Biyolojik Yaşınız Kaç?

Biyolojik Yaşınız Kaç?

“İyi yaşlanma” ustası ve güvenilir bir “iyi hayat” gurusu olan Dr. Michael Roisen,geliştirdiği testle gerçekte olduğunuz biyolojik yaşınızı bulmanızı sağlıyor.

Bir takvim yaşınız var… Bir de psikolojik yaşınız… Ama en önemlisi, biyolojik yaşınız… Peki biyolojik yaşınız neden bu kadar önemli? Ve biyolojik olarak kaç yaşında olduğunuzu nasıl hesaplarsınız? Hepsinin yanıtını bu yazıda bulacaksınız. Buyurun…

STATİK DENGE TESTİ: ÇIKARIN ÇORAPLARI

Ofİste, evde ya da bir kafede oturuyor olmanız fark etmez. Eğer hazırsanız bu kolay testin sonucunu hemen alabilirsiniz. Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkarın. Saatinizin kronometre ayarını hazır hale getirin. Çıplak ayakla düz bir zeminde ayaklarınızı birleştirip gözlerinizi kapatın (test sonuna kadar da açmayın). Önce sağ ayağınızı 15 cm kadar yukarı kaldırın (eğer solaksanız sol ayağınızı kaldırmanız lazım). Gözlerinizi açmadan ve diğer ayağınızı yere koymadan dengenizi ne süre ile koruyabildiğinizi kronometre ile kaydedin. Farklı biyolojik yaşlar için tahmin edilen ortalama değerler şunlar:

 04 saniye: 70 yaş

– 05 saniye: 65 yaş

– 07 saniye: 60 yaş

– 08 saniye: 55 yaş

– 09 saniye: 50 yaş

– 12 saniye: 45 yaş

SAMİMİYETLE YANITLAYIN

Bu testi önemli bir “iyi yaşlanma” ustası, güvenilir bir “wellness” yani “iyi hayat” gurusu Dr. Michael Roisen geliştirdi. Dr. Roisen şimdilerde ABD’de Cleveland Kliniği’nin wellness merkezini yönetiyor. Test için yanıtlamanız istenen 20 soru var. Soruları lütfen “samimiyetle” yanıtlayın. Eğer “asla” yanıtını veriyorsanız 0, “ender” yanıtı veriyorsanız 1, “seyrek” yanıtı veriyorsanız 2, “sık” yanıtını veriyorsanız 3, “alışkanlık” yanıtı veriyorsanız 4 puan verin. İşte sorular…

1. Günde 5-8 bardak su içiyor musunuz?
2. Gece 22.30’dan önce uykuya geçip iyi uyuyor musunuz?
3. Her gün egzersiz yapıyor musunuz?
4. Sınırsız yemek yeme alışkanlığınızı önleyebildiniz mi?
5. Duygularınızı özgürce dışa vurabiliyor musunuz?
6. Stres ile mücadeleniz iyi ve hızlı mı?
7. Kendinizi değerli bulup, kendinize iyi bakıyor musunuz?
8. Diyetiniz dengeli mi?
9. Hayvansal yağlar yerine zeytinyağı tercih ediyor musunuz?
10. Bitkisel ağırlıklı beslenip sık sık balık yiyor musunuz?
11. Antioksidan destekler kullanıyor musunuz?
12. Solunum egzersiz teknikleri kullanıyor musunuz?
13. Kendinizi beğendiğinizi ifade etmekten korkmuyorsunuz değil mi?
14. Kendinize de gülebiliyor musunuz?
15. Pozitif düşüncede biri misiniz?
16. Düzenli beslenip zaman zaman temizleme programı uyguluyor musunuz?
17. Sağlıklı sosyal ilişkileriniz var mı?
18. İşinizden keyif alıp, yaratıcı faaliyetler gösteriyor musunuz?
19. 80 yaşın üzerinde sağlıklı yaşayan aile bireyleri var mı?
20. Huzurlu musunuz?

Biyolojik yaşınız için skorları toplayın:

– 0 – 10: Kronolojik yaşınıza 10 yıl ekleyiniz.

– 11 – 20: Kronolojik yaşınıza 5 yıl ekleyiniz.

– 21 – 40: Kronolojik yaşınız = Biyolojik yaşınız.

– 41 – 60: Kronolojik yaşınızdan 5 yıl çıkarınız.

– 61 – 80: Kronolojik yaşınızdan 10 yıl çıkarınız.

 

20 Mayıs 2016
Biyolojik Yaşınız Kaç? için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Parmaklardaki uyuşmaya dikkat!

Parmaklardaki uyuşmaya dikkat!

Parmaklardaki uyuşmanın çeşitli hastalıkların habercisi olabildiğini belirten Keskin, “Özellikle boyun fıtıklarında, sinir sıkışmalarında oldukça sık rastladığımız bir klinik tablo. Bu tarz şikayetlerle hastanemize başvuran hastalarımızda ayrıntılı muayenemizi yaparak hastanın uyuşukluğa eşlik eden diğer şikayetlerini de saptayıp buna göre tanımızı koyuyoruz” diye konuştu.

Ellerde uyuşukluk şikayetiyle en çok sinir sıkışması olan hastaların başvurduğunu dile getiren Keskin, “Bu hastaların ellerindeki uyuşukluk durumu son derece belirgin özellik göstermektedir. İlk 3 parmakta, baş parmak, işaret parmağı ve orta parmakta uyuşukluğu olan hastalar bize başvuruyor. Hastalar geceleri sıklıkla ellerini silkelemek zorunda kaldıklarını ifade ediyor” dedi.

 “Her parmağın uyuşmasını farklı değerlendiriyoruz”

Keskin, parmaklarda uyuşma şikayetiyle polikliniklerine gelen hastalara çok yönlü testler yapıldığını belirterek, her parmağın uyuşmasını farklı değerlendirdiklerini söyledi. “Hangi parmağın uyuştuğu, bizim tanımızı koymada büyük önem taşıyor” diyen Keskin, şunları kaydetti:

“Bu uyuşma tek elde mi, diğer elde mi, bunu mutlaka sorguluyoruz. Ya da uyuşukluk durumu bütün kola yayılıyor mu? Bacaklarda vücudun başka yerlerinde var mı? Bunları sorgulayarak hastalığa eşlik eden şeker hastalığı, tiroid hastalığı gibi başka eşlik eden problemleri varsa bunları da mutlaka sorguluyoruz. Yani vücutta Ağrı hissedildiğinde, uyuşukluk olduğunda bunlar son derece önemli ve dikkatle üzerinde durulması gereken konular. Örneğin bu şeker hastalığında sinir tutulumunun ilk bulgusu olabilir.

Özellikle eldiven tarzında, bileğe kadar uzanan bir uyuşma varsa biz öncelikle bu hastalarda şeker hastalığına bağlı sinirlerin tutulumu gelişmiş mi diye gerekli araştırmayı yaparak şekeri kontrol altına aldıktan sonra gerekli tedaviyi planlıyoruz. Yine ellerdeki uyuşma boyun fıtığının habercisi olabilir düşüncesiyle dikkatle bu tür hastalarımızı inceliyoruz.”

Günlük aktivitelerinde elini sık kullananlarda, bilgisayar başında çok uzun süre vakit geçirenlerde parmak uyuşukluğu olabildiğini belirten Keskin, “Bunların sinir sıkışmasına mı bağlı olduğunun ya da boyun fıtıklarına mı bağlı olduğunun ayırt edilmesi şart. Bu hastalarda eğer boyun fıtığı varsa öncelikle boyuna yönelik tedavilerimizi yapıyoruz. Yüzeysel ve derin ısıtıcılardan ve ağrı kesici akımlardan yararlanıyoruz. Hastalara aynı zamanda egzersiz programı veriyoruz.

Boynu ağrıyan hastaların neler yapması gerektiğini öğretiyoruz. Seyahate çıkacak hastaların boyun yastığı kullanmalarını, uyurken ortopedik yastık kullanmalarını, asla yatarak televizyon seyretmemeleri gerektiğini, masa başında uzun süre vakit geçiren hastaların masalarının ve sandalyelerinin nasıl olması gerektiğini, bilgisayar kullanırken fareyi nasıl kullanmaları gerektiğini, bileklerini nasıl desteklemeleri gerektiğini öğretiyoruz ve egzersiz programlarını öğreterek günlük yaşam aktivitelerini düzenliyoruz.

El bileğindeki sinir sıkışmalarında da yine yüzeysel ısıtıcılarımız var. Halk arasında kum tedavisi olarak adlandırılan özel cihazlarımızı kullanıyoruz ve özel olarak her sinire yönelik yaptığımız egzersiz programlarımızdan hastalarımız yararlanıyor ve fayda görüyor” diye konuştu.

Keskin, insanların artık hareketten uzak yaşar hale geldiğine dikkati çekerek, “İnsanlar dışarı çıkmıyor ve evinde yaşıyor. Maalesef artık aktivite kısıtlanması, toplumun en önemli problemi haline geldi ve bu, çocukluk çağından itibaren başlıyor. Onun için bu tarz şikayetlerde bulunan hastalara uzun süre aynı işi yapmamalarını, masa başında uzun süre geçiren kişilerin saat başı oturdukları yerden kalkmalarını, dolaşmalarını, masa ve iskemle düzenlerine dikkat etmelerini ve boynunu koruyucu önlemleri almalarını önemle vurguluyoruz” dedi.

Prof. Dr. Keskin, el ve parmak uyuşması olan hastalara B vitamini açısından zengin gıdalar tüketmelerini önerdi.

12 Mayıs 2016
Parmaklardaki uyuşmaya dikkat! için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

kabak çekirdeğinin faydaları

kabak çekirdeğinin faydaları

Kabak çekirdeği, kabak sebzelerinin içindeki çekirdeklerin alınıp, kurutularak elde edilen bir besin çeşididir. Kendine has bir tadı olan kabak çekirdeği, daha çok koyu sohbetlerin mezesi olarak tüketilir. Kabak çekirdeğinin özellikle sinir sitemi ve ruh sağlığı üzerinde çok faydası olduğu söylenir.

Kabak çekirdeği, bakır, çinko, magnezyum açısından çok zengindir. Günde ortalama tüketilen bir avuç kabak çekirdeği çok geniş bir yelpazede sağlığa katkıda bulunabilir. Bünyede bulunan serbest radikaller ve mikroplara karşı mücadele edebilir. Bunu antioksidan özelliği ile başarmaktadır.

Kabak çekirdeği, aperatif yiyecek olaması açısından bulunması ve tüketilmesi gayet kolaydır. Evde veya dışarıda iyi vakit geçirmek istediğinizde mutlaka tercih etmeniz gereken besin kaynaklarından birisi olabilir. Kabak çekirdeği tüketirken aynı zamanda ruh sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.


Kabak Çekirdeğinin Sağlığa Faydaları

Kabak çekirdeği, magnezyum açısından zengin bir besin kaynağıdır. Magnezyum ise insan sağlığı açısından hayati bir önem taşımaktadır. Kabak çekirdeği aynı şekilde bağışıklık sistemi için çok önemli olan çinkoyu da bol miktarda içermektedir. Prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltma özelliği vardır. Bol miktarda omega-3 yağları içerir.

Kabak Çekirdeği Kalp Sağlığını Korur: Bir su bardağı kabak çekirdeği, bünyenin ihtiyaç duyduğu fizyolojik fonksiyonlar için önemli miktarda magnezyum sağlamaktadır. Kabak çekirdeğinin içerdiği magnezyum, kalp sağlığı başta olmak üzere birçok organ için önemlidir. Kan damarlarının gevşemesini sağlar. Magnezyum diş sağlığı için çok önemlidir, kemik sağlığı ve bağırsak fonksiyonlarını destekler.

Kabak çekirdeğinin bol miktarda içerdiği magnezyum aynı zamanda kalp krizini önler. Bununla birlikte kan basıncını sağlıklı bir seviyede tutarak başarır.

Kabak Çekirdeği Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Kabak çekirdekleri çinko açısından çok zengin besin kaynağıdır. Çinko bağışıklık siteminin güçlenmesi yanınında hücrelerin çoğalması, uyku sorunlarının giderilmesi, göz ve cilt sağlığı için de önemli bir mineraldir. Bunun yanında özellikle erkekler için cinsel fonksiyonları arttırmada etkilidir.

Birçok sebebe dayalı olarak bünyede olması gereken çinko seviyesi düşmektedir ve bu durum bazı hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Çinko eksikliğinden dolayı soğuk algınlığından çabuk etkilenme, grip hastalığı, depresyon, akne, düşük yağma gibi bazı ciddi sağlık problemleri meydana gelmektedir.

Düzenli olarak kabak çekirdeği tüketimi, bünyenin ihtiyacı olan çinko değerini sürekli sağlıklı bir seviyede tutar ve yukarıda bahsedilen sağlık sorunlarıyla karşılaşmayı engeller.

Kabak Çekirdeklerindeki Omega-3’ün Gücü: Kabak çekirdekleri diğer bazı besin kaynaklarının içerdiği Omaga-3 açısından zengindir. Omega-3 yağları diyabet etkisini azaltır, kalp hastalıklarından korur, kötü kolesterole karşı etkilidir, kanın akışkanlık seviyesini arttırır. Böylece damar tıkanıklığını büyük derecede önler. Bütün bunların dışında bünyenin kanserle mücadelesine yardımcı olur. Kanserden başka birçok hastalığa yakalanma riskini ciddi anlamda azaltır. İltihap sorunlarına karşı etkilidir, yaşlanmayı yavaşlatır.

Kabak çekirdeğde bol miktarda bulunan omega-3 yağlarının bile sağlığımıza onlarca faydası vardır. Bu yüzden bütün yıl boyunca tüketmemiz gereken besinler listesine kabak çekirdeğini eklemek için yeterince sebebimiz var.

Prostat Hastalığından Korur: Bu başlıkla özellikle erkeklerin ilgilenmesi gerekir. Son yıllarda erkeklerde en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesi de prostat hastalıklarıdır. Kabak çekirdekleri prostat hastalıkları karşısında çok etkili olan çinkoyu bol miktarda içermektedir. Bu konuyla alakalı olarak yapılan birçok bilimsel araştırma burada yazılanları destekleyici niteliktedir. Kabak çekirdeğini düzenli olarak tüketen erkekler, prostat hastalığına karşı önceden önlem almış olur.

Kabak Çekirdeği Diyabete İyi Gelir:  Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insülin düzeyini dengelediğini ortaya koymuştur. Diyabetten kaynaklanan komplikasyonları önleyerek ayrıca diyabet hastalığından kaynaklanan diğer sağlık sorunlarıyla karşılaşmamıza engel olur. Bunların başında kalp ve göz sağlığı gelmektedir.

Kabak Çekirdeği Kalp ve Karaciğer Sağlığına Faydalıdır: Kabak çekirdeği sağlıklı yağlar, lifler ve  antioksidanlar açısından zengindir. Kabak çekirdeğinin içerdiği bu maddeler kalp ve karaciğer sağlığı açısından önemlidir ve bu organları güçlendirir.

Kabak Çekirdeği Dinlendirir: Akşamları yatmadan önce bir miktar kabak çekirdeği tüketmek melatonin ve serotonin üretimi için gerekli triptofanı arttırır. Böylece sağlam bir uyku çekme ve dinlenme imkanı elde etmiş olursunuz. Kabak çekirdeği özellikle stresli ve yorgun iş günlerinden donra deliksiz bir uyku ile dinlenmek için harika bir tercih olabilir.

6 Mayıs 2016
kabak çekirdeğinin faydaları için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

kirazın faydaları

kirazın faydaları

Kiraz Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır. Kiraz İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir…

5 Mayıs 2016
kirazın faydaları için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet