Atatürk’ün Cevap veremediği Tek insan

Atatürk’ün cevap veremediği tek insan.. Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmiş, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi: -Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler… Bunun için de sık sık başımıza belalar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini “İstiklal” diye kışkırtırlardı. Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayri müslimler zenginleşirlerdi. Onların neden zengin, bizim neden fakir kaldığımızı bir köylü, Atatürk’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır. Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş: -Bu köşk kimin? -Kirkor’un… -Ya şu koca bina? -Yargo’nun… -Ya şu? -Salomon’un… Atatürk biraz sinirlenerek sormuş: -Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur: -Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna Boyları’nda, Balkanlar’da, Arnavutluk Dağlarında, Kafkaslar’da, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam… Atatürk bu anısını naklederken: -Hayatımda cevap veremediğim tek insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu….

18 Nisan 2011 Saat : 6:18
Atatürk’ün Cevap veremediği Tek insan için yorumlar kapalı
Okunma
iZmiRLi
devamını oku

Vedalaşmak Zordur…

Kolay değildir birşeylere ya da birilerine ‘elveda’ demek. Vedalaşmak öylesine zordur ki, veda anı geldiğinde ‘her hoşçakal bir merhabadır aslında’ sözü bile yetersiz kalabilir. Ne var ki vedalaşma vakti geldiğinde mecburiyetinizdir size ‘hoşçakal’ dedirten.

Birşeylere yeniden merhaba diyebilmek çok zor gelir o an. Vedalaşmanın hüznü bir anda çöker üzerinize. İsteseniz de istemesenizde veda vakti gelince nemli gözler sizi sele boğsa da engel olamazsınız yaşamın realitesine. Gitmek ya da göndermek vakti geldiğinde hüznünüzle el sıkışmak zor gelir. Kimi zaman hüzünle el sıkışmamak adına yeni birşeylere merhaba demekte zor gelir insana. Çünkü, bir gün hoşçakal demek ihtimali vardır içinizi kemiren. Hoşçakal demek ihtimalinin olması bile insanı hüzüne boğar. Her başlangıcın bir sonu vardır. Bunu bildiğiniz halde kolay değildir birşeylere ya da birilerine veda etmek…
Kimi zaman bir arkadaşınıza veda etmek zorundasınızdır, kalbinizde onarılmaz yaralar açtığı için, kimi zaman işinize veda etmek zorundasınızdır artık karnınızı doyurmuyor diye ya da kazandığınız parayı harcamaya vaktiniz kalmıyor diye, kimi zaman ise sevdiğinize veda etmek zorundasınızdır, sizi kendinize yabancılaştırdığı için, ya da onu severken kendinizi sevmekten vazgeçmek zorunda kalacağınız için…

Yaşam sürprizlerle dolu. Her an herşeye vedalaşmak zorunda olduğumuzu bilerek yaşamanın güvensizliği ile gerçekliği arasında sıkışmadan yaşamak gerçekten büyük başarı…

Ben acılarıma hiç veda etmek istemem. Çünkü acıların beni gerçekten çok daha güçlendirdiğine inanırım. Öyle de olur. ‘Bu da geçecek’ diyebilmek için acılarımdan destek alırım. Acılarımdan edindiğim deneyimler bana çok şey katar. Bir psikoterapist olarak danışanlarımı dinlerken empati kurmamı kolaylaştıran en yaman hocalarımdır acılarım benim. Birşeylere ya da birilerine veda etmek zorunda olduğum zamanda acılarıma tutunurum. Acılarımdan güç alırım.

Birşeylere veda etmek insanın kabini de kırar. Hem de tarif edilmesi çok zor bir şekilde. Çığlıklarınız işe yaramaz. Veda etme anı gelince veda etmek zorunda olduklarınızla yüzleşmekten kendinizi alıkoyamazsınız. ‘Kırık kalpler durağında inecek var’ demekte nafiledir artık. Çünkü vedalaşmak zorunda olduklarınız karşısında çaresiz hissedersiniz kendinizi. Çaresizlik duygusu bedeninizi ve ruhunuzu sardığında boğulacak gibi olursunuz. Boğulmak hissiyle kızgın bir boğa gibi öfkelenirsiniz. Öfkeniz sizi zorunlu olduğunuz vedalaşmalar karşısında güçsüz kılar. Anlayamazsınız neler olduğunu. Ama gitmek ya da göndermek vakti geldiğinde hoşçakal demek zorundasınızdır artık. İçiniz acıyarak, yüreğiniz kanayarak…

Herşeyin bir sonu olduğu ve veda etmek zorunda olduğumuz gibi bu yazınında sonuna geldik. Umarım yaşamda veda etmek zorunda olduklarınız karşısında güçsüz düşmezsiniz…

Bir kez daha sizlerle paylaştıklarımı okuduğunuz için gözlerinize sağlık.

Hoşça kalın. Mutlu kalın. Bu arada unutmayın her hoşça kal bir merabadır aslında!

18 Nisan 2011 Saat : 6:07
Vedalaşmak Zordur… için yorumlar kapalı
Okunma
iZmiRLi
devamını oku

BurcLara göre aŞk

KOÇ – KOÇ: Her iki taraf da birbirini yönetmek isteyeceğinden,
çatışmalarla dolu bir beraberlik olur.
KOÇ – BOĞA: Olumlu bir beraberlik. Fakat Koç’un Boğa’nın
üstüne fazla gitmemesi, kızdırmaması gerekir.
KOÇ – İKİZLER: Tartışmalarla geçecek bir beraberlik. Duygu ve
fikir farklılıkları nedeniyle birbirlerini tatmin edemezler.
KOÇ – YENGEÇ: Kavgaların çoklukla olduğu, birbirini
anlayamayan iki insanın beraberliği.
KOÇ – ASLAN: Olumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve
desteklerler.
KOÇ – BAŞAK: Tartışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
KOÇ – TERAZİ: Verimli ve uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini
desteklerler.
KOÇ – AKREP: Zor bir beraberlik. Birbirlerini yönetmek
isterler.
KOÇ – YAY: Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve
desteklerler.
KOÇ – OĞLAK: Çiftler arasında pek uyum yoktur.
KOÇ – KOVA: Birlikte hareket etmekte ve birbirlerini anlamakta
zorlanırlar.
KOÇ – BALIK: Çiftlerin uyuşmadığı bir beraberlik.

BOĞA – BOĞA: Fiziksel olarak birbirlerini çekici bulurlar.
Birinin diğerini idare etmesi gerekir.
BOĞA – İKİZLER: Uç noktalarda olan iki insanın beraberliği.
BOĞA – YENGEÇ: Karşılıklı tatminin olacağı bir beraberlik.
Boğa, yengecin duygularını tatmin etmeli.
BOĞA – ASLAN: Boğa kıskançlık yapmazsa mutlu bir ilişki
yaşarlar.
BOĞA – BAŞAK: Başak eleştirel yönünü bir kenara atarsa, uyumlu
bir beraberlik.
BOĞA – TERAZİ: Olumlu bir beraberlik.
BOĞA – AKREP: Boğa Akrep’e güven verirse güzel bir beraberlik.
Her iki taraf kendi eksiklerini tamamlar.
BOĞA – YAY: Tartışmaların olacağı bir beraberlik.
BOĞA – OĞLAK: Destekleyici bir beraberlik.
BOĞA – KOVA: Sorunlu bir ilişki. Farklı bakış açıları vardır.
BOĞA – BALIK: Mutlu ve uyumlu bir beraberlik.

İKİZLER – İKİZLER: Uygun bir beraberlik. Birbirlerini
rahatlıkla anlarlar.
İKİZLER – YENGEÇ: Uyumsuz ve sorunlu bir beraberlik.
İKİZLER – ASLAN: Duygusal uyumsuzluğun olduğu bir beraberlik.
İKİZLER – BAŞAK: Birbirleriyle anlaşamazlar.
İKİZLER – TERAZİ: Mutlu ve uyumlu bir beraberlik. İdeal bir
çift.
İKİZLER – AKREP: Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.
İKİZLER – YAY: Birbirlerini tamamlayan, uyumlu bir beraberlik.
İKİZLER – OĞLAK: Karşılıklı menfaatlerin durumuna göre sürecek
bir beraberlik.
İKİZLER – KOVA: Birbirlerine uyum sağlarlar.
İKİZLER – BALIK: Zor bir ilişki. Birbirlerinin duygularını
tatmin edemezler.

YENGEÇ – YENGEÇ: Birbirlerini çok iyi anlar ve mutlu ederler.
YENGEÇ – ASLAN: Genel olarak iyi bir beraberlik.
YENGEÇ – BAŞAK: Birbirlerini anlamaya çalışmaları gerekir.
Sorunlu bir beraberlik.
YENGEÇ – TERAZİ: Uyumsuz ve tatsız bir beraberlik.
YENGEÇ – AKREP: Uyumlu ve mutlu bir beraberlik.
YENGEÇ – YAY: Fedakarlık edilmesi gereken, mutsuz bir
beraberlik.
YENGEÇ – OĞLAK: Birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici bir
beraberlik.
YENGEÇ – KOVA: Değiştikleri taktirde anlaşabilirler. Sorunlu
bir beraberlik.
YENGEÇ – BALIK: Birbirlerini anlayan çiftlerin beraberliği.

ASLAN – ASLAN: Lider olmak isteyen iki insanın beraberliği.
Sorunlar yaşanır.
ASLAN – BAŞAK: Uyumlu bir beraberlik.
ASLAN – TERAZİ: Her iki taraf akıllı davranırsa uyumlu bir
beraberlik.
ASLAN – AKREP: Hareketli, tatmin edici bir beraberlik.
ASLAN-YAY: Uyumlu ve mutlu bir ilişki.
ASLAN – OĞLAK: Mutsuz ve sorunlu bir beraberlik.
ASLAN – KOVA: Olumlu ve uyumlu bir beraberlik.
ASLAN – BALIK: Sorunlu ve mutsuz bir beraberlik.

BAŞAK – BAŞAK: Çatışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
BAŞAK – TERAZİ: Kişiliklerin uyuşmadığı, sorunlu bir
beraberlik.
BAŞAK – AKREP: Olumlu ve destekleyici bir beraberlik.
BAŞAK – YAY: Yanılgılarla, çatışmalarla dolu bir beraberlik.
BAŞAK – OĞLAK: Birbirleriyle anlaşır ve uyum sağlarlar. Mutlu
bir beraberlik.
BAŞAK – KOVA: Kültür farkları varsa, mutsuz bir beraberlik
yaşanır.
BAŞAK – BALIK: Birbirlerini anlamakta zorlanırlar. Sorunlu bir
beraberlik.

TERAZİ – TERAZİ: Uyumun, anlayışın olduğu mutlu bir beraberlik.
TERAZİ – AKREP: Duyguların tatmin edildiği, çiftlerin arasında
çekim olan bir beraberlik.
TERAZİ – YAY: Uyum sağlanabilen bir beraberlik.
TERAZİ – OĞLAK: Anlaşmakta zorlanabilirler.
TERAZİ – KOVA: Uyum ve mutluluğun olduğu bir beraberlik.
TERAZİ – BALIK: Beraberlik sürse dahi, mutsuz bir ilişki.

AKREP – AKREP: Ya mutlu ve ya mutsuz bir beraberlik.
Birbirlerini anlamalarına bağlı.
AKREP – YAY: Uyumsuz ,sorunların yaşandığı bir beraberlik.
AKREP – OĞLAK: Uyuşmazlığın yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP – KOVA: Mücadelenin yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP – BALIK: Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.

YAY – YAY: Farklı kültürlerden geliniyorsa, zor bir beraberlik.
YAY – OĞLAK: Mutsuz bir beraberlik.
YAY – KOVA: Başarılı ve mutlu bir beraberlik.
YAY – BALIK: Birlikte yaşamakta zorlanırlar. Sorunlu bir
beraberlik.

OĞLAK – OĞLAK: Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlarlar ve
desteklerler.
OĞLAK – KOVA: Mutsuz ve huzursuz bir beraberlik.
OĞLAK – BALIK: Uyumlu ve mutlu bir beraberlik. Birbirlerini
tamamlarlar.

KOVA – KOVA: Mükemmel, uyumlu bir beraberlik.
KOVA – BALIK: Anlaşabilmek için zorlanırlar.

BALIK – BALIK: Birbirlerini anlayabildikleri için uyumlu bir
beraberlik

18 Nisan 2011 Saat : 6:03
BurcLara göre aŞk için yorumlar kapalı
Okunma
iZmiRLi
devamını oku

‘Rüşvet teklif eden de oldu’

Etiler Koğuşu 2 ile tekrar gündeme gelen Önder Şuşoğlu ve Emrullah Erdinç çarpıcı açıklamalarda bulundu…Pembe kapaklı bir kitap… Üzerinde Tarkan, Niran Ünsal ve Peker Açıkalın’ın Emniyet’te çekilmiş fotoğrafları var. Sanki bir film afişi gibi.
“Kitapta adının olduğunu duyup engellemeye çalışanlar oldu mu?” diye sorduk. “Rüşvet teklif eden de oldu, tehdit eden de” diye cevap verdiler.

* Neden böyle bir kitap yazdınız?
Önder Şuşoğlu: Biz Emrullah’la birlikte yıllardır Emniyet Müdürlüğü’nde, Narkotik Şube’de çalışıyoruz. Çok krizler, genç ölümler gördük. Çok dramlara şahit olduk. Hep derdim ki, uyuşturucuyla ilgili bir kitap yazayım. Emrullah’la da paylaşırdık, derdi ki “Abi yazalım da kim okuyacak?” Doğru. Başına gelmedikçe kimse okumaz. Magazin dünyasındaki insanların da haberleri geliyor önümüze, “Onları yazarsak herkes merak eder” dedik.

“Tarkan ‘Benimle ilgili her şeyi yazabilirsiniz’ dedi”

* Cengiz Semercioğlu köşesinde kitabınıza bazı eleştiriler getirdi, “Kapakta fotoğraflar olması insan haklarına aykırı”, “Tarkan’ın yerinde olsam dava açardım” dedi.
Emrullah Erdinç: Kapaktaki fotoğrafların sahiplerinden Niran Ünsal ve Peker Açıkalın’ın davaları sonuçlandı, mahkumiyet aldılar. Bizim kitabımızda davası bitmeyen iki kişi var; Tarkan ve Deniz Seki. Kitap çıkmadan önce bir ay boyunca Tarkan’ın basın danışmanı ve avukatlarıyla görüştüm. Hem kitabın içeriğini hem de kapağı haber verdim, izin aldık. Tarkan “Yeni bir demeç vermek istemiyorum ama benimle ilgili her şeyi yayımlayabilirsiniz” dedi.

“Kitapta olmamak için rüşvet önerdiler, tehdit ettiler”

* Deniz Seki ile de konuştunuz mu?

Emrullah E.:
Evet, o izin vermedi. “Kullanırsanız size dava açarım” dedi. O yüzden onun fotoğrafını kullanmadık ama kamuya mal olmuş kısmıyla ifadelerine yer verdik. Özel hayat konuşmalarını tamamen çıkardık. Keşke soruşturma dosyasında olmasaydı da ben 27 klasör Deniz Seki’nin özel hayat konuşmalarını okumasaydım. Uyuşturucu dışındaki telefon dökümlerini kitaba almadık. Yoksa magazin medyasının işine yarayacak çok şey vardı.* Deniz Seki’nin telefon dökümlerini yayımlamak gerçekten gerekli miydi sizce?
Önder Ş.: Biz o kişiyi anlamaya çalışıyoruz; masum mu değil mi, bunu o konuşmaları okuyarak anlıyorsunuz.

Emrullah E.: Biz de aramızda çok tartıştık, koyalım mı koymayalım diye… Ünlüler hayatlarına dikkat etmek zorunda. İstediklerini yaşayabilirler ama daha sonra başlarına gelecek olaylarda yazılanlara da katlanmak zorundalar. Deniz Seki uyuşturucu satıcısıyla yan yana dolaşıyor, bu uygun bir şey mi? Yargı makamı gibi konuşuyorsunuz.
Emrullah E.: Kendine dikkat etmesi gerekir.

Önder Ş.: Genç seni birebir taklit ediyor, idolsün.

* Ama o kendine “gençlere örnek olmak” gibi bir misyon seçmiş değil ki…
Önder Ş.: Sanatçı ve ünlü kendine böyle bir rol biçmez. Farkında bile değildir. Hiçbir genç onların umrunda değil. Biz de buna karşısındayız, onları zorlayacağız. Bu işi yaptıysan çıkıp gençlere anlatacaksın.

* Kitapta adının olduğunu duyup engellemeye çalışanlar oldu mu?
Önder Ş.: Rüşvet teklif eden de oldu, tehdit eden de. Ama biz hep taşın altına elimizi soktuk.

18 Nisan 2011 Saat : 4:18
‘Rüşvet teklif eden de oldu’ için yorumlar kapalı
Okunma
iZmiRLi
devamını oku
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad