Aloevera jelini ince bir tabaka halinde yanık bölgelerini sürebilirsiniz.
  • Güneş yanıklarının su toplaması halinde enfeksiyon kapmasını önlemek için ekinezya çayı kullanabilirsiniz.
  • Soğuk siyah çay, güneş yanığı oluşan bölgelere sürülebilir.
  • Dilimlenmiş soğuk salatalık güneş yanığı oluşan bölgelere gezdirilirse iyi gelecektir.
  • Bir poşete buz doldurup yanık oluşan bölgelerde gezdirebilirsiniz.

20 Ağustos 2016
Güneş Yanığı Nasıl Geçer, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Ramazan’da ağız kokusu olmaması için ne yapılmalı

Ramazan’da ağız kokusu olmaması için ne yapılmalı

Günlük hayatta bir çok kişinin kabusu olan ağız kokusu Ramazan ayında da büyük bir sorun olmaya devam etmekte . Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Fatma Ünal Ramazanda ağız kokusunu giderecek bazı detaylarda bulundu .

 

Ağızda var olan çürükler, dişeti rahatsızlıkları, mide problemleri, boğaz enfeksiyonları, bazı sistemik rahatsızlıklar ipi göğüsleyen temel sebeplerin başında yer alıyor.

Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Ünal, ağız kokusunu önlemek için neleredikkat edilmesi konuşunda şu bilgileri verdi: ”Ağızda var olan çürükler ve diş eti hastalıkları için Ramazan başlamadan önce diş hekiminize uğramanız en önemli ve etkili tedbirlerin başında yer alıyor. Ramazan ayı boyunca işlenmiş gıdalardan, aşırı şekerli ve baharatlı gıdalardan uzakta durmak önemlidir. Bu gıdaların vücuttan uzaklaşmaları ter ve nefes yolu ağırlıklı olduğu için ağız kokusu ve ter kokusunun temelini oluştururlar. Sahurda midemizi rahatsız edecek ağır gıdalar yerine lif içeriği ağırlıklı gıdalar tüketilmelidir. Kafein içerikli içecekler ağız kuruluğuna neden olma özellikleriyle bilinirler. Aşırı çay, kahve ve kola gibi kafein oranı yüksek olan içecekler iftar ve sahurda aşırı tüketilmemelidir.

İFTARDAN VE SAHURDAN SONRA DİŞLER MUTLAKA TEMİZLENMELİ

Ramazan ayındaki uzun süreli açlık döneminde tükürük akışının azalmasına bağlı olarak çürük oluşma oranında büyük bir artış meydana geldiğini belirten Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Ünal, ”Bundan dolayı iftardan ve sahurdan sonra dişler mutlaka, sürekli ve dikkatli bir şekilde fırçalanmalıdır. Fırçalama işleminden sonra diş ipi yardımıyla fırçanın ulaşamadığı diş aralarında kalmış olan ve kokuya sebep olabilecek gıda artıkları da uzaklaştırılmalıdır. Devamında hazır ağız çalkalama suları veya tuzlu su ile yapılan gargara işlemi çürüklere karşı koruma kalkanı oluşturacaktır” diye konuştu.

AĞIZ KOKUSUNUN SEBEBİ BAKTERİ

Ağız kokusunun en önemli sebeplerinden biride, büyük ölçüde dilin arka kısmında yer alan bakteriler ve yanak iç yüzünde kalan gıda artıkları olduğunu belirten Dt. Ünal, bu sebeple bu bölgeler özel dil temizleme fırçaları ve aparatlarıyla özenli bir şekilde temizlenmesi gerektiğini söyledi.

21 Haziran 2016
Ramazan’da ağız kokusu olmaması için ne yapılmalı için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Kırmızı muzun faydaları

Kırmızı muzun faydaları

Kırmızı muz nedir? Kırmızı muzun faydaları nelerdir? İşte yanıtı…

Red Dacca ismi ile anılan kırmızı muz Güney Amerika ve Asya’da yetiştirilen ve severek tüketilen türler arasında. Normal olarak yetiştirilen sarı olarak tüketilen muzdan daha küçük olup kabuğu koyu kırmızı veya mor renklidir.

Kırmızı muz yetiştiriciliği ve tüketimi Orta Amerika ‘da çok yaygın ve favori durumdadır.

Hafif ahududu aroması ile sarı muz aroması arasında ve pembe kremsi bir yapıdadır. Tat olarak normal sarı muz olarak tüketilen muza yakındır.

Ülkemizde geniş bir yetiştirme alanına sahip olmayıp deneme ve hobi şeklinde yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Kırmızı muzun olgunluğu derin mor rengin koyuluğuna bağlı olup, renk açıksa olgun değildir. Arjantin’de yürütülen bir araştırmada gönüllü kadınlar güne kahvaltıda bir adet muz yiyerek başladı.

Olgunlaştırma diğer sarı olarak tüketilen muz çeşitlerinde olduğu gibi yapılmaktadır. 3 aylık süre içinde tüm katılımcılar istisnasız kilo verdi. Muz kahvaltısının sindirimi kolaylaştırdığı ve kadınların vücudunu stresten koruduğu da belirtildi.

Cips, marmelat, çikolata, bisküvi, puding vs. şekillerinde gıda işleme tesislerinde işlenmek suretiyle tüketiciyle buluşturulmaktadır. Özellikle muz unu olarak tüketimi daha rağbet görmektedir.

 Diğer sarı muz çeşitlerinin değerlendirildiği gibi değerlendirilerek tüketime sunulmaktadır. Hem doğal antidepresan hem de zayıflatıyor.

Muz meyvesi içinde bulunan vitaminler, mineraller ve potasyum bakımından sarı olarak tüketilenlerden farkı yoktur.

Potasyum ve demir içerir. Kırmızı muzda hafif bir çilek/mango tadı vardır. Muzun içerisinde bulunan besin maddeleri “mutluluk hormonu” olarak bilinen serotoninin üretimini artırıyor ve kişiye sakinlik hissi veriyor.

İçerdiği B6 vitaminin eksikliğinde ise yorgunluk, şuur bulanıklığı, sinirlilik, uykusuzluk, kansızlık ve cilt dokusunun bozulması gibi durumlar oluşuyor.

 Güney Amerika, Doğru Afrika, Arap Emirlikleri ve Asya’da yetiştirilen bu muz çeşidi meyve olarak yenildiği gibi meyve salataları ve tatlı yapımında kullanılır. Bildiğimiz sarı muzlara göre daha yumuşaktır.

Kırmızısı da mı varmış dedirten bu muzun şeker oranı daha düşük olduğundan şeker hastaları ve diyettekiler için daha ideal bir tropik meyvedir.

Muzun rengi ne kadar kırmızıysa/bordoysa; C vitamini ve beta karoten açısından o kadar zengindir.

Son derece besleyici bir meyve olan muz, birçok hastalığın tedavisinde faydalı oluyor. Erkeğe enerji verir ve cinsel gücünü artırır.

 

31 Mayıs 2016
Kırmızı muzun faydaları için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

150 gram günlük şeker tüketiminin 120 grama düşürülmesi hedefleniyor!

150 gram günlük şeker tüketiminin 120 grama düşürülmesi hedefleniyor!

Türk Böbrek Vakfı, ‘Aşırı Şeker Tüketiminin Önlenmesi Eylem Planı’nı Sağlık Bakanlığı’na sundu

Kronik hastalıklar açısından önemli bir risk faktörü olan şeker tüketimine savaş açan Türk Böbrek Vakfı, ‘Aşırı Şeker Tüketiminin Önlenmesi Eylem Planı’nı Sağlık Bakanlığı’na sundu. 

5 nuTan”/ EKER kullanımının sınırlandırılması için harekete gecen vakıf tarafından hazırlanarak Sağlık Bakanlığı’na sunulan “Aşırı Şeker Tüketiminin Önlenmesi Eylem Planı” çerçevesinde, günlük şeker tüketiminin 150 gramdan 120 gram seviyesine düşürülebilmesi için çalışmalar yapılacak. 

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk yaptığı açıklamada, obezitenin kronik hastalıkların gelişmesinden sorumlu en önemli faktörlerin başında geldiğini aktararak. Türkiye’de obezite sınırını geçen yaklaşık 3 milyon kişi bulunduğunu aktaran Erk, “Yapılan hesaplamalar, ülke nüfusumuzun yüzde 16,5’iııi oluşturan 18 yaş altı gençlerin 1.8 milyonunun obez olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle 3 milyon obezin 1,8 milyonu çocuk ve 18 yaş altı” dedi. 

‘Aşırı Şeker Tüketiminin Önlenmesi Eylem Planı’ çerçevesinde, 150 gram olan günlük şeker tüketiminin 120 gram seviyesine düşürülmesi hedefleniyor.

 

31 Mayıs 2016
150 gram günlük şeker tüketiminin 120 grama düşürülmesi hedefleniyor! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet