Şiir;


VEDA

Hani, o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken vedâ busemi,

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

 

Hani, ey gözlerim bu son vedâda,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda,

Birini çağırmak için imdada

 

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime,

Uçacak sanırım birkaç kelime…

Bir alev halinde düştün elime,

Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?

 Orhan Seyfi Orhon

* * * * * * *

VEDA

Elimde, sükutun nabzını dinle,

Dinle de gölümü alıver gitsin!

Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,

Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!

 

Yürü, gölgen seni uğurlamakta,

Küçülüp küçülüp kaybol ırakta

Yolu tam döerken arkana bak da,

Köşede bir lahza kalıver gitsin!

 

Ümidim yılların seline düştü,

Saçının en titrek teline düştü,

Kuru yaprak gibi eline düştü,

İstersen rüzgara salıver gitsin!

Necip Fazıl Kısakürek

* * * * * * *

VEDA ŞİİRİ

Hiçbir şey değişmez korkma

Dolmabahçe’deki Saat Kulesi durmaz mesela

Marmara Denizi küsüp İstanbul’a

Alıp sularını gitmez dilini bilmediği uzaklara

Ama ben gidiyorum

Her sabah yüzümü sıcacık öpen

İstanbul güneşi

Bir süre yatağım boş

Doğduğunda beni bulamazsan şaşırma

Duyamam sesini, çağırma beni bir süre

Her sabah söz verdiği saatte doğan

Selamımı alan İstanbul güneşi

Ve babam!…

Çocuk ellerimle silemediğim burnumu

Cebinden çıkarttığı mendille silen

Hem de dağ kadar boyunu hiçe sayıp

Önümde diz çöken, kocaman babam!

Merak etme, gurur duyduğun yerde oğlun…

Annem!

O eski Türk filmlerinin ağlatmaktan bıkmadığı

Gözlerin sahibi annem

Bak, artık toplu olacak dağınık oğlunun odası

Üzülme sen de…

Herkes gittiğim kadar döneceğimi de bilecek

Teskere diye bir sevgilim var

Bir buçuk yıl sonra, söz verdi, gelecek…

Ceyhun Yılmaz

* * * * * * *

VEDA

Tükendi ömrümün çoğu gidiyor

Cahil ömrüm geldi geçti yel gibi

Sevdiğim uzaktan seyir ediyor

Beni görüp bakınıyor el gibi

 

Geçti günler, yıllar, ömürse doldu

Giden gitti bilmem geri ne kaldı

Ömrümün baharı sarardı soldu

Yandı kaldı garip bağrım çöl gibi

 

Veren, geri almak için gözlüyo

Her an her saniye beni izliyo

Garip bağrım için için sızlıyo

Sazımda inleyen sırma tel gibi

 

Uzun yoldan gelmiş gibi yorgunum

Ne kimseye küskün ne de dargınım

Bir ahu gözlüye candan vurgunum

Garip gönlüm kapısında kul gibi

Neşet Ertaş

* * * * * * *

VEDA

Silahlara veda

Geceye rüyaya ve sana

Yalnızlığın geyik gözlü köşesinden

Düzenlerin çıkmazına

 

Çizdiğim resmin

Saat kulesi ağlıyor

Ağzım o çeşit yok

Şişe bu çeşit var

 

Sen bir gece gelsen

Güneş doğmasa

Gitmeden yine gelsen

Bu yeni geleni

Bu bize bakanı

Sana bir anlatsam

Güneş doğmasa

Sandıkların içini göstersem sana

Çizdiğim resmin

Yalnızlığın geyik gözlü köşesinde

Bir rafa koyabilsen

Olup biteni ve onları

Sabaha kadar konuşsak

O ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsam

Ateşi karı tüfeği çeksem

Ocağa pencereye kapıya

 

Şiir; ile Benzer Yazılar:

8 Kasım 2016 Saat : 11:35
Şiir; için yorumlar kapalı

Yorumlara kapalı.

sohbet Son Yazılar FriendFeed

Sohbet Girişi

Nickiniz :
Şifreniz :  

Kumsal Yazılar

Kategoriler


Seo tarafından seohocasi v2 temasısohbetsohbet asdsadasdsadsadasdasdasdsad