Çukur’un yıldızları, kanser tedavisi gören çocukları ziyaret etti

Ay Yapım imzalı, Show TV’de ekranlara gelen ‘Çukur’, Öykü & Yamaç sahnesiyle başladığı ve Çukur’un duvarlarına da taşıdığı “Çukur’da Umut Var” adlı sosyal sorumluluk projesine son sürat devam ediyor. Kansersiz Yaşam Derneği ile el ele veren fenomen dizinin oyuncularından Necip Memili, Hare Sürel, Ece Yaşar ve sunucu Ebru Akel Sancak, kanser tedavisi gören çocukları ziyaret etti.
Ekran başındakilerin sezon finalini heyecanla bekledikleri ‘Çukur’, geçtiğimiz yılın ardından bu sene de önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Ay Yapım, Show TV ve Kansersiz Yaşam Derneği, el ele vererek “Çukur’da Umut Var” diyorlar. Kanser hastası çocuklar ile kök hücre ve kan bağışına farkındalık yaratma amacıyla yola çıkılan bu proje, milyonlarca çocuğa umut olmanın hepimizin elinde olduğuna çekiyor.

Geçtiğimiz hafta bu amaçla Ercan Kesal ve Kubilay Aka, kamuya ait Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kansersiz Yaşam Derneği tarafından yapılan Çocuk Hematoloji Onkoloji’de kanser tedavisi gören çocukları ziyaret etmişlerdi. Çocuklar, bu hafta Necip Memili, Hare Sürel, Ece Yaşar ve 27 Mayıs Pazartesi akşamı İstanbul Lütfi Kırdar’da gerçekleşecek sezon finali gala gecesinin sunucusu Ebru Akel Sancak ile bir araya geldiler.
Karşılarında her Pazartesi izledikleri dizinin oyuncularını görünce büyük mutluluk yaşayan çocuklar, misafirleriyle birlikte oyun hamuruyla oynadılar. Necip Memili, çocuklardan Oruç ile birlikte oyun hamuruyla “#ÇUKURDAUMUTVAR” yazarak bu önemli sosyal sorumluluk projesine dikkat çekti. Hare Sürel ve Ece Yaşar, aynı zamanda onlarla boyama da yaparken, Ebru Akel Sancak’ın ise hastanede başarılı sonuçlanan ilk kemik iliği nakli olan 2 yaşındaki Merve’yi kucağına alarak sohbet ettiği dakikalar hastanedeki herkesin yüzünde büyük bir tebessüm bıraktı.
Ziyaretleri boyunca duygulu anlar yaşayan ‘Çukur’un sevilen oyuncular ile Ebru Akel Sancak, hislerini kelimelere dökmekte zorlanırken, onlara umut olmanın ne kadar değerli olduğunun altını çizdiler.
‘Çukur’, 27 Mayıs Pazartesi akşamı unutulmaz bir konserle başlayacak ve dizinin sezon finalinin tüm oyuncularla izleneceği gala gecesi ile pek çok çocuğa umut olacak.
24 Mayıs 2019 Saat : 1:05
Çukur’un yıldızları, kanser tedavisi gören çocukları ziyaret etti için yorumlar kapalı
Okunma
denizay
devamını oku

Aynadaki_DeLi:bölüm:43

hz.davud a.s mın mührü olan 6 köşeli yıldızın anlamı nedir mührü süleyman yüzüğü ve anlamı nedir

25) DAVUD YILDIZI VE ANLAMI NEDİR ?

Yayin Tarihi 22 Şubat, 2008 
Kategori KÜLTÜREL

Davud Yıldızı nedir, ne anlama gelir?

image00115.jpg

Üst üste gelmiş iki üçgenle oluşturulmuş altı köşeli yıldız olarak bilinir Heksagram(hexagram). Dünyadaki birçok kültürde yer almış bir semboldür. Beş kollu yıldızdan daha çok tanınmıştır. Yahudi inancının ayrılmaz bir sembolü olan bu sembol, İsrail halkının dini ve tarihsel geçmişinde oynadığı rollerden ötürü Siyon yıldızı ya da Davut’un yıldızı olarak adlandırılmıştır.

Bugün de İsrail devletinin askeri ve sivil bütün organlarının simgesi olduğu gibi, İsrail devletinin bayrağının sembolüdür[1]. Ayrıca, Kızılay ve Kızılhaç gibi bir yardım kuruluşu olan Kızıl Siyon Yıldızı’nın da simgesi olarak göze çarpar…! hiçkimse yada hiç bir millet göründüğü gibi değildir. tarihte övgüyle bahsedilen tek ırk TÜRK ırkıdır bunu bilen yahudiler yıllar içerisinde bu yıldızı kendilerine mal etmişlerdir doğrusunu yalnızca allah bilir allah plan yapanların en büyüğüdür

18 Mayıs 2019 Saat : 6:53
Aynadaki_DeLi:bölüm:43 için yorumlar kapalı
Okunma
banu
devamını oku

Aynadaki_DeLi:Bölüm:42

Alparslan Türkeş 9 ışık doktrini {ülküsü} Turan

Dokuz Işık, Ülkücü Hareket’in merhum Başbuğu Alparslan TÜRKEŞ’in, Türk milletini ahlâkta, san’atta, ilimde ve teknikte en ileri ve medenî ülkeler seviyesine çıkarmak için, Türk Devletini güçlü ve Türk Milletini mutlu yapmak için, modern teknikler ile çağdaş ilmin 
verilerinden faydalanarak, Türk milletinin imkân ve şartlarını da göz önünde bulundurarak hazırladığı DOKTRİN’DİR. 
Ülkücü Hareket’in Başbuğu merhum Alparslan TÜRKEŞ, Yeni Ufuklara Doğru isimli kitabında, DOKUZ IŞIK ile ilgili olarak şunları yazıyor: 

“Türk Milleti, kendi millî tarihini, örf, âdet ve ananelerini kendi millî hasletlerini dikkate alan, modern ilmi ve tekniği önder alan yüzde yüz yerli ve millî bir idare sistemi kurmalıdır. Çünkü her milletin idare sistemi kendi şartlarına, tercihine ve millî özelliklerine göredir. Herhangi bir milletin sistemini olduğu gibi almak gerçeklere uymaz. ….. Aydınlar, kapitalist ve komünist 
sistemleri aynen tatbike çalışıyorlar. Bunların hepsi taklitçiliktir. Her milletin durumunun başka olduğunu nazarı dikkate alarak, biz diyoruz ki, yeni millî bir doktrin, bir sistem lâzım. Bu doktrin Dokuz Işık’tır.” 

“Bu millî doktrin her şeyini Türklüğün tarihinden almış olan, modern ilmi, tekniği önder kabul etmiş olan bir görüştür. Bunun kuvvetini almış olduğu temel kaynak MÜSLÜMANLIK VE TÜRKLÜKTÜR. Türk insanına karşı sonsuz sevgi, insan haysiyetine karşı sonsuz saygıdır. Niye temel kaynak Müslümanlık ve Türklüktür? Çünkü, bu millet Müslüman 
Türk milletidir. Türk olarak binlerce yıllık şanı, şerefi var. Bin yıldır Müslümanlığı benimsemiştir. Son 50-60 yıl içindeki aydınlar dine cephe almışlar, Müslümanlığı tanımamışlar, O’nu zararlı göstermişlerdir. Onlar diyor ki; Avrupa Hıristiyan olduğu için ileri 
gitti. Biz Müslüman olduğumuz için geri kaldık. Bu böyle değildir. Ana meseleleri kavrayamayan taklitçi aydınlar yetiştirdiğimiz için geri kaldık.” 

“Geri kalmanın dinle alâkası yoktur. Varsa bile, bu da, dinin bazı din adamlarınca yanlış telkin edilmesi yüzünden olmuştur. Müslümanlık en mütekâmil dindir. İlme değer vermiş, ilmin, tekniğin ileri gitmesini sağlamıştır. Orta Çağda medeniyet, Doğu’da Müslümanlar 
sayesinde kuruldu. O medeniyet İslâm Medeniyeti’ydi. Bugünkü Avrupa Medeniyeti, orta çağdaki, İslâm Medeniyeti’nden doğmuştur.” 

“Bugün birçok batılı âlimin de ilmen tespit edip, kabul ettiği gibi, Batı Medeniyeti’nin temeli eski Yunan, eski Roma Medeniyeti, Hıristiyanlık değil, Türk-İslâm Medeniyeti’dir. Bu nasıl olmuştur? Türk- İslâm Medeniyeti’nin en yüksek zamanlarında, Haçlı Orduları Müslüman 
memleketlerine girmiş; Avrupa bu büyük medeniyeti gördüğünde hayret etmiş, orduları geri dönerken, o medeniyetten ilhâm almışlardır. Haçlı seferleri yüz yılarca sürmüştür.” 

“Bir çok Avrupalı âlimler İspanya’da, Endülüs Emevileri’nin hüküm sürdüğü tarihlerde Endülüs’te ilim tahsil etmişlerdir. Müslümanlardan ilim almışlardır. Riyaziye ilminin, onun bir kolu olan alcebra (cebir) ilmini Endülüs’ten öğrenmişlerdir. Astronomiyi 
Müslümanlardan öğrenmişlerdir. Daha sonra Endülüs Devleti’nin yıkılması ile oradaki ilim kitaplarının Avrupalılarca kaçırıldığı ve bugün Avrupa kitaplıklarında bulunduğu bir gerçektir. Daha birçok Müslüman Türk âlimlerinin büyük buluşları vardır. En son, Fatih’in İstanbul’u fethetmesiyle ilim Avrupa’ya gitmiştir. İstanbul’u terk eden âlimler İtalya’da İslâm fikrini söylemişler, ondaki büyüklüğü anlatmışlar, ondan ilhâm alarak Rönesans’ı başlatmışlardır. Görülüyor ki, Avrupalıların ileri gitmesinin sebebi Hıristiyanlık, Türklerin geri kalmasının sebebi Müslümanlık değildir.” 

“Milletler dinsiz yaşayamaz. Her milletin bir dini vardır. Din toplum için de sosyal bir müessesedir. Bu müesseseyi, hiçbir toplum hayatından söküp çıkaramamıştır. Komünistler din düşmanıdır ve derler ki, din milletleri uyuşturan bir afyondur. Fakat onlar bile bunu 
söküp atamamıştır. Bugün Rusya’da kilise her şeyiyle yaşatılmaktadır. Toplumun hayatını mutlu kılmayı düşünen, toplumu yüceltmek isteyen aydınlar bunu nazarı dikkate almalıdırlar. Bunu size ilmî olarak söylüyoruz. Bir de, işin öteki cephesi var. Dinin insanları kötü yoldan 
çeviren, mutluluğa götüren esasları olduğunu biliyoruz.” 

“Demek ki Dokuz Işık’ın temel kaynaklarından birisi budur; Türklük şuuru, İslâm imanı, İslâm ahlâk ve fazileti…” 

“Dokuz Işık’ın diğer kaynağı İNSAN SEVGİSİ, İNSAN HAYSİYETİNE SONSUZ SAYGI’dır. Türk milleti olarak, bizim millî karakterimizin bir hususiyeti vardır. Biz Türkler ne başkalarına uşaklık etmeyi, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyiz. İnsanlık haysiyetine saygı duymayan, Türk insanına karşı gönlünde sevgi taşımayan, Türk 
milletini, Türk halkını hor gören zihniyete karşıyız. Dokuz Işıkçılar olarak bizler, Türk halkını, Türk insanını Allah’ın mukaddes bir emâneti telakki etmekteyiz. İdareci ve aydınların milletimizin bütün fertlerine bu anlayış içinde hizmet etmeleri, hangi mevkide olurlarsa olsunlar, mevki farkı, zenginlik farkı gözetmeksizin herkesin hakkına, hukukuna riayetkâr olmaları, ancak gönüllerinin insan sevgisi ve insan haysiyetine sonsuz saygı ile dolu olmasına bağlıdır.” 

18 Mayıs 2019 Saat : 6:44
Aynadaki_DeLi:Bölüm:42 için yorumlar kapalı
Okunma
banu
devamını oku

Aynadaki_DeLi:Bölüm:41

La Tahsen

Lâ tahzen! (Üzülme!)

İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!

Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..

“Derdim var” diyorsun;
Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki;
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
Dert nerede ise deva oraya gider.
Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
Soru nerede ise cevap oraya verilir.
Gemi nerede ise su oradadır.
Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
Dünya malı Allah’ın tebessümüdür:>Lâ tahzen! (Üzülme!)

Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
“Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
Yanmaz, yanamaz…

Ayağın kırıldı diye üzülme!

Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
Olmazsa Bin Hayır Ara…

Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
– Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
Aç da kendini oku ey can!

Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
Ama sen bunun farkında bile değilsin.
Derdin ne olursa olsun korkma!
Yeter ki umudun ALLAH olsun…
Herkes bir şeye güvenirken;

18 Mayıs 2019 Saat : 3:19
Aynadaki_DeLi:Bölüm:41 için yorumlar kapalı
Okunma
banu
devamını oku
sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad