Yiyeceklerdeki Mutluluk

Yiyeceklerdeki Mutluluk

Çikolata
   Kendinizi kötü hissediyorsanız, hemen bir parça çikolata yemelisiniz. Bir parçası yeterli. Çünkü mutluluk hormonu olan serotonin anında beyinde dolaşıma karışıyor. Çikolatada yeşil çay, sebze ve meyvede bulunan flavanoid bol miktarda bulunur. Bu madde kanı sulandırıyor ve kalp hastalıkları riskini azaltıyor. Kokusu bile hormonları harekete geçirmeye yetiyor.

   Çilek
   C vitamini deposudur. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Çileği bol yetişen bölge halkı uzun yaşar. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur. Böbreklerde kum oluşmasını önler.

   Üzüm
   Üzüm de insanları mutlu edecek yiyecekler arasındadır. Üzümde % 20 oranında doğrudan kana karışan şeker bulunur. Bedenen ve zihnen çalışanlar için çok iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Cilt bakımı açısından da faydalı bir meyvedir. Yüze sürülüp 10 dakika sonra yıkanması cilde dirilik verir.

   Makarna
   Ağır soslarla yenilmediği takdirde enerji ve mutluluk veren yiyecekler arasındadır. Hazmı son derece kolay olan makarna sadece salata ile birlikte yenildiğinde kilo yapmaz.

24 Nisan 2011
Yiyeceklerdeki Mutluluk için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Telli Turnayı Kanadından Vurdular

Telli Turnayı Kanadından Vurdular

Iğdır’da bir avcı tarafından vurulan telli turna Kars’ta Kafkas Üniversitesi’nde ameliyata alındı. Yaralı telli turnanın iki yerden kırık olan kanadı on kişilik veteriner hekimlerden oluşan ekip tarafından tedavi edildi.

Iğdır’da önceki gün bir avcı tarafından vurulan, sağ kanadında iki yerden kırık olan telli turnayı bulan vatandaşlar hemen Iğdır İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne haber verdiler. Bunun üzerine İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yetkilileri de derhal durumu Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü’ne bildirdi. Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü de Türkiye’de ilk kez Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezini kuran KuzeyDoğa Derneği ile irtibata geçerek KuzeyDoğa Derneği Bilim Koordinatörü Emrah Çoban ile temasa geçildi.

Çoban, yaralı telli turnanın hemen Kars’a gönderilmesini istedi. Bunun üzerine yaralı telli turna bir kutu içerisine konularak otobüs ile Kars’a gönderildi. Telli turnayı otobüsten alan Emrah Çoban ilk olarak bir eczaneye koşarak insanlar için kullanılan anestezik ilaçlarla telli turnaya ilk müdahaleyi ve ardından da dekstroz (şeker) takviyesi yaptı. Bu arada karnı acıkan kuş ağızdan tüp yoluyla ile beslendi.

Daha sonra telli turna Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Başkanı Prof. Dr Burhan Özba’ya getirildi. Özba tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından telli turnayı ameliyata alma kararı verildi. Daha sonra Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi kliniklerine getirilen telli turna Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Başkanı Prof. Dr. Burhan Özba ve Cerrahi Araştırma Görevlisi Şahin Ermutlu ve öğrencileri tarafından ameliyata alındı. Telli turnaya ilk olarak Ermutlu tarafından genel anestezi uygulanarak iğne yapıldı, ardından da daha önce yapılan sargılar açıldı.

Muayenelerin ardından defalarca kuşun kanadının röntgeni çekildi. Çekilen röntgenin ardından Özba tarafından iki yerden parçalı kırığı olan kanada iki adet çelik telin takılmasına karar verildi. İlk önce ortam dezenfekte edilerek insanlara yapılan ameliyat ortamı oluşturularak ameliyat gerçekleştirildi. Ameliyat sırasında telli turnanın kırık olan kanadının içerisine iki adet pim takılarak parçalı kırıklar karşı karşıya getirilerek gerekli işlemler yapıldı. Daha sonra atılan dikişlerin ardından sargıları tamamlandı. Ameliyatın ardından telliturna parazitlere karşı da ilaçlandıktan sonra müşahedeye alındı.

24 Nisan 2011
Telli Turnayı Kanadından Vurdular için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

Evladın mutluluğu ölüm getirdi

Evladın mutluluğu ölüm getirdi

Engelli oğlunun evleneceğine inanamayan anne fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Çiftin nikahı kıyıldıktan bir gün sonra anne yaşamını yitirdi.

Kanal 7 ekranlarında her hafta bir çifti evlendiren Mahmut Tuncer Show’da geçtiğimiz hafta sonu tam bir aile dramı yaşandı. Engelli Mehmet Ağmaz ile Ayşe Küpeli evlenmek için programa konuk oldular. Mehmet Ağmaz’ın annesi hazırlıklar sırasında yaşadığı mutluluğun heyecanına dayanamayıp beyin kanaması geçirdi. Çift evlendikten bir gün sonra anne hastanede yaşamını yitirdi.

MUTLULUĞA DAYANAMADI

6 aylıkken geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüyemeyen Mehmet Ağmaz’ın annesi Emine Ağmaz, evlilik hazırlıklarını izlerken beyin kanaması geçirdi.
Program günü gelin adayı Ayşe Küpeli kuaförde hazırlanırken, damadın annesi Emine Ağmaz “Oğluma bu mutluluğu nasip ettin bu günleri bize gösterdin sağol kızım” dedikten sonra fenalaştı. Hastaneye kaldırılan Emine Ağmaz’ın beyin kanaması geçirdiği bildirildi. Kanal 7’de ekrana gelen Mahmut Tuncer Show yapımcıları ve programda evlenen çift ortak kararla programa çıktı. Mahmut Tuncer “Çok üzgünüz, aslında programı yapmayabilirdik. Daha önce üç kere felç geçirmiş. Bugün de heyecanlanıp felç geçirdi. İnşallah iyi olacak.” dedi.

Daha önce de üç kez felç geçirdiği ve iyileştiği bildirilen Emine Ağmaz’ın durumuna göre programa devam edilip edilmeyeceğini söyleyen Mahmut Tuncer, program ekibinden birinin durumu takip ettiğini söyledi.

DAMAT BAYILDI

Yayın sırasında damat Mehmet Ağmaz fenalaşarak baygınlık geçirdi. Mahmut Tuncer, ‘sağlıklı bir haber gelinceye kadar gelin ve damadı stüdyoya almayacağım’ dedi.

İlerleyen saatlerde anne Emine Ağmaz’ın yoğun bakımda yattığı bilgisi geldi. Cumartesi günü nikah canlı yayında kıyıldıktan sonra hastaneye giden çift anneyi gördü. Pazar günü akşamüzeri anne Ağmaz yaşamını yitirdi.

AŞKLARININ ÖNÜNE HİÇBİR ŞEY GEÇEMEDİ

Mehmet Ağmaz 6 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüyemiyordu. Engellilere kurs veren Ayşe Küpeli ile bir kursta tanışan Mehmet Ağmaz arasında kısa sürede bir aşk filizlendi. Birbirlerini seven çift evlilik kararı verdi ancak Ayşe Küpeli’nin annesi buna karşı çıktı. Ancak çift kararından vazgeçmeyerek Mahmut Tuncer Show’da evlendi.

20 Nisan 2011
Evladın mutluluğu ölüm getirdi için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk

mezopotamya

mezopotamya

Mezopotamya’daki başlıca antik din ve mitolojileri olan Sümer, Akad, Asur ve Babil inançlarının bütününe verilen isimdir.

Sümerlerin dini politeistikti. Evrendeki güç, nesne ve varlıkları temsil eden antropomorfik tanrı ve tanrıçalar içerirdi. Sümerlerin inanışına göre insanlar başta tanrılar tarafından hizmetçi, köle olarak yaratılmış fakat daha sonra özgürleştirilmiştirler.
Sümer dini ve onu takip eden diğer dinlerde yer bulan çeşitli anlatılara daha sonraları ortaya çıkmış Orta Doğu kökenli dinlerde de rastlanılır. İncil ve Kur’an’da yer alan tufan anlatısı buna örnek olarak verilebilir.
Sümer kökenli tanrı ve tanrıçalar daha sonra gelen Mezopotamya dinlerince benimsenmiştir. Kuşkusuz bu sadece dini ve mitolojik anlamda gerçekleşmemiştir; Sümer kültür ve yaşayış tarzı da aynı din ve mitoloji gibi daha sonra iktidara gelen Akad, Asur ve Babillilerce benimsenmiştir. Ayrıca farklı kültürlerin din ve mitolojilerinde de bazı benzerliklere rastlanır: Yunan mitolojisi ve Anadolu mitolojisi gibi. Mezopotamya mitolojisi Sümer temelli olmakla beraber Mezopotamya’nın aldığı sürekli ve yoğun göç ile birçok farklı kavmin inanç ve kültüründen etkilenmiştir.

Mezopotamya’da ilk yerleşim birimlerinden beri kent-kültürü büyük bir öneme sahip olmuştur. Çoğunlukla bir önemli tanrının tapınağı bir kentte olurdu ve o kent o tanrıya tapımın ana merkezi olurdu. Bu kentlerin içinde en çok öne çıkanı Nippur olmuştur, zira Nippur’da ana tapınağı bulunan tanrı Enlil’dir ki Enlil erken dönem hariç, farklı hanedanlar boyunca Mezopotamya’nın baş tanrısı olarak tapınılmış bir tanrıdır. Kentler ve sahip oldukları tapınaklar olarak şunlar belirtilebilir:

An; Cennetin tanrısı. Erken dönemde baş tanrıdır, daha sonra yerine Enlil baş tanrı olarak tapınılır. Pan-Mezopotamyalı olarak tanımlanabilecek An, Mezopotamya’nın her yerinde ve her dönem tapılırdı. Uruk kentinde, E’anna tapınağı vardı.

Enlil; hava ve fırtınaların tanrısı. Mezopotamya mitolojisinin baş figürlerinden olan Enlil, Pan-Mezopotamyalı sayılır, uzun süre Mezopotamya’nın baş tanrısı olmuştur. E’kur isimli tapınağı Nippur kentinde bulunurdu bu nedenle Nippur uzun süre Mezopotamya’nın dini başkenti olmuştur.

Enki; su ve toprak tanrısı, Pan-Mezopotamyalı sayılır. E’abzu isimli tapınağı, Eridu’da bulunurdu.

Ki veya Ninhursag; dünyanın tanrıçasıydı. Eridu’da E’saggila tapınağı bulunurdu. Sümer kökenlidir.

Aşur; Asur’un baş tanrısıdır. Bir tür hava tanrısı olan Aşur yine Asur kökenlidir, tapınağı Asshur kentinde bulunurdu.

Ninlil; Sümer yaratıcı tanrıça. Nippur’daki E’kur tapınağı.

Inanna; Sümer aşk ve savaş tanrıçası. Uruk’taki E’anna tapınağı.

Marduk ; Babil’in baş tanrısı. Babil’deki E’saggila tapınağı.

Nanna (Sümer) veya Sin (Babil); ay tanrısı, E’hursag tapınağı, Ur.

Utu (Sümer) veya Şamaş (Babil); güneş tanrısı, E’barbara tapınağı, Sippar.

Ninurta; Sümer kökenli ve Pan-Mezopotamyalı olmuş bir tanrıdır. Nippur’un tanrısı olsa da Lagaş da kült merkezlerindendi.

18 Nisan 2011
mezopotamya için yorumlar kapalı
Okunma
bosluk
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad